Grevdeyiz

 Read More

Sınırlar dışı/sınırlar içi

Ya içindesindir sınırların, Prenses, ya da dışında. Birileri böyle uygun görüyor, geri kalanlar da bunu kabulleniyor da o yüzden bu böyle. Peki ya kendin içindeyken kafan dışındaysa? İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nin 13. maddesi der ki: 1. herkes, her bir devletin sınırları içerisinde hareket etme ve yerleşme özgürlüğü hakkına sahiptir. 2. herkes, kendi ülkesi de dahil, herhangi bir ülkeyi terk etme ve ülkesine geri dönme hakkına sahiptir. Benim... Devam...

İklim Adaleti

Sizlere, kendini medeni ve demokratik olarak niteleyen, insan hakları savunucusu bir iskandinav ülkesinden yazıyorum. Ama aynı zamanda insan hakları, demokrasi ve hukuku; güvenlik kisvesi altında askıya alan, yok sayan bir ülkeden: Danimarka’dan. Bu sefer gözaltında olan ben değilim ama bu sadece bir tesadüften ibaret. Kopenhag iklim zirvesi sırasında eylem yapan dört Greenpeace Eylemcisi arkadaşımız hala gözaltında tutuluyor. Biz de Gökkuşağı Savaşçısı... Devam...

Mahpusların Açmazı

Tuna Enduluste hapse dusunce aklima mahpuslarin acmazi (prisoner’s dilemma) geldi. Iki kisi hirsizlik sucundan yakalanir ve ayri hucrelere kapatilir. Polis sucu onlarin islediginden suphelense de elinde bunu ispatlayacak ne bir delil ne bir tanik vardir. Uyanik bir savci isi bana birakin der. Ikisi ile ayri ayri bulusup su teklifi goturur: Sucunuzu itiraf edersen, seni iyi halden serbest birakip butun sucu otekine yukluycem. Sessiz kalan bu durumda 20 yil hapis cezasi alicak.... Devam...

Endülüs Mahpusu

İkibuçuk metrekarelik bir hücrede tek başıma uzanmış tavana bakıyorum. Demir kapı kilitli, içeride yeterince hava yok, birisi kameradan beni izliyor. Ayakkabılarım ağzına kadar tuzlu su dolu. Amuda kalkıp bir bölümünü akıtıyorum. Ama kokunun gidebileceği bir yer yok. Islak ayaklar ve ölü balık kokusu arasında tercihimi yapıp bağcıklarına el konulmuş ayakkabılarımı ayağımda bırakmaya karar veriyorum. Keyfim o kadar yerinde ki ben bile şaşırıyorum.... Devam...

Rüyadan gerçekliğe…. Cevap ver gerçeklik!

Hasta olduğum zaman çok acayip rüyalar görebiliyorum, Prenses. Bazen rüyadan rüyaya uyanıyorum bazen gerçekte uyanıp rüyada uyuyorum. Geçen gece yine çok tuhaf şeyler gördüm. Rüyamda Berlin’deyim ve Ekim’in ortasında kar yağıyor, inanılmaz soğuk hava. Çok üşüyorum. Berlin’e sanki bir şeyin parçası olarak gitmişim gibi, evet evet, nükleer silahların ve NATO’nun artık olmamasını isteyen bir grup güzel insanla birlikteyim.... Devam...

MetroLink Prom: Toplu taşıma daha eğlenceli olabilir!

Toplu tasima arabanizla yolculuk etmekden daha eglenceli olabilir. Nasil mi? Valla bir grup resmi giyinmis absurd tipleri bir metronun icine doldurup sarki turku soylettirirseniz, prens ve prenses secimi yaptirtirsaniz gayet de kolay oluyor. Bugune kadar belediyelerin bunu dusunememis olmasini aklim almiyor (!) Gecen cuma katildigim muthis bir fikir olan ‘prom’ aktivitesini sizlerle paylasayim dedim sevgili prensesler. Wikipedianin masaaltindan verdigi kopyaya gore... Devam...

IMF! Pabucu yarım…

IMF, pabucu yarım çık dışarıya oynayalım!!! dedik. Çıktılar mı ? Çıkmadılar. Ne yaptılar peki? İçeride kalıp o çok sevdikleri rakamları, sağlığın, eğitimin, güvenliğin, insanların, özgürlüğün yerine koyarak oyunlarını oynamaya devam ettiler. Bu beyaz kağıt iklim olsun, bu bol sıfırlı küçük kağıt gelsin evlensin onunla, sonracığıma orasında burasından 1’ler 0’lar sarkan çocuklarıyla mutlu mesut yaşasınlar. Çoçuklar... Devam...

