<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Prensese Mektuplar &#187; insan</title>
	<atom:link href="http://www.prensesemektuplar.com/category/insan/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.prensesemektuplar.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Feb 2012 15:14:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
		<item>
		<title>Hint Sinemasında Bir Türk Mağdur</title>
		<link>http://www.prensesemektuplar.com/2012/02/hint-sinemasinda-bir-turk-magdur.html</link>
		<comments>http://www.prensesemektuplar.com/2012/02/hint-sinemasinda-bir-turk-magdur.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 22:22:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tuna</dc:creator>
				<category><![CDATA[dogu]]></category>
		<category><![CDATA[eglenceli]]></category>
		<category><![CDATA[gezi]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[bollywood]]></category>
		<category><![CDATA[gazoz kapağı]]></category>
		<category><![CDATA[hint sineması]]></category>
		<category><![CDATA[interaktif izleyici]]></category>
		<category><![CDATA[yazlık sinema]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.prensesemektuplar.com/?p=5486</guid>
		<description><![CDATA[Babaannemin evinin bahçesinde bitişikteki yazlık sinemaya açılan bir kapı vardı. Sinemacı Cemal Amca&#8217;nın dedemle dostluklarından dolayı o kapıyı iptal etmek sözkonusu bile olmamıştı. Yazın her haftasonu sinemaya beleş girişin yanı sıra; o sıralar pek revaçta olan gazoz kapağı biriktirmek konusundaki rekabette bizim mahallenin ön sıralarında olmamı sağlardı bu ayrıcalık. O günleri gazoz ve çekirdek kokusuyla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Babaannemin evinin bahçesinde bitişikteki yazlık sinemaya açılan bir kapı vardı. Sinemacı Cemal Amca&#8217;nın dedemle dostluklarından dolayı o kapıyı iptal etmek sözkonusu bile olmamıştı. Yazın her haftasonu sinemaya beleş girişin yanı sıra; o sıralar pek revaçta olan gazoz kapağı biriktirmek konusundaki rekabette bizim mahallenin ön sıralarında olmamı sağlardı bu ayrıcalık. O günleri gazoz ve çekirdek kokusuyla hatırlıyorum. Yüzlerce kilo çekirdeği çıtlatan kalabalık, yer yer alkışlarla yer yer yuhalamalarla, bağrış çığrış ile aktif bir seyirci kitlesinin eğlenceliğiydi. Renkli televizyonun iyice yaygınlaştığı o günleri takiben Cemal Amca sinemayı düğün salonuna çevirmek zorunda kaldı haliyle. O sinemaları ucundan da olsa gören son kuşağa ait olmaktan gurur duymanın yanında Yıldız Savaşları&#8217;nı ilk izlediğim yeri asla unutmayacağımı biliyorum.</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2012/02/1-1.jpg"><img class="aligncenter  wp-image-5490" title="1-1" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2012/02/1-1-1024x768.jpg" alt="" width="526" height="393" /></a></p>
<p>Bütün bu tozlu anıları bana hatırlatan dün Hajipur&#8217;da gittiğim sinemaydı. Bildiğiniz gibi Hindistan&#8217;ın en yoksul bölgelerinden birinde ikamet ediyorum. Bir tatil gününde yapılabilecek en ilginç şeyin sinemaya gitmek olduğunda karar kılan arkadaşlarım bak bu bildiğin gibi değil diyerek beni evden çıkarmayı başardılar. Filmin hintçe olduğunu yarı yolda söyleseler de hint filmlerinin konusunu anlamak için hintçe bilmeye pek gerek yokmuş aslen onu öğrendim. Yanımdan yine de hintli arkadaşımı eksik etmedim. Açıkhava sineması olmasa da kitlelerin filmleri hala heyecanla izlediği, sinemanın bölünmüş küçük odacıklardan ibaret olmadığı, köhne de olsa gururlu bir sinema salonu ile karşılaştım.</p>
<p>Bolywood filmleri başlı başına bir fenomen ama ben filmden çok sinema salonunu izledim. Sinema salonu resmen bir panayır yeriydi. Alkışlayanlar, ıslık çalanlar, müzikal sahnelerde kalkıp göbek atanlarla birlikte kaotik bir eğlencenin ortasına düştüğümü farketmekte hiç geçikmedim. Hikayeyi ne kadar dışarılıklı bir gözle anlattığıma da bu noktada dikkatinizi çekmek isterim. Zira fısıltıya bile toleransımızın olmadığı, nerede ne hissedeceğimize film psikologlarının karar verdiği modern zamanların görsel ama bireysel tapınma törenlerine alışalı çok oldu. Cık cıklamaya başlamadan önce, prensesin zihni açık Indiana Jones kılıklı muhabiri olarak yeni kültürleri yargılamadan, antropolog edasıyla inceleme misyonumu hatırladım. İçinde bulunduğum durumun çocukluk deneyimlerime ne kadar yakın olduğuna uyanmam da bu vesileyle oldu. Paralellik kurup “empati yaptım”.</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2012/02/4-2.jpg"><img class="aligncenter  wp-image-5491" title="4-2" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2012/02/4-2-1024x768.jpg" alt="" width="540" height="405" /></a></p>
<p>Yani tabi empati de bi yere kadar. Hindistan&#8217;da herşeyin biraz abartılı olduğunu bilmek için buralara gelmek gerekmiyor herhalde. Yanımdaki eleman &#8220;daha ne kadar filmin gürültüsünü bastırmaya çalışarak telefonda konuşabilir&#8221; diye düşünmek ekrana odaklanmayı pek kolaylaştırmadı. Arkamdaki elemanın beşinci tükürüğünde, artık kesin üstüme tükürmüştür diye rahatlayıp tekrar filme geri döndüm. Bütün salon filmi bırakıp kötü adama laf yetiştiren sinirli bir amcaya kahkahalarla gülmeye başlayınca anladım ki film buradaki kitlesel eğlencenin sadece bir bölümünü oluşturuyor. İnsanlar etrafındaki yüzlerce kişiyi yok saymadan aktif bir katılımcı olarak birlikte eğleniyorlar. Yine de geçen bayram kutlamalarında Tom Cruise&#8217;a benzetilerek ilgi odağı olmaktan kaçamayan bu beyaz kulunuz, karanlığın nimetlerinden faydalanarak kimsenin ona bakmamasının keyfini de sürdü tabi.</p>
<p>Şimdilerde dansçı tiyatrocu tayfasının dillerine doladıkları interektif gösteri anlayışını, seyirciyi işin içine katma çabalarını düşünüyorum. Oturma gruplarını şöyle işin içine katalım, böyle atraksiyon yapalım hede hödösüyle, televizyonların karşısında eğlencenin pasif öğeleri olmaya alıştırılmış, uyuşturulmuş kitleleri uyandırmaya çalışsınlar. Entelköy Efeköy&#8217;e Karşı filminin galasına giden bir arkadaşım, galaya davetli egeli köylülerin müzikli sahnelerde nasıl kalkıp göbek attığını anlatıp, biz de kös kös oturduk diye hayıflanmıştı. Biz o treni kaçırmışız anlaşılan. Bunun adına batılılaşmak mı diyorsunuz ne diyorsunuz bilmiyorum ama ben o batılılaşan yanımı çok sıkıcı buluyorum.</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2012/02/6-3.jpg"><img class="aligncenter  wp-image-5492" title="6-3" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2012/02/6-3-1024x768.jpg" alt="" width="566" height="422" /></a></p>
<p>Gelelim Bollywood filmlerine. Hintli arkadaşlar, hiç kimse dans edip şarkı söylemediği için Hollywood filmlerini oldukça sıkıcı bulduklarını ifade ettiler. Bence çok haklılar. Hint filmleri çok ciddi görsel şölenler olmalarının yanı sıra her filmde drama, aksiyon, gerilim, şiddet, aşk ve komediyi içeren standart bir modeli takip ediyorlar. Bütün bu unsurları barındırmayan filmler de zaten satmıyor. O yüzden ne tür bir film bu demek biraz anlamsız kaçıyor. Hint geleneksel tiyatrosunun oturduğu binlerce yıllık oyunculuk mirasının izlerini de oyuncularda görmek mümkün. Hindistan bol mimikli bir ülke olsa da oyuncuların herhangi bir duyguyu ifade etmek için onlarca farkli mimik ve yüz kasını ustalıkla kullandığını gözlemek mümkün. Yani bizim dizi oyuncularını figüran diye bile koymazlar bu filmlere.</p>
<p>Fimlerdeki temalar tamamen hint popüler kültürü ve yeni yükselen değerlerin izlerini taşısa da ulusal sinema denen şey demek böyle bişeymiş diye düşündüm şöyle bi durup. Bir milyarlık bir nüfusa hizmet verdikleri düşününce hasılat ve film endüstrisinin hacmi konusunda pek bir sıkıntı çekmedikleri aşikar. Teknik bir gözle filmlere bakınca sanat yönetiminden görsel efektlere, görüntü yönetmenliğinden oyunculuğa kadar oldukça iyi iş çıkardıklarını söyleyebilirim. Temaların ve hikayenin klasik ve kitsch olması bence diğer unsurları gözardı etmek için yeterli değil.</p>
<p><object width="640" height="360" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/z0KPQstwMQw?version=3&amp;hl=en_US" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed width="640" height="360" type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.youtube.com/v/z0KPQstwMQw?version=3&amp;hl=en_US" allowFullScreen="true" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" /></object></p>
<p>Velhasıl kelam altı üstü ikibuçuk saatimi sinemada geçirip, film hintçe olduğu için bütün bunları düşünmeye zamanım oldu. Kafanızı şişirmem de ondandır. Dua edin kriket maçına gitmeyeyim. Bütün prenseslerimi münasip yerlerinden öpüyorum.</p>
Paylaş:<a rel="nofollow"   href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2012%2F02%2Fhint-sinemasinda-bir-turk-magdur.html&amp;title=Hint%20Sinemas%C4%B1nda%20Bir%20T%C3%BCrk%20Ma%C4%9Fdur&amp;bodytext=Babaannemin%20evinin%20bah%C3%A7esinde%20biti%C5%9Fikteki%20yazl%C4%B1k%20sinemaya%20a%C3%A7%C4%B1lan%20bir%20kap%C4%B1%20vard%C4%B1.%20Sinemac%C4%B1%20Cemal%20Amca%27n%C4%B1n%20dedemle%20dostluklar%C4%B1ndan%20dolay%C4%B1%20o%20kap%C4%B1y%C4%B1%20iptal%20etmek%20s%C3%B6zkonusu%20bile%20olmam%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1.%20Yaz%C4%B1n%20her%20haftasonu%20sinemaya%20bele%C5%9F%20giri%C5%9Fin%20yan%C4" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/digg.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Digg" alt="Digg" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2012%2F02%2Fhint-sinemasinda-bir-turk-magdur.html&amp;title=Hint%20Sinemas%C4%B1nda%20Bir%20T%C3%BCrk%20Ma%C4%9Fdur" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/stumbleupon.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="StumbleUpon" alt="StumbleUpon" /></a><a rel="nofollow"   href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2012%2F02%2Fhint-sinemasinda-bir-turk-magdur.html&amp;title=Hint%20Sinemas%C4%B1nda%20Bir%20T%C3%BCrk%20Ma%C4%9Fdur&amp;notes=Babaannemin%20evinin%20bah%C3%A7esinde%20biti%C5%9Fikteki%20yazl%C4%B1k%20sinemaya%20a%C3%A7%C4%B1lan%20bir%20kap%C4%B1%20vard%C4%B1.%20Sinemac%C4%B1%20Cemal%20Amca%27n%C4%B1n%20dedemle%20dostluklar%C4%B1ndan%20dolay%C4%B1%20o%20kap%C4%B1y%C4%B1%20iptal%20etmek%20s%C3%B6zkonusu%20bile%20olmam%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1.%20Yaz%C4%B1n%20her%20haftasonu%20sinemaya%20bele%C5%9F%20giri%C5%9Fin%20yan%C4" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/delicious.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="del.icio.us" alt="del.icio.us" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.facebook.com/share.php?u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2012%2F02%2Fhint-sinemasinda-bir-turk-magdur.html&amp;t=Hint%20Sinemas%C4%B1nda%20Bir%20T%C3%BCrk%20Ma%C4%9Fdur" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/facebook.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Facebook" alt="Facebook" /></a><a rel="nofollow"   href="http://twitter.com/home?status=Hint%20Sinemas%C4%B1nda%20Bir%20T%C3%BCrk%20Ma%C4%9Fdur%20-%20http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2012%2F02%2Fhint-sinemasinda-bir-turk-magdur.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/twitter.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Twitter" alt="Twitter" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&amp;bkmk=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2012%2F02%2Fhint-sinemasinda-bir-turk-magdur.html&amp;title=Hint%20Sinemas%C4%B1nda%20Bir%20T%C3%BCrk%20Ma%C4%9Fdur&amp;annotation=Babaannemin%20evinin%20bah%C3%A7esinde%20biti%C5%9Fikteki%20yazl%C4%B1k%20sinemaya%20a%C3%A7%C4%B1lan%20bir%20kap%C4%B1%20vard%C4%B1.%20Sinemac%C4%B1%20Cemal%20Amca%27n%C4%B1n%20dedemle%20dostluklar%C4%B1ndan%20dolay%C4%B1%20o%20kap%C4%B1y%C4%B1%20iptal%20etmek%20s%C3%B6zkonusu%20bile%20olmam%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1.%20Yaz%C4%B1n%20her%20haftasonu%20sinemaya%20bele%C5%9F%20giri%C5%9Fin%20yan%C4" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebookmark.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Bookmarks" alt="Google Bookmarks" /></a><a rel="nofollow"   href="mailto:?subject=Hint%20Sinemas%C4%B1nda%20Bir%20T%C3%BCrk%20Ma%C4%9Fdur&amp;body=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2012%2F02%2Fhint-sinemasinda-bir-turk-magdur.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/email_link.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="email" alt="email" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.friendfeed.com/share?title=Hint%20Sinemas%C4%B1nda%20Bir%20T%C3%BCrk%20Ma%C4%9Fdur&amp;link=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2012%2F02%2Fhint-sinemasinda-bir-turk-magdur.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/friendfeed.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="FriendFeed" alt="FriendFeed" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/reader/link?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2012%2F02%2Fhint-sinemasinda-bir-turk-magdur.html&amp;title=Hint%20Sinemas%C4%B1nda%20Bir%20T%C3%BCrk%20Ma%C4%9Fdur&amp;srcURL=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2012%2F02%2Fhint-sinemasinda-bir-turk-magdur.html&amp;srcTitle=Prensese+Mektuplar+" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebuzz.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Buzz" alt="Google Buzz" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.tumblr.com/share?v=3&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2012%2F02%2Fhint-sinemasinda-bir-turk-magdur.html&amp;t=Hint%20Sinemas%C4%B1nda%20Bir%20T%C3%BCrk%20Ma%C4%9Fdur&amp;s=Babaannemin%20evinin%20bah%C3%A7esinde%20biti%C5%9Fikteki%20yazl%C4%B1k%20sinemaya%20a%C3%A7%C4%B1lan%20bir%20kap%C4%B1%20vard%C4%B1.%20Sinemac%C4%B1%20Cemal%20Amca%27n%C4%B1n%20dedemle%20dostluklar%C4%B1ndan%20dolay%C4%B1%20o%20kap%C4%B1y%C4%B1%20iptal%20etmek%20s%C3%B6zkonusu%20bile%20olmam%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1.%20Yaz%C4%B1n%20her%20haftasonu%20sinemaya%20bele%C5%9F%20giri%C5%9Fin%20yan%C4" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/tumblr.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Tumblr" alt="Tumblr" /></a><br/><br/><img src="http://www.prensesemektuplar.com/?ak_action=api_record_view&id=5486&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.prensesemektuplar.com/2012/02/hint-sinemasinda-bir-turk-magdur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Saraswati Bayramı</title>
		<link>http://www.prensesemektuplar.com/2012/01/saraswati-bayrami.html</link>
		<comments>http://www.prensesemektuplar.com/2012/01/saraswati-bayrami.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 Jan 2012 18:57:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tuna</dc:creator>
				<category><![CDATA[dogu]]></category>
		<category><![CDATA[eglenceli]]></category>
		<category><![CDATA[gezi]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[Bihar]]></category>
		<category><![CDATA[hajipur]]></category>
		<category><![CDATA[hindistan]]></category>
		<category><![CDATA[hint bayramları]]></category>
		<category><![CDATA[hint mitolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[puja]]></category>
		<category><![CDATA[sarasvati]]></category>
		<category><![CDATA[saraswati]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.prensesemektuplar.com/?p=5462</guid>
		<description><![CDATA[(ya da Hintlinin hoparlör ile imtihanı) Sevgili Prenses Karlı İstanbul&#8217;dan güneşli Hint diyarına göçümün birinci haftasındayım. Bihar eyaletinin Hajipur şehrinde gürültüden kafamı yastıkların altına gömerek geçirdiğim gecelerin ardından ne oluyor lan dışarıda konulu araştırmamın sonuçlarını seninle de paylaşmak isterim. Meğersem ben Saraswati Bayramı denen çılgın kutlamanın kurbanıymışım. Allah jeneratör ve hoparlörü yaratırken bu ölümcül kombinasyonun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size: medium;">(ya da Hintlinin hoparlör ile imtihanı)</span></strong></p>
<p>Sevgili Prenses<br />
Karlı İstanbul&#8217;dan güneşli Hint diyarına göçümün birinci haftasındayım. Bihar eyaletinin Hajipur şehrinde gürültüden kafamı yastıkların altına gömerek geçirdiğim gecelerin ardından ne oluyor lan dışarıda konulu araştırmamın sonuçlarını seninle de paylaşmak isterim. Meğersem ben Saraswati Bayramı denen çılgın kutlamanın kurbanıymışım. Allah jeneratör ve hoparlörü yaratırken bu ölümcül kombinasyonun bir gün hintli halk kitlelerinin eline geçeceğini hiç hesap edememiş bana kalırsa. Burası 110 milyonluk nüfusa sahip fakir bir eyalet olsa da, hint halkı aç kalmış susuz kalmış gidip devasa hoparlörler edinmiş. Hatta bazıları bunları sekizli onlu kombinasyonlar haline getirmiş, evinin önünde dini tekno partisi vermekteymiş. Bilgelik, sanat ve müziğin tanrıçası Saraswati&#8217;ye ithaf edilmiş bu bayramın öncelikli olarak müzik kısmını dikkate alan halk güruhları, &#8220;dans etmeyeni dövüyorlar&#8221; şiarıyla kendinden geçmiş.</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2012/01/1-2.jpg"><img class="aligncenter  wp-image-5467" title="1-2" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2012/01/1-2-1024x934.jpg" alt="" width="517" height="471" /></a></p>
<p>Hintlilerin tekerleği de keşfettiğini unutacak kadar saf olan kulunuz, şu anda 15 hoparlör, bir jeneratör ve iki el arabasını takip eden bir güruhun kapının önünden geçişini şaşkınlıkla izliyor. Popüler şarkıların hint mantralarıyla uyarlanmış, dijitalize edilmiş versiyonları dört bir yandan uykusuz beynime hücum ediyor. Dün gece gerçekleştirdiğim; bir sokağı içeren sosyolojik örnekleme çalışmasında; en az 5 hoparlör, 1 tanrıça heykeli, yiyecek ikramı ve en az 50 çocuktan oluşan bayram paketinin tek bir sokakta 10 kere tekrarlandığını gördüm. Gerisini siz hesap edin.</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2012/01/10-1.jpg"><img class="aligncenter  wp-image-5475" title="10-1" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2012/01/10-1-1024x663.jpg" alt="" width="586" height="379" /></a></p>
<p>Hindistan&#8217;ın turist görmemiş fakir bir bölgesinde yaşamaya başladığımdan kelli, rock star denen şahsiyetlerin kalabalıklardan ve ilgiden nasıl bunalabileceğini meşhur olmadan keşfetme şansına da nail oldum. Bayramdan bayrama içki içen ve bu yüzden içince sapıtan hint gençliği, dans bayramını benim gibi dans etmeyen yabancıları motive etmek için kullanıyor. Tuna dans etmeye çalışıp yine kendini rezil etti diyenleri duyuyorum orada. Sevgili arkadaşlarım! Sonunda benim gibi dans eden, abuk subuk el kol hareketleri ve koordinasyonsuz zıplamaların normal karşılandığı bir memlekete vardım. Ben dans ederken dalga geçen gözleriniz sizin olsun. Beni burada bağrına basan bir kitle var. Burada dans kardeşlerimleyim. Yine de aralarından sıyrılmak biraz zor. Allahaşkına gel bi tur da benimle dans et ısrarları bizim köy düğünlerini aratmayan cinsten.</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2012/01/15-3.jpg"><img class="aligncenter  wp-image-5472" title="15-3" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2012/01/15-3-1024x680.jpg" alt="" width="574" height="380" /></a></p>
<p>Günün anlam ve önemine binaen bugün sana senin kadar büyüleyici bir tanrıça olan Saraswati&#8217;den bahsetmek isterim prenses. Tanrı Brahma&#8217;nın karısı Saraswati. Hem tanrısal hem de dünyevi bilgelik en önemli özelliği. Sanat ve dans gibi başka bir çok özelliği olsa da Saraswati teyzenin, Saraswati Bayramı bir nevi okuma bayramı olarak kutlanıyor Hindistan&#8217;da. Okumuş insanlara krallardan daha fazla hürmet eden hint toplumu çocuklarına ilk kelimeleri okumayı bugün öğretiyormuş. Çocuklar kitapları defterleri toplayıp tanrıça heykeline sunuyorlar bugün. Çelişkili bir şekilde kitap okumak yasakmış bugün. Tanrıça Saraswati, kendisine sunulan kitaplar üzerinden kutsuyormuş “öğrenen”leri.</p>
<p>Brahma&#8217;nın karısı desek de hinduizm alimleri ve mitolojik araştırmacılar arasında Saraswati&#8217;nin kimin kızı ve kimin karısı olduğuna dair çeşit çeşit spekülasyon var. Bu güzel ablanın Brahma&#8217;nın ağzından çıktığına dair söylentiler de mevcut. Antik metinlerde Saraswati&#8217;nin aslen Himalayalarda doğan bir nehir olduğuna dair bir konsensüs mevcut. Nehrin izleri uydudan sürülebilse de yatak değiştirip kuruduğu anlaşılıyor. Bir süre nehir tanrısı olarak takılan Saraswati dilberi daha sonra vedik metinlerde belirirken nehir vurgusu ortadan kalkmış gibi gözüküyor.</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2012/01/9-1.jpg"><img class="aligncenter  wp-image-5477" title="9-1" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2012/01/9-1-1024x777.jpg" alt="" width="572" height="433" /></a></p>
<p>Suya ne kadar hasret ve muhtaçsak bilgiye ve bilgeliğe de o kadar muhtacız şiarıyla bu tarihsel geçişi okumak olası. Antik hint dinadamı-entellektüellerin halkı eğitmek için dini tarihsel bir manipülasyon yaratmış olması muhtemel. Ben en çok bu benzetmeyi sevdim. &#8220;Ey bilgi! Gel ak üstüme bir nehir gibi. Batayım içine, doldur içimi!&#8221; demeye getiriyorlar ki bilgiye obsesif derecede tapan ben kulunuz dışarıda hintlilerle kudurmak yerine yine oturdu sizi bilgilendirmeye çalışıyor.</p>
<p>Hindistan&#8217;ın bu yanında kutlanan en büyük bayrama denk geldim gelir gelmez. Önümüzdeki 6 ay Hajipur&#8217;daki prenses bürosundan prensese yazdığım mektuplarla belirli günler ve haftalar ile Hindistan&#8217;a has abukluklarla bünyeleri şaşırtmaya çalışacağım. Bu süre içinde Hindistan&#8217;ın uzaylılar tarafından istila edildiğini, hintlilerin aslında uzaylı olduğunu, çok pis olduklarını, her yerde salgın hastalık olduğunu iddia eden arkadaşlarımı çatlatırcasına sosyokültürel gerçekliklerin tepetaklak olduğu bir ortamda da mutlu mutlu yaşanabileceğini ispata çalışacağım. Bunu niye diyorum: Dün aldığım bir mesajda bir haber linki vardı. Kalküta&#8217;da zatüre teşhisiyle hastaneye kaldırılan bir hasta, penisini farenin yemesi sonucu kan kaybından ölmüş. İstisnai örneklerle yormayın beni arkadaşlar. Seviyorum hepinizi.</p>
<p><object width="480" height="360" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/va1Xv0-ybaA?version=3&amp;hl=en_US" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed width="480" height="360" type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.youtube.com/v/va1Xv0-ybaA?version=3&amp;hl=en_US" allowFullScreen="true" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" /></object></p>
Paylaş:<a rel="nofollow"   href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2012%2F01%2Fsaraswati-bayrami.html&amp;title=Saraswati%20Bayram%C4%B1&amp;bodytext=%28ya%20da%20Hintlinin%20hoparl%C3%B6r%20ile%20imtihan%C4%B1%29%0D%0A%0D%0ASevgili%20Prenses%0D%0AKarl%C4%B1%20%C4%B0stanbul%27dan%20g%C3%BCne%C5%9Fli%20Hint%20diyar%C4%B1na%20g%C3%B6%C3%A7%C3%BCm%C3%BCn%20birinci%20haftas%C4%B1nday%C4%B1m.%20Bihar%20eyaletinin%20Hajipur%20%C5%9Fehrinde%20g%C3%BCr%C3%BClt%C3%BCden%20kafam%C4%B1%20yast%C4%B1klar%C4%B1n%20alt%C4%B1na%20g%C3%B6merek%20ge%C3%A7irdi%C4%9Fim%20gece" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/digg.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Digg" alt="Digg" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2012%2F01%2Fsaraswati-bayrami.html&amp;title=Saraswati%20Bayram%C4%B1" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/stumbleupon.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="StumbleUpon" alt="StumbleUpon" /></a><a rel="nofollow"   href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2012%2F01%2Fsaraswati-bayrami.html&amp;title=Saraswati%20Bayram%C4%B1&amp;notes=%28ya%20da%20Hintlinin%20hoparl%C3%B6r%20ile%20imtihan%C4%B1%29%0D%0A%0D%0ASevgili%20Prenses%0D%0AKarl%C4%B1%20%C4%B0stanbul%27dan%20g%C3%BCne%C5%9Fli%20Hint%20diyar%C4%B1na%20g%C3%B6%C3%A7%C3%BCm%C3%BCn%20birinci%20haftas%C4%B1nday%C4%B1m.%20Bihar%20eyaletinin%20Hajipur%20%C5%9Fehrinde%20g%C3%BCr%C3%BClt%C3%BCden%20kafam%C4%B1%20yast%C4%B1klar%C4%B1n%20alt%C4%B1na%20g%C3%B6merek%20ge%C3%A7irdi%C4%9Fim%20gece" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/delicious.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="del.icio.us" alt="del.icio.us" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.facebook.com/share.php?u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2012%2F01%2Fsaraswati-bayrami.html&amp;t=Saraswati%20Bayram%C4%B1" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/facebook.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Facebook" alt="Facebook" /></a><a rel="nofollow"   href="http://twitter.com/home?status=Saraswati%20Bayram%C4%B1%20-%20http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2012%2F01%2Fsaraswati-bayrami.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/twitter.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Twitter" alt="Twitter" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&amp;bkmk=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2012%2F01%2Fsaraswati-bayrami.html&amp;title=Saraswati%20Bayram%C4%B1&amp;annotation=%28ya%20da%20Hintlinin%20hoparl%C3%B6r%20ile%20imtihan%C4%B1%29%0D%0A%0D%0ASevgili%20Prenses%0D%0AKarl%C4%B1%20%C4%B0stanbul%27dan%20g%C3%BCne%C5%9Fli%20Hint%20diyar%C4%B1na%20g%C3%B6%C3%A7%C3%BCm%C3%BCn%20birinci%20haftas%C4%B1nday%C4%B1m.%20Bihar%20eyaletinin%20Hajipur%20%C5%9Fehrinde%20g%C3%BCr%C3%BClt%C3%BCden%20kafam%C4%B1%20yast%C4%B1klar%C4%B1n%20alt%C4%B1na%20g%C3%B6merek%20ge%C3%A7irdi%C4%9Fim%20gece" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebookmark.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Bookmarks" alt="Google Bookmarks" /></a><a rel="nofollow"   href="mailto:?subject=Saraswati%20Bayram%C4%B1&amp;body=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2012%2F01%2Fsaraswati-bayrami.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/email_link.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="email" alt="email" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.friendfeed.com/share?title=Saraswati%20Bayram%C4%B1&amp;link=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2012%2F01%2Fsaraswati-bayrami.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/friendfeed.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="FriendFeed" alt="FriendFeed" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/reader/link?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2012%2F01%2Fsaraswati-bayrami.html&amp;title=Saraswati%20Bayram%C4%B1&amp;srcURL=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2012%2F01%2Fsaraswati-bayrami.html&amp;srcTitle=Prensese+Mektuplar+" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebuzz.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Buzz" alt="Google Buzz" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.tumblr.com/share?v=3&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2012%2F01%2Fsaraswati-bayrami.html&amp;t=Saraswati%20Bayram%C4%B1&amp;s=%28ya%20da%20Hintlinin%20hoparl%C3%B6r%20ile%20imtihan%C4%B1%29%0D%0A%0D%0ASevgili%20Prenses%0D%0AKarl%C4%B1%20%C4%B0stanbul%27dan%20g%C3%BCne%C5%9Fli%20Hint%20diyar%C4%B1na%20g%C3%B6%C3%A7%C3%BCm%C3%BCn%20birinci%20haftas%C4%B1nday%C4%B1m.%20Bihar%20eyaletinin%20Hajipur%20%C5%9Fehrinde%20g%C3%BCr%C3%BClt%C3%BCden%20kafam%C4%B1%20yast%C4%B1klar%C4%B1n%20alt%C4%B1na%20g%C3%B6merek%20ge%C3%A7irdi%C4%9Fim%20gece" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/tumblr.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Tumblr" alt="Tumblr" /></a><br/><br/><img src="http://www.prensesemektuplar.com/?ak_action=api_record_view&id=5462&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.prensesemektuplar.com/2012/01/saraswati-bayrami.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>var olabilmek için işgal!</title>
		<link>http://www.prensesemektuplar.com/2012/01/var-olabilmek-icin-isgal.html</link>
		<comments>http://www.prensesemektuplar.com/2012/01/var-olabilmek-icin-isgal.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Jan 2012 10:10:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Elif</dc:creator>
				<category><![CDATA[aktivizm]]></category>
		<category><![CDATA[guncel]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[sokak]]></category>
		<category><![CDATA[2011]]></category>
		<category><![CDATA[Anonim]]></category>
		<category><![CDATA[Arap Baharı]]></category>
		<category><![CDATA[David Graeber]]></category>
		<category><![CDATA[Indignados]]></category>
		<category><![CDATA[OWS]]></category>
		<category><![CDATA[we are 99%]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.prensesemektuplar.com/?p=5431</guid>
		<description><![CDATA[İnsan bazen tek başınayken varlığının yaşadığı toplumda epey değersiz, arzuladığı ve istediği biçimdeki hayatın &#8220;diğerleri&#8221;  için epey önemsiz olduğunu düşünür de sesini çıkartıp &#8220;ama ben böyle olsun istemiyorum ki&#8230;&#8221; demesi kolay olmaz. Ancak bu hissini &#8220;diğerleri&#8221;yle paylaştığında önemsendiğini ve &#8220;diğerleri&#8221;nin de kendisi gibi hissettiğini gördüğünde cesaret alır, özgür iradesinin kendisinde bulunan en basit yaşam hakkı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2012/01/Time-Magazines-Person-of-the-Year-Protesters.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-5437" title="Time-Magazines-Person-of-the-Year-Protesters" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2012/01/Time-Magazines-Person-of-the-Year-Protesters-225x300.jpg" alt="" width="225" height="300" /></a>İnsan bazen tek başınayken varlığının yaşadığı toplumda epey değersiz, arzuladığı ve istediği biçimdeki hayatın &#8220;diğerleri&#8221;  için epey önemsiz olduğunu düşünür de sesini çıkartıp &#8220;ama ben böyle olsun istemiyorum ki&#8230;&#8221; demesi kolay olmaz. Ancak bu hissini &#8220;diğerleri&#8221;yle paylaştığında önemsendiğini ve &#8220;diğerleri&#8221;nin de kendisi gibi hissettiğini gördüğünde cesaret alır, özgür iradesinin kendisinde bulunan en basit yaşam hakkı olduğunu fark eder ve harekete geçip gereken neyse, ne pahasına olursa olsun, denemek ister. Hele bir de bu &#8220;diğerleri&#8221; değişimin gerekliliğini damarlarında hisseden 3-5 kişi değil de aynı toplumda yaşayan binlerce, aynı gezegende yaşayan yüz binlerce kişiyse, değişim zaten başlamıştır bile.</p>
<p>2011 epey acayip bir yıldı, Prenses. Sana uzunca bir  zamandır yazmıyorsam inan istemediğimden veya paylaşacak şey bulamadığımdan değil de bildiğin apıştım kaldım dünya gündemi içindeki kendi gündemimde. Sabahları radyoyu açmaya Lost&#8217;un bir sonraki bölümünü izleyecekmişim gibi gidiyorum, Prenses, hakkaten. Sanırım geçtiğimiz yılın uygarlık tarihinde uygarlıkla ilgili çok tuhaf ve bir o kadar da basit sorular çıkartan yegane yıl oldugu konusunda hemfikiriz. Ergenlikteki varoluş krizinin toplumsal türevi gibi bir yıl&#8230; Bitmek bilmeyen değişim gerekliliği sancılarının, doğurduğu bir yıl&#8230; Yalnızlaşan, sessizleşen, adapte olan bireylerin yalnız, sessiz ve adapte olmak istemediklerini duyurduğu bir yıl&#8230; Ağzımıza pelesenk olan <em>&#8220;demokrasi&#8221;</em>nin gerçekte hiç bir zaman var olmadığını her bir gezegen sakininin fark ettiği bir yıl&#8230; 10 yıl önce eylem kelimesi ağza alınamazken, yıl sonunda &#8220;eylemci&#8221;nin Time dergisine kapak olduğu bir yıl&#8230; Geri dönüşü olmayan değişim, öze dönüşüm ateşinin nihayet el yakmaya başladığı bir yıl&#8230;</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Modern Demokrasi: &#8220;Liberal Kapitalizm&#8221;</strong></span></p>
<p>Geçtiğimiz Mart ayında Brüksel&#8217;e gelen Noam Chomsky, bugünün modern demokrasisini yani liberal kapitalizmini norm olarak kabul eden bizlere önemli ve çok basit  bir gerçeği hatırlattı: &#8220;İnsan haklarından bahsederken, son 50 yılda insanlığın nasıl büyük adımlar attığını unutmamak lazım. Bundan 50 yıl önce siyahiler, eşcinseller, şamanizm ve mistisizme ilgi duyanlar bırak kimliklerini kabul ettirmek, insandan bile sayılmazken bugün inanç, ırk, cinsel tercih yüzünden ayrımcılık yapan iş verenler yüksek mahkemelerde yargılanıyor, dünyanın bir çok ülkesinde binlerce kişinin katıldığı Gay Pride&#8217;lar (Eşcinsel Gurur Yürüyüşleri) düzenleniyor, şaman ve mistiklerle tanışmak için insanlar dünyanın öbür ucuna yolculuk ediyor. Peki neden mutlu değiliz?&#8221;</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2012/01/chomsky.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-5443" title="chomsky" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2012/01/chomsky.jpg" alt="" width="279" height="181" /></a>Bu basit soruya, başka bir soru yöneltelim: Chomsky dede, söyle bize gerçek anlamıyla demokrasi hiç var oldu mu gezegenimizde? Bence olmadı, o yüzden olmuş gibi davranmayı bırakalım öncelikle. Olmadı; ama uygarlık denilen şey içinde çıkan her soruna karşılık çözüm bulmaya çalışan bireyler sayesinde bir şeye evrildi. 68 kuşağı sayesinde insan hakları ,eşitlik, özgür irade, cinsel özgürlük kavramları ortaya çıktı. Sonra bu kavramlar manipüle edilip tarih içinde içi boşaltılmış ideolojilere oturtuldu (yani komünizm), sonra da bu ideolojiyi savunduğunu söyleyen SSCB ve Doğu Almanya&#8217;nın ortadan kalkmasıyla havada bırakıldı. Kavram dediğin havada kalır mı? Kalmaz. O zaman halihazırda mevcut olan tek yönetim  sistemi ve ekonomik düzen olan liberal kapitalizme oturtuldu. İsmi de demokrasi kondu.</p>
<p>Peki bir topluma parayla mutluluk gelir mi? Valla belki de gelir ama bunun cevabını verebilmek için aynı anda aynı toplumdaki insanların aynı orandaki paraya sahip olması gerekiyor. Bu sahip olduğu paranın borç veya yardım olarak değil de bir şeyin değiş tokuşu olarak gelmesi gerekiyor. Bu değiş tokuş karşılığında alacağı paranın değerinin, değiş tokuşu gerçekleştiren tarafından belirlenmesi gerekiyor. Bu şartlar sağlanmadığı sürece, paranın toplumdaki yeri gibi zırvaları tartışmak entellektüel saçmalamadan öteye gitmeyecektir.</p>
<p>Evet, bugün gerçeği öğrendik sevgili <a href="http://www.prensesemektuplar.com/2011/01/edebiyatin-karanlik-kahinleri-aldous-huxley.html">Aldous Huxley</a> ve gerçek bizi delirtiyor&#8230; Delirtmek derken, kafaya huni takıp kendi kendine konuşarak araba direksiyonuyla mahallede turlamaktan bahsetmiyorum ama ben. Esasında kaybedecek bir şeyi olmadığını fark eden basit insanların, kaybedecek epey çok şeyi olanlara iki kere düşünmeden özgür iradenin ne olduğunu göstermesinden bahsediyorum. Öyle bir delirdik ki esasında yalnızca değişim istiyoruz, basitçe değerlerden bahsediyoruz, gidenin arkasından neyin geleceğine kafa bile yormadan örgütlenme biçimimizle aslında neyin olmamasını istediğimizi gösteriyoruz.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>İşgal: &#8220;Indignados&#8221; + &#8220;Occupy Wall Street&#8221;</strong></span></p>
<p>2011 Ocak ayında Katalonya ve Bask Ülkesinde ekonomik kriz ve dengesiz gelir dağılımına karşı gerçekleştirilen genel grevle başlayan Indignados (indignants, les indignés<a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2012/01/adbusters_occupy-wall-street1.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-5439" title="adbusters_occupy-wall-street" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2012/01/adbusters_occupy-wall-street1-198x300.jpg" alt="" width="198" height="300" /></a> veyaTürkçe&#8217;de bıkkınlar) hareketi, işgal yöntemiyle protesto biçimiyle Mayıs ayında İspanya&#8217;nın dört bir yanına ve aynı zamanda <a href="http://www.prensesemektuplar.com/2011/06/atina-isyanda.html">Yunanistan başta</a> olmak üzere bir çok Avrupa ülkesine yayıldı.  Avrupa&#8217;daki ekonomik kriz üzerinden işsizlik, zenginin zenginleşmesi, orta sınıf ve aşağısındaki katmanların olduğundan bir alt katmana inmesiyle, bütün bu düzenden BIK-TIK diyen Avrupa&#8217;nın her bir yerindeki milyonlarca kişi toplumsal alanların işgaliyle &#8220;bizim birbirimizden başka kimsemiz yok esasında; devlet baba, hükümet ana fasa fiso&#8221; gerçeğini gözümüze soktu. Bu işgaller yalnızca bir alana el konulması olarak gerçekleşmedi de işgalci grupların aralarında organize olmasıyla kendi kendine yeter toplulukların, merkeziyetçilikten uzakta nasıl yaşayıp iş çıkartabileceğini ele güne duyurması halinde gerçekleşti.</p>
