Wittgenstein: Dahinin Görevi 2.Bölüm

Efenim geçen bölümde Wittgenstein’i gece gözcü görevinde titrerken bırakmıştık, amcamız gözcü görevini bir ay kadar sürdürür, neyse ki sağ kalmayı başarır. Daha sonra topçu olarak cephede yer almaya devam eder, bir sürü cesaret madalyasını cebe atarken. Sonra İtalya cephesine gönderilir ve burada savaşın sonunda esir alınıp hapse atılır. Savaştan önceki ve sonraki Wittgenstein bam başka insanlardır. Sade mantık ve dil ile ilgilen, tanrının... Devam...

Wittgenstein: Dahinin Görevi 1.Bölüm

Wittgenstein açık ara 20. yüzyılın en büyük filozufu olarak kabul edilir prenses, daha hayattayken bir çok insanı hem etkilemiş hem de sinir etmiştir. Kolay bir lokma değildir kitapları da, kişiliği de, hayatı da…Bu yazıda bu dahi amcamızın ilginç hayatından biraz bahsetmek istiyorum. Hikayemiz Viyana’da 26 Nisan 1889′da yılında başlar. Ludwig, Karl ve Leopoldine Wittgenstein’in oğlu olarak, Avusturya-Macaristan imparatorluğunun... Devam...

Obje ile Sembolun Yol Ayriminda Magritte

Dunyanin en kutsal budist manastirlarindan birinde bir buda heykelini paramparca etseniz ne olur acaba? Buda’ya veya dinlerine saygisislik ettiginiz icin Budistlerin kafasi atar mi ki? Ya da Dalai Lama ile dalga gecseniz, ona kufurler yagdirsaniz yasadigi kent Mcleod Ganj’in sokaklarinda, sokakdaki insanlari kizdirir misiniz? Bence pek kizdiramazsaniz, ne de olsa onlar ne Buda’yi onun heykeli ile, ne de Dalai Lama’yi “Dalai Lama” ismiyle ozdeslestiriyorlar. Peki... Devam...

Ahanda Satori !

Bir şeyin siyah olması, beyaz olmadığı anlamına gelir mi? Peki cevabın evetse, aynı zamanda hayır olabilir mi? Başka bir deyişle hem aynı hem ayrı, hem bütün hem parça, hem tek hem çoğul olabilir mi bir şey? Belkide sorunun kendisi cevaptır aslında. Bilmiyorum, aslında benimde net bir cevabım yok. Daha çok bir hissiyatım var bununla ilgili. Yaşamlarımız, bu ikilikler deryasında devam ediyor ve işte bu hissiyat cevap arayışını sürekli kılıyor.... Devam...

Sekoyalar

Ergen yaştan başlayarak, kabaca bir hesapla 20′lerin ilk yıllarına kadar odamın duvarlarını değişik posterler süslemişti. Önceleri örümcek adam vardı, sonra basketçiler daha fazla yer tutmaya başladı. Lise yıllarındaysa sıkı bir metalci olmuştum. Posterlerin ortak rengi siyahtı. Poster saltanatına son noktayı, daha renkli şeyler koymuştu. Film şeridi gibi değil mi? Bana posterini söyle sana kim olduğunu söyleyeyim. Sonrasında ise, yani... Devam...

Bir Problem Çözüm Metodu Olarak Evrim Kuramı

Sevgili Prenses, İnsan algısının ve hayal gücünün daraldığı bir çok noktadan üç tanesinin temelinde şunların yattığını düşünüyorum: Sınırlı paralel düşünme kabiliyeti (ve dolayısıyla paralel süreçlerin gücünü kestirmenin zorluğu). Rasgeleliğin küçümsenmesi (ve dolayısıyla her makul sonucun arkasında bilincin aranması eğilimi). Karmaşık tasarımların basit süreçlerin bir sonucu olamayacağı düşüncesi. Tartışılabilecek... Devam...

Öpücüğün Formu

Rodin’in meshur “The Kiss” heykelini bilmeyen sevmeyen yoktur her halde. Ne zaman baksam adam allahin tasina nasil bu kadar elektrik yuklemis diye sasarim. Erkegin elinin konumu, kolayici, sahiplenici pozisyonu, kadinin zerafetle hafif egilmesi, aralarindaki hassas, derin ama bir o kadar da elektrik yuklu temas, tas olum bu tas ne yapiyosun Rodin. Bu opusme temasini Rodin’den baska isleyenler de oldu tabi, ben asil bu yazida daha az unlu olan baska bir... Devam...

Dongusel Varolus

Bir kac katmanda birden ilerleyen cok keyifli huzurlu bir kim ki duk filmi “İlkbahar, Yaz, Sonbahar, Kış… ve İlkbahar“. Ou-san’in tavsiyesi ile izledigim bu filmin ana konusunu biraz irdeleyelim dedim, filmi izlemeyenlere pek bir sey ifade etmeyebilir bastan soyleyeyim. Insanlar genelde adi mevsimlerden olusuyor diye mevsimlerin simgeselligine takilmislar, baharda doguyoruz, yazin sevisiyoruz, sonbahar bayar, kisin bir tarafiniz donar, yine bahar geldi... Devam...

Jim Morrison’da Oedipus Kompleksi Bilmecesi

1965 yazında Venice plajında Ray Manzarek ve Jim Morrision adlı iki taze üniversite mezunu bir rock’n roll grubu kurudular. Grubun ismi William Blake tarafından vaftiz edildi: “Evrende, bildiğimiz şeyler var, ve bilmediğimiz şeyler, ve ikisinin arasında kapılar (Doors)” ve grubun ismi “The Doors” kondu, bilinen ve bilinmeyen arasındaki kapı. Aldous Huxley’in “Algının Kapı”ları (Doors of Perception) da şahitlerdendi. Grubu kurduklarında... Devam...

Facebook

Get the Facebook Likebox Slider Pro for WordPress