Ferman G8’inse bacalar bizimdir.

  Dediler ki dünyanın zirvesi toplanmış. Bu G sekizlisi çıkmışlar dünyanın zirvesine kararlar vereceklermiş. Küresel ısınma hızını almış giderken, Petermann Buzulu hızla erirken, türler yokolurken, sokaklarda şiddet kol gezerken, bu insanlar nasıl yaparız da aynı hızla tüketmeye devam ederiz diye kafa kafaya verceklermiş. Bizde dedik ki, madem öyle çıkalım zirveye, söyleyelim sözümüzü kendi bildiğimiz yöntemle… Zirve demişken... Devam...

Radikaller icin Kurallar

Prensese Mektuplar, unlu aktivist ve yazar Saul Alinsky‘nin 1971 yilinda yayinlanan “Radikaller icin Kurallar” isimli kitabinin onsozunu prensesin duygularinin mutercumani Didem’in cevirisi ile sizlerle paylasmaktan kivanc duyar. Her aktivistin uzerine dusunmesi gereken cok onemli noktalara degindigine inandigimiz Alinsky’nin bu yazisini ilgisini cekebilecegini dusundugunuz herkesle paylasasiniz, baska bloglarda, websayfalarinda yayinlayasiniz. Radikaller... Devam...

Arabasiz Vancouver Gunu

Gecen pazar Vancouver’in dort farkli semtinde, dort cadde yayalarca trafige kapatilip butun gun sokaklarda festival yapildi. Bu keyifli ve renkli gunden makinemin kadrajina takilan kareleri RJD2 dan cok hosuma giden bir parcayla birlestireyim, ortaya yanarli donerli birseyler ciksin dedim… Youtube’a tunel kazacaklar icin: http://www.youtube.com/watch?v=acJZzKX9IVY Yarinin ne getirecegini kimse bilmezBelki piril piril bir gunes, belki yagmur…. NazIm  Read More

Anonim Intifada: Dijital Itaatsizlik

1 Aralik 2006, sabah saatleri, amerikali beyaz irkci ve antisemitist Harold Charles “Hal” Turner’in websayfasinin serverlarinda her sey yolunda. Islemciler X1190A 250MHz de, X1192A 300MHz de X1194A 400MHz de seyrediyor, cpu sicakliklari 30 C, 32 C ve 34 C derece civarlarinda, sistem kaynaklarinin sadece %8 i kullanimda. Sitede 120 tane ziyaretci var. Ortalama bandwidth kullanimi saniyede 10mb. Saat 11:00 civarinda serverlarda bir hareketlilik oluyor,... Devam...

Madrid Kritik kitle bisiklet turu

Rosinante (Don Kisotun atinin ismi) diye seslendigim bisikletimle yola cikiyorum kritik kitle (critical mass) bisikletli eylemine dogru. Iki uc gundur sehir bisikletli insanlarla doldu. Sarimsi yesil guvenlik ceketli cift tekerlekliler birden araba merkezli Madrid trafiginin bir parcasi oluverdi kisa bir sureligine de olsa. Adina criticona dedikleri ve trafigi bisikletlilere acmayi/arabalara kapatmayi amac edinen, bunun yaninda petrol kullanimina, petrol tekellerine ve dolayisiyla... Devam...

Sanal Aktivizm

Giderek daha fazla dijitallestigimiz su gunlerde, her seyin sanali modalasiyor. Ama dijitallesirken cogunlukla da eski usulleri aynen yapmaya devam ediyoruz. Dergicilik yerini sanal dergicilige birakiyor ama sanki hala ayda bir cikmak zorundaymis gibi, sanki hala cok butunluklu guzel tasarlanmis olmak zorundaymis gibi matbaya basilmaya gider gibi internete yukleniyor sanal dergiler. Oysa bir bak elindeki araca, eskiden baski zordu bir suru sey ona gore ayarlanmisti. Simdi baski... Devam...

Bandista | de te fabula narratur

Bandista bir aralık, bu darlık bu basmakalıp, bu ayık kafayla esrik taklitleri, bu aramızda yaşayan katilleri teşhir etmek gerek dedi evde uyuklarken. Uyanmak gerek dedi önce kendi kendine, evde bir gitar çaldı manuş, klarnet aktı meyanlı, kaydırmalı, akordeon zaten doldurmuştu köşe bucak, vurmalılar hazırdı “marş”a, başladı ev’in hikâyesi, varyetesi söküp söküp yapmanın. Bandista evi şenlik kıyamet bir eylem bandosu şimdi ses... Devam...