<p>Arap Baharı&#8217;ndan ilham alan bıkkınlar, Occupy Wall Street (OWS) hareketine ilham vererek <a href="http://howtooccupy.org/">taze deneyimleri</a>ni paylaştı. Ve Eylül 2011&#8242;de Manhattan&#8217;daki Wall Street binasının bulunduğu Özgürlük Meydanı&#8217;nda binlerce Amerika&#8217;lı bıkkın toplanarak Avrupa ve daha az gelişmiş ülkelerdeki eylemcilere bir selam çakarken &#8220;Sorunun başladığı yeri işgal ediyoruz, yanınızdayız!&#8221; mesajını gönderdi. Hareket anında Amerika&#8217;nın 100&#8242;den fazla kentiyle birlikte dünyanın bir çok yerine yayıldı. Sloganları: &#8220;dünyada güce sahip olan %1&#8242;in karşısındaki %99&#8242;uzuz!&#8221; Sloganı bulan da Amerika&#8217;lı tanınmış anarşist antropolog, <a href="http://www.aljazeera.com/indepth/opinion/2011/11/2011112872835904508.html">David Graeber</a>.</p>
<p>İngilizce&#8217;n idare ederse Prenses, Occupy Wall Street&#8217;in <a href="http://occupywallst.org/forum/">web sayfasındaki forum kısmı</a>na arada sırada bakmanı öneririm. Herkesin girip, okuyup, yöntem, amaçlar, örgütlenme vesaire gibi konuları tartışabileceği forumda epey ilginç tartışmalar ortaya çıkıyor bazen.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Sabotaj: &#8220;Anonim&#8221;</strong></span></p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2012/01/800px-Anonymous_at_Scientology_in_Los_Angeles.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-5440" title="800px-Anonymous_at_Scientology_in_Los_Angeles" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2012/01/800px-Anonymous_at_Scientology_in_Los_Angeles-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>2003&#8242;ten beri aktif, siber sabotaj hayatına devam eden <a href="http://www.prensesemektuplar.com/2009/05/anonim-intifada-dijital-itaatsizlik.html">Anonim hareketi</a>, 2011&#8242;de dijital itaatsizlik yöntemiyle sokağa çıkanlara ya da korkup çıkamayanlara destek ve umut verdi. Wiki Leaks&#8217;in yanında durarak %1&#8242;i korkuttu. Korkutma sebebi bu hacker arkadaşların dünyanın dört bir yanında,<br />
kimliklerinin belirsiz ve amaçlarının simultane siber ataklarla kaos yaratmak olması. Ulaştırma bakanlığı sansürleyeceğiz mi dedi, Anonim devreye girer, web sayfasını bloke eder ve altını basın açıklamasıyla doldurur. Mısır&#8217;daki halk ayaklanması başlar başlamaz Anonim devreye girer ve Mubarak indirilene kadar hükümet web sayfasını bloke eder. Wikileaks&#8217;ten sızan Tunus Devrimi belgesine sansür koyan Tunus hükümeti de Anonim sabotajıyla karşılaşmak durumundadır. Tunus&#8217;da halk ayaklanmaları devam ederken, Anonim&#8217;i temsil eden birisi Tunus hükümetinin çöktüğünü, hükümet web sayfasından anons eder. İspanya polisi, siber eylemci olduğundan şüphelendiği üç kişiyi tutuklayınca kendini siber eylem kurbanı bulur, internet siteleri Anonim tarafından bir gün kadar bloke edilir.</p>
<p>Tavrı, yöntemi, soğukkanlılığı ve kötü adamları ürkütücüğüyle sessiz sedasız yürüyen Anonim hareketine şapka çıkarıyorum huzurunda, Prenses.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Devrim: &#8220;Arap Baharı&#8221; </strong></span></p>
<p>İşgal hareketlerine ilham veren Arap Baharı, OWS ve Indignados&#8217;dan farklı olarak ekonomik kriz yüzünden başlamadı da başlarındaki diktatörler ve çakma kabinelerinden kurtulmak için başladı. Tunus&#8217;daki limon satıcısı Mohamed Bouazizi&#8217;nin paramiliter bürokrasisinde yıllardır süründürülmesinden bıkıp kendini tinerle cayır cayır yakmasıyla ateş aldı Arap baharı. &#8220;Ben yanmasam, sen yanmasan, biz yanmasak nasıl çıkar karanıklar aydınlığa?&#8221; dediydi ya Nazım Hikmet, işte Araplar da dedi ki: &#8220;tek tek kardeşlerimizin yanmasıyla, karanlıkların ortaya çıkacağı yok. Biz en iyisi tek vücut, tek yürek olalım, yanarsak birlikte yanalım&#8221;.</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2012/01/arab_spring.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-5441" title="arab_spring" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2012/01/arab_spring-300x176.jpg" alt="" width="300" height="176" /></a>Bir çoğu rantiye devleti yani üreterek değil de doğal kaynaklarını satarak zenginleşen ve zenginliğin çoğunu kendi sülalesine yediren diktatörler tarafından yönetilen Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde çıktı Arap Baharı. Dünya petrol üretiminin %90&#8242;ının bu bölgede gerçekleştiğini düşünürsek, diktatörlük yönetim biçiminin bir tesadüf olmadığını kavramamız zor olmaz Prenses. Bu diktatörlerin tesadüfen değil de belli başlı petrol müşterisi ülkeler tarafından başa getirildiğini de&#8230; Hemen &#8220;hadi len, komplo teoricisi&#8221; diye atlama, yıllardır öyle atladık meğer hepsi gerçekmiş. Bilim kurgu filmlerine palavra dedik, NATO&#8217;nun robot savaş uçakları gitti &#8220;yanlışlıkla&#8221; Pakistan&#8217;ı vurdu, Türkiye&#8217;ninkiler gitti sınırdaki Kürtleri vurdu. O yüzden aç gözlerini, kulaklarını!</p>
<p>Arap Baharı hepimize bir umut ve ilham verdiyse de kanlı diktatörlüklere kafa tutmak kolay iş değil, Prenses. <a href="http://www.prensesemektuplar.com/2011/04/bir-varmis-bir-yokmus.html">Çok kişi öldü</a> ve Suriye&#8217;de hala ölmekte&#8230;</p>
<p>Umut veren ise Arap halkının bundan sonra diktatörlüğe ve benzeri herhangi bir dayatmaya pabuç bırakmayacağı. Mesela iki hafta önce Mısır&#8217;daki eylemciler  &#8221;Ne Mubarak, ne Müslüman kardeşler. Halkın gücü, halkta artık!&#8221; yazılı bir pankart açtılar. Ve mücadele devam ediyor&#8230;</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Değişime giden yol </strong></span></p>
<p>Bu hareketlerin hepsi şiddetsiz ve doğrudan demokrasi yöntemiyle internetteki sosyal ağları kullanarak organize oldular. Birbirlerinden destek ve ilham aldılar. Arap, Amerika&#8217;lı, Yunan, İspanyol ve her yerdeki,  her basit insanın aynı küresel sistemin kölesi olmaya itildiğini gösterdiler. Ajitasyon yapmadan sivil itaatsizlikle başlamak gerektiğini gördüler.</p>
<p>Değişime ön ayak olan, kaybedecek hiç bir şeyi olmayan herkese teşekkürler!</p>
<p>Dipnot: Hatırlarsan Kojin Karatani abimiz &#8220;<a href="http://www.prensesemektuplar.com/2009/06/kojin-karatani-ve-x-faktoru-uzerine.html">Ezilenin dönüşü ve X faktörü</a>&#8220;nden bahsetmişti. Yalan söylemiyormuş&#8230;</p>
<p>İyi seneler!</p>
<p><span style="font-size: 11px;"><br />
</span></p>
Paylaş:<a rel="nofollow"   href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2012%2F01%2Fvar-olabilmek-icin-isgal.html&amp;title=var%20olabilmek%20i%C3%A7in%20i%C5%9Fgal%21%20&amp;bodytext=%C4%B0nsan%20bazen%20tek%20ba%C5%9F%C4%B1nayken%20varl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1n%20ya%C5%9Fad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20toplumda%20epey%20de%C4%9Fersiz%2C%20arzulad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20ve%20istedi%C4%9Fi%20bi%C3%A7imdeki%20hayat%C4%B1n%20%22di%C4%9Ferleri%22%20%C2%A0i%C3%A7in%20epey%20%C3%B6nemsiz%20oldu%C4%9Funu%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCn%C3%BCr%20de%20sesini%20%C3%A7%C4%B1kart%C4%B1p%20%22ama%20ben%20b%C3%B6yle%20olsun%20istemiyorum%20ki...%22%20" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/digg.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Digg" alt="Digg" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2012%2F01%2Fvar-olabilmek-icin-isgal.html&amp;title=var%20olabilmek%20i%C3%A7in%20i%C5%9Fgal%21%20" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/stumbleupon.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="StumbleUpon" alt="StumbleUpon" /></a><a rel="nofollow"   href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2012%2F01%2Fvar-olabilmek-icin-isgal.html&amp;title=var%20olabilmek%20i%C3%A7in%20i%C5%9Fgal%21%20&amp;notes=%C4%B0nsan%20bazen%20tek%20ba%C5%9F%C4%B1nayken%20varl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1n%20ya%C5%9Fad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20toplumda%20epey%20de%C4%9Fersiz%2C%20arzulad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20ve%20istedi%C4%9Fi%20bi%C3%A7imdeki%20hayat%C4%B1n%20%22di%C4%9Ferleri%22%20%C2%A0i%C3%A7in%20epey%20%C3%B6nemsiz%20oldu%C4%9Funu%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCn%C3%BCr%20de%20sesini%20%C3%A7%C4%B1kart%C4%B1p%20%22ama%20ben%20b%C3%B6yle%20olsun%20istemiyorum%20ki...%22%20" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/delicious.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="del.icio.us" alt="del.icio.us" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.facebook.com/share.php?u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2012%2F01%2Fvar-olabilmek-icin-isgal.html&amp;t=var%20olabilmek%20i%C3%A7in%20i%C5%9Fgal%21%20" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/facebook.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Facebook" alt="Facebook" /></a><a rel="nofollow"   href="http://twitter.com/home?status=var%20olabilmek%20i%C3%A7in%20i%C5%9Fgal%21%20%20-%20http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2012%2F01%2Fvar-olabilmek-icin-isgal.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/twitter.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Twitter" alt="Twitter" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&amp;bkmk=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2012%2F01%2Fvar-olabilmek-icin-isgal.html&amp;title=var%20olabilmek%20i%C3%A7in%20i%C5%9Fgal%21%20&amp;annotation=%C4%B0nsan%20bazen%20tek%20ba%C5%9F%C4%B1nayken%20varl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1n%20ya%C5%9Fad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20toplumda%20epey%20de%C4%9Fersiz%2C%20arzulad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20ve%20istedi%C4%9Fi%20bi%C3%A7imdeki%20hayat%C4%B1n%20%22di%C4%9Ferleri%22%20%C2%A0i%C3%A7in%20epey%20%C3%B6nemsiz%20oldu%C4%9Funu%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCn%C3%BCr%20de%20sesini%20%C3%A7%C4%B1kart%C4%B1p%20%22ama%20ben%20b%C3%B6yle%20olsun%20istemiyorum%20ki...%22%20" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebookmark.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Bookmarks" alt="Google Bookmarks" /></a><a rel="nofollow"   href="mailto:?subject=var%20olabilmek%20i%C3%A7in%20i%C5%9Fgal%21%20&amp;body=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2012%2F01%2Fvar-olabilmek-icin-isgal.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/email_link.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="email" alt="email" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.friendfeed.com/share?title=var%20olabilmek%20i%C3%A7in%20i%C5%9Fgal%21%20&amp;link=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2012%2F01%2Fvar-olabilmek-icin-isgal.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/friendfeed.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="FriendFeed" alt="FriendFeed" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/reader/link?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2012%2F01%2Fvar-olabilmek-icin-isgal.html&amp;title=var%20olabilmek%20i%C3%A7in%20i%C5%9Fgal%21%20&amp;srcURL=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2012%2F01%2Fvar-olabilmek-icin-isgal.html&amp;srcTitle=Prensese+Mektuplar+" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebuzz.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Buzz" alt="Google Buzz" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.tumblr.com/share?v=3&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2012%2F01%2Fvar-olabilmek-icin-isgal.html&amp;t=var%20olabilmek%20i%C3%A7in%20i%C5%9Fgal%21%20&amp;s=%C4%B0nsan%20bazen%20tek%20ba%C5%9F%C4%B1nayken%20varl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1n%20ya%C5%9Fad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20toplumda%20epey%20de%C4%9Fersiz%2C%20arzulad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20ve%20istedi%C4%9Fi%20bi%C3%A7imdeki%20hayat%C4%B1n%20%22di%C4%9Ferleri%22%20%C2%A0i%C3%A7in%20epey%20%C3%B6nemsiz%20oldu%C4%9Funu%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCn%C3%BCr%20de%20sesini%20%C3%A7%C4%B1kart%C4%B1p%20%22ama%20ben%20b%C3%B6yle%20olsun%20istemiyorum%20ki...%22%20" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/tumblr.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Tumblr" alt="Tumblr" /></a><br/><br/><img src="http://www.prensesemektuplar.com/?ak_action=api_record_view&id=5431&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.prensesemektuplar.com/2012/01/var-olabilmek-icin-isgal.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Delilerin Rönesansı: Japonya</title>
		<link>http://www.prensesemektuplar.com/2011/08/delilerin-ronesansi-japonya.html</link>
		<comments>http://www.prensesemektuplar.com/2011/08/delilerin-ronesansi-japonya.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Aug 2011 08:00:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burcu</dc:creator>
				<category><![CDATA[dogu]]></category>
		<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[sokak]]></category>
		<category><![CDATA[Akihabara]]></category>
		<category><![CDATA[altkültür]]></category>
		<category><![CDATA[Bosozoku]]></category>
		<category><![CDATA[burler cafe]]></category>
		<category><![CDATA[GanGuro]]></category>
		<category><![CDATA[Gyaru gal]]></category>
		<category><![CDATA[Hikikomori]]></category>
		<category><![CDATA[japonya]]></category>
		<category><![CDATA[Kigurimi]]></category>
		<category><![CDATA[Kogal]]></category>
		<category><![CDATA[maid cafe]]></category>
		<category><![CDATA[Net cafe refugees]]></category>
		<category><![CDATA[netto kafue nanmin]]></category>
		<category><![CDATA[Otaku]]></category>
		<category><![CDATA[speed tribes]]></category>
		<category><![CDATA[Sukeban]]></category>
		<category><![CDATA[tokyo]]></category>
		<category><![CDATA[Yamanba]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.prensesemektuplar.com/?p=5086</guid>
		<description><![CDATA[Memoirs of a geek-sha: And I&#8217;m still alive! &#8212;-varan 2&#8212;- Hiç hız kaybetmeden konuya geçen yazıda kaldığımız yerden devam ediyoruz. Nerde kalmıştık? Hmm evet biz burda bu şekilde takılırken Japon yaşıtlarımız nerelerde, ne şekillerde takılıyor? Gyaru gal’lar: Kogal &#8211; GanGuro &#8211; Yamanba Kogallara “seksi liseli kızlar” diyebiliriz. Ama kogallar sadece bir moda akımını değil bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Memoirs of a geek-sha: And I&#8217;m still alive! &#8212;-varan 2&#8212;-</strong><br />
Hiç hız kaybetmeden konuya <a href="http://www.prensesemektuplar.com/2011/04/modern-tokyonun-moda-savascilari.html">geçen yazıda</a> kaldığımız yerden devam ediyoruz. Nerde kalmıştık? Hmm evet biz burda bu şekilde takılırken Japon yaşıtlarımız nerelerde, ne şekillerde takılıyor?</p>
<p><strong>Gyaru gal’lar: Kogal &#8211; GanGuro &#8211; Yamanba</strong></p>
<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td>
<p><div id="attachment_5088" class="wp-caption aligncenter" style="width: 158px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/1.jpg"><img class="size-full wp-image-5088" title="1" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/1.jpg" alt="" width="148" height="320" /></a><p class="wp-caption-text">Klasik Kogal</p></div></td>
<td>
<p><div id="attachment_5089" class="wp-caption aligncenter" style="width: 224px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/2.jpg"><img class="size-full wp-image-5089" title="2" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/2.jpg" alt="" width="214" height="316" /></a><p class="wp-caption-text">Serbest kıyafetli Kogal</p></div></td>
<td>
<p><div id="attachment_5090" class="wp-caption aligncenter" style="width: 236px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/3.jpg"><img class="size-full wp-image-5090" title="3" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/3.jpg" alt="" width="226" height="312" /></a><p class="wp-caption-text">İyice zıvanadan çıkmış Kogal</p></div></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kogallara “seksi liseli kızlar” diyebiliriz. Ama kogallar sadece bir moda akımını değil bir yaşam tarzını da simgeleştirdiği için geleneksel takılan Japonya&#8217;nın en nefret ettiği gruplardan biridir. Kogal kızlarının okul etekleri haddinden kısadır ve dizüstü çorapları aşağıya kaymasın diye onları bacaklarına yapıştıranlar vardır. Bu kızlar marka kıyafetleri, Burberry atkıları ve solaryumu severler. Zengin ailelerinden gelen parayla savurgan bir yaşam sürmekle suçlanan kogallar medyada sığ ve materyalist gençlik olarak etiketlenmiştir. Kogallar babaerkil Japonya&#8217;nın geleneksel kadın normlarına isyan ederek “preppy style” benzeri bir moda anlayışının öncüleri olarak sokaklarda kırıtırlar.. Hatta fahişelikle ve eskort kız olmakla suçlanmışlardır. Lise çağındaki bazı kogallar harçlığını babası yaşında adamlara eskortluk ederek kazanır. Telefon kulübelerinde bu kızların korsan reklamlarını bulabilirsiniz. Gossip Girl dizisindeki çıtırlara benzeyen bu kızlar Japonluklarından vazgeçmeyip en uçlara giderek ganguroyu yarattılar.</p>
<p><strong>Ganguro &#8211; Yamanba</strong></p>
<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td>
<p><div id="attachment_5094" class="wp-caption aligncenter" style="width: 213px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/4.jpg"><img class="size-full wp-image-5094" title="4" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/4.jpg" alt="" width="203" height="271" /></a><p class="wp-caption-text">GO GANGURO!</p></div></td>
<td>
<p><div id="attachment_5095" class="wp-caption aligncenter" style="width: 274px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/5.jpg"><img class="size-medium wp-image-5095" title="5" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/5-300x300.jpg" alt="" width="264" height="264" /></a><p class="wp-caption-text">ganguro güruhu</p></div></td>
<td>
<p><div id="attachment_5096" class="wp-caption aligncenter" style="width: 217px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/6.jpg"><img class="size-medium wp-image-5096" title="6" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/6-207x300.jpg" alt="" width="207" height="300" /></a><p class="wp-caption-text">yamanba</p></div></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>“Siyah surat” veya “Pandalar” olarakta bilinen bu kızlar benim görünce en tırstığım gruplardan biri. Harajuku&#8217;dan çok Shibuya&#8217;da takılmayı seviyorlar. İnanılmaz koyu renkte solaryum ve çok koyu kahverengi fondötenli ağır makyajın en önemli özelliği beyaz göz ve dudak makyajı. Neresi mi önemli? Valla bilemiyorum. Onlar uzun uzun anlattı ama ben akan beynimi klavyeden toplayıp kulağımdan geri sokmaya çalıştığım için anlayamadım. Söylendiğine göre halk bu kızları çok</p>
<div id="attachment_5098" class="wp-caption alignleft" style="width: 210px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/7.jpg"><img class="size-medium wp-image-5098 " title="7" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/7-200x300.jpg" alt="" width="200" height="300" /></a><p class="wp-caption-text">center guy</p></div>
<p>ezmiş, aşşağılamış suratlarını siyaha boyamaları ise tamamen “politically incorrect” ve aşağılayıcı bulunmuş. Japonya&#8217;nın en ofansif gruplarından biri. (Nazi cosplayerlardan sonra tabii.) Hepsinin sanki suratında tüp patlamış gibi&#8230; Webcam üzerinden ilk karşılaşmamızda Ring filmindeki kızın negatifiyle konuştuğumu sandım resmen. Bu fırtına şimdilerde duruluyor ve solaryum salonları yavaş yavaş kapanıyor ama gangurolar yerlerinde duramadıkları için kalkıp yamanba&#8217;yı çıkardılar ve çıtayı artık nereye bilemiyorum ama çok garip bir yerlere yükselttiler. Yamanbalar solaryum yerine sadece yüzlerine koyu fondöten tercih ettikleri için diğer iki gruptan ayrılır. Yamanba ismi eski Japon efsanelerinde sıkça tasvir edilen çirkin ve korkunç bir dağ cadısından gelmektedir.</p>
<p>Bu kızların toplamına “gyaru” denir. İngilizcedeki “Gal” kelimesinin mutasyona uğramış hali. Gyarular baskıcı toplumun son nadide meyvelerindendir. “Bu kızlar suratlarını siyaha boyuyor. Zencilere çok ayıp oluyor.” Ne yapsın kızlar? Hip-hop seviyorlar ve o müziği yapanlara benzemek istiyorlar, bu kadar basit. Kostüm oyunlarına nasıl hasta bir millet oldukları gangurolardan belli. Bling Bling ve bol pantolon ablaları kesmiyor. Duyarlı hümanist fikirler Harajuku gençliğinin kapısında atomlarına ayrılmakta. Ben kızları çözene kadar neredeyse webcamimi yiyecektim. Boşuna vakit kaybetmeyin diye söylüyorum. Bu koyu renkli mutantların erkeklerine “center guy” (Sentāgai) deniyor. Bu oğlanların asıl başka bir olayı var ki&#8230; Onu bir sonraki yazıya saklıyorum. Hentai ve japon pornosu yazısına anlarsınız yaa&#8230;</p>
<p><strong>Sukeban</strong></p>
<div id="attachment_5101" class="wp-caption aligncenter" style="width: 442px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/8.jpg"><img class="size-full wp-image-5101" title="8" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/8.jpg" alt="" width="432" height="499" /></a><p class="wp-caption-text">Tam o sırada Japonya&#39;da...</p></div>
<p>Sukeban gençliği de yukarıdakiler gibi ortak bir moda anlayışından çok bir yaşam şeklini sembolize ediyor. Sukebanlar lise çağında okul kızlarından oluşan sokak çeteleri. Anime senaryosu sallamıyorum gerçeklerden bahsediyorum. Devlet okullarının geleneksel denizci kıyafetine benzeyen okul formaları ve permalı rengarenk saç modelleriyle sukebanlar, Japonya&#8217;nın en yanıltıcı gruplarından biri. Sonuçta lise formalı ve tiz sesli ufak tefek bir kaç japon kızcağız ne kadar korkunç olabilir ki? 1980’li yıllarda Tokyo polisi tarafından dağıtılan uyarı broşürlerini okuyunca olayın boyutu daha net anlaşılabilir. Bu gençler her türlü kural ve yasadan nefret ederek büyümekte. Hal ve tavırlar böyle erkek gibi bir garip&#8230; Dolayısıyla cici kızlar klasik huzurlu YinYang Tokyo&#8217;sunu 50 yıldır birbirine katıyorlar. 60’lardan beri varolan sukeban kelime olarak “bayan çete lideri” demek. Bunların erkek karşılığı “bancholar”. Bir gün yakuzaya girmeyi ümit eden delikanlılar. Sadece kızlardan oluşan sukeban çeteleri bıçak ve jilet taşıyorlar. Farklı gruplar arasında çıkan kavgalar son derece kanlı olabiliyor. Gruba karşı işlenen küçük bir hatadan bir kaç sigara yanığıyla kurtulurken büyük gafların sonu toplu linçlere kadar gidiyor. Kısaca bu kızlarımız da Japonya&#8217;daki pek çok diğer şey gibi&#8230; Görünüşte inanılmaz sevimli daha sonra kafa karıştırıcı ve nihayetinde belki de ölümcül. Fotoğrafa bakıp öyle ufak oğlanları dövdüklerini sanmayın. Ben komik diye koydum o resmi. Yedikleri çoğu herzenin görsel kanıtlarına nette ulaşmak neredeyse imkansız.</p>
<p>“Kanto Delinquent Women” olarak bilinen bu çetelerin en büyüğünün 20.000 üyesi olduğunu belirtmeme izin verin. Şimdi arkanıza yaslanın ve Kill Bill&#8217;in finalindeki okul formalı topuzlu kız gibi 20.000 sevimli Japon çıtırın ne kadar tehlikeli olabileceğini şöyle bir hayal edin. Haklarında daha fazla şey merak ediyorsanız Sukeban Deka filmini seyredebilirsiniz. (Yeni olanı değil eski orijinal Sukeban Deka&#8217;ya ulaşmanızı tavsiye ederim. Kendisi Battle Royale filmine ilham vermiştir. ) Bu hatunları yakından tanıyınca Battle Royale filmine daha farklı bakmaya başladım. Hakikaten adamlar bunlarla bir türlü baş edemiyor.. Yakında Battle Royale gerçek olabilir.</p>
<p><strong>Bosozoku – Speed tribes</strong></p>
<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/9.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-5106" title="9" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/9-300x210.jpg" alt="" width="343" height="241" /></a></td>
<td> <a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/10.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-5107" title="10" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/10-300x210.jpg" alt="" width="326" height="228" /></a></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>“Sessiz, sakin ağırbaşlı Japonya&#8217;dan motosiklet çetesi çıkar mı?” demeyin. Bosozokular yukarıdaki sukebanların hardcore motosikletli versiyonları&#8230; Çoğu okul çağında çetelere katılıyor. Bosozokuların yıllara direnen oldukça ilginç bir tarzı var. Üzerlerine giydikleri tulumlar 2. dünya savaşındaki kamikaze pilotlarının giydikleri tulumların orijinal kopyaları. Yüzlerini hava kirliği maskeleriyle veya bandanalarla örtüyorlar. Niçün? Çünkü yedikleri haltlar yüzler ve kimlikler açıkkken yapılacak şeyler değil. Kız ve erkekler genelde ayrı gruplarda takılıyorlar. Tulumlarına el yapımı nakışlar ve logolar işlemeye bayılıyorlar. Aynı zamanda bilet gişelerinde ve polis ikazlarında asla durmuyorlar. Trafikte kalabalık gruplar halinde tehlikeli oyunlara kalkışan bosozokuların en psikopatları da büyüyüp abi olunca yakuzalara katılabiliyor. Ceplerinde patlamaya hazır özel yapım molotof kokteylleri taşımayı seven bosozoku kızları provokasyona hiç gelemiyor. En ufak harekette üzerinizden geçiveriyor.</p>
<p><object width="640" height="390" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/cbFEPS8PPic?version=3&amp;hl=en_US" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed width="640" height="390" type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.youtube.com/v/cbFEPS8PPic?version=3&amp;hl=en_US" allowFullScreen="true" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" /></object></p>
<p>Bosozoku kızlarını tanımak isterseniz yukarıdaki Kamikaze Girls filmini tavsiye ederim. Karakterlerden biri Lolita diğeri Bosozoku. Anime havasında süper eğlenceli bir film. “Bosozokuların nesli tükendi.” diyenlere aldanmayın küçük gruplar halinde Tokyo&#8217;da bile varlıklarını sürdürüyorlar ama eski ihtişamlarını kaybettiler. Okuduğunuz neredeyse her mangada en az bir bosozoku karakter vardır. İçki içer, küfür eder, millete sataşır, adamın alnının ortasına demir çubuk sokar ama aslında son derece yumuşak kalplidir! Nasıl bir ikilem ben de çözemedim. Siz de uğraşmayın. “Biz süper iyiyiz.” dediler ben hemen kabullendim.</p>
<p><strong>Kigurimi</strong></p>
<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td>
<p><div id="attachment_5120" class="wp-caption aligncenter" style="width: 291px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/14.jpg"><img class="size-medium wp-image-5120" title="14" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/14-300x277.jpg" alt="" width="281" height="259" /></a><p class="wp-caption-text">UNHOLY ALLIANCE: Kigurimi-Ganguro kardeşliği!</p></div></td>
<td>
<p><div id="attachment_5121" class="wp-caption aligncenter" style="width: 208px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/15.jpg"><img class="size-medium wp-image-5121" title="15" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/15-225x300.jpg" alt="" width="198" height="263" /></a><p class="wp-caption-text">Kigurimi sevgililer</p></div></td>
<td>
<p><div id="attachment_5122" class="wp-caption aligncenter" style="width: 186px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/16.jpg"><img class="size-medium wp-image-5122" title="16" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/16-200x300.jpg" alt="" width="176" height="264" /></a><p class="wp-caption-text">Tek bir Kigurimi herkesi azdırmaya yeter.</p></div></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Hastasıyım kigurimilerin! Burdan aççık ve seççik itiraf ediyorum. Kigurimi modası gayet basit. Herhangi bir pofuduk hayvan kostümünü üzerinize geçirmeniz yeterli. Bu grup rahatlarına oldukça düşkün. Öyle lolitalar gibi korselere, topuklu çizmelere dayanamıyorlar. Üzerlerine o çuval gibi peluşları geçirip sokağa fırlıyorlar. Kostümlerinin bol ve rahat olması gerektiğinde hızlı hareket edebilmelerini sağlıyor. Çünkü kigurimiler her ne kadar sevimli pandalar gibi gözükseler de Harajuku&#8217;nun en muzur kitlesi. Hatta onlara kısaca şiddet yerine şok faktörünü kullanan teröristler diyebiliriz. Köprüdeki tüm grupların organizasyonunu bunlar yapıyor. Eğer youtube&#8217;da Japonya&#8217;nın şaka şovlarıyla ilgili bir şeyler yakaladıysanız şaka olayını ne kadar abarttıklarını görebilirsiniz. Onlara göre şaka mağduru kişinin sonradan psikolojik tedaviye ihtiyacı olmuyorsa o şaka başarılı olmamış demektir.</p>
<p><object width="480" height="390" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/74DCfV5fYr0?version=3&amp;hl=en_US" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed width="480" height="390" type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.youtube.com/v/74DCfV5fYr0?version=3&amp;hl=en_US" allowFullScreen="true" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" /></object></p>
<p>İşte kigurimiler bu ekolün takipçileri olarak hayatı lolitalara, kogallara falan zehir ederek eğleniyor. Sayılarının azalmasına rağmen hala daha Tokyo&#8217;nun en tırsılan gruplarından biri olan bosozokulara bile baş kaldırıp orta parmak gösterebilen tek grup bu pikaçular ve nedense yedikleri onca herzeye rağmen her seferinde yırtıyorlar. Aslında bana oranın gençliğini tamamen yanlış değerlendirdiğimi ve olayın çılgın moda akımlarından çok sosyolojik bir fenomen olduğunu gösterenler onlar oldu. Bu yazı için kogallardan, lolitalara pek çok gruptan hatun ve abiyle konuşmama rağmen gerçekten arkadaş olduğum ve beraber gülüp eğlendiğim tek grup kigurimiler. Aslında bu yazıdizisi için en çok onlara teşekkür etmem lazım. “Sanal ortamda arkadaşlık mı olurmuş canım.” şeklindeki salakça önyargımı onlar yıktı sonuçta.</p>
<p>Bunlardan en önemlisi: Hikaru. Beni elimden tutup sadece japonca konuşulan ve “gaijinlerin” alınmadığı forumlara sokan ve bu karışık kültürün labirentlerinde kaybolmaktan kurtaran kardeş budur. O olmasa işin içine bir türlü giremeyip derinden kaynayan bu sosyolojik fenomenden bihaber öylesine bir kılık-kıyafet yazısı yazmış olacaktım. Hikaru bizimkinin takma adı. Harajuku Köprüsü&#8217;nde herkes takma isim kullanıyor. Chat odalarındaki isminiz gerçek isminiz oluyor. İlk tanışmamızda kendisi bir net cafedeydi. Daha sonra ne zaman ve saat kaçta konuşsak çocuk hep net cafede. Bir gün dayanamayıp sordum “Sen hiç evine gitmiyor musun?” şeklinde. Cevap kısa sürede geldi: Hayır efendim gitmiyormuş. 16 yaşında evi terketmiş. “E peki naapıyorsun?” diye sorunca büyük harfle tek bir cevap geldi: “YAŞIYORUM!”</p>
<p>Son birkaç aydır konuştuğum istisnasız her Tokyoludan “klasik japon yaşam tarzı” konulu uzun monologlar dinlemeye alıştığımdan bu cevap beni bir nanosaniyeliğine dumura uğrattı. Bilmeyenlere kısaca anlatayım. Japonya&#8217;da her şey kurallara göre çalışır. Hayata başladığınız saniyeden itibaren tüm geleceğiniz planlanmış durumda ve kimse buna karşı çıkamıyor. Toplumun ve ailenizin sizden beklediği şey: okulu bitir- üniversiteye git- bir şirkette çalış- evlen- çoluk çocuğa karış- emekli ol- öl. Dünyanın her yerinde aileler çocuklarından az çok aynı şeyleri bekliyor ama burada olay farklı çünkü son yıllara kadar herkes kaderini kabullenmiş durumdaydı. Hayallerinizde müzik yapmak, sanatla uğraşmak olabilir belki hobi olarak bunlara devam edebilirdiniz ama ne olursa olsun sonunda sizi bekleyen genelde sıkıcı bir ofiste karıncalar gibi ömrünüzün sonuna kadar çalışmak ve babanızın dedenizin yolundan gitmek. Bu yüzden harajuku gençliğine kolej zamanı biraz sapıtan gençlik diyebiliriz. Gerçek anlamda özgür olabildikleri tek zaman dilimi bu 4 sene. Ondan sonra tekrardan toplumun ve ailelerinin onlardan beklediği dar kıstasa sığmak zorundalar. Çılgın kıyafetlerini çıkartıp takım elbiseleri giyerek ciddi ve her anı planlanmış bir kafeste yaşamak&#8230; “Salarymen” denilen bu grup japon gençliğin korkulu rüyası. Salarymenlerin çoğu ağır alkoliktir. Aslında Japonya&#8217;nın tamamının alkolle başı belada.</p>
<p>Belgesellerde falan görmüşsünüzdür: Sürü gibi binlerce takım elbiseli döpiyesli ve boş bakan insanın iş çıkışında robotlar gibi metroya doluşup gittiği o malum Japonya. Japonya&#8217;da intihar oranının oldukça yüksek olduğu bilinen bir gerçek. Üstelik bu sekizyüz yıldır böyle. Ya toplumun senden istediği gibi yaşayacaksın, ya da kılıcı karnına sokup&#8230; Toplumun bu düzenini protesto etmek isteyen samuraylar da aynı şekilde kılıcı karnına sokuverdiği için olay bir türlü gelişemiyor. Yemek yapmakta kullandıkları o küçük mangal kömürlerini yakarak intihar etmek Japon gençliğinin bir dönemki favori aktiviteleri arasında.</p>
<p>İşte Hikaru ve daha binlerce genç bu düzene isyan ederek kendi yollarını çizmek ve hayallerinin peşinden gitmek istediklerinde inanılmaz zorluklarla mücadele etmek zorunda kalıyorlar. Aileleri onlardan her türlü desteği anında çekiyor, toplumdan dışlanıyorlar. “Freeter” diye bağırıyormuş herkes bunlara. Yaşayacak bir ev tutamıyor, kendilerini idame ettirecek herhangi bir iş bulmakta zorlanıyorlar. Peki Hikaru, arkadaşları ve daha binlercesi nerede yaşıyor?</p>
<p><strong>Net cafe refugees (netto kafue nanmin): Siber dünyanın mülteci teröristleri</strong></p>
<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td>
<p><div id="attachment_5124" class="wp-caption aligncenter" style="width: 310px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/17.jpg"><img class="size-medium wp-image-5124" title="17" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/17-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a><p class="wp-caption-text">Burası otel falan değil.Herhangi bir İnternet cafe!</p></div></td>
<td> <a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/1204490231.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-5125" title="1204490231" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/1204490231-300x199.jpg" alt="" width="300" height="199" /></a></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Yaklaşık 3 hafta her dakika sohbet ettikten sonra bendeniz nihayet Hikaru&#8217;nun yaşam tarzında bir gariplik olduğunu anladım. “Bir insan internet cafe&#8217;de ne kadar süre takılabilir ulu Manitu?” diye düşünüyordum ama açıkça sormaya tırsıyordum. Öyle kafamdan “Acaba anarşist avrupa punkları gibi işgal evlerinde falan mı yaşıyorlar?” diye kendimce yazıyordum. Sonra bir gün webcam&#8217;den bana Miyavi&#8217;nin meşhur Aho Matsuri dansını öğretirken net kafenin ortasında kalkıp “Bekle sıram geldi. Duş alıp geleceğim.” dedi. Ben “Nasıl? Nerede? Nasıl bir kafe burası? Duş mu var?” diye dumur olunca “Wirelesscam&#8217;i arkadaşıma veriyorum kafenin içini ve benim bölmemi sana gezdirsin.” dedi. Çocuğun teki webcami ordan oraya sürükleyip benle ısrarla japonca konuşurken bunların yaşam alanlarına göz atma şansım oldu. Öncelikle cubicle motifli bölmeler neredeyse tamamen kapalı. TOTAL PRIVACY! Tamamen size özel bu bölmede aklınıza gelen her şeyi yapabilirsiniz. Yemek yiyebilirsiniz. Arkada duşlar var, isminize kayıtlı anahtarlı bir dolapta tüm kıyafetlerinizi ve özel eşyalarınızı saklayabilirsiniz. Temiz iç çamaşırı bile satıyor internet cafe! Yani inanılması güç ama gerçek: Bu insanlar internet cafe&#8217;de yaşıyor! Sadece Tokyo&#8217;da 5000&#8242;den fazla “cyber-homeless” var.</p>
<p>Otel parası, ev kirası gibi şeyler ödemiyor ve çok az bir parayla yaşamlarını idame ettiriyorlar. Tüm bu çekilen çile kendilerinden beklenen o hayatı yaşamamak için. İnternet cafe mültecileri sosyal normların hiç birini kabul etmeden Tokyo&#8217;nun göbeğinde göçebe ve tamamen çingenelere benzeyen bir yaşam tarzı sürüyorlar. Diledikleri gibi sanatla müzikle uğraşıyor ve her gün yeni şeyler yaratıyorlar. Aielelere göre onlar birer parazit ve Japonya&#8217;nın yüz karası fakat aslında mülteciler orada bir rönesans yaratmanın eşiğindeler.</p>
<p><object width="640" height="390" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/9KOEgbDZzsg?version=3&amp;hl=en_US" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed width="640" height="390" type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.youtube.com/v/9KOEgbDZzsg?version=3&amp;hl=en_US" allowFullScreen="true" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" /></object></p>
<p>Hikaru&#8217;nun ailesinin hiçbir üyesi onunla görüşmüyor. Annesi ve kızkardeşi sokakta onu gördüklerinde kafalarını çeviriyorlarmış. Babası zaten en baştan “İstesen de geri dönemezsin.” demiş. 16 yaşından beri internet cafelerde kendi gibi binlerce mülteciyle yaşıyor. Ekonomik refah seviyesinin oldukça yüksek olduğu böyle bir ülkede gerçekten Hikaru&#8217;nun söylediği gibi yaşlı nüfus genç nüfusa kıyıyor. Sonuçta ben de pek çok diğer “gaijin” gibi yanılmıştım. Harajuku gençliği sadece bir tüketim ve moda olayının çok ötesinde. Onlar Japonya&#8217;nın kökleşmiş geleneklerini bu kadar sarsabilen ilk nesil.</p>
