Madrid Kritik kitle bisiklet turu

Rosinante (Don Kisotun atinin ismi) diye seslendigim bisikletimle yola cikiyorum kritik kitle (critical mass) bisikletli eylemine dogru. Iki uc gundur sehir bisikletli insanlarla doldu. Sarimsi yesil guvenlik ceketli cift tekerlekliler birden araba merkezli Madrid trafiginin bir parcasi oluverdi kisa bir sureligine de olsa.

Adina criticona dedikleri ve trafigi bisikletlilere acmayi/arabalara kapatmayi amac edinen, bunun yaninda petrol kullanimina, petrol tekellerine ve dolayisiyla da sisteme karsi bir durus sergilemekte olsa da, herkes kendi yorumunu getirerek katiliyor bu eyleme. Yolda durdurup sorular yonelten merakli insanlara verilen cevaplar da dolayisiyla farkli farkli oluyor. Bazisi sadece bisikletin strese iyi geldigini, bisikletle daha rahat hareket edildigini ve bisiklet yolu isteklerini on planda tutup dile getirirken, bazisi daha bir sistem karsiti durusunu ortaya koyup, petrolun nasil bir illet oldugundan, savaslardan, iklim degisikliginden, kuresel isinmadan bahsediyor merakla izleyen gozlere. Ne olursa ve nasil dusunurse dusunsunler, bellli bir ortak ruh, bisiklet sevdasi var gonullerde.

Madridde belirlenen bir hatta tum trafigi durdurup hep birlikte ilerliyoruz. Trafik polislerinin yerine one atilip trafigi durdurmaya kalkisinca gerilimli birkac an yasaniyor ama genel olarak hicbir sorun cikmiyor. Bazisi muzigini getirmis paylasiyor, durup bizi izleyen arabalarin arasinda bisiketimizle ilerleken arada bir insanlarla birebir diyaloga giriyoruz. Ben bazen gaza gelip “Bu gezegen sadece sizin degil” filan gibi buyuk laflar ediyorum.

Ispanya Meydaninda toplaniyor kalabalik. Alisildik bir manzara olan meydan, ispanyollar ve paylasilan bir litrelik bira siseleri uclusune bisikletler ve terli kipkirmizi suratlar da katiliyor. Sonrasinda dans, muzik ve hep birlikte sehrin diger ucundaki isgal evine gidiliyor. tam mezarligin icinde ortacag yapilarina benzeyen eski bir bina bu kadar mi guzellestirilebilir diye sormadan edemiyor insan kendi kendine. Iceri girer girmez, hareketli cingene muzigi yapan Cingaro Drom ve Malarazza adli gruplarin verdigi enerjiyle hoplaniyor ziplaniyor. Binanin etrafi bisiklet tarlasi gibi, her renkten her cinsten bisiklet, hala sehri isgal etmekte. Biz de tum gunun rehavetine ragmen harekete devam diyoruz balkan ritimleri kulaklarimizda…

Kivilcim

Kivilcim son uc yazi

Related Posts with Thumbnails
Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)

Yorum Bırakın

Kral Büyük Frederick Euler'den 16 yaşındaki yeğeni Anhalt-Dessau prensesine mektupla hocalık etmesini istedi ve Euler felsefe, bilim, matematik gibi değişik konular üzerine iki yıl boyunca haftada iki mektup yazıp prensese gönderdi. Prensesden hiç bir zaman bir cevap gelmedi, ama bu dahi matemetikçi sıkılmadan bilgilerini bu onaltı yaşındaki prensesin anlayabileceği bir yalınlıkta ona sunmaya devam etti. 1768'de Euler arkadaşlarının tavsiyesi üzerine bu mektupları üç cilt halinde " Lettres à une princesse d'Allemagne" ismiyle yayınladı, bir alman prensesine mektuplar. Bu blog Euler'in Anhalt-Dessau prensesiyle yaptığı karşılıksız mektuplaşmaya öykünmeyle başlayan bir serüvende yazılan mektuplarda karşımiza çıkan güzellikler üzerine düşülen dipnotlardır...
Kategoriler
Arşiv