Posts Tagged ‘madrid’

Madrid`den sesler

Evde bos bos otururken en cok muzik dinleyerek kalbi neselendirmeyi tercih ediyorum. Madrid’de yasadigim zamanlardan da elimde bir tek müzik grupları ve onlari dinlerken gozumun onune gelen tanisiklik hatiralari kaldi. Bu irili ufakli ama cok guzel sesler cikaran gruplarla tanisma firsatini yakalayabildigim icin kendimi cok sansli hissediyorum.  Simdi bu hatiralarimdan yola cikarak gozlerinizin onunde biseyler canlandirirken kulaklariniza da hitap etmeyi istiyorum. Yolculuga hazir misiniz?

Bu karsilasma ve tanismalari mumkun kilan yer, Madrid´in Lavapies mahallesindeki “Escenas” yani Sahneler isimli, kapisindaki zili kullanarak iceriye girebildiginiz ve Madrid’li bir cok grubu tanima ve ayakustu dinleme sansi bulabildiginiz mekan. Bu kenarda kosede kalmis, isgal evini andiran mekani da kimse bilmez haa… Onunden binlerce kisi gelip gecer ama pek bilinmez. Oyle tabelasi filan da yoktur zaten. Kulturel merkez filan gibi bi unvani da olmadigi icin aslinda hersey polisin gozunden kacacak sekilde tasarlanmis. Disardan siradan bir ev kapisi gibi gorunuyor yani. Icerisi ise zamanin nasil gectigini anlamadiginiz bir zaman gemisi gibi. Bir kurtarilmis bolge sanki. Zamandan, mekandan otede bir yer. O kadar otede ki size gosterecek bir fotografini bile bulamiyorum internetten. Sakli lokal diyor ispanyollar boyle yerlere. Madrid in bohem tayfasinin takildigi Escenas´a neyse ki benim de yolum dustu ve bir daha da alamadim kendimi ortamdan.

Neyse efendim, neredeyse her gece yaptigimiz jam session lardan birinde, sagimda solumda oturanlarin kim oldugunun farkina varmadan sarki soylerken arkada oturan elemanlardan birinin yanima gelip El Bicho adli gruptan oldugunu ve onlarin grupta sarki soylememi istemesiyle daha bir icine girdigim Madrid’in kucuk bohem muzisyen dunyasiyla biraz daha yakindan tanima imkani buldugum Madrid li muzik gruplariyla tanisalim hadi! Read the rest of this entry »

Related Posts with Thumbnails
Paylaş:
  • Digg
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • email
  • FriendFeed
  • Google Buzz
  • Tumblr
Kral Büyük Frederick Euler'den 16 yaşındaki yeğeni Anhalt-Dessau prensesine mektupla hocalık etmesini istedi ve Euler felsefe, bilim, matematik gibi değişik konular üzerine iki yıl boyunca haftada iki mektup yazıp prensese gönderdi. Prensesden hiç bir zaman bir cevap gelmedi, ama bu dahi matemetikçi sıkılmadan bilgilerini bu onaltı yaşındaki prensesin anlayabileceği bir yalınlıkta ona sunmaya devam etti. 1768'de Euler arkadaşlarının tavsiyesi üzerine bu mektupları üç cilt halinde " Lettres à une princesse d'Allemagne" ismiyle yayınladı, bir alman prensesine mektuplar. Bu blog Euler'in Anhalt-Dessau prensesiyle yaptığı karşılıksız mektuplaşmaya öykünmeyle başlayan bir serüvende yazılan mektuplarda karşımiza çıkan güzellikler üzerine düşülen dipnotlardır...
Kategoriler
Arşiv