<p><strong>Hikikomori</strong></p>
<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td>
<p><div id="attachment_5126" class="wp-caption aligncenter" style="width: 310px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/18.jpeg"><img class="size-medium wp-image-5126" title="18" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/18-300x226.jpg" alt="" width="300" height="226" /></a><p class="wp-caption-text">Hikimori&#39;nin eline samuray kılıcı verilir mi?!?</p></div></td>
<td>
<p><div id="attachment_5127" class="wp-caption aligncenter" style="width: 310px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/19.Ryokei-Namiki.jpg"><img class="size-medium wp-image-5127" title="19.Ryokei Namiki" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/19.Ryokei-Namiki-300x214.jpg" alt="" width="300" height="214" /></a><p class="wp-caption-text">Halen tedavisi devam eden Ryokei Namiki. Son anda kurtarılanlardan sadece bir tanesi</p></div></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bunların varlığını da yine aynı arkadaştan öğrendim çünkü kendisi bir ex-hikikomori. Hikikomoriler benzer şekilde yine okul-iş-evlilik dayatmasından bezen bir kitle. Buyrun Wikipedia&#8217;nın hikikomori tanımına: “Japon kökenli bir sözcük olan Hikikomori 21. yüzyılda artık bir çeşit hastalık kabul edilmektedir. Japonca&#8217;da sözcük anlamı &#8216;Elini ayağını çekmek&#8217; olan bu sözcük yaşamdan elini ayağını çekip zamanlarının çoğunu (temel ihtiyaçlar dışındaki tüm zamanını) bilgisayar başında geçirenleri ifade etmektedir. Japon psikiyatr Tamaki Saitō ‘nun dünya tıp literatürüne kazandırdığı “hikikomori hastalığı”nın tek müsebbibi bilgisayar değil. 90′lı yıllardan beri Japonya’da kendini ailesiyle yaşadığı evin bir bölümüne kapatıp sosyal yaşamı tamamen reddeden ergen ve gençleri tanımlamak için kullanılıyor.”</p>
<p>Bazı aileler “Bir gün odasından çıkacak.” diye bunları besleyip bakıyor ama tedavi edilmediğinde hikikomorilerin çoğu hayatına son veriyor. Aslında Amerika ve Avrupada&#8217;da pek çok hikikomori var. (Shut-ins) Ama hikikomoriler tamamen sosyal hayatı reddettikleri için daha hardcore bir grup. Ölümcül bir hastalık olması da durumun ciddiyetini gösteriyor.</p>
<p>Hikaru Harajuku Köprüsü ve kigurimiler sayesinde kendi yaratığı bu hapisaneden çıkmayı başaran şanslı azınlıktan biri. Söylediğine göre köprü ve o garip kitle ona yeni bir yaşam şansı vermiş. “Yoksa çoktan odamda kendimi asmıştım“ dedi bana aleni bir şekilde. Var ya resmen yordu bu Japon serisi beni. Habire çenem klavyeye düşüyor. Kendi elimle nasıl bir bela açtım başıma diye düşünmüyor değilim.</p>
<p><strong>Akihabara Çocukları: Otakular</strong></p>
<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td>
<p><div id="attachment_5129" class="wp-caption aligncenter" style="width: 282px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/20.jpg"><img class="size-medium wp-image-5129" title="20" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/20-300x199.jpg" alt="" width="272" height="180" /></a><p class="wp-caption-text">Otaku protestosundan manzaralar.</p></div></td>
<td><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/22.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-5130" title="22" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/22-300x215.jpg" alt="" width="257" height="183" /></a></td>
<td> <a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/23.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-5131" title="23" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/23-219x300.jpg" alt="" width="141" height="193" /></a></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bu beylerle konuşabilmek için utanarak itiraf ediyorum ama erkek taklidi yapmak zorunda kaldım. Çünkü sanal ortamda bile hatun görünce bunların sesi soluğu kesiliyor. U S and A gençliğinin “geek” ya da “nerd” karakterleri otakutunun tam karşılığı sayılmaz. Klasik sosyal durumlarda tutuk ama teknolojik konularda bilgili anime hastası bu gençlere “geek” denemez, hele inek hiç denemez çünkü çoğu okulla alakasını erkenden kesiyor. Onlara obsesif gençlik diyebiliriz. Extreme bir otakuyu karşıdan gelirken derhal farkedersiniz. Stilsizliğe dayalı muhteşem bir stilleri ve hep çok rahat ayakkabıları vardır. Çünkü günün yarısını Akihabara&#8217;da ucuz elektronik eşya, anime figürü ve manga kovalayarak geçirirler. Günün geri kalanındaysa habire kendilerini kovalayıp tartaklayarak ellerindeki paraları çalan bancholardan kaçmakla meşgullerdir. Rahat ayakkabılar bir otaku&#8217;nun en önemli silahıdır. Otakular 2007&#8242;den beri her yıl mekanları Akihabara&#8217;da protesto yürüyüşü düzenliyorlar. Japon halkı genelde sokaklara çok zor dökülür o yüzden bu protestolar medyada oldukça dikkat çekti. Otakulara gösterilen şiddeti kınayan bu gösteriler her yıl büyümekte.</p>
<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td>
<p><div id="attachment_5134" class="wp-caption aligncenter" style="width: 347px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/24.jpg"><img class="size-medium wp-image-5134" title="24" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/24-300x207.jpg" alt="" width="337" height="232" /></a><p class="wp-caption-text">maid-cafe reklamı</p></div></td>
<td>
<p><div id="attachment_5135" class="wp-caption aligncenter" style="width: 210px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/25.jpg"><img class="size-medium wp-image-5135" title="25" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/25-200x300.jpg" alt="" width="200" height="300" /></a><p class="wp-caption-text">Swallowtails Cafe&#39;nin meşhur butler&#39;larından:Ryutaro</p></div></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Akihabara Tokyo&#8217;daki her türlü elektronik malzemenin ve manga dükkanlarının Mekke&#8217;si. Burada sadece otakulara hizmet veren maid cafeler var. Fransız hizmetçileri gibi giyinmiş bu kızlar utangaç otakulara “Master” diye hitap edip, içeceklerini koyuyor, beraber bilgisayar oyunları oynayıp, omletlerine ketçaptan kalp çiziyorlar. Hepsi bu. Seksüel hiçbir şey yok. Üstelik çoğu o kadar tiz bir çocuk sesiyle konuşuyor ki&#8230; Sanki 9 yaşında gibi kızlar. Garip bir durum. Japon kızları otakulara çok kötü davranıyor devamlı tersliyorlar, o yüzden bu maid cafeler çoğunun karşı cinsten biriyle konuşabildikleri tek yer. Bu cafelerde seksüel bir şey olsa otakular anında kalpten gider. Hastalık derecesinde utangaçlar. Hepsi yürüyen bir sosyal-anksiyete vakası. Bayan otakularımız içinde <a href="http://www.youtube.com/watch?v=OZ3tzyuyiLw&amp;feature=related">Butler cafe</a>&#8216;ler mevcut. Buralar harbiden sürreal yerler. Masadaki her kıza girişte bir butler ve zil veriliyor. Bu butler karakteri genelde genç, yakışıklı, anime saçlı bir japon abi. Kız zili çaldığı anda koşup “Ne istersiniz prenses?” diye müşteriye hitap ediyorlar. TEK DİZİNİN ÜSTÜNDE! Yemeğinize üflüyor, çevrenizde dört dönüyor, hatta sizi masaya kucaklarında taşıyorlar. Bunların müşterileri genelde prenses lolitalar. Dekorasyon tamamen uçuk bir Fransız Rokoko. Şimdi bir de Shibuya&#8217;da sadece yabancı butlerların çalıştığı bir cafe açıldı ve inanılmaz popüler. Tüm kadro amerikan, ingiliz falan. Otaku kızlar hasta bunlara. Cafenin <a href="http://www.butlerscafe.com/">websitesi</a> ayrıca bir şaheser. Özellikle beyler lütfen sağ alttaki wanted ilanını okusunlar. Yabancılar bu cafelerde inanılmaz para kazanıyormuş benden söylemesi. Bahşişler hariç ayda 8000 dolar desem&#8230;</p>
<p><object width="640" height="390" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/AR5lfZ_pNig?version=3&amp;hl=en_US" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed width="640" height="390" type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.youtube.com/v/AR5lfZ_pNig?version=3&amp;hl=en_US" allowFullScreen="true" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" /></object></p>
<p>Otakuları ve Akihabara ortamını merak edenlere “Akihabara@Deep”(trailerı <a href="http://www.youtube.com/watch?v=uUyiGVZQ8nM&amp;feature=related">burada</a>) ve “Densha Otoko”(trailerı <a href="http://www.youtube.com/watch?v=cWHzonnxfWg&amp;feature=related">şurada</a>) dizilerini tavsiye ederim. Son yıllarda tartışmasız beni en çok güldüren iki dizidir. Üstelik dizi takip edebilen bir bünyeye sahip değilim.</p>
<p>Gelecek dersimizde bu zat-ı muhteremler ne çeşit müzikler dinleyip, ne seyrediyorlar da böyle deliriyorlar onu öğreneceğiz. Çok eğlendim çok. Taa Seatle&#8217;da yaşayan saf kan AMERICAN arkadaşımı bana ajanlık yapsın diye Dir en Grey konserine gönderdim. Çocuk bir hafta konuşamadı. Daha kimlere neler yaptım? Ne badireler atlattım? Taa Tokyo&#8217;dan İstanbul&#8217;a gelip evimi yakmakla tehdit eden manyak visual kei fanlarından nasıl kurtuldum? Çok eğlenceli bol sazlı sözlü bir yazı olacak takılın buralarda. TRT&#8217;den sevgilerle&#8230;</p>
<p><strong>Sneak Preview:</strong> Gelecek yazıda nelere maruz kalacağınıza dair bir ön uyarı&#8230; Japonya&#8217;dan çıkan en süper yaratık: MiYAVi. Aşağıda Gazette grubu Peace &amp; Smile Carnival&#8217;deki nefis canlı performansları.</p>
<p><object width="640" height="390" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/hF0ExjFAWUY?version=3&amp;hl=en_US" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed width="640" height="390" type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.youtube.com/v/hF0ExjFAWUY?version=3&amp;hl=en_US" allowFullScreen="true" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" /></object></p>
Paylaş:<a rel="nofollow"   href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F08%2Fdelilerin-ronesansi-japonya.html&amp;title=Delilerin%20R%C3%B6nesans%C4%B1%3A%20Japonya%20&amp;bodytext=Memoirs%20of%20a%20geek-sha%3A%20And%20I%27m%20still%20alive%21%20----varan%202----%0D%0AHi%C3%A7%20h%C4%B1z%20kaybetmeden%20konuya%20ge%C3%A7en%20yaz%C4%B1da%20kald%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%C4%B1z%20yerden%20devam%20ediyoruz.%20Nerde%20kalm%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1k%3F%20Hmm%20evet%20biz%20burda%20bu%20%C5%9Fekilde%20tak%C4%B1l%C4%B1rken%20Japon%20ya%C5%9F%C4%B1tlar%C4%B1m%C4%B1z%20nerelerde%2C%20ne%20%C5%9Fekil" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/digg.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Digg" alt="Digg" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F08%2Fdelilerin-ronesansi-japonya.html&amp;title=Delilerin%20R%C3%B6nesans%C4%B1%3A%20Japonya%20" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/stumbleupon.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="StumbleUpon" alt="StumbleUpon" /></a><a rel="nofollow"   href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F08%2Fdelilerin-ronesansi-japonya.html&amp;title=Delilerin%20R%C3%B6nesans%C4%B1%3A%20Japonya%20&amp;notes=Memoirs%20of%20a%20geek-sha%3A%20And%20I%27m%20still%20alive%21%20----varan%202----%0D%0AHi%C3%A7%20h%C4%B1z%20kaybetmeden%20konuya%20ge%C3%A7en%20yaz%C4%B1da%20kald%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%C4%B1z%20yerden%20devam%20ediyoruz.%20Nerde%20kalm%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1k%3F%20Hmm%20evet%20biz%20burda%20bu%20%C5%9Fekilde%20tak%C4%B1l%C4%B1rken%20Japon%20ya%C5%9F%C4%B1tlar%C4%B1m%C4%B1z%20nerelerde%2C%20ne%20%C5%9Fekil" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/delicious.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="del.icio.us" alt="del.icio.us" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.facebook.com/share.php?u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F08%2Fdelilerin-ronesansi-japonya.html&amp;t=Delilerin%20R%C3%B6nesans%C4%B1%3A%20Japonya%20" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/facebook.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Facebook" alt="Facebook" /></a><a rel="nofollow"   href="http://twitter.com/home?status=Delilerin%20R%C3%B6nesans%C4%B1%3A%20Japonya%20%20-%20http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F08%2Fdelilerin-ronesansi-japonya.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/twitter.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Twitter" alt="Twitter" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&amp;bkmk=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F08%2Fdelilerin-ronesansi-japonya.html&amp;title=Delilerin%20R%C3%B6nesans%C4%B1%3A%20Japonya%20&amp;annotation=Memoirs%20of%20a%20geek-sha%3A%20And%20I%27m%20still%20alive%21%20----varan%202----%0D%0AHi%C3%A7%20h%C4%B1z%20kaybetmeden%20konuya%20ge%C3%A7en%20yaz%C4%B1da%20kald%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%C4%B1z%20yerden%20devam%20ediyoruz.%20Nerde%20kalm%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1k%3F%20Hmm%20evet%20biz%20burda%20bu%20%C5%9Fekilde%20tak%C4%B1l%C4%B1rken%20Japon%20ya%C5%9F%C4%B1tlar%C4%B1m%C4%B1z%20nerelerde%2C%20ne%20%C5%9Fekil" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebookmark.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Bookmarks" alt="Google Bookmarks" /></a><a rel="nofollow"   href="mailto:?subject=Delilerin%20R%C3%B6nesans%C4%B1%3A%20Japonya%20&amp;body=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F08%2Fdelilerin-ronesansi-japonya.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/email_link.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="email" alt="email" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.friendfeed.com/share?title=Delilerin%20R%C3%B6nesans%C4%B1%3A%20Japonya%20&amp;link=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F08%2Fdelilerin-ronesansi-japonya.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/friendfeed.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="FriendFeed" alt="FriendFeed" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/reader/link?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F08%2Fdelilerin-ronesansi-japonya.html&amp;title=Delilerin%20R%C3%B6nesans%C4%B1%3A%20Japonya%20&amp;srcURL=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F08%2Fdelilerin-ronesansi-japonya.html&amp;srcTitle=Prensese+Mektuplar+" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebuzz.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Buzz" alt="Google Buzz" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.tumblr.com/share?v=3&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F08%2Fdelilerin-ronesansi-japonya.html&amp;t=Delilerin%20R%C3%B6nesans%C4%B1%3A%20Japonya%20&amp;s=Memoirs%20of%20a%20geek-sha%3A%20And%20I%27m%20still%20alive%21%20----varan%202----%0D%0AHi%C3%A7%20h%C4%B1z%20kaybetmeden%20konuya%20ge%C3%A7en%20yaz%C4%B1da%20kald%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%C4%B1z%20yerden%20devam%20ediyoruz.%20Nerde%20kalm%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1k%3F%20Hmm%20evet%20biz%20burda%20bu%20%C5%9Fekilde%20tak%C4%B1l%C4%B1rken%20Japon%20ya%C5%9F%C4%B1tlar%C4%B1m%C4%B1z%20nerelerde%2C%20ne%20%C5%9Fekil" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/tumblr.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Tumblr" alt="Tumblr" /></a><br/><br/><img src="http://www.prensesemektuplar.com/?ak_action=api_record_view&id=5086&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.prensesemektuplar.com/2011/08/delilerin-ronesansi-japonya.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>[haftanın videosu] conté animated &#8211; thought of you</title>
		<link>http://www.prensesemektuplar.com/2011/06/haftanin-videosu-conte-animated-thought-of-you.html</link>
		<comments>http://www.prensesemektuplar.com/2011/06/haftanin-videosu-conte-animated-thought-of-you.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Jun 2011 08:00:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Prensese Mektuplar</dc:creator>
				<category><![CDATA[eglenceli]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[muzik]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.prensesemektuplar.com/?p=4850</guid>
		<description><![CDATA[İki ve hatta üç boyutlu animasyon teknolojisi her gün, her saat bir adım daha öteye gidiyor gibi geliyor bize, Prenses. Yıllarını Hollywood animasyon piyasasında geçirmiş, senin Warner Bros benim Dreamworks dinlememiş Ryan Woodward abimiz iki boyutlu animasyonu leziz bir çağdaş dans parçasına giydirip Conté Animated projesi altinda Thought of You&#8216;yu ortaya çıkarmış. Proje ve ilginç [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İki ve hatta üç boyutlu animasyon teknolojisi her gün, her saat bir adım daha öteye gidiyor gibi geliyor bize, Prenses. Yıllarını Hollywood animasyon piyasasında geçirmiş, senin Warner Bros benim Dreamworks dinlememiş Ryan Woodward abimiz iki boyutlu animasyonu leziz bir çağdaş dans parçasına giydirip <em>Conté Animated</em> projesi altinda <em>Thought of You</em>&#8216;yu ortaya çıkarmış. Proje ve ilginç kişiliğiyle bizi bizden alan Ryan abiyle ilgili daha fazla bilmek istersen web sitesi <a href="http://conteanimated.com/">burada</a>.</p>
<p>Şimdilik seni 2010 yapımı <em>Thought of You</em> videosuyla başbaşa bırakıyorum ki yüzüne biraz da gülümseme gelsin şu karışmış dünya gündeminde. 2011 yılında festival festival gezmekte olan video, Prenses&#8217;e özel şimdi ve burada!</p>
<p><object width="500" height="306"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/OEMd4FcxNBs?version=3"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowscriptaccess" value="always"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/OEMd4FcxNBs?version=3" type="application/x-shockwave-flash" width="500" height="306" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
Paylaş:<a rel="nofollow"   href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fhaftanin-videosu-conte-animated-thought-of-you.html&amp;title=%5Bhaftan%C4%B1n%20videosu%5D%20cont%C3%A9%20animated%20-%20thought%20of%20you&amp;bodytext=%C4%B0ki%20ve%20hatta%20%C3%BC%C3%A7%20boyutlu%20animasyon%20teknolojisi%20her%20g%C3%BCn%2C%20her%20saat%20bir%20ad%C4%B1m%20daha%20%C3%B6teye%20gidiyor%20gibi%20geliyor%20bize%2C%20Prenses.%20Y%C4%B1llar%C4%B1n%C4%B1%20Hollywood%20animasyon%20piyasas%C4%B1nda%20ge%C3%A7irmi%C5%9F%2C%20senin%20Warner%20Bros%20benim%20Dreamworks%20dinlememi%C5%9F%20Ryan%20Woodward%20abimi" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/digg.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Digg" alt="Digg" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fhaftanin-videosu-conte-animated-thought-of-you.html&amp;title=%5Bhaftan%C4%B1n%20videosu%5D%20cont%C3%A9%20animated%20-%20thought%20of%20you" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/stumbleupon.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="StumbleUpon" alt="StumbleUpon" /></a><a rel="nofollow"   href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fhaftanin-videosu-conte-animated-thought-of-you.html&amp;title=%5Bhaftan%C4%B1n%20videosu%5D%20cont%C3%A9%20animated%20-%20thought%20of%20you&amp;notes=%C4%B0ki%20ve%20hatta%20%C3%BC%C3%A7%20boyutlu%20animasyon%20teknolojisi%20her%20g%C3%BCn%2C%20her%20saat%20bir%20ad%C4%B1m%20daha%20%C3%B6teye%20gidiyor%20gibi%20geliyor%20bize%2C%20Prenses.%20Y%C4%B1llar%C4%B1n%C4%B1%20Hollywood%20animasyon%20piyasas%C4%B1nda%20ge%C3%A7irmi%C5%9F%2C%20senin%20Warner%20Bros%20benim%20Dreamworks%20dinlememi%C5%9F%20Ryan%20Woodward%20abimi" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/delicious.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="del.icio.us" alt="del.icio.us" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.facebook.com/share.php?u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fhaftanin-videosu-conte-animated-thought-of-you.html&amp;t=%5Bhaftan%C4%B1n%20videosu%5D%20cont%C3%A9%20animated%20-%20thought%20of%20you" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/facebook.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Facebook" alt="Facebook" /></a><a rel="nofollow"   href="http://twitter.com/home?status=%5Bhaftan%C4%B1n%20videosu%5D%20cont%C3%A9%20animated%20-%20thought%20of%20you%20-%20http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fhaftanin-videosu-conte-animated-thought-of-you.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/twitter.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Twitter" alt="Twitter" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&amp;bkmk=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fhaftanin-videosu-conte-animated-thought-of-you.html&amp;title=%5Bhaftan%C4%B1n%20videosu%5D%20cont%C3%A9%20animated%20-%20thought%20of%20you&amp;annotation=%C4%B0ki%20ve%20hatta%20%C3%BC%C3%A7%20boyutlu%20animasyon%20teknolojisi%20her%20g%C3%BCn%2C%20her%20saat%20bir%20ad%C4%B1m%20daha%20%C3%B6teye%20gidiyor%20gibi%20geliyor%20bize%2C%20Prenses.%20Y%C4%B1llar%C4%B1n%C4%B1%20Hollywood%20animasyon%20piyasas%C4%B1nda%20ge%C3%A7irmi%C5%9F%2C%20senin%20Warner%20Bros%20benim%20Dreamworks%20dinlememi%C5%9F%20Ryan%20Woodward%20abimi" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebookmark.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Bookmarks" alt="Google Bookmarks" /></a><a rel="nofollow"   href="mailto:?subject=%5Bhaftan%C4%B1n%20videosu%5D%20cont%C3%A9%20animated%20-%20thought%20of%20you&amp;body=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fhaftanin-videosu-conte-animated-thought-of-you.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/email_link.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="email" alt="email" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.friendfeed.com/share?title=%5Bhaftan%C4%B1n%20videosu%5D%20cont%C3%A9%20animated%20-%20thought%20of%20you&amp;link=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fhaftanin-videosu-conte-animated-thought-of-you.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/friendfeed.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="FriendFeed" alt="FriendFeed" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/reader/link?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fhaftanin-videosu-conte-animated-thought-of-you.html&amp;title=%5Bhaftan%C4%B1n%20videosu%5D%20cont%C3%A9%20animated%20-%20thought%20of%20you&amp;srcURL=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fhaftanin-videosu-conte-animated-thought-of-you.html&amp;srcTitle=Prensese+Mektuplar+" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebuzz.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Buzz" alt="Google Buzz" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.tumblr.com/share?v=3&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fhaftanin-videosu-conte-animated-thought-of-you.html&amp;t=%5Bhaftan%C4%B1n%20videosu%5D%20cont%C3%A9%20animated%20-%20thought%20of%20you&amp;s=%C4%B0ki%20ve%20hatta%20%C3%BC%C3%A7%20boyutlu%20animasyon%20teknolojisi%20her%20g%C3%BCn%2C%20her%20saat%20bir%20ad%C4%B1m%20daha%20%C3%B6teye%20gidiyor%20gibi%20geliyor%20bize%2C%20Prenses.%20Y%C4%B1llar%C4%B1n%C4%B1%20Hollywood%20animasyon%20piyasas%C4%B1nda%20ge%C3%A7irmi%C5%9F%2C%20senin%20Warner%20Bros%20benim%20Dreamworks%20dinlememi%C5%9F%20Ryan%20Woodward%20abimi" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/tumblr.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Tumblr" alt="Tumblr" /></a><br/><br/><img src="http://www.prensesemektuplar.com/?ak_action=api_record_view&id=4850&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.prensesemektuplar.com/2011/06/haftanin-videosu-conte-animated-thought-of-you.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Atina İsyanda</title>
		<link>http://www.prensesemektuplar.com/2011/06/atina-isyanda.html</link>
		<comments>http://www.prensesemektuplar.com/2011/06/atina-isyanda.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Jun 2011 17:30:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tuna</dc:creator>
				<category><![CDATA[aktivizm]]></category>
		<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[guncel]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<category><![CDATA[15 Haziran]]></category>
		<category><![CDATA[Atina]]></category>
		<category><![CDATA[dayanışma]]></category>
		<category><![CDATA[Halk isyanı]]></category>
		<category><![CDATA[kitlesel eylem]]></category>
		<category><![CDATA[örgütlenme]]></category>
		<category><![CDATA[protesto]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal ağlar]]></category>
		<category><![CDATA[Syntagma Meydanı]]></category>
		<category><![CDATA[yunanistan]]></category>
		<category><![CDATA[Yunanistan Krizi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.prensesemektuplar.com/?p=4814</guid>
		<description><![CDATA[Sevgili Prenses, Sana yaşlı gözlerle yazıyorum. Burnumda bir sızı, genzimde yanma. Ağlamıyorum. Ağlasam sevincimden heyecanımdan ağlardım. İnsan onurunun, dayanışmasının zorbaya karşı duruşuna hislenirdim. Göz yaşlarım Atina&#8217;da Syntagma Meydanında şuursuzca atılan gaz bombalarından menkul. Memleketim polisinin güzelim biber gazı varken ben kalk Atina&#8217;da biber gazı ye. Türk polisine karşı mahcubum. Suyun öte yanı herşeyiyle bize benziyor. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili Prenses,<br />
Sana yaşlı gözlerle yazıyorum. Burnumda bir sızı, genzimde yanma. Ağlamıyorum. Ağlasam sevincimden heyecanımdan ağlardım. İnsan onurunun, dayanışmasının zorbaya karşı duruşuna hislenirdim. Göz yaşlarım Atina&#8217;da Syntagma Meydanında şuursuzca atılan gaz bombalarından menkul. Memleketim polisinin güzelim biber gazı varken ben kalk Atina&#8217;da biber gazı ye. Türk polisine karşı mahcubum. Suyun öte yanı herşeyiyle bize benziyor. Neoliberalizm markalı gaz bombaları, halkının öfkesine karşı kendini şiddetle savunan zorbaları ele veriyor. Hopa&#8217;da suyunu taşını toprağını savunurken Metin Lokumcu&#8217;yu öldüren gaz; Atina&#8217;da, Madrid&#8217;de küresel hırsızlara karşı yaşamını savunanlara atılanlarla aynı.</p>
<p>Sana Atina&#8217;dan yazıyorum prenses. Ekonomisi tamamen çökme noktasına gelen, halkının parası hortumlanan, şimdi de geleceği ve tüm varlıkları IMF, AB ve Avrupa Merkez Bankası&#8217;nın (troyka) insafına kalmış Yunanistan&#8217;dayım. İflas eden ülkenin &#8220;yardımına&#8221; koşan Troyka, devletin sahip olduğu ne var ne yoksa satacaksınız şartı koyar. Ağır kemer sıkma politikalarıyla kamu çalışanlarının maaşlarının azaltılması planlanır. Onbinlerce kişinin işten çıkartılması kağıt üstünde planlanır. Sen kemer sıkma nedir iyi bilirsin Prenses. Kodamanlar zengin olsun diye oynanan oyunlar ekonomiyi çökertince faturanın dar gelirliye nasıl çıkarıldığını da iyi bilirsin. Yunan kardeşine gönül gözünü aç da bir dinle o zaman. Bu kemer sıkma politikaları ve geleceği ipotek etme karşılığında verilen milyarca dolar paranın ise yunan bankalarını finanse etmek için kullanılması planlanıyor.</p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="480" height="390" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/QGj-3KhRlHc?version=3&amp;hl=en_US" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="480" height="390" src="http://www.youtube.com/v/QGj-3KhRlHc?version=3&amp;hl=en_US" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p>Ülkeyi 340 milyar euro  borç batağına sok. %16 olan işsizliğe ek olarak kamuda işten çıkarmaları planla. 50 milyar euro devlet malını sat. 6.5 milyar euro ek vergi getir. Çalışanların maaşlarında da indirime git. Bir krizin bütün faturası halka nasıl çıkarılır konulu dersimize hoş geldin prenses. Bu rakamlar kızgınlık ve tiksintiyle seni sokağa çıkartırmıydı acaba?</p>
<p>Yunanlıların bizden en temel farkı polis devleti ve darbeci ordu zorbalığıyla son dönemde sindirilememiş olmasında. Güçlü bir sendikal örgütlenme ve geniş katılımlı genel grevler düzenleyerek  günlük hayatı durdurabilen bir emek gücünden bahsediyorum. Hakkı için sokağa çıkmaktan korkmayan bir ülke. Bizim aman siyasete karışma diyen ana babalarımızın tersine, buradaki amcalar teyzeler kendi çocuklarından önce, çocuklarının geleceği için sokaklara çıkıyor.</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/06/atinagece.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-4829" title="atinagece" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/06/atinagece.jpg" alt="" width="365" height="244" /></a>15 Haziran&#8217;da bir genel grev yapıldı. Bu seneki üçüncü genel grev. Kamu çalışanları,hastane çalışanları, toplu taşıma çalışanları ve gazeteciler iş bıraktılar. İnsanlar bir araya gelince çok büyük bir güç ortaya çıkıyor prenses. Ama bu son grevin öncesinde çok daha ilginç bir gelişme yaşandı. Hani senin bir ara, bu internet protestolarından hiç bi cacık çıkmaz, dediğin zamanlarda yaşandı hatta. İspanya&#8217;daki işsizlik protestolarından ilham alan, herhangi bir politik eğilimi olmayan sıradan vatandaşlar &#8220;bıkkınlar&#8221; ismi altında örgütlenmeye başlar. Yaklaşık 2 hafta önce de Atina&#8217;da parlamento ve bakanlıkların orta yerindeki Syntagma Meydanı&#8217;na gelip çadırlarıyla yerleşirler. Binlerce insandan bahsediyorum prenses. Meydanda insanların sayısı her gün artmış. Ayrıca akşam işinden çıkan binlerce insan haftalardır meydana akın ediyor. Hemen bir iş bölümü başlamış. Herkese açık gruplarda, temizlik, güvenlik, yemek, iletişim, kürsü, müzik gibi bir çok alt grup oluşmuş.</p>
<p>Parlamentonun önünde, meclise inat her gün doğrudan demokrasi şiarıyla binlerce kişinin bir araya geldiği halk meclisi toplantıları yapılıyor. Günden güne yöntemlerini geliştirmişler. İsteyen herkes mikrofonu alıp konuşuyor. Ama sadece konuşmuyorlar. Aktif bir biçimde karar da alıyorlar. Deneyimlerini paylaşıyorlar. Ve birbirileriyle tanışıyorlar. Hiçbiri aynı fikirde değil. Sağcısından dincisinden solcusuna farklılıklarını konuşmak yerine birlikte ne yaparızı konuşuyorlar. Sonra bu günlük toplantıların notlarını internette herkese açık şekilde yayınlıyorlar. İşte 15 Haziran genel grev çağrısını yapan da bu halk meclisi. Demiş ki gelin arkadaşlar dört bir yandan bu parlamentoyu bloke edelim.</p>
<p>Seni bilirim, bir şüpheci  prensessin. Kim var bu halk meclisinin arkasında diyeceksin. Anlaşılan herhangi bir örgütün ne öncülüğü ne de liderliği var. Tam tersine gelişmelerden dolayı sol örgütler de oldukça şaşkın. Bundan 2500 yıl önce yunanlılar Atina&#8217;da ilk doğrudan demokrasi deneyimini gerçekleştirmişti. Yunan halkinın bilincinde ve genlerinde aynı kendi kendini yönetme isteği devam ediyor anlaşılan.</p>
<div id="attachment_4830" class="wp-caption alignleft" style="width: 360px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/06/CNBC_greek_protest_21.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4831" title="CNBC_greek_protest_2" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/06/CNBC_greek_protest_21-300x200.jpg" alt="" width="350" height="233" /></a><p class="wp-caption-text">&quot;En büyük şiddet, yoksulluktur!&quot; </p></div>
<p>Bu hareketin kendi dinamikleriyle geliştiğini gören anarşistler, daha önce kendi varlıklarının bu tür birliktelikleri zayıflatan tartışmalara yol açtığını bildiklerinden, hareketi destekleseler de birazcık kıyısında duruyorlar. Halk meclisi her türlü şiddet içeren yöntemi dışlıyor. Devlet ve Medya güçlerinin her türlü şiddeti hareketin meşruiyetini ortadan kaldırmak için kullanacağının herkes farkında. Yine de küçük ölçekli genç anarşist grupların çıkardığı birkaç olay yunan ve dünya medyasında abartılarak sunuluyor. Bu 20-30 kişiyi bahane eden polis en az 50bin kişinin üzerine ölçüsüz biçimde biber gazı bombaları atmaktan çekinmiyor. O kadar çok gaz bombası attılar ki,  gösterilerin ertesi gününde bile meydanda dolaşırken biber gazından  etkilenmemek mümkün değil. Öte yandan yunan polisinin taktikleri de senin bildiğin cinsten.</p>
<p>Eylem sırasında alanda, polis kimliği sonradan ayyuka çıkan ajan provakatörlerin sağı solu yakıp yıktığı da gelen haberler arasında. Sopaları servis edenlerin de polisler olduğu şüphesi var fotoğraflara bakınca.</p>
<p>Sağduyu ağır bassa da zaman imajlar zamanı. Mısır&#8217;da Tahrir Meydanındaki kitlesel direnişi yere göğe sığdıramayan batı medyası piyasaların ipoteği ve sansürü altında, Syntagma Meydanında doğan direniş ruhunu görmezden geliyor. Gören ve dili dönen herkesin konuşması ve anlatması boynumuzun borcu diyorum. Zira Atina&#8217;da kendi hakları için ayağa kalkan, konuşan, karar veren, örgütlenen ve birlikte hareket edebilen bir kitle var. Ve bu kitle, ne eyledikleri kadar nasıl eylediklerine, her çığlığı ve her sözü hareketin diline dahil etmeye çok önem veriyor. Çok da kararlı gözüküyorlar. Hükümeti istifa ettirdiler eylemin arkasından, Yunanistan&#8217;da devrim olur mu bilemem ama halkın bıçak kemiğe dayandıktan sonra uyanmaya başladığı kesin. Darısı bizim başımıza.</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/06/nightasssembly.jpg"><img class="alignright" title="nightasssembly" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/06/nightasssembly.jpg" alt="" width="377" height="251" /></a>Gece çekirdek çitlemeyi bilen yegane avrupa milletine mensup yunan kardeşlerimizin binlercesiyle eylem alanında sohbet halindeyken bir de ay tutulunca aha dedim vallahi devrim oluyor. Bu insanların toplu olarak bir araya geldikleri ortamlarda bambaşka bir enerji toparlanıyor sanki. Herkes bin senelik ahbapmışcasına samimi.  Geyiğin dibine vururken ben de yunanlı arkadaşlara  ergenekon meselesini anlattım. Sonra kelimenin kökenine girdim ki baktım  kimse takip edemiyor, zaten benim de kafam karışmıştı dağ mı deliniyo demir mi dövülüyo falan diye. Zaten  ay da tutuluyor. Komuşum ergenekona deyip gecenin keyfini çıkardım. Biber gazından yanan gözlerle hala halay çekebiliyorlarsa bunlar da bizden dedim içimden.</p>
<p>Son bir not eklemeden geçmek de haksızlık olacak. Yunanistan halk direnişi, İspanya&#8217;daki toplumsal hareketlilik ve eylemlerle de oldukça paralellik gösteriyor. Gelgelelim, neoliberalizmin küresel çıkmazının ve kriz döngüsünün, dünya krizlerini tüm komforuyla kendi koltuğuna yaslanıp tüm ayrıcalıklarına sıkı sıkı sarılarak izleyen ve hatta bundan beslenen  Avrupa  orta sınıfına dokunması ayrıca  ironik. Ne diyoruz o zaman. Hayden Marksist Analistler, görev başına!.. annatın bakem noluyo&#8230;.Orta sınıfı silkelemeden devrim olmuyor galiba. Meraklanma millliyetçi yurdum ortası.Bu yanna bakarken dudağının kenarındaki yunan düşmanı gülümsemeyi farketmiyorum sanma. Kriz sırası sana da gelir.</p>
Paylaş:<a rel="nofollow"   href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fatina-isyanda.html&amp;title=Atina%20%C4%B0syanda&amp;bodytext=Sevgili%20Prenses%2C%0D%0ASana%20ya%C5%9Fl%C4%B1%20g%C3%B6zlerle%20yaz%C4%B1yorum.%20Burnumda%20bir%20s%C4%B1z%C4%B1%2C%20genzimde%20yanma.%20A%C4%9Flam%C4%B1yorum.%20A%C4%9Flasam%20sevincimden%20heyecan%C4%B1mdan%20a%C4%9Flard%C4%B1m.%20%C4%B0nsan%20onurunun%2C%20dayan%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1n%C4%B1n%20zorbaya%20kar%C5%9F%C4%B1%20duru%C5%9Funa%20hislenirdim.%20G%C3%B6z%20ya%C5%9Flar%C4%B1m%20Atina%27d" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/digg.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Digg" alt="Digg" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fatina-isyanda.html&amp;title=Atina%20%C4%B0syanda" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/stumbleupon.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="StumbleUpon" alt="StumbleUpon" /></a><a rel="nofollow"   href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fatina-isyanda.html&amp;title=Atina%20%C4%B0syanda&amp;notes=Sevgili%20Prenses%2C%0D%0ASana%20ya%C5%9Fl%C4%B1%20g%C3%B6zlerle%20yaz%C4%B1yorum.%20Burnumda%20bir%20s%C4%B1z%C4%B1%2C%20genzimde%20yanma.%20A%C4%9Flam%C4%B1yorum.%20A%C4%9Flasam%20sevincimden%20heyecan%C4%B1mdan%20a%C4%9Flard%C4%B1m.%20%C4%B0nsan%20onurunun%2C%20dayan%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1n%C4%B1n%20zorbaya%20kar%C5%9F%C4%B1%20duru%C5%9Funa%20hislenirdim.%20G%C3%B6z%20ya%C5%9Flar%C4%B1m%20Atina%27d" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/delicious.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="del.icio.us" alt="del.icio.us" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.facebook.com/share.php?u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fatina-isyanda.html&amp;t=Atina%20%C4%B0syanda" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/facebook.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Facebook" alt="Facebook" /></a><a rel="nofollow"   href="http://twitter.com/home?status=Atina%20%C4%B0syanda%20-%20http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fatina-isyanda.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/twitter.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Twitter" alt="Twitter" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&amp;bkmk=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fatina-isyanda.html&amp;title=Atina%20%C4%B0syanda&amp;annotation=Sevgili%20Prenses%2C%0D%0ASana%20ya%C5%9Fl%C4%B1%20g%C3%B6zlerle%20yaz%C4%B1yorum.%20Burnumda%20bir%20s%C4%B1z%C4%B1%2C%20genzimde%20yanma.%20A%C4%9Flam%C4%B1yorum.%20A%C4%9Flasam%20sevincimden%20heyecan%C4%B1mdan%20a%C4%9Flard%C4%B1m.%20%C4%B0nsan%20onurunun%2C%20dayan%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1n%C4%B1n%20zorbaya%20kar%C5%9F%C4%B1%20duru%C5%9Funa%20hislenirdim.%20G%C3%B6z%20ya%C5%9Flar%C4%B1m%20Atina%27d" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebookmark.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Bookmarks" alt="Google Bookmarks" /></a><a rel="nofollow"   href="mailto:?subject=Atina%20%C4%B0syanda&amp;body=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fatina-isyanda.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/email_link.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="email" alt="email" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.friendfeed.com/share?title=Atina%20%C4%B0syanda&amp;link=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fatina-isyanda.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/friendfeed.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="FriendFeed" alt="FriendFeed" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/reader/link?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fatina-isyanda.html&amp;title=Atina%20%C4%B0syanda&amp;srcURL=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fatina-isyanda.html&amp;srcTitle=Prensese+Mektuplar+" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebuzz.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Buzz" alt="Google Buzz" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.tumblr.com/share?v=3&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fatina-isyanda.html&amp;t=Atina%20%C4%B0syanda&amp;s=Sevgili%20Prenses%2C%0D%0ASana%20ya%C5%9Fl%C4%B1%20g%C3%B6zlerle%20yaz%C4%B1yorum.%20Burnumda%20bir%20s%C4%B1z%C4%B1%2C%20genzimde%20yanma.%20A%C4%9Flam%C4%B1yorum.%20A%C4%9Flasam%20sevincimden%20heyecan%C4%B1mdan%20a%C4%9Flard%C4%B1m.%20%C4%B0nsan%20onurunun%2C%20dayan%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1n%C4%B1n%20zorbaya%20kar%C5%9F%C4%B1%20duru%C5%9Funa%20hislenirdim.%20G%C3%B6z%20ya%C5%9Flar%C4%B1m%20Atina%27d" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/tumblr.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Tumblr" alt="Tumblr" /></a><br/><br/><img src="http://www.prensesemektuplar.com/?ak_action=api_record_view&id=4814&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.prensesemektuplar.com/2011/06/atina-isyanda.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sivil İtaatsizlik</title>
		<link>http://www.prensesemektuplar.com/2011/06/sivil-itaatsizlik.html</link>
		<comments>http://www.prensesemektuplar.com/2011/06/sivil-itaatsizlik.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Jun 2011 04:00:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Prensese Mektuplar</dc:creator>
				<category><![CDATA[aktivizm]]></category>
		<category><![CDATA[cevre]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<category><![CDATA[gandi]]></category>
		<category><![CDATA[greenpeace]]></category>
		<category><![CDATA[şiddetsiz doğrudan eylem]]></category>
		<category><![CDATA[sivil itaatsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[Stanley Milgram]]></category>
		<category><![CDATA[Thoreau]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.prensesemektuplar.com/?p=4736</guid>
		<description><![CDATA[Sevgili Prenses, Seçim öncesi kaostan memleket yorgun düşmüşken yaratılan, üretilen gündemlerin ötesinde evrensel kavramlar ve anlamları üzerine konuşmaktan yanayız. Toplumsal şiddetin tavan yaptığı, rejimin otoriter araçlarını sonuna kadar kullanmaktan çekinmediği bu kaotik zamanlarda itaat etmeme halini, şiddetten arınmış dili ve eylemi konuşmak sağduyudandır dedik. Aklımıza güzel insan Melda Keskin&#8216;in yıllardır dönüp dönüp okuduğumuz yazısı geldi. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Sevgili Prenses,</p>
<p>Seçim öncesi kaostan memleket yorgun düşmüşken yaratılan, üretilen gündemlerin ötesinde evrensel kavramlar ve anlamları üzerine konuşmaktan yanayız.  Toplumsal şiddetin tavan yaptığı, rejimin otoriter araçlarını sonuna kadar kullanmaktan çekinmediği bu kaotik zamanlarda <a href="http://www.prensesemektuplar.com/2010/02/ben-eylemin-dogrudanini-severim.html">itaat etmeme hali</a>ni, şiddetten arınmış dili ve <a href="http://www.prensesemektuplar.com/2010/07/yerel-grup-eylemine-giris.html">eylem</a>i konuşmak sağduyudandır dedik. Aklımıza güzel insan <a href="http://firtinakusu.net/">Melda Keskin</a>&#8216;in yıllardır dönüp dönüp okuduğumuz yazısı geldi. Sen de oku anla dedik. Memleket insanı adını ilk kez duyduğu evrensel kavramları, kavramı duyduğu politik hareketle özdeşleştirse de sen objektifini geniş açıya ayarla, bir de buradan bak dedik. Melda, Greenpeace demiş. Sen başka bir şey de keyfince. Oku, tekrar oku. Taa ki başını kaldırana kadar&#8230;</p></blockquote>
<p><strong>İTAATLE SONU GELEN DÜNYADA </strong><em><strong>SİVİL </strong></em><strong><em>İTAATSİZLİK</em> UMUDU</strong></p>
<p><strong> </strong><strong> </strong>1990’ların ilk yarısında Türkiye’de “eylem” sözcüğü, hala şiddet, dehşet ve ölümle özdeşleştiriliyordu; yani eylemin barışçıl da olabileceği pek akla gelmiyordu. Bu nedenle de Greenpeace Türkiye’deki çalışmalarına başlarken, ingilizce “action” karşılığı olarak, “eylem” yerine başka bir sözcük kullanmanın daha doğru olup olmayacağı tartışılmıştı. Fakat, Türkiye’deki ilk Greenpeace gönüllüleri, eylem sözcüğünü şiddet yanlılarına bırakmama ve “geri kazanma” kararı aldı ve dünyanın dört bir yanında yıllardır yapıldığı gibi, son 10 yılda Türkiye’de de çok sayıda barışçıl doğrudan eylem gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/06/thoreau.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-4763" title="thoreau" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/06/thoreau-225x300.jpg" alt="" width="176" height="235" /></a>Bir insanın vicdanının ya da doğanın yasasına kulak vererek, harekete geçerken önüne dikilen herhangi bir yasayı çiğnemesi (örneğin 2911 sayılı toplantı, gösteri, yürüyüş yasasını ihlal ederek barışçıl bir eylem yapması) sivil itaatsizlik kapsamına girer. İlk olarak bu kavramın adını koyan Thoreau’nun 1800’lü yılların ortasında ABD’de, ırkçılığa ve savaşa karşı tek başına vergi ödemeyerek hapse girmeyi göze almasıyla başlayan, daha sonra Gandi’nin onun yazdıklarından da esinlenerek yürüttüğü kitlesel özgürlük mücadelesi ile süren gelenek içinde, <a href="http://www.prensesemektuplar.com/2010/04/incirlikteki-nukleer-silahlar-uzerine.html">nükleer silahlanma</a> gibi konularda yapılan sivil itaatsizlik eylemleri de geniş bir yer almaktadır. Eylemci, uğrunda mücadele ettiği ideale, <a href="http://www.prensesemektuplar.com/2009/11/endulus-mahpusu.html">kişisel özgürlüğünü feda etme</a>yi göze alacak kadar inanıyorsa, barışçıl eyleminin sonuçlarına katlanma kararlılığıyla yola çıkar. Bu duruş, şiddetten kazancı olanların en fazla çekindiği; şiddetten başka yol olmadığını zannedenlerin ise henüz keşfedemediği güçlü ve değerli bir araçtır. Üstelik, barış içinde yaşama ütopyamızı, yıllarca beklemeden, hemen bugün gerçekleştirebileceğimiz, içhuzuru ve özgüven kazandıran bir uygulamadır.</p>
<p>Greenpeace gönüllülerinin; Türkiye’de 2911’i ihlalden 1-3 yıl hapis istemiyle yargılanmak bir yana, uzun yıllar şiddetten zarar görmüş, bıkmış, bu nedenle de uzak durmak isteyen toplumun tepkisini çekmek pahasına 10 yıl önce yapmış olduğu seçimin, doğru bir seçim olduğu bugün rahatlıkla görülüyor. Çünkü, ilk yılların ardından, beklenmedik anlarda, beklenmedik noktalarda, çevre suçlarını gafil avlayarak yapılan her “izinsiz eylem”le, barışçıl sivil itaatsizliğin değeri toplumda biraz daha fazla anlaşılmaya başladı.</p>
<p>2000 yılında Uluslararası Akkuyu Nükleer Santral İhalesi’nin Bakanlar Kurulu tarafından iptali ile sonuçlanan 8 yıllık nükleer karşıtı mücadele; Petkim’de zehirli plastik (PVC) üretimine, İzaydaş’ta atık yakmaya, ülkeye yasadışı yollardan sokulmuş zehirli maddelere ve Aliağa’da tehlikeli madde dolu hurda gemilerin sökümüne karşı yürütülen kampanyalardaki bilimsel ve politik çalışmanın tıkandığı noktada, eylemler devreye girmektedir. Yani, çevre suçlarına tanıklık edilirken medya aracılığıyla bilgilendirilen kamuoyunun baskısıyla, olumlu değişiklik talepleri yetkililere iletiliyor.</p>
<p>“Bu barışçıl bir eylem. Ben görevimi yapıyorum, lütfen siz de görevinizi yapın memur bey!”</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/06/n659441093_673504_1937.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4780" title="n659441093_673504_1937" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/06/n659441093_673504_1937-200x300.jpg" alt="" width="187" height="281" /></a>Televizyonda gördüğünüz bir Greenpeace eyleminde duymuş olabileceğiniz bu sözler, eylemin haklılığını, çevre suçlarına karşı harekete geçmenin Anayasal bir hak (ve görev!) olduğunu, en önemlisi de ve güvenlik güçlerine şiddetle direnmenin söz konusu olmadığını anlatır. Şiddetsizliğin gücü başka insanları tehdit etmeksizin kişisel risk almaya istekliliğimizden ve şiddete şiddetle karşılık vermeme kararlılığımızdan kaynaklanır. Eylemde muhatabımız, suç işlemeye olanak tanıyan sistemin kendisi, çevre suçunu işleyenler ve karar vericilerdir; yoksa aldığı emri uygulayan polis, jandarma değil. “Düşmanca” davranan insanları baskıcı rollere itenin sistem olduğunu bilerek, karşımızdaki bireyi onun oynadığı rolden ayırmak gerekir. Dr. Martin Luther King, Jr.’ın dediği gibi, amaç kişileri yenmek ya da aşağılamak değil, onları kazanmaktır. Yani, onlarla iletişim kurabilmek ve ne istediğimizi anlatabilmektir. Bugün artık çevre eylemcilerini gözaltına alan güvenlik güçleri bile, Greenpeace’in dünyada 30 yılı aşkın bir süredir şiddet kullanmama ilkesinden asla ödün vermediğini biliyor. Eylemciler, barışçıl gösteri yapma haklarını savunarak, bir anlamda Türkiye gibi ülkelerin “demokratikleşmesi” konusunda da dolaylı bir kampanya yürütmüş oluyor.</p>
<p>Sivil itaatsizliğin değerini daha iyi anlayabilmek için, itaatin nelere mal olabileceğini incelemek de ilginç bir yol olabilir. Eric Fromm “İtaatsizlik Üzerine” adlı kitabında, insanlık tarihinin itaatsizlik ile başladığını ve itaat ile sona ereceğini belirterek; Adem ile Havva’nın, Prometheus’un itaatsizliğini, kalıplaşmış yanılgı, inanç ve değerlere karşı duran her bireyi uygarlık yolunda alkışlıyor; soğuk savaş korkularına, insanı tüketerek bir nesneye, salt tüketiciye çeviren kapitalist sisteme, nükleer silahlanmayı başlatan yönetimlere&#8230; itaat edenlerin nasıl insanlık tarihinin sonunu hazırladığını anlatıyor.</p>
<p>The Ecologist dergisinin, Haziran 2003 sayısında yayınlanan “3 Pound için öldürür müydünüz?” başlıklı bir makalede ise Yale Üniversitesi profesörlerinden Stanley Milgram’ın Nazilerin davranışlarını anlayabilmek için 1960’larda yürüttüğü psikoloji deneylerinin inanılmaz sonuçlarına yer verilmiş. 6,5 milyon TL gibi bir para karşılığında, “öğretmen” olan deneklerden, verdikleri her yanlış yanıt için bir insanı (deneyde yer alan bir aktör) cezalandırması isteniyor. Milgram, 15 Volt ile başlayarak ölümcül doz olan 450 Volt’a kadar uzanan 30 farklı düğmeyi kullanabilecek olan “öğretmen”e tüm sorumluluğun kendisinde olduğunu garanti ediyor, yani onu sorumluluktan arındırıyor.</p>
<p>Deneylere başlamadan önce Milgram, ölümcül dozu verebileceklerin oranının ne olabileceğini bir grup psikiyatra sormuş. Aldığı yanıt, binde 1 olmuş; deneylerde gerçekleşen sonuç ise %65! Milgram’ın kanıtladığı gibi, insanın toplumsallaşmasını sağlayan topluluğa uyma güdüsünü ve normal insani zaaflarını kötüye kullanarak kitlesel itaati sağlayan bir sistemde, sürü psikolojisi içindeki insanların kendi ahlaki içgüdülerini yok saymaları olasılığı sanıldığından çok daha yüksek: Grup çalışmasında (3 kişinin birlikte karar verdiği ve deneğin yanındaki 2 kişinin ölümcül doz vermeye itiraz etmediği durumda) oran %65’ten %93’e (!) yükselmiş. Deneylerin, esas tehlikenin kötü insanlardan değil, insanları itaat etmeye “ikna eden” kötü sistemlerden kaynaklandığı gerçeğini vurgulayan makalede, günümüzde küresel ekonominin haksızlıklarına karşı “uyum içinde” sessiz kalan kitlelerin durumuna da bu bağlamda gönderme yapılıyor.</p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="480" height="390" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/2TAqBbFJtfE?version=3&amp;hl=en_US" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="480" height="390" src="http://www.youtube.com/v/2TAqBbFJtfE?version=3&amp;hl=en_US" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p>Bizi esas ilgilendiren ise itaatsizlikle ilgili olan sonuçlar: yanındaki 2 kişiden birinin ölümcül doz vermeye itiraz ettiği durumda, “öğretmen”in ölümcül doz verme oranı %10’a düşmüş. Daha sonra itirazlardan etkilendiklerini inkar ettilerse de bu deneklerin davranışı, toplum içinde sivil itaatsizliğin gerekliliğini ve gücünü ortaya koyuyor. Sürüye uymanın “norm” kabul edildiği ve başkaları sessizken kimsenin sesini çıkartmak istemediği bir ortamda, itaatsizlik, bunu göze alanlara başta kimse teşekkür etmese de, yaşam kurtaracak kadar değerli oluyor.</p>
<p>Tekrar Greenpeace’in ve benzer ilke ve yöntemlere sahip farklı grupların çalışmalarına dönecek olursak şunu söyleyebiliriz: “Bir grup inanmış yurttaşın dünyayı değiştirebileceği”ne ilişkin güçlü inançla hareket edenleri, kampanyalarda elde ettikleri başarıların dışında, başka bir ödül daha bekliyor: “İzin alınarak yapılan” ya da şiddet içeren eylemlerden farklı olarak, yaratıcı, renkli ve barışçıl sivil itaatsizlik eylemleri, uzun vadede çok daha umut dolu, güçlü, kalıcı bir etki yaratıyor. Üstelik, sivil itaatsizliğe tanık olan sıradan insanlar, kendi güçlerinin gittikçe daha fazla farkına varıyor; eylemlerden esinleniyor ve harekete geçiyor.</p>
<p>Melda Keskin</p>
Paylaş:<a rel="nofollow"   href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fsivil-itaatsizlik.html&amp;title=Sivil%20%C4%B0taatsizlik&amp;bodytext=Sevgili%20Prenses%2C%0D%0A%0D%0ASe%C3%A7im%20%C3%B6ncesi%20kaostan%20memleket%20yorgun%20d%C3%BC%C5%9Fm%C3%BC%C5%9Fken%20yarat%C4%B1lan%2C%20%C3%BCretilen%20g%C3%BCndemlerin%20%C3%B6tesinde%20evrensel%20kavramlar%20ve%20anlamlar%C4%B1%20%C3%BCzerine%20konu%C5%9Fmaktan%20yanay%C4%B1z.%20%20Toplumsal%20%C5%9Fiddetin%20tavan%20yapt%C4%B1%C4%9F%C4%B1%2C%20rejimin%20otoriter%20ara%C3%A7lar%C4%B1n" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/digg.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Digg" alt="Digg" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fsivil-itaatsizlik.html&amp;title=Sivil%20%C4%B0taatsizlik" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/stumbleupon.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="StumbleUpon" alt="StumbleUpon" /></a><a rel="nofollow"   href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fsivil-itaatsizlik.html&amp;title=Sivil%20%C4%B0taatsizlik&amp;notes=Sevgili%20Prenses%2C%0D%0A%0D%0ASe%C3%A7im%20%C3%B6ncesi%20kaostan%20memleket%20yorgun%20d%C3%BC%C5%9Fm%C3%BC%C5%9Fken%20yarat%C4%B1lan%2C%20%C3%BCretilen%20g%C3%BCndemlerin%20%C3%B6tesinde%20evrensel%20kavramlar%20ve%20anlamlar%C4%B1%20%C3%BCzerine%20konu%C5%9Fmaktan%20yanay%C4%B1z.%20%20Toplumsal%20%C5%9Fiddetin%20tavan%20yapt%C4%B1%C4%9F%C4%B1%2C%20rejimin%20otoriter%20ara%C3%A7lar%C4%B1n" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/delicious.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="del.icio.us" alt="del.icio.us" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.facebook.com/share.php?u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fsivil-itaatsizlik.html&amp;t=Sivil%20%C4%B0taatsizlik" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/facebook.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Facebook" alt="Facebook" /></a><a rel="nofollow"   href="http://twitter.com/home?status=Sivil%20%C4%B0taatsizlik%20-%20http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fsivil-itaatsizlik.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/twitter.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Twitter" alt="Twitter" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&amp;bkmk=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fsivil-itaatsizlik.html&amp;title=Sivil%20%C4%B0taatsizlik&amp;annotation=Sevgili%20Prenses%2C%0D%0A%0D%0ASe%C3%A7im%20%C3%B6ncesi%20kaostan%20memleket%20yorgun%20d%C3%BC%C5%9Fm%C3%BC%C5%9Fken%20yarat%C4%B1lan%2C%20%C3%BCretilen%20g%C3%BCndemlerin%20%C3%B6tesinde%20evrensel%20kavramlar%20ve%20anlamlar%C4%B1%20%C3%BCzerine%20konu%C5%9Fmaktan%20yanay%C4%B1z.%20%20Toplumsal%20%C5%9Fiddetin%20tavan%20yapt%C4%B1%C4%9F%C4%B1%2C%20rejimin%20otoriter%20ara%C3%A7lar%C4%B1n" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebookmark.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Bookmarks" alt="Google Bookmarks" /></a><a rel="nofollow"   href="mailto:?subject=Sivil%20%C4%B0taatsizlik&amp;body=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fsivil-itaatsizlik.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/email_link.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="email" alt="email" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.friendfeed.com/share?title=Sivil%20%C4%B0taatsizlik&amp;link=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fsivil-itaatsizlik.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/friendfeed.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="FriendFeed" alt="FriendFeed" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/reader/link?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fsivil-itaatsizlik.html&amp;title=Sivil%20%C4%B0taatsizlik&amp;srcURL=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fsivil-itaatsizlik.html&amp;srcTitle=Prensese+Mektuplar+" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebuzz.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Buzz" alt="Google Buzz" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.tumblr.com/share?v=3&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fsivil-itaatsizlik.html&amp;t=Sivil%20%C4%B0taatsizlik&amp;s=Sevgili%20Prenses%2C%0D%0A%0D%0ASe%C3%A7im%20%C3%B6ncesi%20kaostan%20memleket%20yorgun%20d%C3%BC%C5%9Fm%C3%BC%C5%9Fken%20yarat%C4%B1lan%2C%20%C3%BCretilen%20g%C3%BCndemlerin%20%C3%B6tesinde%20evrensel%20kavramlar%20ve%20anlamlar%C4%B1%20%C3%BCzerine%20konu%C5%9Fmaktan%20yanay%C4%B1z.%20%20Toplumsal%20%C5%9Fiddetin%20tavan%20yapt%C4%B1%C4%9F%C4%B1%2C%20rejimin%20otoriter%20ara%C3%A7lar%C4%B1n" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/tumblr.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Tumblr" alt="Tumblr" /></a><br/><br/><img src="http://www.prensesemektuplar.com/?ak_action=api_record_view&id=4736&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.prensesemektuplar.com/2011/06/sivil-itaatsizlik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tekne nedir? Ne değildir? 1</title>
		<link>http://www.prensesemektuplar.com/2011/06/tekne-nedir-ne-degildir-1.html</link>
		<comments>http://www.prensesemektuplar.com/2011/06/tekne-nedir-ne-degildir-1.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Jun 2011 07:00:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Deniz</dc:creator>
				<category><![CDATA[gezi]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[denizci]]></category>
		<category><![CDATA[kano]]></category>
		<category><![CDATA[kayık]]></category>
		<category><![CDATA[motoryat]]></category>
		<category><![CDATA[tekne]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yelken]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.prensesemektuplar.com/?p=4681</guid>
		<description><![CDATA[Çocukluğumun geçtiği İstanbul&#8217;da genel olarak &#8216;tekne&#8217; diye bildiğim su üzerinde yüzen şeylerin sonrasında taşındığım Akdeniz civarında &#8216;kayık&#8217; olarak adlandırıldığını öğrendim. Akdeniz insanı su üzerinde yüzen herşeye istisnasız olarak &#8216;kayık&#8217; diyor. Benim için kayık, kürekle çekilen, kamarasız bir araç iken buranın insanı koca motoryatlardan ufak sandallara kadar herşeye kayık diyor. İlk duyduğumda kulağımı tırmalamıştı ve benim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_4689" class="wp-caption alignright" style="width: 451px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/06/P4231387.jpg"><img class="size-full wp-image-4689 " src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/06/P4231387.jpg" alt="" width="441" height="330" /></a><p class="wp-caption-text">Kayık</p></div>
<p>Çocukluğumun geçtiği İstanbul&#8217;da genel olarak &#8216;tekne&#8217; diye bildiğim su üzerinde yüzen şeylerin sonrasında taşındığım Akdeniz civarında &#8216;kayık&#8217; olarak adlandırıldığını öğrendim. Akdeniz insanı su üzerinde yüzen herşeye istisnasız olarak &#8216;kayık&#8217; diyor. Benim için kayık, kürekle çekilen, kamarasız bir araç iken buranın insanı koca motoryatlardan ufak sandallara kadar herşeye kayık diyor. İlk duyduğumda kulağımı tırmalamıştı ve benim gibi &#8216;asil!?!&#8217; bir İstanbul&#8217;lu  için tekneleri gulet, yelkenli, motoryat, gemi, trol, gırgır, gibi sınıflandırarak hitap etmek gerekirdi.</p>
<p>Mesela adam milyonlarca lira verip, üzerine de  gene dünyanın parasını harcayıp masraflar yapıp koca bir motoryat almış, sonra sen gel bakir koylarda gözleme satmaya gelen köylü &#8216;sizin gayık da pek güzelmiş&#8217; de, koskoca motoryatı sandalla aynı mertebeye indir git! Bu anlattığımı birebir yaşamadım ama birçoğu yörük olan Akdeniz insanı için kayık kayıktır. Karşısındakinin nasıl bir kayık içinde ne yaptığı onu pek ilgilendirmez. Dediğim gibi &#8216;asil&#8217; birisi olarak önceleri bu kayık muhabbettine alışmam biraz zaman aldı ama artık benim için de hepsi kayık. Yüzüyor işte. Motorla, yelkenle ya da kürekle ne fark eder. Hepsi kayık işte.<br />
Türkmence&#8217;den Azerice&#8217;ye, Tatarca&#8217;dan eski Türkçe&#8217;ye kadar birçok dilde kayık kelimesi var. Genel olarak kürekle çekilen tekne olarak bilinse de kelimenin kökeni itibariyle kullanımı oldukça geniş. Ben ağzımın daha alışık olduğu üzere &#8216;tekne&#8217; demeyi bu yazı içerisinde tercih etmekle beraber yukarıdaki sarkastik durumlar ve onun getirdiği umursamazlığı pek bi seviyorum.</p>
<div id="attachment_4695" class="wp-caption alignright" style="width: 355px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/06/IMG_3389.jpg"><img class="size-full wp-image-4695" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/06/IMG_3389.jpg" alt="" width="345" height="459" /></a><p class="wp-caption-text">Amsterdam&#39;dan bir kayık</p></div>
<p>Sarayından pek çıkmadığını tahmin ediyorum, Prenses. Hiç deniz görüp görmediğini, hayallerinde denizin ve deniz ile ilgili şeylerin bir yer tutup tutmadığını bilemiyorum. Ama illa ki hikayelerden, resimlerden herkesin deniz ve üzerindekilerle ilgili iyi kötü bir fikri vardır&#8230;<br />
Seyir halinde bir tekne gördüğünde ya da biri bir şey anlatırken deniz/tekne temalı göndermeler kullandığında ne hissedersin? Deniz üzerindeyken ne hissedersin? Yolcuysan farklı, kaptan ya da mürettebatın bir parçasıysan farklı hissedersin muhtemelen. Ben tekne gördüğümde suyun üzerindeki duruşuna, nasıl gittiğine bakıp kendimce yanlışları doğruları görmeye çalışırken, bir başkası gökyüzünün rengi ile olan uyumunu, yalnız kalma duygusunu, özgürlük kıpraşımlarını beyninde hissedebilir. Adı kayık olsun tekne olsun, bakış açısına göre de teknenin sana verdiği keyif de eziyet de ayrıdır. Değişmeyen tek gerçeklik ise su üzerinde yüzen herşeyin tanımı, kuralı, adabı karadan çok farklıdır. Kendisine göre apayrı bir ritmi vardır.</p>
<p>Malzemesi (ahşap, çelik, plastik, çimento), yaşı, durumu ne olursa olsun, gideceğin mesafe 100 metre ya da 100 mil olsun, denizde uyulması gereken kurallar vardır. Bu kurallar kişilere göre değişiklik göstermekle beraber benim öğrendiğim en önemli 2 kural var paylaşmak istediğim. <em>Kural 1) </em>Akıl vermeden önce iyi düşün!<em> Kural 2) </em>Herkes kendi teknesinin kaptanıdır ve teknenin sorumluluğu kaptana aittir. Tekneyi tekne yapan ve onu suda yüzdüren en önemli ögelerden biri budur.</p>
<p>Muhtemelen duymuşsundur &#8216;kaptanın sözü emirdir&#8217; diye. Emir verildikten sonra tartışıl(a)maz, sorgul(a)namaz. Ne deniyorsa tartışmasız yapılır. Özellikle bu mektupları okuyanların ve yazanların (kendim de dahil olmak üzere) hiyerarşiyle, emir alıp vermekle sorunları olduğunu düşünüyorum; ama gerçek şu ki, bu, tekne üzerindeki hiyerarşi gerçeğini değiştirmiyor! Amacım denizi ve denizciliği sevdirmek olduğundan şimdilik bu hiyerarşi konusunu başka bi yazıya bırakıp işin keyifli taraflarına doğru rotamı değiştiriyorum.</p>
<div id="attachment_4692" class="wp-caption alignleft" style="width: 472px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/06/DSCN0388.jpg"><img class="size-full wp-image-4692 " src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/06/DSCN0388.jpg" alt="" width="462" height="346" /></a><p class="wp-caption-text">500 yıllık bir gelenekle yeniden yapılmış bir eskimo kanosu</p></div>
<p>Bu yazı dizisindeki asıl amaç, teknede yaşamayı veya tekne ile birşeyler yapmayı isteyip de nereden başlayacaklarını bilemeyenlere bir başlangıç noktası oluşturmaya çalışmak. Yaklaşık bir yıldır başlayamadığım ve bu kadar geciktirdiğim bu yazının başlangıç noktası ise işin en zor kısmı. Bir hayaliniz varsa bozmak ya da hayal kırıklığına uğratmak istemem. Aşırı örneklerle kimsenin yanlış yönlere gitmesini de istemem. İnsan aklının zenginliği gibi teknede yaşamak isteyenler için bu bir başlangıç noktası ve devamı da sayamayacağım kadar çok çeşitlilik içeriyor.</p>
<p>Amaç sadece denizi ve denizciliği sevdirmek değil, bir yandan da deniz ve denizcilikle ilgili olumlu/olumsuz önyargıları kırmak. Dışarıdan bakanın bakışına göre denizcilik &#8216;zengin&#8217; işi de olabiliyor, balıkçılar gibisi için ekmek kapısı da. Kendinizi resmin neresine koyacağınız sizin maddi durumunuza ya da tekne sahibi arkadaşınızla olan samimiyetinize göre değişir. Mutlu olmak tamamen sizin hedeflerinizle alakalı.</p>
<div id="attachment_4696" class="wp-caption alignright" style="width: 495px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/06/DSCN0228.jpg"><img class="size-full wp-image-4696 " src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/06/DSCN0228.jpg" alt="" width="485" height="364" /></a><p class="wp-caption-text">Yelkenli kayık</p></div>
<p>&nbsp;</p>
<p>Türkiye&#8217;nin sayılı zenginlerinden Rahmi Koç&#8217;un kendi tersanesinde yaptırdığı, sekiz kişilik mürettebatı ile yaptığı dünya turu da bir denizcilik örneği, yediğinden içtiğinden arttırıp yıllarca para biriktirip, teknesinin her işini kendisi yapıp hiç bir güvencesi olmadan dünyayı dolaşanlarınki de bir denizcilik örneği. Bu yüzden bir sonraki yazı binbir çeşit denizciler üzerine olacak&#8230;</p>
Paylaş:<a rel="nofollow"   href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Ftekne-nedir-ne-degildir-1.html&amp;title=Tekne%20nedir%3F%20Ne%20de%C4%9Fildir%3F%201&amp;bodytext=%0D%0A%0D%0A%C3%87ocuklu%C4%9Fumun%20ge%C3%A7ti%C4%9Fi%20%C4%B0stanbul%27da%20genel%20olarak%20%27tekne%27%20diye%20bildi%C4%9Fim%20su%20%C3%BCzerinde%20y%C3%BCzen%20%C5%9Feylerin%20sonras%C4%B1nda%20ta%C5%9F%C4%B1nd%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%20Akdeniz%20civar%C4%B1nda%20%27kay%C4%B1k%27%20olarak%20adland%C4%B1r%C4%B1ld%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1%20%C3%B6%C4%9Frendim.%20Akdeniz%20insan%C4%B1%20su%20%C3%BCzerinde%20y%C3%BCzen%20her%C5%9Feye" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/digg.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Digg" alt="Digg" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Ftekne-nedir-ne-degildir-1.html&amp;title=Tekne%20nedir%3F%20Ne%20de%C4%9Fildir%3F%201" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/stumbleupon.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="StumbleUpon" alt="StumbleUpon" /></a><a rel="nofollow"   href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Ftekne-nedir-ne-degildir-1.html&amp;title=Tekne%20nedir%3F%20Ne%20de%C4%9Fildir%3F%201&amp;notes=%0D%0A%0D%0A%C3%87ocuklu%C4%9Fumun%20ge%C3%A7ti%C4%9Fi%20%C4%B0stanbul%27da%20genel%20olarak%20%27tekne%27%20diye%20bildi%C4%9Fim%20su%20%C3%BCzerinde%20y%C3%BCzen%20%C5%9Feylerin%20sonras%C4%B1nda%20ta%C5%9F%C4%B1nd%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%20Akdeniz%20civar%C4%B1nda%20%27kay%C4%B1k%27%20olarak%20adland%C4%B1r%C4%B1ld%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1%20%C3%B6%C4%9Frendim.%20Akdeniz%20insan%C4%B1%20su%20%C3%BCzerinde%20y%C3%BCzen%20her%C5%9Feye" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/delicious.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="del.icio.us" alt="del.icio.us" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.facebook.com/share.php?u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Ftekne-nedir-ne-degildir-1.html&amp;t=Tekne%20nedir%3F%20Ne%20de%C4%9Fildir%3F%201" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/facebook.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Facebook" alt="Facebook" /></a><a rel="nofollow"   href="http://twitter.com/home?status=Tekne%20nedir%3F%20Ne%20de%C4%9Fildir%3F%201%20-%20http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Ftekne-nedir-ne-degildir-1.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/twitter.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Twitter" alt="Twitter" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&amp;bkmk=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Ftekne-nedir-ne-degildir-1.html&amp;title=Tekne%20nedir%3F%20Ne%20de%C4%9Fildir%3F%201&amp;annotation=%0D%0A%0D%0A%C3%87ocuklu%C4%9Fumun%20ge%C3%A7ti%C4%9Fi%20%C4%B0stanbul%27da%20genel%20olarak%20%27tekne%27%20diye%20bildi%C4%9Fim%20su%20%C3%BCzerinde%20y%C3%BCzen%20%C5%9Feylerin%20sonras%C4%B1nda%20ta%C5%9F%C4%B1nd%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%20Akdeniz%20civar%C4%B1nda%20%27kay%C4%B1k%27%20olarak%20adland%C4%B1r%C4%B1ld%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1%20%C3%B6%C4%9Frendim.%20Akdeniz%20insan%C4%B1%20su%20%C3%BCzerinde%20y%C3%BCzen%20her%C5%9Feye" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebookmark.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Bookmarks" alt="Google Bookmarks" /></a><a rel="nofollow"   href="mailto:?subject=Tekne%20nedir%3F%20Ne%20de%C4%9Fildir%3F%201&amp;body=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Ftekne-nedir-ne-degildir-1.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/email_link.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="email" alt="email" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.friendfeed.com/share?title=Tekne%20nedir%3F%20Ne%20de%C4%9Fildir%3F%201&amp;link=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Ftekne-nedir-ne-degildir-1.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/friendfeed.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="FriendFeed" alt="FriendFeed" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/reader/link?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Ftekne-nedir-ne-degildir-1.html&amp;title=Tekne%20nedir%3F%20Ne%20de%C4%9Fildir%3F%201&amp;srcURL=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Ftekne-nedir-ne-degildir-1.html&amp;srcTitle=Prensese+Mektuplar+" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebuzz.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Buzz" alt="Google Buzz" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.tumblr.com/share?v=3&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Ftekne-nedir-ne-degildir-1.html&amp;t=Tekne%20nedir%3F%20Ne%20de%C4%9Fildir%3F%201&amp;s=%0D%0A%0D%0A%C3%87ocuklu%C4%9Fumun%20ge%C3%A7ti%C4%9Fi%20%C4%B0stanbul%27da%20genel%20olarak%20%27tekne%27%20diye%20bildi%C4%9Fim%20su%20%C3%BCzerinde%20y%C3%BCzen%20%C5%9Feylerin%20sonras%C4%B1nda%20ta%C5%9F%C4%B1nd%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%20Akdeniz%20civar%C4%B1nda%20%27kay%C4%B1k%27%20olarak%20adland%C4%B1r%C4%B1ld%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1%20%C3%B6%C4%9Frendim.%20Akdeniz%20insan%C4%B1%20su%20%C3%BCzerinde%20y%C3%BCzen%20her%C5%9Feye" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/tumblr.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Tumblr" alt="Tumblr" /></a><br/><br/><img src="http://www.prensesemektuplar.com/?ak_action=api_record_view&id=4681&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.prensesemektuplar.com/2011/06/tekne-nedir-ne-degildir-1.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evet et yemiyorum, hayır aç değilim</title>
		<link>http://www.prensesemektuplar.com/2011/06/evet-et-yemiyorum-hayir-ac-degilim.html</link>
		<comments>http://www.prensesemektuplar.com/2011/06/evet-et-yemiyorum-hayir-ac-degilim.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Jun 2011 08:40:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Elif</dc:creator>
				<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>
		<category><![CDATA[baklagil]]></category>
		<category><![CDATA[dengeli beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[humus]]></category>
		<category><![CDATA[mercimek corbasi]]></category>
		<category><![CDATA[vejetaryen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.prensesemektuplar.com/?p=4579</guid>
		<description><![CDATA[Yok yemiyorum, Prenses, et yemiyorum. Bir sürü başka şey yiyorum, içiyorum, sağlığım, gücüm, kuvvetim, hafızam yerinde sen sıkma canını. Ama anla artık beni, et YE-Mİ-YO-RUM! Vejetaryen olmak sosyal anlamda böyle zor bir şey işte, her ortamda en az bir kişi et yememe seçimini ve/veya et yemekten hoşlanmama halini sorgular da durur. İşin zor kısmı, bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yok yemiyorum, Prenses, et yemiyorum.<a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/05/hugvegetarian.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4662" title="hugvegetarian" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/05/hugvegetarian-300x256.jpg" alt="" width="235" height="200" /></a> Bir sürü başka şey yiyorum, içiyorum, sağlığım, gücüm, kuvvetim, hafızam yerinde sen sıkma canını. Ama anla artık beni, et YE-Mİ-YO-RUM! Vejetaryen olmak sosyal anlamda böyle zor bir şey işte, her ortamda en az bir kişi et yememe seçimini ve/veya et yemekten hoşlanmama halini sorgular da durur. İşin zor kısmı, bu sadece ilk defa girdiğin bir ortamda değil, 15 yıldır et yemediğini bilenlerle çevrili geleneksel aile yemeği masasında bile başına gelebilir. Yok çaktırmadan etli dolmayı etsiz diye yutturmaya çalışmalar, çorbayı sırf senin bünyeye et ürünü girsin diye et suyuna yapıp &#8220;ee bunda et suyu var..&#8221; deyince de &#8220;ay hay Allah, öyle mi yapmışım.. beni gidi beni!?!&#8221; demeler, yok efenim kavanozu nemli ellerinle açamadığında &#8220;et yemiyorsun, bak gücün kuvvetin yok&#8221; diye kavanoza saldırıp ET GÜCÜnü göstermek isteyenler&#8230;</p>
<p>Hani domates yemesen, yeminlen kimse seni sorgulamayacak. Zira bence bunun sebebi &#8220;domateryanizm&#8221; diye bir kavramın olmaması. Sırf vejetaryenizm var diye, diyeti et üstüne kurulu şahıslar kucaklarına bir vejetaryen düşse de burnundan getirsek diye fırsat kollarlar.  &#8220;AAA et yemiyor musun?&#8221; ile başlayan diyalog &#8220;sağlık sebebiylen mi yoksa inanç ya da politik sebeplerden mi?&#8221; diye yumuşakça devam eder, halbuki bu ikinci soruya vereceğin cevapla başına alacağın belayı hazırlarsın; ağzından hangi sebep çıkarsa çıksın önceden hazırlanmış bir karşıt argüman mevcuttur. En bilinenleri şunlardır:</p>
<p>-İnsanoğlu avcı-toplayıcı başladıysa uygarlığa, sen et yemeyerek doğana aykırı bir şey yapıyorsun.</p>
<p>-Eee o zaman sebzeleri de koparmayalım, onlar da canlııı&#8230;</p>
<p>-Sucuk ye bari, o kadarcıktan bişiy olmaz*%£??+!!</p>
<p>Eğer 30lu yaşlarında, politik, sağlık, inanç gibi herhangi bir sebepten vejetaryen olmaya karar verdiysen, bu etoburların baskı ve argümanlarına daha bir olgunlukla yaklaşıyor ve hatta onları ikna etme misyonunu yüklenmiş bile olabilirsin. Eğer durum buysa sana sabırlar diliyorum&#8230; Fakat benim gibi 11 yaşındayken et yemekten hoşlanmadığını fark edip, kendiliğinden vejetaryen olduysan hayatının geri kalanını, her birinin kendisinin en orjinal argümanla geldiğini düşünen kişilerin dırdırıyla geçirme fikri pek çekici gelmiyor! Kendiliğinden dedim ama tabi 7 yaşında geçirdiğim, her Türk çocuğunun başına gelmesi oldukça muhtemel bir kurban bayramı travmasının da rolü yok değil hani. Tipik hikaye Prenses, kurban edilmek üzere ailecek edinilip bayramdan bir hafta önce bahçeye <a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/05/lisa_the_vegetarian.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-4645" title="lisa_the_vegetarian" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/05/lisa_the_vegetarian-300x194.jpg" alt="" width="300" height="194" /></a>bağlanan kuzunun bir hafta sonra kesileceğinden haberi olmayan kendisi (&#8220;Ali&#8221;, isim bile koymuştum) ve evin 7 yaşındaki kızı (bendeniz) arkadaş olur. Kurban bayramı sabahı, esas mesleği insan cerrahı olan dede ile evin erkekleri kuzuyu kesip ayıklarken, evin küçük kızı isyan eder, kök söktürür. Kızın bağırıp zırlamasından sıkılan annesi, oyalanması için oyuncaklarını alıp denize gitmesini söyler. Bu fikri fena bulmayan, yetişkin insanların psikolojik sorunları olduğunu düşünen (kendince ailesi, buzdolabında yemek yokmuş gibi, bir haftadır takıldığı kankası Ali&#8217;yi yemek üzere kesmiştir) ve üzgün küçük kız kovası, küreğini almak üzere bahçeye çıkar ve kankası Ali&#8217;nin kafasını kovasının içinde bulur. Epey korku filmi kıvamında yani&#8230; Oh, bunu anlattım sana da rahatladım biraz Prenses, bir daha vejetaryenlikle ilgili üstüme gelenlere bu mektubu okutucam. &#8220;Ya valla canım istemiyo da ondan&#8221; derdimi anlatıcam diye kendimi parçalamam en azından.</p>
<p>Neyse benim hikayem böyle de işin aslı bu mektubu yazma amacım vejetaryenliği anlatmak değil, çevremdeki yeni vejetaryenlerden sıkça duyduğum &#8220;et yemeyeceksem ne yemeliyim ki sağlığım, gücüm, kuvvetim yerli yerinde kalsın?&#8221; sorusunu bir nebze cevaplayabilmek.</p>
<p>Ufak yaştan beri et yemediğimi düşünürsek, epey sağlıklı, hareketli birisiyim. Kan analizlerinde, değerler gayet iyi çıkıyor. B12 eksikliğinden Petek Dinçöz gibi hafıza kaybına filan da uğradığım olmadı. Ama öyle kendiliğinden olmuyor bu Prenses, yani et yemeyi bugün bıraksan ve günlük öğünlerine dikkat etmez de tost, çikolatayla geçiştirmeye çalışırsan düşüverirsen yatağa valla, söylemedi deme. Üniversitenin ilk yılında, çok halsiz düşmüştüm bu sebepten. Final zamanları, sabah-öğle-akşam tost yiyordum vakit yok diye, yanında da bol çay-kahve&#8230; Bir de es kaza regl dönemindeysem vücudumda ne demir kalıyordu, ne de herhangi bir besin değeri. Sonra dadan çikolataya kafayı çalıştırsın diye. Yok, öyle olmuyormuş.</p>
<p>Öncelikle, eğer et yememeyi tercih ettiysen Prenses, dışarda yeme lüksünden vazgeçmek durumundasın. Ha, dışarda yemek derken fast-food&#8217;dan bahsediyorum. Çok paran varsa, süper vejetaryen veya geleneksel Türk yemeği restoranlarında üç öğün yiyebilirsin. Benim çok param yok ve canımın istediği gibi malzemeleriyle oynayabildiğim deneysel yemekler yapmaktan çok hoşlanıyorum. O yüzden, sana da öğün tavsiyelerini buna göre vereceğim.</p>
<p>1) Sebze meyve alışverişini renk ve kokuya göre yap! &#8220;Bu ne demek lan?&#8221; deme&#8230; Ne kadar farklı renkte sebze-meyve, o kadar zengin besin değeri! Kokusundan hoşlandığın sebzeleri de pişirirken, bir sürü baharat ve ottan ilham alacaksın. O yüzden daha besleyici olacak, inan bana!</p>
<p>2) Sabah kahvaltısını atlama! Yediğin ekmek de mümkünse beyaz ekmek olmasın, tahıllı ekmek olsun. Zira tahıllı ekmek hem vitamin hem protein kaynağı!</p>
<p>3) Et yemiyorsun diye şekere, çikolataya, hamur işine dadanma! Bu tip muzur neşriyat, şeker ihtiyacını karşılayıp sahte bir tokluk hissiyle birlikte bir keyif verebilir. Kendini kandırma!</p>
<p>4) Baklagiller en zengin protein kaynağın, unutma! Her gün, bir öğün baklagil tüketmeye çalış. Her gün öyle uzun uzun yemek pişirmekle uğraşamam dersen inanılmaz lezzetli, doyurucu, vejetaryen kurtarıcı üç-bes tane yemek tarifi var elimde. Bunlardan en az birini haftada bir kere büyük miktarlarda yaparsan, kurtuldu haftan.</p>
<blockquote><p><em><strong>Mercimek çorbası</strong></em></p>
<p>Şimdi bunun tarifini burada detaylıcana vermek ayıp olacak gibi geliyor hani kendisi Türk mutfağının vazgeçilmezidir. Sırf gözünde büyümesin diye pratikçe nasıl yaptığımı anlatayım dedim. Önce bir buçuk su bardağı kadar yeşil mercimeği koy kaynamış suya, bırak yumuşası<a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/05/mercimek-corbasi.gif"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-4647" title="mercimek-corbasi" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/05/mercimek-corbasi-150x150.gif" alt="" width="126" height="126" /></a>n (bunun için klasik yemek tariflerinde bir akşam önceden soğuk suya bırak diyorlar da ben bir saat önceden kaynar suya bırakıyorum, gayet de oluyor). Bu arada bir soğanı doğrayıp azıcık ayçiçek yağında kavur, çok çok pembeleşmesine gerek yok şöyle bir çevir yeter. Soğana bir kaşık domates, bir kaşık biber salçası ekle, onlar takılsın kısık ateşte. Lezzetli ve mümkünse genetiğiyle filan oynanmamış domates bulursan bir tane doğrayıp at soğan-salça karışımına, karıştır. Bir yanda iki havuç, bir patates doğra. Bir koşu mercimeklere bak, azıcık yumuşayıp suyunu çekmiş mi? İyi o halde, büyük bir tencere içine mercimekleri, patates ve havucu, soğanlı salçalı karışımı at, tencereyi önceden kaynamış suyla doldur, iki diş sarımsak doğra, tuz-karabiber-isot-kuru nane veya taze otların varsa (benim balkonda var ayıptır söylemesi maydanoz, nane.. birer avuç toplayıp çorbaya katıyorum) onları ekle. Bırak hepsi güzelce kaynasın orta ateşte. Bir yarım saat sonra filan çorbayı el blenderindan geçir. En son (bak bu detay çok önemli) iki çorba kaşığı üzüm sirkesi ekleyip karıştır, kısık ateşte bir 10 dakika daha pişmeye bırak. Buyrun çorbanız hazır! Bu arada düdüklü tenceren varsa, hiç bu kavurma işlemlerine filan gerek yok, at tüm malzemeyi düdüklüye takılsın. Yarım saate hazır&#8230;</p>
<p><em><strong>Humus</strong></em></p>
<p>Bir diğer vejetaryen kurtarıcı yemek de humus! Akdeniz/Arap kökenli bu muhteşem meze, Türkiye&#8217;de daha çok Mersin-İskenderun yöresinde tüketilir. Avrupa&#8217;da ise bunun tipik bir Türk yemeği olduğu düşünülüp, Türklerin sabah-akşam humus yediği zannedilir. O yüzden şimdiden öğren ki yarın öbür gün elin Avrupalı&#8217;sı &#8220;Püh, ne biçim Türksün daha humus yapamıyorsun&#8221; derse yüzün kızarmasın. Bu çok pratik ve ucuz malzemeli bir meze, Prenses. Ben iki haftada bir, büyük miktarda humus yapıp kavanozlara doldurup saklıyorum. Hafta içinde evde yemek yoksa, sür sandiviçine, koy arasına salata, beyaz peynir&#8230;. Harika valla!</p>
<p>Efenim önceden haşlanmış ya da konserve nohutları güzelce yıkayıp blendıra atıyoruz, üzerine bir miktar tahin (ölçü şöyle 1 kg nohuta, 500 gr tahin ama tabi t<a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/05/humus.gif"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-4648" title="humus" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/05/humus-150x150.gif" alt="" width="131" height="131" /></a>ahinine göre de değişiyor), zeytinyağı, limon suyu, kimyon, ben taze (ya da tohum) kişniş bulursam da koyuyorum çok yakışıyor, sarımsak, tuz, karabiber. Geçir blendirdan, al sana humus! Amma ve lakin Prenses, fark ettiysen malzemelerin ölçülerini veremiyorum çünkü biraz senin keyfine kalmış. Sen ilk humusunu yapmadan önce, güzel humus yapan birinden yapmasını rica et ki kafanda referans bir tat, bir kıvam olsun. Ona göre deneme yanılmayla, biraz daha mi ekşi istiyorsun, limonu arttır&#8230; Biraz daha mı akışkan olsun kıvamı, tahin ilave et&#8230; Neyse böyle işte. Dediğim gibi en güzeli bir yerde sevdiğin bir humus yiyip, sonra denerken o tadı yakalamaya çalışmak ve bir sonraki denemede ilk yaptığını unutmamak!</p></blockquote>
<p>Şimdilik bu kadar Prenses&#8230; Sen bir başla bakalım böyle, ben yine konuyla ilgili yazmaya ve besin değeri yüksek, pratik yemek tarifleri paylaşmaya devam edeceğim.</p>
<p>Afiyet, şeker, etoburlara da kapak olsun!</p>
Paylaş:<a rel="nofollow"   href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fevet-et-yemiyorum-hayir-ac-degilim.html&amp;title=Evet%20et%20yemiyorum%2C%20hay%C4%B1r%20a%C3%A7%20de%C4%9Filim%20&amp;bodytext=Yok%20yemiyorum%2C%20Prenses%2C%20et%20yemiyorum.%20Bir%20s%C3%BCr%C3%BC%20ba%C5%9Fka%20%C5%9Fey%20yiyorum%2C%20i%C3%A7iyorum%2C%20sa%C4%9Fl%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%2C%20g%C3%BCc%C3%BCm%2C%20kuvvetim%2C%20haf%C4%B1zam%20yerinde%20sen%20s%C4%B1kma%20can%C4%B1n%C4%B1.%20Ama%20anla%20art%C4%B1k%20beni%2C%20et%20YE-M%C4%B0-YO-RUM%21%20Vejetaryen%20olmak%20sosyal%20anlamda%20b%C3%B6yle%20zor%20bir%20%C5%9Fey%20i%C5%9Fte%2C" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/digg.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Digg" alt="Digg" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fevet-et-yemiyorum-hayir-ac-degilim.html&amp;title=Evet%20et%20yemiyorum%2C%20hay%C4%B1r%20a%C3%A7%20de%C4%9Filim%20" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/stumbleupon.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="StumbleUpon" alt="StumbleUpon" /></a><a rel="nofollow"   href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fevet-et-yemiyorum-hayir-ac-degilim.html&amp;title=Evet%20et%20yemiyorum%2C%20hay%C4%B1r%20a%C3%A7%20de%C4%9Filim%20&amp;notes=Yok%20yemiyorum%2C%20Prenses%2C%20et%20yemiyorum.%20Bir%20s%C3%BCr%C3%BC%20ba%C5%9Fka%20%C5%9Fey%20yiyorum%2C%20i%C3%A7iyorum%2C%20sa%C4%9Fl%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%2C%20g%C3%BCc%C3%BCm%2C%20kuvvetim%2C%20haf%C4%B1zam%20yerinde%20sen%20s%C4%B1kma%20can%C4%B1n%C4%B1.%20Ama%20anla%20art%C4%B1k%20beni%2C%20et%20YE-M%C4%B0-YO-RUM%21%20Vejetaryen%20olmak%20sosyal%20anlamda%20b%C3%B6yle%20zor%20bir%20%C5%9Fey%20i%C5%9Fte%2C" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/delicious.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="del.icio.us" alt="del.icio.us" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.facebook.com/share.php?u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fevet-et-yemiyorum-hayir-ac-degilim.html&amp;t=Evet%20et%20yemiyorum%2C%20hay%C4%B1r%20a%C3%A7%20de%C4%9Filim%20" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/facebook.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Facebook" alt="Facebook" /></a><a rel="nofollow"   href="http://twitter.com/home?status=Evet%20et%20yemiyorum%2C%20hay%C4%B1r%20a%C3%A7%20de%C4%9Filim%20%20-%20http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fevet-et-yemiyorum-hayir-ac-degilim.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/twitter.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Twitter" alt="Twitter" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&amp;bkmk=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fevet-et-yemiyorum-hayir-ac-degilim.html&amp;title=Evet%20et%20yemiyorum%2C%20hay%C4%B1r%20a%C3%A7%20de%C4%9Filim%20&amp;annotation=Yok%20yemiyorum%2C%20Prenses%2C%20et%20yemiyorum.%20Bir%20s%C3%BCr%C3%BC%20ba%C5%9Fka%20%C5%9Fey%20yiyorum%2C%20i%C3%A7iyorum%2C%20sa%C4%9Fl%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%2C%20g%C3%BCc%C3%BCm%2C%20kuvvetim%2C%20haf%C4%B1zam%20yerinde%20sen%20s%C4%B1kma%20can%C4%B1n%C4%B1.%20Ama%20anla%20art%C4%B1k%20beni%2C%20et%20YE-M%C4%B0-YO-RUM%21%20Vejetaryen%20olmak%20sosyal%20anlamda%20b%C3%B6yle%20zor%20bir%20%C5%9Fey%20i%C5%9Fte%2C" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebookmark.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Bookmarks" alt="Google Bookmarks" /></a><a rel="nofollow"   href="mailto:?subject=Evet%20et%20yemiyorum%2C%20hay%C4%B1r%20a%C3%A7%20de%C4%9Filim%20&amp;body=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fevet-et-yemiyorum-hayir-ac-degilim.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/email_link.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="email" alt="email" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.friendfeed.com/share?title=Evet%20et%20yemiyorum%2C%20hay%C4%B1r%20a%C3%A7%20de%C4%9Filim%20&amp;link=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fevet-et-yemiyorum-hayir-ac-degilim.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/friendfeed.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="FriendFeed" alt="FriendFeed" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/reader/link?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fevet-et-yemiyorum-hayir-ac-degilim.html&amp;title=Evet%20et%20yemiyorum%2C%20hay%C4%B1r%20a%C3%A7%20de%C4%9Filim%20&amp;srcURL=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fevet-et-yemiyorum-hayir-ac-degilim.html&amp;srcTitle=Prensese+Mektuplar+" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebuzz.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Buzz" alt="Google Buzz" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.tumblr.com/share?v=3&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fevet-et-yemiyorum-hayir-ac-degilim.html&amp;t=Evet%20et%20yemiyorum%2C%20hay%C4%B1r%20a%C3%A7%20de%C4%9Filim%20&amp;s=Yok%20yemiyorum%2C%20Prenses%2C%20et%20yemiyorum.%20Bir%20s%C3%BCr%C3%BC%20ba%C5%9Fka%20%C5%9Fey%20yiyorum%2C%20i%C3%A7iyorum%2C%20sa%C4%9Fl%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%2C%20g%C3%BCc%C3%BCm%2C%20kuvvetim%2C%20haf%C4%B1zam%20yerinde%20sen%20s%C4%B1kma%20can%C4%B1n%C4%B1.%20Ama%20anla%20art%C4%B1k%20beni%2C%20et%20YE-M%C4%B0-YO-RUM%21%20Vejetaryen%20olmak%20sosyal%20anlamda%20b%C3%B6yle%20zor%20bir%20%C5%9Fey%20i%C5%9Fte%2C" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/tumblr.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Tumblr" alt="Tumblr" /></a><br/><br/><img src="http://www.prensesemektuplar.com/?ak_action=api_record_view&id=4579&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.prensesemektuplar.com/2011/06/evet-et-yemiyorum-hayir-ac-degilim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Modern Tokyo’nun Moda Savaşçıları</title>
		<link>http://www.prensesemektuplar.com/2011/04/modern-tokyonun-moda-savascilari.html</link>
		<comments>http://www.prensesemektuplar.com/2011/04/modern-tokyonun-moda-savascilari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Apr 2011 03:20:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burcu</dc:creator>
				<category><![CDATA[dogu]]></category>
		<category><![CDATA[eglenceli]]></category>
		<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[Popüler]]></category>
		<category><![CDATA[altkültür]]></category>
		<category><![CDATA[Cosplay]]></category>
		<category><![CDATA[Decora]]></category>
		<category><![CDATA[frp]]></category>
		<category><![CDATA[fruits]]></category>
		<category><![CDATA[japonya]]></category>
		<category><![CDATA[Kawai]]></category>
		<category><![CDATA[kostüm]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[lolita]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.prensesemektuplar.com/?p=4077</guid>
		<description><![CDATA[Baştan söyleyeyim, bu bir kaç parçaya bölünecek uzun bir yazı dizisi olacak. (Evet biliyorum ben bu sitenin Fidel Castro'suyum.) Bu uzun yazma meselesiyle ilgili hep bir takım güzellemeler duydum. Kısaca yazarlara tembihlenen şu: “İnternet kullanıcısının odaklanma süresi çok kısa olduğundan yazıları kısa ve öz tutmalıyız.” Yoksa.. yoksa.. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Baştan söyleyeyim, bu bir kaç parçaya bölünecek uzun bir yazı dizisi olacak. (Evet biliyorum ben bu sitenin Fidel Castro&#8217;suyum.) Bu uzun yazma meselesiyle ilgili hep bir takım güzellemeler duydum. Kısaca yazarlara tembihlenen şu: “İnternet kullanıcısının odaklanma süresi çok kısa olduğundan yazıları kısa ve öz tutmalıyız.” Yoksa.. yoksa.. kuş uçar, yaprak konar. Hepimiz onca koşturmacanın içinde kısa mesajlarla ve Facebook duvarlarıyla iletişmeye alıştığımız için 2 sayfalık bir yazı bize dünyanın en gereksiz şeyi gibi geliyor. İletişim aletleri çoğaldıkça söyleyecek şeyler azalıyor mu ne? Zamanımız yok işte! Ama hezimetlere rağmen yılmadım. (Yenecem seni İstanbul!) Özellikle Japon gençliğinin altkültürü gibi geniş ve eğlenceli bir konu da olduğu sürece yazı uzun olabilir. Niye? Çünkü Prensese Mektuplar anayasasında “Nayır uzun olmaz. Uzun olması teklif dahi edilemez.” diye bir madde yok. Ama kalkıp dört sayfa taxidermy&#8217;nin inceliklerinden bahsedersen insanların yazıyı ayıla bayıla okumasını beklememelisin. O yüzden anlayışlı davranıp bazen bayabileceğimi itiraf ediyorum. Douglas Adams değiliz sonuçta. Arada sıkılanlar bahçeye çıkıp oynayabilir, Facebook&#8217;a bakıp birilerini dürtebilir ya da friendfeed&#8217;deki arkadaşlarının yemini suyunu verebilir.</p></blockquote>
<div id="attachment_4079" class="wp-caption alignleft" style="width: 424px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/wtf-japan.jpg"><img class="size-full wp-image-4079 " src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/wtf-japan.jpg" alt="" width="414" height="335" /></a><p class="wp-caption-text">Biraz açık fikirli olun canım. Bu kadar ethnocentric olmayın.</p></div>
<p><strong>Tam olarak neredeydi bu ada?</strong><br />
Benim için Japonlar çoğu zaman bir muamma. Ben baştan pes ettim zaten. Bunların iki tane yarışma programını seyredince anladım ki olay başka. Yemeklerini, filmlerini, spritüel inanışlarını çözmeye çalışan nice Batı&#8217;lı arkadaş genelde kısa sürede beyin erimesi riskiyle telef olur. (Beynin kulaktan akma hali japon animelerinin sevdiği bir temadır.) Çünkü Japonya denilen bu garip denklemde pek çok bilinmeyen içiçe geçmiştir. Her zaman anlamasam da seviyorum herifleri.</p>
<p>2010 nisan ayı civarında CNN&#8217;in sitesinde hentai oyunu “Rape Lay” ile ilgili olarak bangır bangır bir haber yayımlandı. Rape Lay pornografik bir oyun ve baş karakterlerinden biri çocuk yaşta. Oyunun temasını isminden tahmin etmişsinizdir. Habere yağan yorumlar neredeyse bir milyona yaklaşırken CNN sayfası hiç olmadığı kadar tıklandı. Genelde herkesin yorumu benzerdi. “Bu kahrolasıca Japonlar nasıl böyle bir şeyi rahatça piyasaya sürebilirler? Daha doğrusu böyle korkunç bir endüstri nasıl varolabilir? Ne oldu bu adamlara?” Sınırsız internet semalarında bugün isteyen herkes kolaylıkla bu oyuna ulaşabilir. Forum bir anda Japon düşmanlığı mesajlarıyla dolup taşınca bu sefer bir de olayla hiç ilgilenmeyen Japonları savunmaya çalışan başka bir grup peydah oldu. Bu tartışmanın diğer tarafında kültürlü ve dünyayı gezip görmüş diğer arkadaşlar vardı. Bu zat- ı muhteremler Goa’yı görmüş, Kamboçya&#8217;da konaklamış ve İran&#8217;ın dağlarını katetmiş olduklarından farklı kültürlerle içiçe yaşamanın ve normalliğin nasıl göreceli bir kavram olduğunu kafalarında çözmüş aşkın insanlardır. Doğal olarak bu darbeyinli yorumlara köpürdüler.</p>
<p>Benim bi kısım arkadaşlar bu gruba girdiğinden “İki boyutlu küçük kafalarıyla kendi burunlarının ucu dışında hiç bir şeyi göremeyen dar görüşlü budalalar! Sadece sizden farklı oldukları için ilk fırsatta sapkın, manyak yaftasını yapıştır gitsin.” şeklinde karşı atağa geçip kültürlerin kaynaşmasına ve dünya barışına kendilerince küçükte olsa bir katkıda bulundular. Bu arada iki tarafında aklına &#8220;Bu oyunu yapan tek bir firma. Niye biz -Japon halkı- şeklinde komple bir milleti kapsayan tartışma içerisindeyiz?&#8221; demedi. Sanki Japonya&#8217;da herkes Rape Lay oynuyor. Benim pozisyonum ise her zamanki gibi imrenilecek bir pozisyon değildi. Görüşlerim genelde popüler olmamıştır. Bence her iki taraf da haklıydı. Çünkü evet Japonlara kısaca deli diyebiliriz. Ama onlara asıl bu sebepten hasta olmak lazım. Özellikle benim bu yazı ve diğer ilgi alanlarım için iletişime geçtiğim çoğu Japon genci bildiğin manyak. Manyak olarak da gayet mutlular. Ailelerinin daha da manyak olduğunu düşünüyorlar ve aileleri de onların manyak olduğunu düşünüyor.</p>
<div id="attachment_4082" class="wp-caption alignright" style="width: 318px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/1E1J71.jpg"><img class="size-medium wp-image-4082 " src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/1E1J71-300x271.jpg" alt="" width="308" height="272" /></a><p class="wp-caption-text">eööö... ee... şey..ohaaa... WTF Japan yaa hakkaten WTF dedirttiniz bana!</p></div>
<p>Şimdi sen kalkıp &#8220;Ben dünyayı görmüş sevgi dolu bir ruhum.&#8221; deyip ortalara atlarsan kendini bir takım platformlarda 9 yaşında çocuklara tecavüz edilen bir video oyununu savunuyormuş gibi gözükürken bulabilirsin. Ben duymadığım bilmediğim hentai filmlerini hep bu delilerden öğrendim. Kami&#8217;nin tavsiyesiyle Kite denen bir şey seyredip ağır kabuslara gark oldum. Kısacası her ortamda &#8220;Cool olmalıyım!&#8221; diye kasmayın. Dumura uğramak bünyeye iyi gelen bir şeydir. Çünkü biliyorum liberal beyinlere garip gelecek ama gerçek anlamda ırkçılıktan kurtulmanın tek yolu ilk başta kısa bir ırkçılık girdabından geçiyor. Fransızlar, Hintliler hepsi manyak, hepsi deli, sadece sizin manyaklıklarınızdan daha farklı bir manyaklıkta büyümüşler. Kurban bayramında ziyarete gelen ecnebi bir arkadaşım Topkapı&#8217;da otobüse binmeye çalışırken efsanevi &#8220;Topkapı Silent Hill” minibüs şöförlerinin kıstasında kaldığında canını zor kurtarmıştı. Etraf da Hostel filmi gibi bağırsak ve döşe bulanmış durumda tabii.(Yaşasın bayram!) Sonuçta İstanbulluların Mad Max tarzı bir hayat yaşayan bir grup manyak olduğuna kanaat getirmişti. Bu yazı için yaklaşık 3 haftadır konuştuğum 30 Japon&#8217;un 30&#8242;u ayrı deli. Adamlarla sadece nezaket seviyesinde kalırsan o mesafe öyle kalıyor. Bir türlü içlerine girip almak istediğin bilgileri alamıyorsun. Çok kibarlar o ayrı. Neyse sonra uçtu kibarlık pencereden. Ne zaman ki onlar bana önce &#8220;Gaijin&#8221; sonra &#8220;Barbar Türk&#8221; diye saldırdı ondan sonra arkadaşlığımız rayına oturdu. Onların bana gönderdiği &#8220;Ermeni katliamı fotoları&#8221; ve benim onlara forward edip durduğum sayısız &#8220;rape of Nanking&#8221; makalesi ve &#8220;The Cove&#8221; belgeseli trailerından sonra gayet güzel anlaştık. Yoksa nezaket, kibarlık öyle gidecekti. Ser verip sır vermiyorlardı. Karşılıklı girdiğimiz kültür şoku dumuru ve atışma sayesinde Dir en Grey grubunu, ipod&#8217;umda loopa aldığım miyavi&#8217;yi keşfettim. Eğer sonradan açıldığımız o muhabbetler olmasaydı bu seride ne sukebanlar olacaktı ne de &#8220;hız kabileleri&#8221;. Tanıdık bir şey bile oralarda yakından baktığınızda “hass&#8230;hasss” demenize yol açabilir.</p>
<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td>
<p><div id="attachment_4083" class="wp-caption alignleft" style="width: 310px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/a288_j2.jpg"><img class="size-medium wp-image-4083" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/a288_j2-300x224.jpg" alt="" width="300" height="224" /></a><p class="wp-caption-text">Diet su...bilmiyoruz ki hiç birimiz.. bilemiyoruz</p></div></td>
<td>
<p><div id="attachment_4084" class="wp-caption alignright" style="width: 310px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/a288_j9.jpg"><img class="size-medium wp-image-4084 " src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/a288_j9-300x295.jpg" alt="" width="300" height="295" /></a><p class="wp-caption-text">Bilmem anlatabiliyor muyum? Seviyorum..seviyor musuun?</p></div></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bu adamlar, millet bellerine bomba koyup kendilerini patlatmayı akıl etmeden ya da ateşe vermeden çok önce harakiri ve seppukuyu hatmetmiş, uçakları doldurup gökdelenlerle çarpıştırmak, daha moda olmadan kamikazelerle milleti titretmiş ve tentacle porn’u, Godzilla&#8217;yı, Takashi Miike’yi  çıkarmış adamlar. O yüzden bunalımları sosyolojik faktörleri bir kenara bırakalım. &#8220;Hiroşima&#8217;dan sonra böyle oldular, milletçe travma geçirdiler. İntihar oranı giderek yükseliyor. Efendim uyuşturucu kullanımı tavan yapmış. Avrupa&#8217;nın hayatında görmediği kokteyller ve kimyasallar burda liseli Japon gençlerinin elinde oyuncak vs vs&#8230;&#8221; Geçelim bunları. Her ne olduysa veya içtilerse ortaya çıkan karışım bazen nefis şeylere gebe oldu. Ben hep kendi çarpık kafamda merak ediyordum, animeler ne kadar gerçeği yansıtıyor? Harbiden çoğu animeseverin kafasında hayal ettiği gibi &#8220;PostApocalyptic bir Bladerunner Tokyo&#8217;su&#8221; var mı? Motosikletli, kılıçlı samuraylar ve öldüren demir yoyolu çılgın okul kızları Shibuya&#8217;da cirit atıyor mu? Az sonra!</p>
<p><strong>Cosplay nasıl bir şey?</strong><br />
Tokyo&#8217;nun Harajuku istasyonu moda dünyasının Mekke&#8217;si olmadan çok önce gotik lolitalar ve kogallar daha sokakları doldurmamışken cosplay bu oluşumun ilk sinyallerini veren fenomendi. Cosplay kısaca kostüm oyunu olarak değerlendirilebilir. Frp’yle haşır neşir olanlar bilirler. Live oyunlarda kostümler, asalar, kılıçlar sık karşılaşılan şeylerdi. Karakteri öldüğünde ağlayan, oyuna yürekten bağlı gençler de tabii. Yaratacağınız cosplay karakteri için sınırsız seçenek vardır. Anime ve manga kahramanlarının yanı sıra her türlü fantastik mecrayı kötü emellerinize alet edebilirsiniz. Pikaçhu bile olabilirsiniz.<strong> </strong></p>
<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/5.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-4287" title="5" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/5.jpg" alt="" width="208" height="277" /></a></td>
<td><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/6.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-4288" title="6" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/6.jpg" alt="" width="400" height="267" /></a></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong> </strong>&#8220;Türkiye&#8217;de bu işler tutmaz.&#8221; derseniz yanılıyorsunuz çünkü tam olarak cosplay sayılmasa da bizim gençlik bu ortamlarda adını duyuracak işlere imza atmıştır. Aşağıdaki video tamamen türk FRP’cilerinin eseridir. Dragonlance yani Ejderha Mızrağı fantastik edebiyat serisinin saygı duyulan bir parçasıdır. Bizimkiler bir gün “Ulan filmi çekecek paramız yok bari trailer çekelim.” deyip ateş çemberine atlamışlar. Şimdi bu traileri seyredip gülebilirsiniz. Biz de her seyrettiğimizde gülüyoruz. Aksanlar, kostümler, oyunculuk; hiçbirine sinematik şaheser diyemeyiz bu bir gerçek. Fakat projenin arkasında gerçekten bu işe inanılmaz vaktini ve emeğini vermiş bir grup insan var. Azıcık maddi destekle yapılan bu projeden Yüzüklerin Efendisi kalitesinde bir şey bekleyen diğerlerine ise söyleyecek sözüm yok.</p>
<p><object width="640" height="390" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/IUcKPR64Kvk?fs=1&amp;hl=en_US&amp;hd=1" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed width="640" height="390" type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.youtube.com/v/IUcKPR64Kvk?fs=1&amp;hl=en_US&amp;hd=1" allowFullScreen="true" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" /></object></p>
<p>Çoğunluk Cosplay olayının çıkış yerini uzakdoğu zannediyor aslında bu tam anlamıyla doğru değil. Şimdilerde dev organizasyonlara dönüşen ComicCon gibi sci-fi fuarlarından çok önce tüm çizgiroman dünyası yıllık olarak Worldcon’da biraraya geliyordu. Worldcon 1939’yılından beri devam eden büyük bir bilim kurgu fuarı. (Evet doğru okudunuz 1939. Şimdiye kadar sadece 1942 ve 45 yılları arasında düzenlenmedi. Tahmin edersiniz&#8230; 2. Dünya savaşı desem&#8230;) 1984 yılında fuara davet edilen Japon manga çizerleri ve prodüktörler Amerika&#8217;da 5 gün boyunca çizgiroman fanlarının gayet ciddi bir şekilde kostümlerle sokaklarda fink atmasından çok etkilenince geri dönüp ortamları Japon gençliğine bildirdiler. Her ne kadar Cosplay&#8217;i Japonlar yaratmasa da onu alıp bambaşka yerlere taşıyanlar onlar oldu. Bendeniz de amatör bir otaku olarak çoğu zaman onların yaptığı işleri hasetle seyrediyorum. (Otaku: Kelime anlamı olarak fan gibi bir şey. Cosplay&#8217;i, animeleri hastalık derecesinde sevenlere takılan isim. Bir çeşit psikolojik manyaklık) Dünyanın geri kalan cosplayerları onların yanında sakil ve acemi duruyor. İnternette hala daha pek çok sitede &#8220;Amerikalılar cosplay yapmasın!&#8221; şeklinde foto bombardımanları var, buradan bir örneği göstereyim.</p>
<table style="width: 482px;" border="0">
<tbody>
<tr>
<td>
<p><div id="attachment_4097" class="wp-caption alignleft" style="width: 232px"><img class="size-medium wp-image-4097" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/OGcloud-248x300.jpg" alt="" width="222" height="268" /><p class="wp-caption-text">Final Fantasy serisinden Cloud</p></div></td>
<td>
<p><div id="attachment_4099" class="wp-caption alignleft" style="width: 215px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/amCloud.jpg"><img class="size-medium wp-image-4099" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/amCloud-224x300.jpg" alt="" width="205" height="274" /></a><p class="wp-caption-text">U S and A olmamış. Otur</p></div></td>
<td>
<p><div id="attachment_4098" class="wp-caption alignleft" style="width: 194px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/8.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-4292" title="8" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/8.jpg" alt="" width="184" height="278" /></a><p class="wp-caption-text">Japon arkadaş yapmış. Güzel olmuş...</p></div></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Benim konuştuğum saf kan Japon cosplayerların çoğuda Amerikan kardeşlerine dudak bükmekte.<br />
Tabii american &#8220;geek&#8221;leri bu haberler yüzünden isyan edip, yırtındılar. &#8220;Burada da çok başarılı cosplayerlar var. Ama siz en kötüleri seçip koyuyorsunuz. Japonların ölesiye fotoşopladığı bu cosplayerlar gerçeği yansıtmıyor!&#8221; Yıllar içerisinde USA topraklarında cosplay gelişmiş olabilir (ki çok başarılı cosplayerlar var. Geçen seneki Bayonetta&#8217;lar neydi öyle?) Ama Japon hatunlar ve herifler her seferinde basıyor. Dergilerde gördüğümüz mankenler de fotoşoplu sonuçta. Japon cosplayerlara firmalar büyük maddi destek sağlıyormuş da&#8230;. O para onlarda olsaymış da falan filan. Buradaki niyetim cosplayercıların naif kalbini kırmak değil ama bizzat konuştuğum bazı Tokyo cosplay canavarlarının bu işe nasıl bir emek verdiklerini kendilerinden dinledim. (Saatlerce&#8230; ölesiye&#8230; başka bir şey konuşmuyor deliler.) Adamlar sadece kostümle falan haftalarca uğraşmıyor, canlandıracağı karakterin yüz mimiklerine kadar her şeyi yalayıp yutuyor. Poz verme anı geldiğinde herif yüzünü ve vücudunu öyle bir ayarlıyor ki bir anda Alucard, Yuki, Bleach artık Allah ne verdiyse oluveriyor. Sadece &#8220;Parayı bas. Kostümü giy.&#8221; felsefesi yok yani. (Ne felsefesi var peki? demeyin. 3 haftadır anlatıyorlar bir halt anlamıyorum ki. Cosplayercılar başka dilden konuşuyor, başka gezegenden geliyorlar sanırım.) Konuştuğum çocuklardan biri Light denen karakteri oynaya oynaya Light olmuştu tamamen. Death notu&#8217;na yazacaktı neredeyse beni. Tırstım kaçtım (ki övünmek gibi olmasın manyaktan kolay tırsmam). Londra cosplay fuarında yıllar önce ben de Japonlarla yarışacak durumda değildim. O yüzden diğerlerinin hasetlerini, hırslarını biraz anlıyorum. &#8220;Bizde niye böyle durmuyor kardeşim!&#8221; isyanını ben de yaşadım. Amerikan gençliği bunu eğlenmek için yapıyor, diğer grup Naruto evreninde yaşıyor, fark bu kısaca. Her şeyi en ekstrem uca götürmeden rahat edemiyorlar bunlar. Kavgalar ne kadar uzarsa uzasın görüp görebileceğimiz en büyük şiddet plastik Jedi kılıçlarıyla birbirlerini kovalayan çocuklar olacaktır. Cosplayci şiddet uygulamaz. Bazen canlandırdığı karakterler kana susamış canavarlar olabilir o ayrı. <strong> </strong></p>
<div id="attachment_4119" class="wp-caption alignleft" style="width: 215px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/64717-1846686wg.jpg"><img class="size-full wp-image-4119" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/64717-1846686wg.jpg" alt="" width="205" height="308" /></a><p class="wp-caption-text">Merhaba.Tanışalım mı?</p></div>
<p>Cosplay sınırsız özgürlüğü beraberinde getiriyor. İstediğiniz karaktere bürünebiliyorsunuz cinsiyet gibi şeyler cosplay dünyasında çok önemsiz ayrıntılar. Örneğin: Bu arkadaş hakkında size kısaca bilgi vereyim. Evangelion serisinin cosplayini yapıyor, 18 yaşın üzerinde ve erkek. Kızların erkek karakterlere bürünmesi, erkeklerin Sailor Moon olması gayet normal sayılıyor. Kadın kılığına girenler gay değiller, gayet heteroseksüel hatta oraya kız bulmaya gelmiş, hormonları burunlarından akan abaza arkadaşlar. &#8220;Fırfırlı tütü ve bağcıklı gotik korse giyerek nasıl karı tavlanır ula!&#8221; diyenlere tek sözüm cosplay kızlarını tanımıyorsunuz olacaktır. Cosplayin bir alt kolu olan Crossplay&#8217;in bildiğimiz anlamda herhangi bir cinsel amacı yok. Kızların erkek karakterlere bürünmesi çok daha sık karşılaşılaşılan bir durum, hatta bayıldığımız çoğu erkek karakteri canlandıran cosplayercılar bayan. Bunların arasında benim bayıldığım biri varsa o da Yuegene. Resimlerini ilk gördüğümde ve erkek olduğunu duyduğumda ağzımın suyu akmıştı. Sonra bir baktım meğer hatunmuş. İki hafta sonra nette baktım birileri &#8220;Yok o erkek.&#8221; diyor. Beni yine aldı bir şüphe. Nihayetinde gerçeği öğrendik. Kendisi süper kafa bir hatun ve benim gibi bir cosplay cahiline bile sabırla neyin ne olduğunu anlatmaktan yorulmuyor. Bazı beğendiğim cosplayercıları buraya eklemek istiyorum (Aslında 50 tane eklemek isterdim ama büdütörler beni öldürecek cesedim Japonya&#8217;da kıyıya vuracak.)</p>
<table style="width: 212px;" border="0">
<tbody>
<tr>
<td><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/54ce6adf7df8bd7d5cd123cbfb251ac071523334-700.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4131" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/54ce6adf7df8bd7d5cd123cbfb251ac071523334-700-203x300.jpg" alt="" width="203" height="300" /></a></td>
<td>
<p><div id="attachment_4124" class="wp-caption alignright" style="width: 210px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/cosplay___luki_vocaloid.jpg"><img class="size-medium wp-image-4124" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/cosplay___luki_vocaloid-200x300.jpg" alt="" width="200" height="300" /></a><p class="wp-caption-text">Yuegene seksi hanım hallerindeyken. Luki vocaloid&#39;i emüle etmekte kendileri:)</p></div></td>
<td>
<p><div id="attachment_4126" class="wp-caption alignright" style="width: 209px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/Candy_by_yuegene.jpg"><img class="size-medium wp-image-4126" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/Candy_by_yuegene-199x300.jpg" alt="" width="199" height="300" /></a><p class="wp-caption-text">Burada Death Note live action filminden L karakterini canlandırıyor. Erkek kılığında ama L zaten pek maskülen sayılmaz.</p></div></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>&nbsp;</p>
<table style="width: 667px;" border="0" cellspacing="0">
<tbody>
<tr>
<td>
<p><div id="attachment_4132" class="wp-caption alignnone" style="width: 209px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/ulquiorrafrombleach.jpg"><img class="size-medium wp-image-4132" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/ulquiorrafrombleach-199x300.jpg" alt="" width="199" height="300" /></a><p class="wp-caption-text">Görebileceğiniz en şahane Bleach cosplay&#39;i. Sanırım Ulquiorra kılığına girmiş.</p></div></td>
<td>
<p><div id="attachment_4135" class="wp-caption alignnone" style="width: 210px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/wşll-of-the-abyss-from-pandorasheart.jpg"><img class="size-medium wp-image-4135" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/wşll-of-the-abyss-from-pandorasheart-200x300.jpg" alt="" width="200" height="300" /></a><p class="wp-caption-text">Pandora&#39;s Heart -Will of the Abyss</p></div></td>
<td>
<p><div id="attachment_4144" class="wp-caption alignnone" style="width: 235px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/previwcosplaybelethoflineage2_by_yukigodbless-d2yf2kb.jpg"><img class="size-medium wp-image-4144" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/previwcosplaybelethoflineage2_by_yukigodbless-d2yf2kb-225x300.jpg" alt="" width="225" height="300" /></a><p class="wp-caption-text">Beleth of Lineage</p></div></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Cosplay etkinliğinde insanlarla tanışmak çok kolay. Sevdiğiniz karakterlere &#8220;glomp&#8221; yapıyorsunuz. Buna kısaca “gerilip gerilip insanın üstüne atlama eylemi” diyebiliriz. Kızları çimlerde sürüklüyorlar, oğlanları aynı anda 9 kız kovalıyor falan. Youtube&#8217;da arayın, seyredin, çok komikler. Adamlar geek ve sosyalfobik olduklarından böyle bir iletişim yolu keşfetmişler. Gençlerin böyle toplanması İspanya&#8217;da ve İtalya&#8217;da ve diğer uzakdoğu ülkelerinde de çok popüler. Deviant semalarından duyduğuma göre Londra&#8217;da Cosplay piknikleri bile yapılıyormuş.</p>
<p>Japonya&#8217;daki felaket cosplay dünyasınıda sarstı doğal olarak. Kimsenin kostümle ilgilenecek hali kalmadı. Yine de oraların en ünlü anime ve manga çizerleri en sevilen anime karakterlerini çizdikleri özel manga sayıları hazırladılar. Bu seriler sayesinde oldukça sıkı bir para toplamışlar. Bu yazı bittiğinde deprem henüz yeni olmuştu. Böyle bir felaketin ardından &#8220;Aaa pikaçu, kawai!&#8221; şeklinde neşeli bir yazı ayıp kaçacak diye çok endişeliydim ama onlar bana gönderdikleri maillerde en berbat zamanda bile süper bir espri anlayışına sahip olduklarını gösterdiler. Öyleyse onlardan size direkt mesaj: Pray For Japan (Even if you are an atheist. Pray to a Miyazaki bathouse spirit. That would be hip.) <strong> </strong></p>
<p><strong>Harajuku&#8217;dan sokak manzaraları: Fruits,Kawai ve Decora Kızları</strong></p>
<p>Harajuku&#8217;nun tüm dünyaya yayılmasında FRUITS dergisinin büyük katkısı vardır. Fruits gençliği olarak bilinen bu sokak modası savaşçıları aslında “decora” olarak bilinen bir moda akımının öncüleriydiler. Magazinin şöhreti decorayı aşınca millet bu şaheser güzelliğindeki delilere kısaca fruit gençliği demeye başladı. <strong> </strong></p>
<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/14.jpeg"><img class="aligncenter size-full wp-image-4301" title="14" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/14.jpeg" alt="" width="235" height="329" /></a></td>
<td><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/15.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-4302" title="15" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/15.jpg" alt="" width="228" height="342" /></a></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Decoracıların işgal ettiği herhangi bir mekanda sıkılmanız imkansız. Pokemonlar, oyuncak ayılar, abartılı akseuarlar, para para dansı, rengarenk saçlar. Kızların üstüne sanki anime film ya da Hello Kitty mağazası patlamış gibi. Çantasına çatal saplayan da var kafasına akvaryum takan da&#8230; Bu stili kawai tarzıyla karıştırmak çok kolay. Kawai olarak bilinen kızların özelliği çocuk gibi giyinmeleri. (Çocuğun içine Aysel Gürel&#8217;in ruhunun kaçtığını farzedin.) Çizgi film karakterlerinin olduğu tişörtler ve elbiselerin yanısıra az makyaj ve çocuk saç modellerini tercih eden hatunlar decoranın az parıltılı versiyonları sayılırlar. Yani Kawai kızları İggy Pop’sa decoracılar Dawid Bowie’dir. Decora’da çocuk kıyafetlerinin yanısıra yüzlere yapıştırılan stickerlar veya parlak taşlar dikkat çeker. Çok katmanlı pofuduk kıyafetler, abartılı sayıda kolye ve küpeleriyle decora kızları moda dünyasına bomba gibi düştüler. İlk bakışta benzer gözükseler de hepsi nev-i şahsına münhasır punk, rock, geleneksel geyşa tarzı, ne ararsan. Decora gençliği Harajuku&#8217;nun en canayakın grubu. Ellerinde “Free Hugs” yazılı pankartlarla bekleşip isteyenlere bedavadan sarılıyorlar. Bir gün yolunuz oralara düşüpte “Şu gençlerle muhabbet kurayım. Aralarına katılayım.” arzusuna düşerseniz ortama en güçlü giriş biletiniz decora kızlarından geçmekte. Guro lolitalara falan yanaşmak cesaret istiyor çünkü.</p>
<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/16.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-4304" title="16" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/16.jpg" alt="" width="367" height="367" /></a></td>
<td><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/17.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-4305" title="17" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/17.jpg" alt="" width="243" height="365" /></a></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>Lolitalar</strong><br />
En sevdiğim gruplardan biri olan Lolitalar yaklaşık 20’den fazla alt kolu olan popüler bir akım. Bu grupların her birinin sıkı kuralları var. Her şey mükemmel olmadan sokağa çıkarsanız bu son hatanız olabilir. O yüzden loliler kurallara sıkı sıkıya bağlı ve kapalı küçük gruplardan oluşuyor. Lolitaların tanrıçası hayranlarının sevgiyle taktığı isimle kısaca(!) Mana-Sama olarak biliniyor. Mana müzik endüstrisinin yarattığı en garip şaheser. Visual kei akımını başlatan gruplardan Malice Mizer&#8217;ın kurucusu olmakla kalmayıp tüm lolilerin taptığı “Moi-même-Moitié” tasarım evinin başında. Kısaca Mana ne derse Lolita ordusu onu giyip, onu soluyor. Kendisi her daim lolita kıyafetleriyle ortalıkta dolanır. Elegant Gothik Aristocrat akımını tek başına bu hanımefendi başlatmıştır. Diğer grup üyeleri de aynı şekilde takılırlar. Fakat Malice Mizer grubunun tüm üyeleri erkek. Ama kılıklar&#8230; işte&#8230; ne diyeyim bu şekilde.</p>
<p><em>Black(Kuro) lolita:</em> Tüm kıyafetlerinde sadece siyah rengi kullanıyorlar. Soğuk ve suratsız takılmayı seviyorlar. Başları yerde garip bir yürüyüş şekilleri var. İnternette chatleşirken bile tek kelimeyle cevap verip bazen adamı zıvanadan çıkarıyorlar.</p>
<p><em>Princess(Himeru) lolitalar: </em>Ağırlıklı olarak pembe ve pastel rengi kostümlerle salınırlar. Fazla neşeli ve aşırı romantikler. İki günde mail hesabınızı lolcat ve bento yemek kutusu resimleriyle tıkabasa doldurabilirler. Black lolitaları sevmiyorlar. White Lolitalara &#8220;Siyah olanların sıkıcı fotonegatifleri.&#8221; diyorlar. Toplu halde çığlık attıklarında desibel dinlemiyorlar. Bu grup şemsiyesiz sokağa çıkmaktan hiç hazzetmiyor.</p>
<p><em>Gore lolitalar:</em> Oyuncak kutularından kabuslarımıza dalan kafası gözü paralanmış kırık bebeklerden ilham alıyor ve ring’teki kızı aratmayacak kıyafetlerle öğlen vakti Tokyo halkını dumurlara uğratmayı seviyorlar. Bu lolitaların çoğu manyaklık derecesinde Visual kei müzik gruplarına hastalar. Visual kei gruplarının neredeyse tüm erkek elemanları gore lolitalara benzediği için iyi anlaşıyorlar. Çok daha büyük bir grup olan Gotik Lolitalar bu grubu kanatlarının altına aldıktan sonra Gore kızları çoğalmaya başladı.</p>
<p><em>White (Shiro) Ethereal Lolita:</em> Beyaz lolitalar siyah kız kardeşlerinin antitezi olarak sadece beyaz ve tonlarını tercih ediyorlar. Çoğu zaman siyah ve beyaz loliler 2&#8242;li gruplar halinde bir arada gezerek kontrast yaratmayı seviyor. Bunlar lolitaların en ağırbaşlı ve olgun olanları ama hayalet gibi sessizce sokaklarda süzülmeyi seviyorlar ve webcam&#8217;den chat yapmaya çalıştığınızda fısıltılarını duymaya çalışırken kulaklarınız akıveriyor.</p>
<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td>
<p><div id="attachment_4307" class="wp-caption aligncenter" style="width: 245px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/18.jpg"><img class="size-full wp-image-4307" title="18" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/18.jpg" alt="" width="235" height="304" /></a><p class="wp-caption-text">Himeru lolita</p></div></td>
<td>
<p><div id="attachment_4308" class="wp-caption aligncenter" style="width: 217px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/19.jpg"><img class="size-full wp-image-4308" title="19" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/19.jpg" alt="" width="207" height="311" /></a><p class="wp-caption-text">Gore Lolita</p></div></td>
<td>
<p><div id="attachment_4309" class="wp-caption aligncenter" style="width: 237px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/20.jpg"><img class="size-large wp-image-4309" title="20" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/20-731x1024.jpg" alt="" width="227" height="318" /></a><p class="wp-caption-text">Mana- sama Black Lolita takılırken</p></div></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Ōji Lolitalar ise bu şık bayanların erkek karşılığı. Kralice Viktorya döneminden kalan pantalonları, dönemin baston ve şapkalarını taşıyan bu beyler kendilerine “dandies” diyorlar. (zaten lolita deseler şaşardım.) Lolitalar bu işi oldukça ciddiye alıyor. Kostümsüz evden dışarı adım atmıyorlar. Asla bir sabahta kalkıp &#8220;Bir kot bi tişört giyeyim.&#8221; gibi bir şey yok. Yedi gün yirmidört saat bir lolita her zaman lolita. Evin içinde bile dönemin ev kıyafetlerini giyiyorlar. Yani öğlen saatinde mc donalds&#8217;ta zaman makinesinden kopup gelmiş bu prensesleri hamburger yerken görebilirsiniz. Tim Burton kız yurdu öğrencileri misali sokaklarda salınırlar. Bu kılıkların hepsi bir moda anlayışının parçası. Hiç bir cinsellik içermiyor. Gidip lolitaları ellemek falan yok yani. Ancak öyle uzaktan bakılıyorlar. Zaten öyle göğüs dekoltesi falan da yok. Viktorya çağının ahlak anlayışını günümüzde yaşayan, biraz hayalperest, hafif uçuk, Rokoko dönemine ait her şeyi ezberlemiş bir garip kitle işte. Sevdim lolitaları, aralarında zehir gibi zeki olanları var.</p>
<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td>
<p><div id="attachment_4312" class="wp-caption aligncenter" style="width: 236px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/21.jpg"><img class="size-full wp-image-4312" title="21" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/21.jpg" alt="" width="226" height="331" /></a><p class="wp-caption-text">Mana- sama</p></div></td>
<td>
<p><div id="attachment_4313" class="wp-caption alignnone" style="width: 418px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/22.jpg"><img class="size-full wp-image-4313" title="22" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/22.jpg" alt="" width="408" height="317" /></a><p class="wp-caption-text">Blue Lolita</p></div></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Tokyo sokaklarında maceralarımız motosiklet çeteleri ile <a href="http://www.prensesemektuplar.com/2011/08/delilerin-ronesansi-japonya.html">devam ediyor</a>&#8230;</p>
Paylaş:<a rel="nofollow"   href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fmodern-tokyonun-moda-savascilari.html&amp;title=Modern%20Tokyo%E2%80%99nun%20Moda%20Sava%C5%9F%C3%A7%C4%B1lar%C4%B1&amp;bodytext=Ba%C5%9Ftan%20s%C3%B6yleyeyim%2C%20bu%20bir%20ka%C3%A7%20par%C3%A7aya%20b%C3%B6l%C3%BCnecek%20uzun%20bir%20yaz%C4%B1%20dizisi%20olacak.%20%28Evet%20biliyorum%20ben%20bu%20sitenin%20Fidel%20Castro%27suyum.%29%20Bu%20uzun%20yazma%20meselesiyle%20ilgili%20hep%20bir%20tak%C4%B1m%20g%C3%BCzellemeler%20duydum.%20K%C4%B1saca%20yazarlara%20tembihlenen%20%C5%9Fu%3A%20%E2%80%9C%C4%B0nternet%20kullan%C4%B1c%C4%B1s%C4%B1n%C4%B1n%20odaklanma%20s%C3%BCresi%20%C3%A7ok%20k%C4%B1sa%20oldu%C4%9Fundan%20yaz%C4%B1lar%C4%B1%20k%C4%B1sa%20ve%20%C3%B6z%20tutmal%C4%B1y%C4%B1z.%E2%80%9D%20Yoksa..%20yoksa..%20" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/digg.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Digg" alt="Digg" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fmodern-tokyonun-moda-savascilari.html&amp;title=Modern%20Tokyo%E2%80%99nun%20Moda%20Sava%C5%9F%C3%A7%C4%B1lar%C4%B1" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/stumbleupon.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="StumbleUpon" alt="StumbleUpon" /></a><a rel="nofollow"   href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fmodern-tokyonun-moda-savascilari.html&amp;title=Modern%20Tokyo%E2%80%99nun%20Moda%20Sava%C5%9F%C3%A7%C4%B1lar%C4%B1&amp;notes=Ba%C5%9Ftan%20s%C3%B6yleyeyim%2C%20bu%20bir%20ka%C3%A7%20par%C3%A7aya%20b%C3%B6l%C3%BCnecek%20uzun%20bir%20yaz%C4%B1%20dizisi%20olacak.%20%28Evet%20biliyorum%20ben%20bu%20sitenin%20Fidel%20Castro%27suyum.%29%20Bu%20uzun%20yazma%20meselesiyle%20ilgili%20hep%20bir%20tak%C4%B1m%20g%C3%BCzellemeler%20duydum.%20K%C4%B1saca%20yazarlara%20tembihlenen%20%C5%9Fu%3A%20%E2%80%9C%C4%B0nternet%20kullan%C4%B1c%C4%B1s%C4%B1n%C4%B1n%20odaklanma%20s%C3%BCresi%20%C3%A7ok%20k%C4%B1sa%20oldu%C4%9Fundan%20yaz%C4%B1lar%C4%B1%20k%C4%B1sa%20ve%20%C3%B6z%20tutmal%C4%B1y%C4%B1z.%E2%80%9D%20Yoksa..%20yoksa..%20" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/delicious.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="del.icio.us" alt="del.icio.us" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.facebook.com/share.php?u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fmodern-tokyonun-moda-savascilari.html&amp;t=Modern%20Tokyo%E2%80%99nun%20Moda%20Sava%C5%9F%C3%A7%C4%B1lar%C4%B1" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/facebook.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Facebook" alt="Facebook" /></a><a rel="nofollow"   href="http://twitter.com/home?status=Modern%20Tokyo%E2%80%99nun%20Moda%20Sava%C5%9F%C3%A7%C4%B1lar%C4%B1%20-%20http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fmodern-tokyonun-moda-savascilari.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/twitter.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Twitter" alt="Twitter" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&amp;bkmk=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fmodern-tokyonun-moda-savascilari.html&amp;title=Modern%20Tokyo%E2%80%99nun%20Moda%20Sava%C5%9F%C3%A7%C4%B1lar%C4%B1&amp;annotation=Ba%C5%9Ftan%20s%C3%B6yleyeyim%2C%20bu%20bir%20ka%C3%A7%20par%C3%A7aya%20b%C3%B6l%C3%BCnecek%20uzun%20bir%20yaz%C4%B1%20dizisi%20olacak.%20%28Evet%20biliyorum%20ben%20bu%20sitenin%20Fidel%20Castro%27suyum.%29%20Bu%20uzun%20yazma%20meselesiyle%20ilgili%20hep%20bir%20tak%C4%B1m%20g%C3%BCzellemeler%20duydum.%20K%C4%B1saca%20yazarlara%20tembihlenen%20%C5%9Fu%3A%20%E2%80%9C%C4%B0nternet%20kullan%C4%B1c%C4%B1s%C4%B1n%C4%B1n%20odaklanma%20s%C3%BCresi%20%C3%A7ok%20k%C4%B1sa%20oldu%C4%9Fundan%20yaz%C4%B1lar%C4%B1%20k%C4%B1sa%20ve%20%C3%B6z%20tutmal%C4%B1y%C4%B1z.%E2%80%9D%20Yoksa..%20yoksa..%20" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebookmark.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Bookmarks" alt="Google Bookmarks" /></a><a rel="nofollow"   href="mailto:?subject=Modern%20Tokyo%E2%80%99nun%20Moda%20Sava%C5%9F%C3%A7%C4%B1lar%C4%B1&amp;body=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fmodern-tokyonun-moda-savascilari.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/email_link.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="email" alt="email" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.friendfeed.com/share?title=Modern%20Tokyo%E2%80%99nun%20Moda%20Sava%C5%9F%C3%A7%C4%B1lar%C4%B1&amp;link=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fmodern-tokyonun-moda-savascilari.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/friendfeed.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="FriendFeed" alt="FriendFeed" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/reader/link?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fmodern-tokyonun-moda-savascilari.html&amp;title=Modern%20Tokyo%E2%80%99nun%20Moda%20Sava%C5%9F%C3%A7%C4%B1lar%C4%B1&amp;srcURL=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fmodern-tokyonun-moda-savascilari.html&amp;srcTitle=Prensese+Mektuplar+" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebuzz.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Buzz" alt="Google Buzz" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.tumblr.com/share?v=3&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fmodern-tokyonun-moda-savascilari.html&amp;t=Modern%20Tokyo%E2%80%99nun%20Moda%20Sava%C5%9F%C3%A7%C4%B1lar%C4%B1&amp;s=Ba%C5%9Ftan%20s%C3%B6yleyeyim%2C%20bu%20bir%20ka%C3%A7%20par%C3%A7aya%20b%C3%B6l%C3%BCnecek%20uzun%20bir%20yaz%C4%B1%20dizisi%20olacak.%20%28Evet%20biliyorum%20ben%20bu%20sitenin%20Fidel%20Castro%27suyum.%29%20Bu%20uzun%20yazma%20meselesiyle%20ilgili%20hep%20bir%20tak%C4%B1m%20g%C3%BCzellemeler%20duydum.%20K%C4%B1saca%20yazarlara%20tembihlenen%20%C5%9Fu%3A%20%E2%80%9C%C4%B0nternet%20kullan%C4%B1c%C4%B1s%C4%B1n%C4%B1n%20odaklanma%20s%C3%BCresi%20%C3%A7ok%20k%C4%B1sa%20oldu%C4%9Fundan%20yaz%C4%B1lar%C4%B1%20k%C4%B1sa%20ve%20%C3%B6z%20tutmal%C4%B1y%C4%B1z.%E2%80%9D%20Yoksa..%20yoksa..%20" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/tumblr.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Tumblr" alt="Tumblr" /></a><br/><br/><img src="http://www.prensesemektuplar.com/?ak_action=api_record_view&id=4077&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.prensesemektuplar.com/2011/04/modern-tokyonun-moda-savascilari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>bir VARmış, bir YOKmuş</title>
		<link>http://www.prensesemektuplar.com/2011/04/bir-varmis-bir-yokmus.html</link>
		<comments>http://www.prensesemektuplar.com/2011/04/bir-varmis-bir-yokmus.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 23 Apr 2011 07:00:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Elif</dc:creator>
				<category><![CDATA[guncel]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<category><![CDATA[prensesin ulkesi]]></category>
		<category><![CDATA[askeri mudahale]]></category>
		<category><![CDATA[belcika]]></category>
		<category><![CDATA[FN Harstel]]></category>
		<category><![CDATA[Kaddafi]]></category>
		<category><![CDATA[Libya]]></category>
		<category><![CDATA[nato]]></category>
		<category><![CDATA[savas ve insan]]></category>
		<category><![CDATA[silah ticareti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.prensesemektuplar.com/?p=3969</guid>
		<description><![CDATA[Brüksel&#8217;deki eski mahallemden komşum, tanıdığım, bildiğim, güler yüzlü, 27-28 yaşlarında Libya&#8217;lı bir gençti Omar. Ailesini Libya&#8217;da bırakıp Belçika&#8217;ya 15 yıl önce siyasi mülteci olarak kaçmasının sebebi ailecek Kaddafi karşıtı direniş içinde olmaları ve abisinin Kaddafi&#8217;nin fedaileri tarafından öldürülmesiydi. Son 5 yıldır, mülteci haklarının sınırlı olması sebebiylen Libya&#8217;ya gidip ailesini göremeyen Omar, Şubat ayı başında -Libya&#8217;daki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/human-bones-stop-the-war.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-4021" title="human-bones-stop-the-war" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/human-bones-stop-the-war.jpg" alt="" width="444" height="325" /></a>Brüksel&#8217;deki eski mahallemden komşum, tanıdığım, bildiğim, güler yüzlü, 27-28 yaşlarında Libya&#8217;lı bir gençti Omar. Ailesini Libya&#8217;da bırakıp Belçika&#8217;ya 15 yıl önce siyasi mülteci olarak kaçmasının sebebi ailecek Kaddafi karşıtı direniş içinde olmaları ve abisinin Kaddafi&#8217;nin fedaileri tarafından öldürülmesiydi. Son 5 yıldır, mülteci haklarının sınırlı olması sebebiylen Libya&#8217;ya gidip ailesini göremeyen Omar, Şubat ayı başında -Libya&#8217;daki kıyamet kopmadan önce- ailesini ziyaret etme hakkı kazanıp Brüksel&#8217;deki eşine dostuna &#8220;ben evlenmeye gidiyorum&#8221; bahanesini uydurarak, iki ay içinde geri geleceğini söyler ve Libya&#8217;ya gider. Bundan üç hafta önce de 4 diğer Libya&#8217;lıyla (bir tanesi erkek kardeşi) birlikte bir taksi içinde Tunus sınırından Libya&#8217;yı terk etmek isterken, sınır kapısından 3-5 metre önce Kaddafi&#8217;nin fedaileri tarafından durdurulan taksi içinden indirilir, üstü arandığında -şu anda NATO dahilinde Libya&#8217;yı bombalamakta olan ülkelerden biri olan- Belçika pasaportu bulunur ve iki saniye içinde kafasına sıkılan kurşunla aramızdan ayrılır.</p>
<p>Off mektuba ani aksiyonla girdim Prenses, dur başa alalım hemen:</p>
<!-- Begin MP3 Player for Wordpress Version "1.2.4"-->
<div align="left" id="playerMini1">
  <object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab" width="73" height="30">
    <param name="wmode" value="transparent">
    <param name="movie" value="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/mp3-player-plugin-for-wordpress/player_options/playerMini.swf" />
<param name="FlashVars" value="autoPlay=no&amp;soundPath=http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/reversetape.mp3?var1=mp3/no&amp;overColor=#1FBF26&amp;playerSkin=3"/>
<!--[if !IE]> <-->
<script type="text/javascript" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/mp3-player-plugin-for-wordpress/swfobject.js"></script>
		
<div id="flashPlayerplayerMini1">
<img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/mp3-player-plugin-for-wordpress/img/noflash.gif" alt="Flash required " />
</div>

<script type="text/javascript">
   var so = new SWFObject("http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/mp3-player-plugin-for-wordpress/player_options/playerMini.swf", "mymovie", "73", "30", "7", "#FFFFFF");  
   so.addParam("wmode", "transparent")
   so.addVariable("autoPlay","no")
   so.addVariable("overColor","#1FBF26")
   so.addVariable("playerSkin","3")
   so.addVariable("soundPath","http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/reversetape.mp3?var1=mp3/no")
   so.write("flashPlayerplayerMini1");
</script>    
<!--> <![endif]-->
</object></div>

<!-- End MP3 Player for Wordpress Version "1.2.4"-->
<p>Bir varmış bir yokmuş&#8230; Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde uçsuz bucaksız Brüksel&#8217;de Omar adında bir genç yaşarmış Prenses. Ben Omar&#8217;i ortak bir arkadaşımızın 4 yaşındaki kızı Zaule sayesinde tanıdım. Bu ortak arkadaşımızın çalıştığı günlerde bazen ben göz kulak olurdum Zaule&#8217;ye, bazen de Omar. Bilmiyordum, Zaule anlattı kendisiyle geçirdiğimiz günlerden birinde mahallede turlarken. Tutturdu illa da Omar&#8217;a uğrayalım, harika birisi diye. Kendisiyle öyle tanıştım, hikayesini hiç bir zaman anlatmadı. Arkadaşları ve komşuları olarak gerçek hikayeyi öğrenmemizin gerekçesi öldürülmüş olmasıydı. Ve maalesef kendi ağzından dinleyemedik&#8230;</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/le-Soir-24022011.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4019" title="le-Soir-24022011" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/le-Soir-24022011-193x300.jpg" alt="" width="193" height="300" /></a>Bundan 15 sene evvel abisinin Kaddafi&#8217;nin özel askerleri tarafından, rejim karşıtı olduğu gerekçesiyle öldürülmesinden sonra Belçika&#8217;ya politik ilticada bulunan Omar&#8217;in muhtemelen kendisine doğrultulan silahın ve kafasına sıkılan merminin Belçika&#8217;lı büyük silah üreticisi FN&#8217;e ait olduğundan haberi yoktu. Efendim, bu Belçika acayip bir memleket. Yıllardır bir türlü merkezi bir hükümet kurulamaması sebebiylen medya ve sivil organlarda görece bir şeffaflık ve demokrasi gözlenebiliyor. Şöyle ki Fransız kantonunun en büyük gazetesi<em> Le Soir</em>, yine Fransız kantonuna ait FN Harstel şirketinin Kaddafi sülalesini yıllardır silahladığı skandalını baş sayfadan verebiliyor.</p>
<p>Amerika liderliğinde her zamanki &#8220;demokrasi getirme&#8221; ağzıyla Libya&#8217;ya dalan NATO ve yine aynı ağızla daha şefkatli görünen Avrupa Birliği ülkelerinin bir yandan NATO dahilinde top, tüfek sivil savaşa dahil olması, diğer yandan da insani yardım götürmesi riyakarlığının arkasında esasında otoriteryen bir manyağı yıllardır silahlama hikayesi var anlayacağın Prenses.<em> Le Soir</em> gazetesinin 2009&#8242;dan beri peşini bırakmadığı ve derin araştırmalarla bulup  <a href="http://archives.lesoir.be/fn-libye-les-licences-annulees_t-20110412-01CKVP.html">anında paylaştığı gerçekler</a> şöyle: dünyanın bir numaralı &#8220;hafif&#8221; silah üreticisi FN Harstel firması 2008 yılı Temmuz ayında Kaddafi&#8217;nin 32&#8242;nci askeri taburuna 400 adet F2000 saldırı tüfeği, 367 adet tabanca ile P90 makineli tüfeği, 22,000 adetten fazla top mermisi ve 1,134 adet havantopu cephaneliği göndermiş. Tabi ki babasının hayrına değil, 5.3 milyon Euro&#8217;luk bir kontrat karşılığında. Bu kadarıyla bitse yine bir derece dersin Prenses, aradan 3 yıl geçmiş, hadi bir hataydı filan diyebilirsin. Amma ve lakin 2009 Haziran&#8217;ında Belçika&#8217;daki bölgesel seçim sonuçlarının belli olmasının hemen ertesi günü Fransız kantonunun başkan yardımcısı olarak bir kez daha seçilen Rudy Demotte, kolları sıvayıp FN şirketinin Kaddafi&#8217;ye silah ihraç etmesi iznini veren 5 yeni lisans çıkarttırır. Bu 5 yeni lisans, Belçika&#8217;nın Fransız kantonuna üzerinden kanlar damlayan 11,516 milyon Euro&#8217;luk bir kontrat şeklinde geri dönecektir. Şimdi dedim ya Prenses, bu ülkede bir türlü merkezi hükümet kuramıyorlar diye, işte bunun nedeni Valon (Fransız kantonu) tarafıyla Flemenk (Flaman kantonu) tarafı arasında yıllardır bitmek bilmeyen bir sidik yarışı olması. Istanbul kadar memleketi paylaşamıyorlar anlayacağın. Tabi yüzeyde bu sidik yarışı dil, kültür, tarih vesaire sebebiylen görünse de esasında yine para. Yani Rudy Demotte amca seçim sonuçlarının açıklanmasının ertesi günü FN firması için bu silah satış lisanslarını çıkarttırdığında muhtemelen ayna karşısına geçip &#8220;Güç bende artıııkkk!&#8221; diye zafer nağaralari attı.</p>
<p>Ne diyorduk, Omar&#8217;cık&#8230;. Olan Omar ve onun gibi özgürce ve barış içinde yaşamak isteyenlere oldu. Başta anlattığım Omar hikayesine şimdi tekrar bakalım hadi Prenses. Bu sefer dikkatimizi Omar&#8217;a değil de Belçika&#8217;ya verelim.</p>
<p>1996 yılında can havliyle Kaddafi&#8217;den kaçan Libya&#8217;lı Omar&#8217;a politik iltica izni vermiş olan Belçika devleti, yıllardır aslında bir ülkenin başından inmeyen bu manyak Gestapo&#8217;ya silah ve cephanelik satmaktadır. 2011 yılı Şubat ayında, bölgedeki diğer Arap ülkelerinde olduğu gibi Libya&#8217;da da halk ayaklanıp, otoriteryen bu rejimi devirmek isteyince Omar haberi alır ve ne pahasına olursa olsun ailesi ve sevdikleriyle birlikte olmak için, bir cebinde Belçika pasaportu, diğer cebinde Libya kimliğiyle geri döner. Bir buçuk ay kadar direniş sürer. Libya ordusu askerleri saf değiştirip halkın yanına kaymaya başlar. Kaddafi her türlü yolu kullanarak direnişe katılan halkı katletmeye devam eder. Içinde Belçika&#8217;nın da olduğu NATO dahili bir sürü devlet, son model askeri araç gereçleriyle &#8220;demokrasi&#8221; getirmek için bu katliamı desteklercesine ülkeye dalar. Artık savaşın tarafları değiştiğinden ve direnişçilerin kime direneceğine karar verememesinden dolayı az hasarlı zafer umutları azalır. Omar da cebinde taşıdığı Belçika pasaportunun dakika itibariyle kendine karşı kullanılacağını anlar ve yine can havliyle yanındaki 4 kisiyle birlikte ülkeden çıkmak ister. Çıkar ayak Kaddafi&#8217;ni fedaileri tarafından üstü aranır ve Belçika pasaportu bulunduğu anda, Belçika mahsulü bir silah ile Libya&#8217;lı biri tarafından öldürülür.</p>
<p>&#8220;Bir yerlerde bir yanlışlık var amaaa&#8230;&#8221; dediğini duyar gibiyim Prenses. Bu yanlışlık maalesef yüzyıllardır devam ediyor. Kanla <a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/peace_717335.jpg"><img class="size-medium wp-image-4046 alignright" title="peace_717335" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/peace_717335-300x292.jpg" alt="" width="265" height="257" /></a>beslenen diktatörler, para ve petrol uğruna çıkan savaşlar, sebepsiz ölen canlılar&#8230; Omar&#8217;in öldüğünü duyunca kafamdan kaynar sular döküldü ve birden kendimi Omar&#8217;in eski evinde yaklaşık 15 kişilik bir eş, dost, komşu ortamında &#8220;ne yapmak lazım?&#8221; diye yüzüme bakan üzgün, şaşkın, korkmuş gözlerin karşısında buldum. Önce dedik ki hemen mobilize olalım, ses çıkartalım, Belçika Savunma Bakanlığı önünde yüzlerce kisiyle Omar&#8217;in yasını tutalım, savaşın anlamsızlığını gösterelim. Sonra fark ettik ki durum göründüğünden karışık; zira Omar&#8217;ın tüm ailesi hala Libya&#8217;da ve hala can pahasıyla yaşamını sürdürmeye çalışmakta. Bizim burada Omar&#8217;in adı, soyadı ve fotoğrafıyla sokağa çıkmamız, öteki tarafta daha büyük acılara sebep verebilir. Bu üzüntüyü, kızgınlığı sokakta bağıramamak benim içime çok fena oturdu Prenses. Aklıma iki buçuk sene önce <a href="http://bianet.org/bianet/toplum/111489-gozumuz-polisin-ve-devletin-ustunde">Yunanistan&#8217;da polis tarafından öldürülen 16 yasındaki genç, Alexis</a> geldi. Bu çocuğun öldürülmesinden sonra milyonlarca kişi tüm dünyada sokağa taşındı, sanki bir devrim havası esti. Ee şimdi her gün Omar gibi bir sürü genç, şiddete ve bastırılmaya direndiği gerekçesiyle öldürülmekte ve biz acımızı, korkumuzu, hüznümüzü istediğimiz gibi bağıramıyoruz çünkü hayatlar pamuk ipliğine bağlı az biraz uzağımızda.</p>
<p>Senle savaşın bu en insani, en saf halini kendime dokunduğunca paylaşmak istedim. Eminim ki Omar bu şekilde öldürülen ne tek kisi, ne de son. Eğer sen de buna benzer savaşın insani tanıklık hikayelerini biliyorsan, lütfen benle paylaş. Moral bozucu olsa da bu saçmalıklar yüzünden kokunc şekillerde öldürülenlerin ruhlarının ancak hikayeleri duyuldukça huzura kavuşacağına inanıyorum.</p>
<p>Iyi yolculuklar Omar!  عمر رحلة سعيدة !</p>
Paylaş:<a rel="nofollow"   href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fbir-varmis-bir-yokmus.html&amp;title=bir%20VARm%C4%B1%C5%9F%2C%20bir%20YOKmu%C5%9F&amp;bodytext=Br%C3%BCksel%27deki%20eski%20mahallemden%20kom%C5%9Fum%2C%20tan%C4%B1d%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%2C%20bildi%C4%9Fim%2C%20g%C3%BCler%20y%C3%BCzl%C3%BC%2C%2027-28%20ya%C5%9Flar%C4%B1nda%20Libya%27l%C4%B1%20bir%20gen%C3%A7ti%20Omar.%20Ailesini%20Libya%27da%20b%C4%B1rak%C4%B1p%20Bel%C3%A7ika%27ya%2015%20y%C4%B1l%20%C3%B6nce%20siyasi%20m%C3%BClteci%20olarak%20ka%C3%A7mas%C4%B1n%C4%B1n%20sebebi%20ailecek%20Kaddafi%20kar%C5%9F%C4%B1" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/digg.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Digg" alt="Digg" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fbir-varmis-bir-yokmus.html&amp;title=bir%20VARm%C4%B1%C5%9F%2C%20bir%20YOKmu%C5%9F" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/stumbleupon.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="StumbleUpon" alt="StumbleUpon" /></a><a rel="nofollow"   href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fbir-varmis-bir-yokmus.html&amp;title=bir%20VARm%C4%B1%C5%9F%2C%20bir%20YOKmu%C5%9F&amp;notes=Br%C3%BCksel%27deki%20eski%20mahallemden%20kom%C5%9Fum%2C%20tan%C4%B1d%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%2C%20bildi%C4%9Fim%2C%20g%C3%BCler%20y%C3%BCzl%C3%BC%2C%2027-28%20ya%C5%9Flar%C4%B1nda%20Libya%27l%C4%B1%20bir%20gen%C3%A7ti%20Omar.%20Ailesini%20Libya%27da%20b%C4%B1rak%C4%B1p%20Bel%C3%A7ika%27ya%2015%20y%C4%B1l%20%C3%B6nce%20siyasi%20m%C3%BClteci%20olarak%20ka%C3%A7mas%C4%B1n%C4%B1n%20sebebi%20ailecek%20Kaddafi%20kar%C5%9F%C4%B1" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/delicious.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="del.icio.us" alt="del.icio.us" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.facebook.com/share.php?u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fbir-varmis-bir-yokmus.html&amp;t=bir%20VARm%C4%B1%C5%9F%2C%20bir%20YOKmu%C5%9F" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/facebook.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Facebook" alt="Facebook" /></a><a rel="nofollow"   href="http://twitter.com/home?status=bir%20VARm%C4%B1%C5%9F%2C%20bir%20YOKmu%C5%9F%20-%20http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fbir-varmis-bir-yokmus.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/twitter.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Twitter" alt="Twitter" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&amp;bkmk=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fbir-varmis-bir-yokmus.html&amp;title=bir%20VARm%C4%B1%C5%9F%2C%20bir%20YOKmu%C5%9F&amp;annotation=Br%C3%BCksel%27deki%20eski%20mahallemden%20kom%C5%9Fum%2C%20tan%C4%B1d%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%2C%20bildi%C4%9Fim%2C%20g%C3%BCler%20y%C3%BCzl%C3%BC%2C%2027-28%20ya%C5%9Flar%C4%B1nda%20Libya%27l%C4%B1%20bir%20gen%C3%A7ti%20Omar.%20Ailesini%20Libya%27da%20b%C4%B1rak%C4%B1p%20Bel%C3%A7ika%27ya%2015%20y%C4%B1l%20%C3%B6nce%20siyasi%20m%C3%BClteci%20olarak%20ka%C3%A7mas%C4%B1n%C4%B1n%20sebebi%20ailecek%20Kaddafi%20kar%C5%9F%C4%B1" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebookmark.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Bookmarks" alt="Google Bookmarks" /></a><a rel="nofollow"   href="mailto:?subject=bir%20VARm%C4%B1%C5%9F%2C%20bir%20YOKmu%C5%9F&amp;body=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fbir-varmis-bir-yokmus.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/email_link.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="email" alt="email" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.friendfeed.com/share?title=bir%20VARm%C4%B1%C5%9F%2C%20bir%20YOKmu%C5%9F&amp;link=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fbir-varmis-bir-yokmus.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/friendfeed.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="FriendFeed" alt="FriendFeed" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/reader/link?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fbir-varmis-bir-yokmus.html&amp;title=bir%20VARm%C4%B1%C5%9F%2C%20bir%20YOKmu%C5%9F&amp;srcURL=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fbir-varmis-bir-yokmus.html&amp;srcTitle=Prensese+Mektuplar+" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebuzz.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Buzz" alt="Google Buzz" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.tumblr.com/share?v=3&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fbir-varmis-bir-yokmus.html&amp;t=bir%20VARm%C4%B1%C5%9F%2C%20bir%20YOKmu%C5%9F&amp;s=Br%C3%BCksel%27deki%20eski%20mahallemden%20kom%C5%9Fum%2C%20tan%C4%B1d%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%2C%20bildi%C4%9Fim%2C%20g%C3%BCler%20y%C3%BCzl%C3%BC%2C%2027-28%20ya%C5%9Flar%C4%B1nda%20Libya%27l%C4%B1%20bir%20gen%C3%A7ti%20Omar.%20Ailesini%20Libya%27da%20b%C4%B1rak%C4%B1p%20Bel%C3%A7ika%27ya%2015%20y%C4%B1l%20%C3%B6nce%20siyasi%20m%C3%BClteci%20olarak%20ka%C3%A7mas%C4%B1n%C4%B1n%20sebebi%20ailecek%20Kaddafi%20kar%C5%9F%C4%B1" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/tumblr.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Tumblr" alt="Tumblr" /></a><br/><br/><img src="http://www.prensesemektuplar.com/?ak_action=api_record_view&id=3969&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.prensesemektuplar.com/2011/04/bir-varmis-bir-yokmus.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
<enclosure url="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/reversetape.mp3" length="311694" type="audio/mpeg" />
		</item>
		<item>
		<title>Permakültüre Giriş</title>
		<link>http://www.prensesemektuplar.com/2011/04/permakulture-giris.html</link>
		<comments>http://www.prensesemektuplar.com/2011/04/permakulture-giris.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Apr 2011 09:00:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tuna</dc:creator>
				<category><![CDATA[cevre]]></category>
		<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[guncel]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[Bill Mollison]]></category>
		<category><![CDATA[Permakültür]]></category>
		<category><![CDATA[Permakültüre Giriş]]></category>
		<category><![CDATA[Şehir tarımcılığı]]></category>
		<category><![CDATA[Sinek Sekiz Yayınevi]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.prensesemektuplar.com/?p=3616</guid>
		<description><![CDATA[Şehrin göbeğinde baharın gelişi beton kütlelerde pek bir değişime neden olmadı. Biz de bahara ve toprağa aç bünyeler olarak azimle sıçarak betonu kırmaya karar verdik. Herkesin belini sakatlaması dışında çeşit çeşit dumurlara gark ediyoruz kendimizi. Toplucanak toprakla ilişki kurmaya karar vereli bir heyecandır gidiyor. Küçük bir bahçe bulduk şehrin göbeğinde beton kaplı. Betonu kırdık ama [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/permaculture-751102.jpg"><img class="alignleft" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/permaculture-751102.jpg" alt="" width="266" height="301" /></a>Şehrin göbeğinde baharın gelişi beton kütlelerde pek bir değişime neden olmadı. Biz de bahara ve toprağa aç bünyeler olarak azimle sıçarak betonu kırmaya karar verdik. Herkesin belini sakatlaması dışında çeşit çeşit dumurlara gark ediyoruz kendimizi. Toplucanak toprakla ilişki kurmaya karar vereli bir heyecandır gidiyor. Küçük bir bahçe bulduk şehrin göbeğinde beton kaplı. Betonu kırdık ama toprak bulmak gerekiyor. Toprak satın alma veya başka bir yerden getirme fikri ne kadar hastalıklı gözüküyor olsa da mecburi bir adım. Bir yandan ben evde ektiğim domates patlıcan biber ve bilimum tohumların günden güne büyümesini heyecanla izliyorum. Bütün bir kışı bir avokado çekirdeğinin bir ağaca doğru büyümesini izleyerek geçirmiştim zaten. İnsan çok heyecanlanıyor. Genç gürbüz avokado da en az benim kadar heyecanlı. Şimdilik saksıda 6 yaprağını geliştirdi. Tohumlar ise topraktan öyle bir arsızlıkla fışkırdı ki bana yaşam denen mucizeye hayran kalmaktan başka bir iş kalmadı. Çok mu suladım, az mı ışık alıyor kaygılarını fidelere yansıtmamaya çalışıyorum. Diğer yandan şehir tarımcılığı ile ilgili internet neşriyatını hatmekle meşgulüm. Evde semiren fideleri nisan sonu gibi küçük bahçemize dikme planlarımız var.</p>
<p>Yine bir sabah uyanıp hava çok güzel  ben en iyisi biraz beton kırayım diye küçük mekanımıza gittiğimde, matbaadan yeni çıkmış 1000 tane kitap ile hiç tanımadığım, mutluluktan gözleri parlayan insanlarla karşılaştım. Bunlar da bir nevi beton kırıcıları. 2.5 yıldır kırdıkları betonun altından türkçe’deki ilk permakültür kitabı çıkmış. Permakültür yeni bir saç modeli değilmiş. “Gıda üretimi, arazi kullanımı ve topluluk inşa etmede sürdürülebilir ve etik bir tasarım usulü kullanmak” anlamına geliyor permakültür, “kalıcı” ve “tarım” kelimelerinin birleşmesiyle. Daha yetmişlerde bir grup insan demiş ki; bizim aklımız başımızda, kafamız çalışıyor. Kaynakları kendi kendine yeten, su, yiyecek, ısınma ve barınma gibi temel ihtiyaçları çevreleriyle uyumlu olarak giderebilecek metotları tasarlayalım hadin deyu ayaklanmışlar. Bir nevi anadolu köyü deyip buna biraz daha aşağıda deyinmek üzere hikayeme devam edeceğimdir.</p>
<p>Bill Mollison tarafından yazılan “Permakültüre Giriş” kitabının türkçe çevirisinin satılan ilk kopyası bende arkadaşlar. Sonradan kimseler yok ilk ben almıştım falan demesin. Ben o gazla kitabı türkçeye kazandıran Sinek Sekiz yayınevinin sahibi İrem Çağıl’ı oturtup zorla röportaj yaptım. Çalışırken beyaz iş tulumumla ghostbusters’a benzeyen bir manyak imajı verdiğim için, İrem’in gözlerinde “kitapları buraya bırakmakla iyi mi ediyoruz!!”  sorularını görmedim değil.</p>
<p>Tuna: Oha çok kitap var burda. Ne zaman çıktı bu kitap?<br />
İrem: Matbaadan bir saat önce çıktı.<br />
Tuna: Tamam o zaman otur ilk röportajı yapalım, ben betonu sonra kırarım. ilk kopyayı da bana satarsın.</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/permakulture-giris.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-3637" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/permakulture-giris.jpg" alt="" width="222" height="321" /></a>2.5 yıldır çevirilip yayına hazırlanmasını sağladığı kitabı henüz elinde tutan bir yayıncının yüz ifadesi nasıl tasvir edilir? Bebeğini elinde tutan bir anneye benzer diyerek belki biraz abartıyorum. İrem kitabın ingilizce orijinal kopyasıyla geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz ekolojist Viktor Ananias’ın Kaz Dağları&#8217;ndaki kerpiç evinde karşılaşmış dört yıl önce.  O günlerde toprakla nasıl ilişki kurulacağına dair yüzlerce soru vardı kafamda diyor. Uzun yıllar bir mimarlık ofisinde kutu kutu evler tasarlayıp şehri beton duvarlarla kaplamaya çalışmış İrem. Herkesin kendine göre bir aydınlanma, duruma ayma hali var. İrem de atlamış bisikletine çok uzun bir yola çıkmış Barcelona’ya doğru. Yolda kas gücüyle giderken aslında hayatta kalmak ve mutlu olmak için insanın nelere ihtiyacı olduğunu uzun uzun düşünmüş. Yediği yemeklerin gün içinde ne şekilde harekete enerjisine dönüştüğünü yaşama sevinci dolu bir hareketlilikle gözlemlemiş. Satın almamız gerektiği söylenen bir çok şeye neden ihtiyacımız olmadığını farketmiş. Güneş, toprak, su ve neşeye ihtiyacım var benim demiş. Ve neşenin hayatın özüyle doğrudan ilişki kurdukça artacağına inanarak bisiklet üstünde başladığı yolculuğu doğayla ilişki kurabileceği diğer yolları araştırıp gerçekleştirerek devam etmiş.</p>
<p>İnsanlar bu kitabı niye okusun diye sorduğumda, toprakla nasıl iletişim kurulacağını öğrenmek için şeklinde cevap verdi. Toprakla nasl uzun süreli bir birliktelik, alışveriş oluşturulabileceği sorularına son derece pratik cevaplar veriyor Permakültüre Giriş kitabı. Kitabın yazarı Bill Mollison aynı zamanda Permakültür kelimesinin de isim babası. Kendi ifadesiyle “Permakültür, doğal sistemlerin gözlemine, geleneksel tarım yöntemlerinin içerdiği erdeme ve modern, bilimsel, teknolojik bilgiye dayanan bir tasarım sistemidir. Permakültürün amacı sürdürülebilir insan yerleşimleri oluşturmak, yani kendi ihtiyaçlarını karşılayan, çevresini sömürmeyen ve kirletmeyen, uzun vadeli, ekolojik anlamda sağlıklı ve ekonomik olarak da uygulanabilir sistemler yaratmaktır” demiş Bill amca. Kitapta çok pratik şekilde uygulanabilecek akıllı çözümlerle değişik yaşam alanlarından örnekler verilmiş. Apartman çatısından ev balkonuna, küçük bahçelerden tarlalara kadar hadi ben yapıyorum dediğinde enerji ve su sistemlerini doğaya uyumlu şekilde nasıl tasarlayabileceğinize dair ilginç ayrıntılar çizimleriyle beraber mevcut.</p>
<p>İrem yetmişlerde bu kitabın yazılmasının ardından yaklaşık 3 kuşağın bu bilgileri deneyimleyip üzerine yeni kitaplar yazdıklarını ve batıda permakültür ve sürdürülebilir yaşama ilişkin ciddi bir külliyat oluştuğunu anlattı. Deneyim odaklı bu paylaşımın yarattığı kültürün Türkiye’ye neden bu kadar geç ulaştığını soruyorum İrem’e. Zira Permakültüre Giriş, konuya ilişkin türkçede yayınlanan ilk kitap. Şehirleşmenin Türkiye’de batıdan çok daha geç başlamasıyla ilişki kuracakken İrem araya girip şehirleşmeyi tek başına olumsuz bir kavram olarak kullanmama karşı çıkıyor ve önemli olanın insanların nasıl bir araya gelip yaşam alanlarını nasıl düzenledikleri olduğunu belirtiyor. Toprakla ilişkinin ve binlerce yıllık tarımsal bilgi birikiminin modernizmle nasıl hızlı bir şekilde ortadan kalktığını konuşuyoruz. İnsanın doğadan bağımsız “yapma” gücünün sarhoşluğuna kapılması gerçekten çok düşündürücü bir süreç. Bu yapma eyleminin ortaya çıkardığı, doğayı dışlayan ve sömüren “yapay” ürünler, yaşamlar, şehirler, endüstriler, evler ve sistemler bizi daha “neşeli” yapmadığı gibi yaşadığımız dünyanın kaynaklarını da geri dönüşsüz şekilde hızla tüketiyor. Bu çılgınlıktan akl-ı selim ve bilgi ile geri dönmek için hala geç değil belki. İrem de bu bilgiyi olabildiğince fazla yayabilmek için Sinek Sekiz yayınevini kurup bilgiyi yaymak için bir köprü oluşturmak, insanlara ilham vermek istemiş.</p>
<p>Ben kendi adıma işin permakültür tarafına henüz gelebilmiş değilim. Bir domates fidesini tohumdan meyveye kadar gözlemlemek ve desteklemek gibi çok daha basit bir amaç edindim kendime henüz. Sürdürülebilir tarım ile ilgili değişik şehirden kaçış gruplarının maceralarını ve deneyimlerini uzaktan takip ediyorum. Betonda sıkışan şehirlilerin boş zamanlarında çeşitli vörkşoplara akın etmesini, ekecek toprak peşinde koşmasını izliyorum. Türk orta sınıfının pastoral neo-romantizmi diye tanımladık bu süreci geçende bir arkadaşımla. Kendimizi de bundan dışarıda tutmuyoruz haliyle. Ama ben oturup konuşmak, tartışmak veya eğitilmekten öte çene çalmayı bırakıp domates fidesinin, salatalığın kararlılığı ve yaşam iradesinden öğrenebileceklerimin peşindeyim. Permakültür’e giriş kitabı İrem’in de belirttiği gibi öyle oturup roman gibi okunabilecek bir kitap değil. Son derece pratik önerilerle balıkçılıktan bahçeciliğe kadar kendi kendine yeten yerleşimlerin nasıl oluşturulacağını anlatıyor. Halihazırda eyleyene rehber olsun diye.</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/macdonald1.jpg"><img class="alignleft" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/macdonald1.jpg" alt="" width="274" height="284" /></a>Sinek Sekiz yayınevi Ekoloji Cep Rehberi’yle başladığı yayın hayatına bu ikinci kitap ile devam ediyor. Slow Food Revolution kitabının çevirisi de neredeyse tamamlanmış ve önümüzdeki aylarda mürekkeple buluşmayı bekliyor. Yayınevi ismini garip bir hikayeler zincirinden alıyor. Şimdiye kadar yayınlanan kitapların çevirmeni Egemen Özkan’ın yıllar boyunca sinek sekizlisi oyun kağıdıyla tesadüfleri zorlayan gelişigüzel karşılaşmalarından ilham almış. Egemen ve İrem nereden ilham alıyor diye baktığımda Turgutreis’te 9 dönümlük bir mandalina bahçesinin içindeki taş evde, rustik bir hayat yaşadıklarını öğrendim. Bir yandan bahçe çapalayıp, odun kırıp, mandalina, erik, karadut reçeli yapıp, bir yandan fare kovalar, yaprak süpürür, çamur silerken bir gün İrem Çağıl  bir yayınevi kurmaya karar verir. Güzel, işe yarayacak ve zihin açacak kitaplar bulur, uğraşır, didinir. Ne iyi yapar. Bu arada Sinek Sekiz yayınevinin harika defterleri olduğunu da belirtmeden geçmeyelim.</p>
<p>Bu tür girişimlerin bir dayanışma duygusu içinde desteklenmesi gerektiği inancındayım ben naçizane. Biz Sinek Sekiz kitaplarını alalım. Onlar da bissürü bissürü güzel kitap bulup yayınlasınlar diliyorum bugünlerde şu hayattan. Dilek demişken bir de marullarım çok uzadı güçlenmeden, lütfen ölmesinler diliyorum.</p>
<p><strong>&#8220;Permakültüre Giriş&#8221; kitabını edinmek için:</strong></p>
<p>9 Nisan Cumartesi Şişli Organik Pazarı ve 10 Nisan Pazar Kartal Organik Pazarında birer stand olacak. Kitapçılara yeni dağıtım yapılıyormuş. <a href="http://www.sineksekiz.com/">www.sineksekiz.com</a> adresinden kitabı doğrudan sipariş edebilirsiniz. Yayınevinin internet sitesi ve blogu permakültür çalışmalarıyla ilgili oldukça zengin bir veri kaynağı aynı zamanda, bilginize.</p>
Paylaş:<a rel="nofollow"   href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fpermakulture-giris.html&amp;title=Permak%C3%BClt%C3%BCre%20Giri%C5%9F&amp;bodytext=%C5%9Eehrin%20g%C3%B6be%C4%9Finde%20bahar%C4%B1n%20geli%C5%9Fi%20beton%20k%C3%BCtlelerde%20pek%20bir%20de%C4%9Fi%C5%9Fime%20neden%20olmad%C4%B1.%20Biz%20de%20bahara%20ve%20topra%C4%9Fa%20a%C3%A7%20b%C3%BCnyeler%20olarak%20azimle%20s%C4%B1%C3%A7arak%20betonu%20k%C4%B1rmaya%20karar%20verdik.%20Herkesin%20belini%20sakatlamas%C4%B1%20d%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20%C3%A7e%C5%9Fit%20%C3%A7e%C5%9Fit%20dumurlara%20g" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/digg.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Digg" alt="Digg" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fpermakulture-giris.html&amp;title=Permak%C3%BClt%C3%BCre%20Giri%C5%9F" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/stumbleupon.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="StumbleUpon" alt="StumbleUpon" /></a><a rel="nofollow"   href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fpermakulture-giris.html&amp;title=Permak%C3%BClt%C3%BCre%20Giri%C5%9F&amp;notes=%C5%9Eehrin%20g%C3%B6be%C4%9Finde%20bahar%C4%B1n%20geli%C5%9Fi%20beton%20k%C3%BCtlelerde%20pek%20bir%20de%C4%9Fi%C5%9Fime%20neden%20olmad%C4%B1.%20Biz%20de%20bahara%20ve%20topra%C4%9Fa%20a%C3%A7%20b%C3%BCnyeler%20olarak%20azimle%20s%C4%B1%C3%A7arak%20betonu%20k%C4%B1rmaya%20karar%20verdik.%20Herkesin%20belini%20sakatlamas%C4%B1%20d%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20%C3%A7e%C5%9Fit%20%C3%A7e%C5%9Fit%20dumurlara%20g" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/delicious.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="del.icio.us" alt="del.icio.us" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.facebook.com/share.php?u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fpermakulture-giris.html&amp;t=Permak%C3%BClt%C3%BCre%20Giri%C5%9F" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/facebook.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Facebook" alt="Facebook" /></a><a rel="nofollow"   href="http://twitter.com/home?status=Permak%C3%BClt%C3%BCre%20Giri%C5%9F%20-%20http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fpermakulture-giris.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/twitter.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Twitter" alt="Twitter" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&amp;bkmk=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fpermakulture-giris.html&amp;title=Permak%C3%BClt%C3%BCre%20Giri%C5%9F&amp;annotation=%C5%9Eehrin%20g%C3%B6be%C4%9Finde%20bahar%C4%B1n%20geli%C5%9Fi%20beton%20k%C3%BCtlelerde%20pek%20bir%20de%C4%9Fi%C5%9Fime%20neden%20olmad%C4%B1.%20Biz%20de%20bahara%20ve%20topra%C4%9Fa%20a%C3%A7%20b%C3%BCnyeler%20olarak%20azimle%20s%C4%B1%C3%A7arak%20betonu%20k%C4%B1rmaya%20karar%20verdik.%20Herkesin%20belini%20sakatlamas%C4%B1%20d%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20%C3%A7e%C5%9Fit%20%C3%A7e%C5%9Fit%20dumurlara%20g" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebookmark.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Bookmarks" alt="Google Bookmarks" /></a><a rel="nofollow"   href="mailto:?subject=Permak%C3%BClt%C3%BCre%20Giri%C5%9F&amp;body=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fpermakulture-giris.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/email_link.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="email" alt="email" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.friendfeed.com/share?title=Permak%C3%BClt%C3%BCre%20Giri%C5%9F&amp;link=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fpermakulture-giris.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/friendfeed.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="FriendFeed" alt="FriendFeed" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/reader/link?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fpermakulture-giris.html&amp;title=Permak%C3%BClt%C3%BCre%20Giri%C5%9F&amp;srcURL=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fpermakulture-giris.html&amp;srcTitle=Prensese+Mektuplar+" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebuzz.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Buzz" alt="Google Buzz" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.tumblr.com/share?v=3&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fpermakulture-giris.html&amp;t=Permak%C3%BClt%C3%BCre%20Giri%C5%9F&amp;s=%C5%9Eehrin%20g%C3%B6be%C4%9Finde%20bahar%C4%B1n%20geli%C5%9Fi%20beton%20k%C3%BCtlelerde%20pek%20bir%20de%C4%9Fi%C5%9Fime%20neden%20olmad%C4%B1.%20Biz%20de%20bahara%20ve%20topra%C4%9Fa%20a%C3%A7%20b%C3%BCnyeler%20olarak%20azimle%20s%C4%B1%C3%A7arak%20betonu%20k%C4%B1rmaya%20karar%20verdik.%20Herkesin%20belini%20sakatlamas%C4%B1%20d%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20%C3%A7e%C5%9Fit%20%C3%A7e%C5%9Fit%20dumurlara%20g" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/tumblr.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Tumblr" alt="Tumblr" /></a><br/><br/><img src="http://www.prensesemektuplar.com/?ak_action=api_record_view&id=3616&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.prensesemektuplar.com/2011/04/permakulture-giris.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sen Bir Hayvansın</title>
		<link>http://www.prensesemektuplar.com/2011/03/sen-bir-hayvansin.html</link>
		<comments>http://www.prensesemektuplar.com/2011/03/sen-bir-hayvansin.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Mar 2011 18:29:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Deniz</dc:creator>
				<category><![CDATA[cevre]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[evcil]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[hayvanseverlik]]></category>
		<category><![CDATA[pet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[vahşi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.prensesemektuplar.com/?p=3350</guid>
		<description><![CDATA[Geçenlerde kendi kendime düşüncelere dalmış ormanda sincaplara bakarken, bir yandan da nasıl hayatta kaldıklarını düşünüyordum. Yaşadığım yerin hemen arkasında iki tane çam ağacı sincap ve ağaçkakanlara evsahipliği yapıyor. &#8216;Tıkır tıkır&#8217; tıkırdayıp ağacı delen ağaçkakanlarla, sincaplar aynı çevrede takılıp gidiyor. Ekolojik olarak aralarında nasıl bir çıkar ilişkisi var tam olarak bilemiyorum ama genelde sincapların olduğu yerde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/03/S%C4%B1%C3%A7an.jpg"><img class="alignleft" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/03/S%C4%B1%C3%A7an.jpg" alt="" width="362" height="255" /></a>Geçenlerde kendi kendime düşüncelere dalmış ormanda sincaplara bakarken, bir yandan da nasıl hayatta kaldıklarını düşünüyordum. Yaşadığım yerin hemen arkasında iki tane çam ağacı sincap ve ağaçkakanlara evsahipliği yapıyor. &#8216;Tıkır tıkır&#8217; tıkırdayıp ağacı delen ağaçkakanlarla, sincaplar aynı çevrede takılıp gidiyor. Ekolojik olarak aralarında nasıl bir çıkar ilişkisi var tam olarak bilemiyorum ama genelde sincapların olduğu yerde ağaçkakanlar da oluyor. Ya da tersi. Çokta şirin hayvanlar. O kadar şirinler ki bir tanesini &#8216;bizim eve alsam mı?&#8217; bile diye ciddi ciddi düşündüm. Pofuduk kuyruğu ile acayip sevilesi. Ancak bir noktada bunun uzun zaman alacağına karar verdim. Şehirde olsam gider bir evcil hayvan dükkanına verir parası neyse alır evime gelirim. Hayvanına göre maması da satılıyordur. Ben de dedim en iyisi &#8216;kendi hayvanıma kendim sahip olayım&#8217;. Gidip dükkandan almak çok ters geliyor. Ama biraz düşününce vahşiden nasıl evcilleştirebileceğimi de bilemedim. Ağacın dibine biraz soyulmuş ceviz bırakırsam önce ona alışırlar sonra da yavaş yavaş bana. Sonra onun en sevdiği yiyecekleri öğrenip daha çok yiyecek ile kandırıp kendime alıştırabilirim. Biraz zaman alır tabii ama sonrasında &#8216;O&#8217; benim güzel sincabım olur. Koyarım genişçe bir kafese sıcak sıcak oturur evde. Ayrıca eminim kızlar da bayılır buna. &#8216;Ayyyy ne şirin şeyyy!&#8217; derler ordan muhabbet yürür gider. İstanbul&#8217;daki parklarda görüyordum nasıl evcil köpeklerin ilişki kurulmasına yardımcı olduğunu. Her gün aynı saatte dolaştırılan köpekler. Cins cins. Bir de o zaman şunu fark etmiştim. Sahip olunan köpeğin parlaklığı, sağlıklı duruşu ile onu dolaştıranın üzerine giydiği kıyafetlerin parlaklığı doğru orantılı oluyor. Eşofman bile giyse en kalitelisi oluyor. Aynı arabasıyla hava atanlar gibi. Yani ben köpeği ile hava atıyor demek istemiyorum tabii. Onun parası çok olunca eksi derecelerde yaşamaya alışmış bir sibirya kurdunu temmuz&#8217;da istanbul&#8217;da görebiliyorsun. Ya da benzeri buz hayvanlarını. Soğuktan daralmışlar herhalde bu sıcak onlara iyi gelmiş. Parası olan nasıl da getirtiyor hayvanları soğuktan sıcağa. Param olsa ben de kutup ayısı getireceğim. Bir tanesi bile kurtulsa kardır.</p>
<p>Böyle kendi kendime düşünürken burada çok fazla sincap olduğunu, etrafta da hava atacak hatun olmadığına karar verip, onları sahiplenmek yerine özgür bırakmaya karar verdim. En kısa zamanda bir evcil hayvan dükkanına gideceğim ve muhtemelen güzelce şekillendirilmiş ve oldukça güzel tatları olan bu sincap yemlerinden alacağım. Hem böylece bu soğukta karda kışta yiyecek aramak zorunda kalmazlar. Koyarım ağacın diplerine gelir yerler. Prenses şimdi sen soracan; &#8216;ee bütün ormanı nasıl besleyeceksin?&#8217; diye. Bunu düşündüm ve &#8216;görmeyen gönül katlanır.&#8217; diye cevapladım kendi kendime. Hemen yanıbaşımda yiyecek bulmak için dört dönen ağaçkakan ve sincaplar bir noktadan sonra sinirimi bozuyor. Ben burada yemeğimi rahat rahat yerken onların hayat mücadelesine tanık olmak beni huzursuz ediyor. Hem yazık değil mi onlara? Onların da karnının doyması lazım. Ben kendi adıma yapabildiğim ölçüde sorumluluğumu taşıdığımı düşünüyorum. Ya köylüler? Her köylü etrafındaki sincabı beslese ormadan yiyecek bulmak için dolaşan sincap kalmaz. Bir de köylü olacaklar. Bazen çok sıkılıyorum bu halkın duyarsızlığına.</p>
<p>Sonra geçenlerde yaşadığım yerde çok tatlı bir böcek buldum. Bu şirin yavruya büyüteçle baktığım zaman çok şirin geldi. Hamamböceği imiş. Sarımtırak antenleri var. Açık kahverengi renkli. Pıtır pıtır yürüyordu duvarda. Dedim &#8216;sen nereye gidiyorsun bakayım tatlı şey&#8217; deyip, bir gazete ve kavanoz yardımıyla aldım koydum kenara. Prenses sana yollayayım mı? İlgilenirmisin? Ben burada bakamayacağım. Yerim dar ve her an ezecem korkusuyla serbest bırakamıyorum. Belki sen ilgilenirsin. Biraz araştırma yaptım. İnanılmaz bir hayvan. Bir damla yağ ile 6 ay yaşayabiliyorlarmış. Ayrıca çok sadıklar. Bulundukları yeri bir benimsediler mi hemen hızlıca ürüyorlar. Ayrıca kedi, köpek ve sincaplarda olduğu gibi beslemek için çok fazla birşey yapmana gerek yok. Dökülen saçılan şeyler bile ona yeter de artar.  Tuvaletini de değiştirmene gerek yok. Kendileri hallettiğinden yapay kum falan satın almana gerek yok. Yani maliyetleri oldukça düşük hatta sıfır. Sana sadece seyredip keyif alması kalıyor. Sadece tek sorun düşündüğümden çok ürerlerse diye hadım ettirmenin yollarını arıyorum. Acaba bir de fare mi alsam? Belki fare çok üreyenleri yer. Yok yok sevmedim bunu. Çok vahşice. Bir hayvanı diğer hayvana yedirtmek. En iyisi ben onları kısırlaştırayım. Doğurmasın. Zamanı gelince ölür, ağlarız. Bütün duygularımı tatmin ederim böylece.</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/03/hamam+b%C3%B6ce%C4%9Fi.jpg"><img class="alignright" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/03/hamam+b%C3%B6ce%C4%9Fi.jpg" alt="" width="398" height="265" /></a></p>
<p>Bir de bizim buralar yazlıkçı yeri olduğundan dolayı özellikle kış zamanı etrafta başı boş dolaşan kedi, köpekler var. Yazlıkçılar sağolsun, hepsi ayrı ayrı düşünceli insanlar ne yerlerse paylaşıyorlar bu sokak hayvanlarıyla. Sonra bir başka insan grubu gelip onları kısırlaştırıyor. Böylece gereksiz üremiyorlar. Hepsinin bir markası var. Böylece yemek verirken soyunu devam ettir(e)meyeceğinden ve bulaşıcı hastalık taşımadıklarından emin olabiliyor şehrimin steril insanları. Böylece bir daha geldiklerinde de çaresiz buralarda takılan yavrularını da görmüyorlar.</p>
<p>Ayrıca bizim buradakiler diğerlerine göre oldukça şanslı. Burası daha bakir olduğu için kış oldu mu ne bulurlarsa yiyorlar. Hiç yemek ayırmıyorlar. Yani bok ver yiyecekler. O kadar acıkıyorlar. En şirin halleriyle hemen etrafımıza toplanıp aç aç suratımıza bakıyorlar. Dışarıdan gelenleri görüyorum elinde koca ekmek ama vermiyor. &#8216;Ne olacak versen ölürmüsün?&#8217; diye geçiriyorum içimden. Oysa bir daha ki haftaya yeni piknikçiler gelene kadar aç kalacak hayvanlar. Yazık. Hele bir de yağmur falan yağarsa kimse uğramaz buralara. Haftalarca aç kalacaklar. Şu insanoğlu ne acımasız oluyor yahu. Versene elindeki ekmeğinden bir parça. Biraz daha büyük yerlerde olanlar alışmışlar kuru mamaya başka şey yemiyorlar. Ama orası büyük yer olduğundan birileri besliyordur nasılsa. O yüzden biraz önce sana bahsettiğim sincapları kendime alıştırırken bu yapay yemlerin tadını kaçırmamaya dikkat edeceğim. Bana alışsınlar ama ticari yemlere alışmasınlar ki, istediğim zaman bırakıp rahat rahat gidebileyim. Nasıl olsa birileri besler. Ha bu arada avlanma yeteneklerini kaybedecek ama olsun. Avlanıpta n&#8217;olacak ben beslerim işte. Yani hem bana alışsın ve benim olsun, hem de herşeyi yesin ama çok üremesin. Sonra hepsine bakamam.  O yüzden belli bir üreme noktasına gelince kısırlaştırmak en iyisi. Kısacası evime geldiğimde, canım sıkıldığında şirin görünümü yeter.</p>
<p>Bu tarz düşüncelerle sincapları seyrederken daha iyi bir şey buldum. İnsanın kendini tanrı yerine koyup hayvanlara sahte şefkat dağıtması, kendine köle yapması, işi bitince bırakıp gitmesi, ve diğer yaptığı şeylerin çoğundan dolayı bir ceza görmemesini düşündüm. Kanımca en iyisi insanları kısırlaştırmak. Eğer başka canlıları kısırlaştırarak ya da zehirleyerek sorunu çözebileceğimizi düşünüyorsak, aynı şeyi nüfusun sorun olduğuna inanıldığı bu zamanda insanlar üzerinde de uygulayabiliriz. İnsanların üremesinin durması dünyanın korunması için gayet ciddi bir adım olabilir. Nasıl sokak köpekleri çoğalıp mahalle halkını rahatsız ediyorsa, bir çocuğa sahip olduktan sonra da çiftlerin kısırlaştırılması da gayet anlamlı olabilir.</p>
<p>Sevgili Prenses,<br />
Kafamdakileri seninle düm duruluğu ile paylaşmaya çalıştım. Eğer senin de bu konuyla ilgili söyleyeceklerin varsa ve benimle paylaşırsan sevinirim. Evcil hayvanın olduğu için sana ya da bir başkasına kızmam mümkün değil. Ama en azından çocuklarının vahşileşmesine ve ait olduğu yere gitmesine izin verirsen çok memnun olurum. İnsanın kendine has ve başka bir örneğine rastlamadığım bencilliği tüm doğayı kasıp savuruyor. Hep insanoğlu &#8216;haklı&#8217; ve yaptıkları doğru. Oysa yaşam kadar ölüm de doğal. Neyse, Prenses yazarlarından Elif bu yazıya şu şarkının iyi gideceğini söyledi. Hadi bakalım&#8230;</p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="640" height="390" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/ERP6WEarzOg?fs=1&amp;hl=en_US&amp;hd=1" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="640" height="390" src="http://www.youtube.com/v/ERP6WEarzOg?fs=1&amp;hl=en_US&amp;hd=1" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
Paylaş:<a rel="nofollow"   href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F03%2Fsen-bir-hayvansin.html&amp;title=Sen%20Bir%20Hayvans%C4%B1n&amp;bodytext=Ge%C3%A7enlerde%20kendi%20kendime%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCncelere%20dalm%C4%B1%C5%9F%20ormanda%20sincaplara%20bakarken%2C%20bir%20yandan%20da%20nas%C4%B1l%20hayatta%20kald%C4%B1klar%C4%B1n%C4%B1%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCn%C3%BCyordum.%20Ya%C5%9Fad%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%20yerin%20hemen%20arkas%C4%B1nda%20iki%20tane%20%C3%A7am%20a%C4%9Fac%C4%B1%20sincap%20ve%20a%C4%9Fa%C3%A7kakanlara%20evsahipli%C4%9Fi%20yap%C4%B1yor.%20" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/digg.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Digg" alt="Digg" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F03%2Fsen-bir-hayvansin.html&amp;title=Sen%20Bir%20Hayvans%C4%B1n" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/stumbleupon.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="StumbleUpon" alt="StumbleUpon" /></a><a rel="nofollow"   href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F03%2Fsen-bir-hayvansin.html&amp;title=Sen%20Bir%20Hayvans%C4%B1n&amp;notes=Ge%C3%A7enlerde%20kendi%20kendime%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCncelere%20dalm%C4%B1%C5%9F%20ormanda%20sincaplara%20bakarken%2C%20bir%20yandan%20da%20nas%C4%B1l%20hayatta%20kald%C4%B1klar%C4%B1n%C4%B1%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCn%C3%BCyordum.%20Ya%C5%9Fad%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%20yerin%20hemen%20arkas%C4%B1nda%20iki%20tane%20%C3%A7am%20a%C4%9Fac%C4%B1%20sincap%20ve%20a%C4%9Fa%C3%A7kakanlara%20evsahipli%C4%9Fi%20yap%C4%B1yor.%20" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/delicious.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="del.icio.us" alt="del.icio.us" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.facebook.com/share.php?u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F03%2Fsen-bir-hayvansin.html&amp;t=Sen%20Bir%20Hayvans%C4%B1n" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/facebook.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Facebook" alt="Facebook" /></a><a rel="nofollow"   href="http://twitter.com/home?status=Sen%20Bir%20Hayvans%C4%B1n%20-%20http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F03%2Fsen-bir-hayvansin.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/twitter.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Twitter" alt="Twitter" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&amp;bkmk=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F03%2Fsen-bir-hayvansin.html&amp;title=Sen%20Bir%20Hayvans%C4%B1n&amp;annotation=Ge%C3%A7enlerde%20kendi%20kendime%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCncelere%20dalm%C4%B1%C5%9F%20ormanda%20sincaplara%20bakarken%2C%20bir%20yandan%20da%20nas%C4%B1l%20hayatta%20kald%C4%B1klar%C4%B1n%C4%B1%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCn%C3%BCyordum.%20Ya%C5%9Fad%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%20yerin%20hemen%20arkas%C4%B1nda%20iki%20tane%20%C3%A7am%20a%C4%9Fac%C4%B1%20sincap%20ve%20a%C4%9Fa%C3%A7kakanlara%20evsahipli%C4%9Fi%20yap%C4%B1yor.%20" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebookmark.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Bookmarks" alt="Google Bookmarks" /></a><a rel="nofollow"   href="mailto:?subject=Sen%20Bir%20Hayvans%C4%B1n&amp;body=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F03%2Fsen-bir-hayvansin.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/email_link.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="email" alt="email" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.friendfeed.com/share?title=Sen%20Bir%20Hayvans%C4%B1n&amp;link=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F03%2Fsen-bir-hayvansin.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/friendfeed.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="FriendFeed" alt="FriendFeed" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/reader/link?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F03%2Fsen-bir-hayvansin.html&amp;title=Sen%20Bir%20Hayvans%C4%B1n&amp;srcURL=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F03%2Fsen-bir-hayvansin.html&amp;srcTitle=Prensese+Mektuplar+" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebuzz.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Buzz" alt="Google Buzz" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.tumblr.com/share?v=3&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F03%2Fsen-bir-hayvansin.html&amp;t=Sen%20Bir%20Hayvans%C4%B1n&amp;s=Ge%C3%A7enlerde%20kendi%20kendime%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCncelere%20dalm%C4%B1%C5%9F%20ormanda%20sincaplara%20bakarken%2C%20bir%20yandan%20da%20nas%C4%B1l%20hayatta%20kald%C4%B1klar%C4%B1n%C4%B1%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCn%C3%BCyordum.%20Ya%C5%9Fad%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%20yerin%20hemen%20arkas%C4%B1nda%20iki%20tane%20%C3%A7am%20a%C4%9Fac%C4%B1%20sincap%20ve%20a%C4%9Fa%C3%A7kakanlara%20evsahipli%C4%9Fi%20yap%C4%B1yor.%20" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/tumblr.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Tumblr" alt="Tumblr" /></a><br/><br/><img src="http://www.prensesemektuplar.com/?ak_action=api_record_view&id=3350&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.prensesemektuplar.com/2011/03/sen-bir-hayvansin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlişki Teknolojisi</title>
		<link>http://www.prensesemektuplar.com/2011/03/iliski-teknolojisi.html</link>
		<comments>http://www.prensesemektuplar.com/2011/03/iliski-teknolojisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Mar 2011 09:30:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tuna</dc:creator>
				<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[Popüler]]></category>
		<category><![CDATA[aşık olmak]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk]]></category>
		<category><![CDATA[bağlanma]]></category>
		<category><![CDATA[çekim]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Güç mücadelesi]]></category>
		<category><![CDATA[İlişki]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[tahammül]]></category>
		<category><![CDATA[taviz]]></category>
		<category><![CDATA[üreme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.prensesemektuplar.com/?p=3194</guid>
		<description><![CDATA[İlişkilere dair gugılvari bir kolaj ile karşındayım prenses. Yine boyumdan büyük işlere kalkışıp ilişkiler konusunda cevapsız sorulara, tarifsiz duygulara gark edeceğim seni. Kafam o kadar karışık ki senin kafanı da bir kazan çorba gibi karıştıracağım. Zaten bu aralar mercimek çorbasının ayarını tutturamıyorum bir türlü. Asabiyim o yüzden. Olayımızın özü şudur: iki insan bir araya gelip [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/03/ttnet.jpg"><br />
</a><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/03/ttnet1.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-3256" title="ttnet" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/03/ttnet1-300x211.jpg" alt="" width="404" height="283" /></a></p>
<p>İlişkilere dair gugılvari bir kolaj ile karşındayım prenses. Yine boyumdan büyük işlere kalkışıp ilişkiler konusunda cevapsız sorulara, tarifsiz duygulara gark edeceğim seni. Kafam o kadar karışık ki senin kafanı da bir kazan çorba gibi karıştıracağım. Zaten bu aralar mercimek çorbasının ayarını tutturamıyorum bir türlü. Asabiyim o yüzden. Olayımızın özü şudur: iki insan bir araya gelip bir süreliğine ya da hayat boyu birşeyler paylaşmaya başlayınca neler oluyor. İki insan yan yana neden durur? durmalı mıdır? Ve daha önemlisi nasıl durmalıdır? Aşkın biyolojisi olur mu? Akılcılık ve duygusallık arasında gidip gelmeler iki insana ne tür bedeller ödetir? İki insan birbirine güç mücadelesini hiç yer kalmayacak kadar yaklaşabilir mi?</p>
<p><span id="more-3194"></span></p>
<div id="attachment_3236" class="wp-caption alignleft" style="width: 399px"><img class="size-full wp-image-3236" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/03/188683_193348980685207_100000303200752_570118_2896656_n.jpg" alt="" width="389" height="258" /><p class="wp-caption-text">© Yersizkedi</p></div>
<p style="text-align: left;">Güç mücadelesi deyince yok canım, o iş yerinde olur, sokakta olur, savaşta olur. Benim sevgilimle ilişkim sevgiye dayanıyor gibi safsatalara inanmayacak kadar büyüdüm ben sanırım. İki eşit insanın karşılıklı olarak güç ve otoriteyi dışarıda bırakacak şekilde bir araya geldiği bir örneği göremeden de öleceğim galiba. Tekrar eden trajedya şöyle birşey sanırım. &#8220;Bir insan diğeriyle herhangi bir diyaloğa girdiği anda iki durumdan biri ortaya çıkar: Ya daha güçlü ya da daha zayıf hissederek diyalogu sonuçlandırır. Konuşmada baskın konuma geçmek için ne söylememiz gerekiyorsa onu söyleriz. Her bir taraf, kurulan anlık ilişkinin kontrolünü elinde tutmaya çalışır. Başarılı olması -bakış açımızın üstün gelmesi ya da takdir görmesi- halinde zayıf hissetmek yerine psikolojik bir tatmin hissederiz. İnsanları kontrol ettiğimizde enerjilerini kendimize doğru yönlendiririz. Diğerinin enerjisini emmek pahasına kendimizi enerjiyle doldururuz. Bu tatmin hissiyatı, durumu tekrar etmemiz için bizi motive eder. İnsanların çoğu, sürekli olarak bir başka insanın enerjisini avlama durumundadır.&#8221;</p>
<p style="text-align: left;">Bizim en temel derdimiz çoğu zaman ötekini, kendi beklentilerimizi gerçekleştirebileceği şekilde kontrol etmekten ibarettir. Öyle çok sofistike durumlardan bahsetmiyorum. Yok ben hiç yapmam böyle deme. Biraz kafa yorunca bu enerji cambazlığının günün her saniyesinde sürekli gerçekleştiğini göreceksin. Herkesin &#8220;dengeli&#8221; ilişki dediği şey sanırım bu güç mücadelesinin duygusal, fiziksel, cinsel veya entelektüel alanlardan herhangi birisinde dengelenmiş olduğu. Aşırı duygusallığın akılcılığı dengelediği, aşırı ilginin ilgisizliği dengelediği, aşırı fiziksel gücün zayıflığı dengelediği durumlar da yok mu var. Güç dengesinden bahsederken bu dengenin eşitliğe işaret ettiğini söylemek yersiz olur. O zaman dengeli ilişki bir olumlama olmaktan çok bir safsatadan ibaret. Biz uzun vadeli bir güç mücadelesinin bir safhasındayız ama çaktırmıyoruz, demenin nazik yollusu sanki.</p>
<div id="attachment_3235" class="wp-caption alignright" style="width: 334px"><img class="size-full wp-image-3235 " src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/03/nssssss.jpg" alt="" width="324" height="216" /><p class="wp-caption-text">© Yersizkedi</p></div>
<p style="text-align: left;">O zaman ilişkinin bir taviz olduğu gibi bir sav ortaya atabilirim. Ama bu sav, tek başına bağımsız bir birim olarak var olmayı bir erdem olarak tanımlayanlar için geçerli olacaktır. Zira taviz verdiğimiz şey yalnızlığımız ise ve biz ilişkiye kendi başımıza kalmamak için ne pahasına olursa olsun katlanmamız gereken bir olgu gözüyle bakıyorsak, cevabı da karşımızda duran insanda aramaktan başka çare kalmıyor. Al gülüm ver gülüm ilişkisine denge katacak beyaz atlı bir prens/es bir yerlerde mutlaka yaşıyor olmalı ne de olsa. Sorun, yalnızlığımızı (kendibaşınalığımızı) bir ödül mü yoksa ceza mı olarak gördüğümüze göre tamamen nitelik değiştiriyor. Ben bile bana tahammül edemezse başkası bana nasıl tahammül etsin?</p>
<p style="text-align: left;">Duyamadım? Aşk mı dedin? İnsan, kendi yaşamsal amaçlarında netleşerek bir diğerinin evrimine kendini angaje etmeyi başardığında, diğer insana karşı geliştirdiği bağımlılıkla, kendi evrimsel yolunu kesintiye uğratabilir. Aşk ilk kez gerçekleştiğinde, iki insan bilinçsiz olarak birbirilerine enerji vermeye başlar. Bu da &#8220;aşık olmak &#8221; dediğimiz hafiflemişlik ve yükselmişlik hissine yol açar. Bu hissin karşısındaki insandan sürekli olarak gelmesi beklentisine girdiklerinde, dışsal enerjiye kendilerini kapatırlar. Ve bu içe kapanış, onları birbirlerinden gelecek olan enerjiye daha da bağımlı kılar. İşte bundan sonra aldıkları enerji hiç yetmemeye başlar. Bu eksiklik duygusuyla enerji vermeyi bırakır ve daha fazla enerji için birbirilerini kontrol etme dramına düşerler. Sonunda da olağan güç mücadelesi başlar.</p>
<p>Analitik beyinliler için formülle ifade edelim: 1+1=1 eder. İki insanın bir araya gelmesiyle yeterince komplike hale gelen iki bileşenli karmaşık bir sistemi işler halde tutmak için gidilebilecek en iyi yol, sistemi dış girdilere kapatıp &#8220;kapalı bir sistem&#8221; oluşturmak mı acep? Kontrol edilebilir, dengeli ilişki yaratmanın en kolay yöntemi budur. İki insanın bir araya gelmesi özünde bir sözleşme, bir akittir. Tek gecelik bir ilişkide bile en basitinden &#8220;birbirimizi öldürmeyeceğiz&#8221; maddesiyle başlayan uzun sözleşme maddeleri mevcuttur. Her sözleşme aynı zamanda bir taviz ise, umulan getiriler uğruna nelerden taviz verdiğimizin, özgürlükten, bütün olmaktan, birey olmaktan, yaşamaktan ne kadar vazgeçtiğimizin ince hesabını yapabilen var mı? Sorulardan birisi bu. Varoluşlarını gerçekleştirmekten ümidi kesip kendini &#8220;zalımın&#8221; eline koyvermiş mutsuzlar diyemez miyim yaşadığımız topluma? Mazlumlar (zulmün nesnesi) heryerde de zalimler (zulmün öznesi) nerde hiç birimiz bu sıfatı kabul etmiyorsak? Freud&#8217;a mı sığınayım Marx&#8217;a mı ey prenses?</p>
<div id="attachment_3258" class="wp-caption aligncenter" style="width: 338px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/03/1.jpg"><img class="size-medium wp-image-3258" title="-1" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/03/1-300x300.jpg" alt="" width="328" height="328" /></a><p class="wp-caption-text">© Yersizkedi</p></div>
<p>Peki biz aslında neden bir ilişki içinde olmaktan yana rıza gösteriyoruz? Helen Fisher isminde antrapolog bir teyze bu işe baya bir kafa yormuş. Helen teyze der ki; İnsanlık çifleşme ve üreme için üç temel beyinsel sistem kullanmak üzere evrilmiştir: Şehvet (cinsel dürtü), çekim (romantik aşk) ve bağlanma (birlik olma evlenme). Bu duyguların herhangi birisi tek başına aşkı tetikleyebilir. Bağlılık hissettiğimiz herhangi birisine olan derin duygularımız romantizm ve aşka dönüşebilir. Ve bu da cinsel çekime dönüşür. Ya da sadece yeni birisine cinsel çekimle başlayan bir yakınlaşma aşkla sonuçlanabilir diyor teyze. Ama &#8220;cinsel dürtü&#8221; birçok partner ile çiftleşmek için ortaya çıktı; romantik aşk ise çiftleşme enerjimizi bir seferde bir kişiye yoğunlaştırabilmemiz için evrildi; ve bağlılık ise çocuğumuzu bir takım halinde dayanışarak yetiştirebilmemiz için evrimsel sahnede insanlar tarafından benimsendi demekte. Bu duyguların bünyede aynı anda varolabildiğini söyleyerek de aldatma mefhumuna açıklık getiriyor. Yoğun romantik aşk, sevdiceğine özel bir anlam yüklediğin anda başlamaktaymış. Sevdiceğinin bir sürü olumsuz noktasını listeleyebiliyor olsan da bunları tek kalemde geçip hayran olduğun yanlarına odaklanıyorsun. Duygusal bağımlılık, yoğun enerji, ani ruh hali değişiklikleri, ayrılık kaygısı, sahiplenme, nefesinin kesilmesi ve kalp çarpıntısı gibi fiziksel reaksiyonların çoğu bu hayran odaklanmadan kaynaklanıyor demiş Helen teyze. Ama bu duyguların en ağırı -sanki birisi kafanda kamp kurmuşçasına &#8211; obsesif düşünme diye de ekliyor.</p>
<p>Bir grup kara sevdalı bulup bunları değişik değişik emar testlerine tabi tuttuktan sonra vardığı sonuç ise romantik aşkın cinsel dürtüden çok daha güçlü bir duygu olduğu yönünde. Bu araştırmacı bir erkek olsaydı aynı sonuca varmak için bu kadar kasarmıydı bilinmez tabi sevgili prenses. Sevişmek isteği reddedilen bir insanın depresyona girdiğini, intihar ettiğini ya da cinayet işlediğini pek göremezsin. Ama insanlığın romantik olarak reddedilmenin sonuçları yüzünden dünya çapında çok büyük acılar çektiğini örnek vererek bağlamış konuyu. Özünde farklı dertleri olan iki cinsin (olabildiğince çok dölleyen erkek ve en iyi spermi arayan yumurta) biyolojik çatışmasına mı sahne oluyor herşey? Bu indirgemeci biyolojik çıkarsamalara sığınacak değilim korkma. Ama tartışmayı besleyen bir unsur olduğunu da belirtmeden geçmemek lazım.</p>
<div id="attachment_3238" class="wp-caption alignright" style="width: 388px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/03/tunacan.jpg"><img class="size-full wp-image-3238 " src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/03/tunacan.jpg" alt="" width="378" height="252" /></a><p class="wp-caption-text">© Yersizkedi</p></div>
<p>İşin ucunda bir de yalnız başına ölmek var tabi. Güvenlik paranoyası ve yalnız kalma korkusu o kadar yoğun ki bu korkuyu yaşamamak için bir noktadan sonra çok sıkılsak da, huyundan suyundan nefret etsek de, diğer insanlarla iletişimimizi tamamen kessek de, tek başımıza asla yaşamayacağımız hayatların peşinde kişiliğimizden taviz versek de eşimizin veya sevgilimizin o güven veren yamacından son raddeye kadar ayrılmamakta direniyoruz. Her yolu zorluyoruz. Kurumsal anlamda evliliği ya da tekeşliliği önümüze servis eden toplumsal normların gücünü de es geçmemek lazım tabi burada. Lakin,toplumsal ya da kapitalist ya da tüketimci (consumerist) zorlamaları dışlamak için ortaya konan <a href="http://www.prensesemektuplar.com/2010/11/poliamoria-bir-nedir.html" target="_blank">poliamorist</a>, çok eşli, aseksüel, cinsel özgürlükçü hareketlerin tamamının da aynı güven bunalımı ve güç mücadelesi sarmalında debelendiğini kabul etmek gerekiyor.</p>
<p>Bu yazıyı gören dişilerin çiftleşme tercihlerini cinsimin daha romantik bireylerinden yana kullanmaları pahasına Krishnamurti ve Zizek&#8217;ten yardım alma niyetindeyim. Bu iki şahsiyeti de aynı cümlede kullandım ya. Artık sırtım yere gelmez. Krishnamurti almış sazı eline başlamış saydırmaya: &#8220;Devlet der ki, git ve vatan aşkıyla öldür. Bu aşk mı? Din der ki, allah aşkına sevişmekten vazgeç. Bu aşk mı? Aşk arzudan mi ibaret? Hayır deme. Birçoğumuz için öyle- zevkle arzu etmek, duyularımızdan kaynaklanan zevk ile, cinsel bağlılık ve tamamlanmışlıkla. Sekse karşı değilim ama bak içinde ne var. Seks sana anlık olarak kendinden kopma hissi verir, sonra tekrar kendi karmaşana geri dönersin, ve içinde kaygının, problemin, tözün olmadığı bu anlık kopma durumunu tekrar tekrar yaşamak istersin. Eşini sevdiğini söylüyorsun. Bu aşkın içinde cinsel haz, evde çocuklarına bakacak sana yemek pişirecek birinin varlığından duyduğun haz var. Ona bağımlısın. O sana vücudunu, duygularını cesaretini, kesin bir güven duygusunu ve saadetini verdi. Sonra senden uzaklaştı, sıkıldı yada başkasıyla kaçtı. Ve senin bütün duygusal dengen parçalandı. Ve bu hoşlanmadığın parçalanmanın adı kıskançlık. İçinde acı, kaygı, nefret ve şiddet var. Aslında söylediğin şey şu; &#8216;Bana ait olduğun sürece sana aşığım ve ait olmadığın anda senden nefret ediyorum. Benim duygusal ya da cinsel vb. taleplerimi tatmin edeceğine inandığım sürece seni seviyorum ama bunu yapmadığın an senden nefret ediyorum. Sana aşığım ama istediğimi temin etmediğin anda seni artık sevmiyorum. &#8216; Yani aranızda kin var, bir ayrıklaştırma var, ve başka birinden ayrı hissediyorsan ortada aşk yoktur. Ama eşinle düşüncenin yarattığı bu çelişkili durumlar, o bitmez kavgalar olmadan yaşayabilirsen belki, belki aşkın ne olduğunu bileceksin. O zaman hem sen hem de o özgür olacaksınız, çünkü bütün zevklerin için ona bağımlı olursan onun kölesi olursun. Yani biri sevince orada özgürlük olmalıdır, aşk sadece diğerinden özgür olmak değil kendinden de özgür olabilmektir. &#8221;</p>
<p><object width="480" height="390" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/L_dJ4Lg8IiE?fs=1&amp;hl=en_US&amp;hd=1" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed width="480" height="390" type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.youtube.com/v/L_dJ4Lg8IiE?fs=1&amp;hl=en_US&amp;hd=1" allowFullScreen="true" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" /></object></p>
<p>Zizek&#8217;in videoda, bütün huysuz şirinliğiyle sevme eylemini hangi dar anlamında kötülediğine dikkat çekmek ister bu deli gönül. &#8216;Bir şeyi diğerinden üstün ayrıcalıklı tutmak yani sevmek, aynı zamanda geri kalan herşeyi olumsuzlamak anlamına geliyor&#8217; demeye çalışıyor bence abi. İyi de diyor. Ama biraz doğu felsefesinden arakladığı şeyleri kendi felsefesiymiş gibi sunma haytalığı da var gibi geldi. Benim de kafamı kurcalar ara ara bu tip düşünceler. Yalnızken korkarım ama bunları düşünmeye. Sen yalnızken neler düşünüyorsun prenses?</p>
<p>Velhasıl kelam, sorduğumuz soru iki insanın bir arada durmalarını gerektiren nedeni kapsasa da aslen bunun sağlıklı yolunu aramak bu sefil kulun en temel amacı. Belki de bu birlikteliğin ya da tavizin süresi tek başına hayatta kalabilecek bir bireyi ortaklaşa yetiştirmekten öteye geçmiyordur. Ama aklı başında gönül gözü açık kadınların ve erkeklerin bu evrensel sorunsalı daha sakin kafayla konuşabiliyor olması gerekmiyor mu? Aşkını bir hapishane hücresine dönüştüren bünyeler kadar tam ters yönde, bireyselliklerine bok sürdürmemek adına asla birbirine yaklaşmayan, dokunmayan, paylaşamayan bünyeler de adına ilişki diyorlar beraberliklerinin. Aşk denen mefhuma; evrensel bütünleşme yanılgısının, bir kişi üzerinden sinaptik ve hormonal tezahürü deyip bu yazıdan paçayı kurtarma derdindeyim ben ama senin gibi romantik bir prensese edilecek laflar değil bunlar. O yüzden sen aç ordan bi büyük. Müzeyyen Senar&#8217;ı da ben koyayım. Gelmiş geçmiş bütün aşıkların derdine yanalım beraber. (Aşk bu mu dınının Sevda bu mu dınının hayaaat bu mu&#8230;.)</p>
<p><object width="480" height="360" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.dailymotion.com/swf/video/x7zbm9?theme=none" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><embed width="480" height="360" type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.dailymotion.com/swf/video/x7zbm9?theme=none" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="always" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" /></object><br />
<strong><a href="http://www.dailymotion.com/video/x7zbm9_muzeyyen-senar-ben-seni-unutmak-yci_music" target="_blank">Müzeyyen SENAR &#8211; Ben Seni Unutmak İçin Sevmedim</a></strong><br />
<em>Uploaded by <a href="http://www.dailymotion.com/icononline" target="_blank">icononline</a>. &#8211; <a href="http://www.dailymotion.com/us/channel/music" target="_blank">Explore more music videos.</a></em></p>
Paylaş:<a rel="nofollow"   href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F03%2Filiski-teknolojisi.html&amp;title=%C4%B0li%C5%9Fki%20Teknolojisi&amp;bodytext=%0D%0A%0D%0A%C4%B0li%C5%9Fkilere%20dair%20gug%C4%B1lvari%20bir%20kolaj%20ile%20kar%C5%9F%C4%B1nday%C4%B1m%20prenses.%20Yine%20boyumdan%20b%C3%BCy%C3%BCk%20i%C5%9Flere%20kalk%C4%B1%C5%9F%C4%B1p%20ili%C5%9Fkiler%20konusunda%20cevaps%C4%B1z%20sorulara%2C%20tarifsiz%20duygulara%20gark%20edece%C4%9Fim%20seni.%20Kafam%20o%20kadar%20kar%C4%B1%C5%9F%C4%B1k%20ki%20senin%20kafan%C4%B1%20da%20bir%20kazan%20%C3" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/digg.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Digg" alt="Digg" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F03%2Filiski-teknolojisi.html&amp;title=%C4%B0li%C5%9Fki%20Teknolojisi" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/stumbleupon.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="StumbleUpon" alt="StumbleUpon" /></a><a rel="nofollow"   href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F03%2Filiski-teknolojisi.html&amp;title=%C4%B0li%C5%9Fki%20Teknolojisi&amp;notes=%0D%0A%0D%0A%C4%B0li%C5%9Fkilere%20dair%20gug%C4%B1lvari%20bir%20kolaj%20ile%20kar%C5%9F%C4%B1nday%C4%B1m%20prenses.%20Yine%20boyumdan%20b%C3%BCy%C3%BCk%20i%C5%9Flere%20kalk%C4%B1%C5%9F%C4%B1p%20ili%C5%9Fkiler%20konusunda%20cevaps%C4%B1z%20sorulara%2C%20tarifsiz%20duygulara%20gark%20edece%C4%9Fim%20seni.%20Kafam%20o%20kadar%20kar%C4%B1%C5%9F%C4%B1k%20ki%20senin%20kafan%C4%B1%20da%20bir%20kazan%20%C3" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/delicious.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="del.icio.us" alt="del.icio.us" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.facebook.com/share.php?u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F03%2Filiski-teknolojisi.html&amp;t=%C4%B0li%C5%9Fki%20Teknolojisi" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/facebook.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Facebook" alt="Facebook" /></a><a rel="nofollow"   href="http://twitter.com/home?status=%C4%B0li%C5%9Fki%20Teknolojisi%20-%20http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F03%2Filiski-teknolojisi.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/twitter.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Twitter" alt="Twitter" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&amp;bkmk=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F03%2Filiski-teknolojisi.html&amp;title=%C4%B0li%C5%9Fki%20Teknolojisi&amp;annotation=%0D%0A%0D%0A%C4%B0li%C5%9Fkilere%20dair%20gug%C4%B1lvari%20bir%20kolaj%20ile%20kar%C5%9F%C4%B1nday%C4%B1m%20prenses.%20Yine%20boyumdan%20b%C3%BCy%C3%BCk%20i%C5%9Flere%20kalk%C4%B1%C5%9F%C4%B1p%20ili%C5%9Fkiler%20konusunda%20cevaps%C4%B1z%20sorulara%2C%20tarifsiz%20duygulara%20gark%20edece%C4%9Fim%20seni.%20Kafam%20o%20kadar%20kar%C4%B1%C5%9F%C4%B1k%20ki%20senin%20kafan%C4%B1%20da%20bir%20kazan%20%C3" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebookmark.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Bookmarks" alt="Google Bookmarks" /></a><a rel="nofollow"   href="mailto:?subject=%C4%B0li%C5%9Fki%20Teknolojisi&amp;body=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F03%2Filiski-teknolojisi.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/email_link.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="email" alt="email" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.friendfeed.com/share?title=%C4%B0li%C5%9Fki%20Teknolojisi&amp;link=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F03%2Filiski-teknolojisi.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/friendfeed.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="FriendFeed" alt="FriendFeed" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/reader/link?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F03%2Filiski-teknolojisi.html&amp;title=%C4%B0li%C5%9Fki%20Teknolojisi&amp;srcURL=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F03%2Filiski-teknolojisi.html&amp;srcTitle=Prensese+Mektuplar+" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebuzz.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Buzz" alt="Google Buzz" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.tumblr.com/share?v=3&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F03%2Filiski-teknolojisi.html&amp;t=%C4%B0li%C5%9Fki%20Teknolojisi&amp;s=%0D%0A%0D%0A%C4%B0li%C5%9Fkilere%20dair%20gug%C4%B1lvari%20bir%20kolaj%20ile%20kar%C5%9F%C4%B1nday%C4%B1m%20prenses.%20Yine%20boyumdan%20b%C3%BCy%C3%BCk%20i%C5%9Flere%20kalk%C4%B1%C5%9F%C4%B1p%20ili%C5%9Fkiler%20konusunda%20cevaps%C4%B1z%20sorulara%2C%20tarifsiz%20duygulara%20gark%20edece%C4%9Fim%20seni.%20Kafam%20o%20kadar%20kar%C4%B1%C5%9F%C4%B1k%20ki%20senin%20kafan%C4%B1%20da%20bir%20kazan%20%C3" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/tumblr.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Tumblr" alt="Tumblr" /></a><br/><br/><img src="http://www.prensesemektuplar.com/?ak_action=api_record_view&id=3194&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.prensesemektuplar.com/2011/03/iliski-teknolojisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gerçeklik sapması</title>
		<link>http://www.prensesemektuplar.com/2011/01/gerceklik-sapmasi.html</link>
		<comments>http://www.prensesemektuplar.com/2011/01/gerceklik-sapmasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Jan 2011 14:00:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Elif</dc:creator>
				<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[ANKA]]></category>
		<category><![CDATA[drone]]></category>
		<category><![CDATA[insansiz hava araci]]></category>
		<category><![CDATA[militarizm]]></category>
		<category><![CDATA[UAV]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.prensesemektuplar.com/?p=2422</guid>
		<description><![CDATA[Yılbaşında Türk ailelerinin Noel ağacı süslemesi, Isa&#8217;nın doğum günü olarak kutlanması öngörülen Noel&#8217;de tüm Avrupa&#8217;nın bir hafta zil zurna sarhoş gezmesi, komplo teorilerinin gerçek olması, gerçeklerin komplo olarak algılanması, Aralık&#8217;ta Istanbul&#8217;un 20 derece olması ve Belçika&#8217;da son iki aydır durmayan kar yağışı sonrasında havanın 14 derece olması, değişen iklimin tetikleyicisi CO2 salınımından halk sorumlu tutularak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!-- p { margin-bottom: 0.08in; } --> <!-- p { margin-bottom: 0.08in; } --> <!-- p { margin-bottom: 0.08in; } --><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/01/reality.gif"><img class="alignleft size-full wp-image-2542" title="reality" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/01/reality.gif" alt="" width="225" height="280" /></a>Yılbaşında Türk ailelerinin Noel ağacı süslemesi, Isa&#8217;nın doğum günü olarak kutlanması öngörülen Noel&#8217;de tüm Avrupa&#8217;nın bir hafta zil zurna sarhoş gezmesi, komplo teorilerinin gerçek olması, <a href="http://www.prensesemektuplar.com/2011/01/julian-assangea-mektup.html">gerçeklerin komplo olarak algılanması</a>, Aralık&#8217;ta Istanbul&#8217;un 20 derece olması ve Belçika&#8217;da son iki aydır durmayan kar yağışı sonrasında havanın 14 derece olması, değişen iklimin tetikleyicisi CO2 salınımından halk sorumlu tutularak &#8220;günde bir defa duş al, ayak izin küçülsün&#8221; diye duygu sömürüsü yapılması, öte yandan zenginin &#8220;ekolojik&#8221; hibrid arabasını günde 3 kere yıkaması, endüstrinin yeşil kaplamasıyla aradan sıvışması&#8230; durdurur musunuz şoför bey ışıklarda inecek var, beni biraz tuttu da bu gerçeklik sapması..<span id="more-2422"></span></p>
<p>Neler oluyor Prenses? Tuhaf bir dönemden geçiyoruz gezegence. Sanki insanoğlunun algılarına çarpan o kadar çok şey var ki, insan mavi ekran veriyor. Bir yandan şanslı hissediyorum kendimi, ne yalan söyleyeyim. Hani bu çağda doğmak ve yaşamakla dananın kuyruğuna atılan çeltikleri izleme olanağı bulabiliyorum. Dünya savaşları filan gibi hayat-memak meseleleri gündelik hayatta olmadığı ve sagolsun, teknoloji, kafamı dürten her soruyla ilgili gerekli tüm bilgiyi iki saniyede önüme yığabildiği için, evet şanslıyım ve farkındayım. Ama bir de bilen kisinin sahip olduğu darlanma halı var ki esasında o da acayip. Darlanıp panik olmuyorsun sadece şaşkın şaşkın izliyorsun 21. yüzyıl mitolojisini ve nasıl hala bunun sürebildiğini. Içinde olmak istemiyorsun &#8220;lan ben mitoloji kahramanı değilim&#8221; diye, ama tamamen dışında da kalamıyorsun meraktan.</p>
<p>Belçika&#8217;da son 30 yılın en yoğun kar yağışı sebebiylen (ve aynı zamanda havanın 9&#8242;da aydınlanması ve 5&#8242;te kararması yüzünden de) evde epey vakit geçirdiğim bir ayda 80-90&#8242;larin bilim kurgu/aksiyon filmlerini izlemeye başladım, Prenses. Bildiğin Hollywood filmleri iste, Terminator serisi olsun, arada James Bond, Altıncı Element vesaire iste. Sen gözlerini patlatıp beni yargılamaya başlamadan önce, dur bak bir oku önce neden.</p>
<p><!--more--></p>
<p>90&#8242;larda dünyayı ele geçiren robotlar konsepti bize tamamiyle kurgu gelirdi. Kahramanımızın nasıl bütün bu şeyin altından kalkacağını görmek için oturup izlerdik. &#8220;Amaan palavra iste, maksat kan gövdeyi götürsün&#8221; derdi annem, bak hatırlıyorum. Ya da favori ajanımız 007&#8242;nin Amerika&#8217;nın nükleer silahlarını çalarak dünyayı yok etmek isteyen (bu kısmını hiç bir zaman anlamadık tabi, niye dünyayı yok etmek istesin adam. Birine saldırmak istiyor diye çalıyordur. Neyse Hollywood filmine, babaannem diziye yorum yapar gibi kritik yapmamak lazım) teröristleri durdurmasını filmin konusuna önem vermeden izlerdik.</p>
<p>Uyan Prenses, bu filmlerde &#8220;kurgu&#8221; olanlar şu anda gerçek! Ha kesin o zaman da gerçekti, yoksa film endüstrisinin içine doğmadı heralde fikirler, kullanılan teknolojiler. Tek fark, şu anda bütün bunların gerçek olduğunu biliyoruz.</p>
<p>Bak seni <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0nsans%C4%B1z_hava_arac%C4%B1">Insansiz Hava Aracı </a>(Unmanned Aerial Vehicle- UAV) veya &#8220;drone&#8221; olarak da bilinen uçan robot sistemiyle tanıştırayım henüz tanışmadıysan Prenses. Bu insansız hava aracı, uçak gibi söyle:</p>
<div id="attachment_2423" class="wp-caption aligncenter" style="width: 383px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/01/bae-taranis1.jpg"><img class="size-medium wp-image-2423 " title="bae-taranis1" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/01/bae-taranis1-300x197.jpg" alt="" width="373" height="244" /></a><p class="wp-caption-text">Yok film kesiti değil, Fransız BAE Systems şirketi tarafından üretilmiş ve hedefi vurmaya programlanmış bu araç şu anda &quot;piyasa&quot;da</p></div>
<p style="text-align: center;">
<p>Veyahut da sinek gibi böyle:</p>
<div id="attachment_2424" class="wp-caption aligncenter" style="width: 372px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/01/micro_UAV.jpg"><img class="size-medium wp-image-2424 " title="micro_UAV" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/01/micro_UAV-300x199.jpg" alt="" width="362" height="239" /></a><p class="wp-caption-text">Bu da ispiyon aracı. Taksınlar kamerayı, mikrofonu bak bakalım tüm hayatın kayıtlara geçerken ruhun duyuyor mu</p></div>
<p style="text-align: center;">
<p>karşımıza çıkabiliyorlar.</p>
<p>Avrupa Birliği dış Politikalar Sefi <a href="http://neoconopticon.wordpress.com/2009/10/06/solana-eu-maritime-surveillance-uav-programme-civil-military-cooperation-and-battlegroups-all-coing-along-nicely/">Javier Solana</a>, UAV dediğimiz bu robotların kullanım alanlarını, Avrupa silah endüstrisine katacağı değerden bahsederken söyle sıralamış: polis/paramiliter güvenlik uygulamaları, tarımsal ilaçlama, alçak yörüngeli uydular, lojistik/kurye, ticari yolcu taşımacılığı (yuuhh diyeceğim izninle, pilot yok Prenses uçakta!) ve hava fotoğrafçılığı. Bu robotlar Amerika ve Avrupa başta olmak üzere bir çok ülkede üretilip kullanılıyorlar. Misal Amerikan ordusu bu UAVleri Irak ve Afganistan&#8217;daki operasyonlarında kullandı ve halen kullanmakta (evet, pek gündemde değil ama hala Afganistan da yarım yamalak bir operasyon devam ediyor). Sonracığıma, 2006 yılında CIA, UAVleri Afganistan ve <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Drone_attacks_in_Pakistan">Pakistan</a>&#8216;daki &#8220;teror şüphelileri&#8221;ni öldürmek için kullandı. Bu operasyonlar süresince sayısız sivil bu robot uçaklar tarafından öldürüldü. Tabi bu sebepten askeri amaçlarla kullanılmalarının gerekliliği değişik ortamlarda <a href="http://news.bbc.co.uk/2/hi/8182003.stm">tartışılıyor</a>. Bu tartışmaların ve olası UAV karşıtı argümanların karşı argümanlari geliştirilmiş vaziyette, Prenses, o yüzden ciddi hukuksal yaptırımlar uygulanmadığı sürece UAV&#8217;nin savunma sistemi olarak kullanıp kullanılmamasını tartışmak çok da anlamlı gelmiyor. Uluslararası Hukuk kapsamında bu robotların savunma amaçlı kullanımı halihazırda yasal, tam olarak net dayanakları <a href="http://trueslant.com/paultullis/2010/01/09/drone-aircraft-civilian-casualties-and-the-law/">belli belirsiz</a> olsa da.</p>
<p>Avrupa&#8217;da bu tip insansız uçuş araçlarını sivil hava sahasında kullanmak şimdilik yasak. Ama Israil&#8217;de değil. Avrupalı ve Amerikalı silah üreticilerinin en yağlı müşterisi Israil ordusu tahmin edersin ki Prenses (bu arada Türk ordusu da Israil&#8217;in UAV müşterisi); sebep de &#8220;sınır koruması&#8221;. Hadi buyur, gerçeklik sapması diye girmiştik ya yazıya, buradan yak bir de. Sen git Israil, &#8220;vaad edilmiş topraklar&#8221;a yerleş, yüzyıldır yaşayan bir milleti katlet (göçe zorlamak da katletmeye dahil), bir de üstüne sınır çekip &#8220;güvenliğini korumak amaçlı Amerika&#8217;dan robot satın al. Bu robotlar takip, izleme, dinleme, hedef bulma ve hedefi vurma işlevi görüyor, hatırlatırım.</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/01/israeli_UAV.jpeg"><img class="alignleft size-full wp-image-2425" title="israeli_UAV" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/01/israeli_UAV.jpeg" alt="" width="275" height="183" /></a> Hani demiştim ya UAV&#8217;lerin savunma amaçlı kullanımını yasaklamak için ortaya atılan argümanların karşı argümanları hazırda bekliyor diye. Işte en kuvvetli karşı argüman &#8220;anayurt güvenliği&#8221;. Hatırlatırım, bu mitolojide çağ terör ve bilgi çağı Prenses. Ülkelerin savunma politikaları öyle bir paranoya üzerine kurulmuş halde ki -ortada dünya savaşları benzeri toplu tüfekli, cepheli savaşlar da olmadığı için daha bir tuhaf kaçıyor tabi- insanlar da zamanla anayurt güvenliği adına sınır komşusunun (ya da kendi topraklarında var olan özerklik isteğindeki halkların) her gün kendi ülkesinden kalkan robotlar tarafından öldürülmesini doğal karşılayarak aklını fikrini koruma eğilimli.</p>
<p>Türk ordusu da UAV&#8217;leri sınır güvenliği ve anti-terorizm çerçevesinde kullanmakta. 1999 yılında Israil&#8217;le yapılan bir anlaşma üzerine TSK, 100 kadar <a href="http://www.israeli-weapons.com/weapons/aircraft/uav/harpy/HARPY.html">Harpy Ölümcül Insansız Hava Aracı</a> almış. Aynı zamanda TSK, 1990 yılından beri kendi insansız hava araçlarını üretmek amaçlı AR-GE projelerini sürdürüyormuş efenim  ve sonuç olarak geçtiğimiz yıl ilk Türk yapımı insansız hava aracı, <a href="http://www.cnnturk.com/2010/turkiye/07/16/iste.turkiyenin.ilk.insansiz.hava.araci/583665.0/index.html">ANKA</a>&#8216;yı üretmiş. Ismi de Zümrüd-ü Anka kuşunu andırıyor diye ANKA. Yani memleketimiz ordusunun askerleri playstation oynar gibi ekran karşısına oturup, göbeğini kaşıyarak Güneydoğu ve Kuzey Irak&#8217;ta sürdürdüğü kürt operasyonunu, Zümrüd-ü Anka kuşuyla devam ettirecek Prenses. Ya da yersen&#8230;</p>
<p>Hani bilgisayarda araba yarışı veya Playstation&#8217;da herhangi bir simülasyon oyunu oynarken riskleri çok önemsemezsin. Sebep, ekran karşısında olduğunun farkındasındır. Araba yarışı oynuyorsan, arabanın içinde olmadığını ve diğer arabalara çarptığında içindekilerin ölmeyeceğini bilirsin. Esasında içindekileri fark etmezsin bile. Orada değilsindir çünkü, hayatın tehlikede filan da değildir. Işte insansız hava araçlarının en büyük açmazı da bu, hedefler ve araya kaynayan sivilleri ayırt edememe. Bu sebepten Avrupa sivil hava sahasında bu araçlar yasal değil henüz.</p>
<p>Bak bizim TSK&#8217;nın ANKA&#8217;sıyla ilgili bir tanıtım videosu var, fikrin nasıl pazarlandığını daha net görebilirsin:</p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="480" height="385" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/hIF3o_KJgI0?fs=1&amp;hl=en_US" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="480" height="385" src="http://www.youtube.com/v/hIF3o_KJgI0?fs=1&amp;hl=en_US" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p>Videoyu izlediysen hemen bütçeden bahsedeyim. ANKA&#8217;nın tasarımı ve geliştirilmesi 107 milyon dolara mal olmuş. Bütçeyi detay gibi verdim ama esasında tüm bu yüksek teknolojik savunma ve silah endüstrisinin ekonomik kalkınma hedefleriyle ülke ekonomisinden sorumlu kişilerin kalkıma hedefleri arasında bir paralellik görebilirsin belki Prenses. Yerli savunma ve güvenlik (yani askeri ve sivil) endüstrisinin ithalata gerek duymadan kendi ayakları üzerinde durabilmesi ve hatta ihraç eder konuma geçmesi ülke ekonomisiyle ilgili iyi bir şey. Yani ürünlerin nerede, nasıl kullanılacağı ekonomik kalkınma kafasını pek ırgalamıyor senin anlayacağın.</p>
<p>Tabi askeri tertibatıyla övünmeyi çok seven Türk milleti olarak, &#8220;Yüzde yüz yerli insansız casus uçağı&#8221;mızla acayip övünüyoruz. Neyimiz eksik?</p>
<p>Bu gerçeklik sapması mevzusu kafamı epey meşgul ediyor bu sıralar Prenses. Gerçek, değer, zaman ve mekan gibi kavramlar giderek yıkılarak yerini olaylara bırakıyor gibi geliyor. Rahatsız mı oldun? Ben de rahatsız oldum, o yüzden kafa yormaya başladım. Sen de rahatsız olduysan biraz daha yakından bak derim, rahatsızlık yerini sıcak bir rahatlamaya bırakacak zamanla. Hakkaten!</p>
Paylaş:<a rel="nofollow"   href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F01%2Fgerceklik-sapmasi.html&amp;title=Ger%C3%A7eklik%20sapmas%C4%B1&amp;bodytext=%20%20Y%C4%B1lba%C5%9F%C4%B1nda%20T%C3%BCrk%20ailelerinin%20Noel%20a%C4%9Fac%C4%B1%20s%C3%BCslemesi%2C%20Isa%27n%C4%B1n%20do%C4%9Fum%20g%C3%BCn%C3%BC%20olarak%20kutlanmas%C4%B1%20%C3%B6ng%C3%B6r%C3%BClen%20Noel%27de%20t%C3%BCm%20Avrupa%27n%C4%B1n%20bir%20hafta%20zil%20zurna%20sarho%C5%9F%20gezmesi%2C%20komplo%20teorilerinin%20ger%C3%A7ek%20olmas%C4%B1%2C%20ger%C3%A7eklerin%20komplo%20olarak%20alg%C4%B1lanma" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/digg.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Digg" alt="Digg" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F01%2Fgerceklik-sapmasi.html&amp;title=Ger%C3%A7eklik%20sapmas%C4%B1" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/stumbleupon.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="StumbleUpon" alt="StumbleUpon" /></a><a rel="nofollow"   href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F01%2Fgerceklik-sapmasi.html&amp;title=Ger%C3%A7eklik%20sapmas%C4%B1&amp;notes=%20%20Y%C4%B1lba%C5%9F%C4%B1nda%20T%C3%BCrk%20ailelerinin%20Noel%20a%C4%9Fac%C4%B1%20s%C3%BCslemesi%2C%20Isa%27n%C4%B1n%20do%C4%9Fum%20g%C3%BCn%C3%BC%20olarak%20kutlanmas%C4%B1%20%C3%B6ng%C3%B6r%C3%BClen%20Noel%27de%20t%C3%BCm%20Avrupa%27n%C4%B1n%20bir%20hafta%20zil%20zurna%20sarho%C5%9F%20gezmesi%2C%20komplo%20teorilerinin%20ger%C3%A7ek%20olmas%C4%B1%2C%20ger%C3%A7eklerin%20komplo%20olarak%20alg%C4%B1lanma" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/delicious.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="del.icio.us" alt="del.icio.us" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.facebook.com/share.php?u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F01%2Fgerceklik-sapmasi.html&amp;t=Ger%C3%A7eklik%20sapmas%C4%B1" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/facebook.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Facebook" alt="Facebook" /></a><a rel="nofollow"   href="http://twitter.com/home?status=Ger%C3%A7eklik%20sapmas%C4%B1%20-%20http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F01%2Fgerceklik-sapmasi.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/twitter.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Twitter" alt="Twitter" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&amp;bkmk=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F01%2Fgerceklik-sapmasi.html&amp;title=Ger%C3%A7eklik%20sapmas%C4%B1&amp;annotation=%20%20Y%C4%B1lba%C5%9F%C4%B1nda%20T%C3%BCrk%20ailelerinin%20Noel%20a%C4%9Fac%C4%B1%20s%C3%BCslemesi%2C%20Isa%27n%C4%B1n%20do%C4%9Fum%20g%C3%BCn%C3%BC%20olarak%20kutlanmas%C4%B1%20%C3%B6ng%C3%B6r%C3%BClen%20Noel%27de%20t%C3%BCm%20Avrupa%27n%C4%B1n%20bir%20hafta%20zil%20zurna%20sarho%C5%9F%20gezmesi%2C%20komplo%20teorilerinin%20ger%C3%A7ek%20olmas%C4%B1%2C%20ger%C3%A7eklerin%20komplo%20olarak%20alg%C4%B1lanma" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebookmark.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Bookmarks" alt="Google Bookmarks" /></a><a rel="nofollow"   href="mailto:?subject=Ger%C3%A7eklik%20sapmas%C4%B1&amp;body=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F01%2Fgerceklik-sapmasi.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/email_link.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="email" alt="email" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.friendfeed.com/share?title=Ger%C3%A7eklik%20sapmas%C4%B1&amp;link=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F01%2Fgerceklik-sapmasi.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/friendfeed.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="FriendFeed" alt="FriendFeed" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/reader/link?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F01%2Fgerceklik-sapmasi.html&amp;title=Ger%C3%A7eklik%20sapmas%C4%B1&amp;srcURL=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F01%2Fgerceklik-sapmasi.html&amp;srcTitle=Prensese+Mektuplar+" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebuzz.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Buzz" alt="Google Buzz" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.tumblr.com/share?v=3&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F01%2Fgerceklik-sapmasi.html&amp;t=Ger%C3%A7eklik%20sapmas%C4%B1&amp;s=%20%20Y%C4%B1lba%C5%9F%C4%B1nda%20T%C3%BCrk%20ailelerinin%20Noel%20a%C4%9Fac%C4%B1%20s%C3%BCslemesi%2C%20Isa%27n%C4%B1n%20do%C4%9Fum%20g%C3%BCn%C3%BC%20olarak%20kutlanmas%C4%B1%20%C3%B6ng%C3%B6r%C3%BClen%20Noel%27de%20t%C3%BCm%20Avrupa%27n%C4%B1n%20bir%20hafta%20zil%20zurna%20sarho%C5%9F%20gezmesi%2C%20komplo%20teorilerinin%20ger%C3%A7ek%20olmas%C4%B1%2C%20ger%C3%A7eklerin%20komplo%20olarak%20alg%C4%B1lanma" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/tumblr.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Tumblr" alt="Tumblr" /></a><br/><br/><img src="http://www.prensesemektuplar.com/?ak_action=api_record_view&id=2422&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.prensesemektuplar.com/2011/01/gerceklik-sapmasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İstanbul için eylem vakti</title>
		<link>http://www.prensesemektuplar.com/2011/01/istanbul-icin-eylem-vakti.html</link>
		<comments>http://www.prensesemektuplar.com/2011/01/istanbul-icin-eylem-vakti.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 12 Jan 2011 13:00:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Prensese Mektuplar</dc:creator>
				<category><![CDATA[aktivizm]]></category>
		<category><![CDATA[cevre]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[prensesin ulkesi]]></category>
		<category><![CDATA[alternatif enerji]]></category>
		<category><![CDATA[HES]]></category>
		<category><![CDATA[Karadeniz Isyandadir]]></category>
		<category><![CDATA[Loç Vadisi]]></category>
		<category><![CDATA[Sarı Yazmalılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.prensesemektuplar.com/?p=2471</guid>
		<description><![CDATA[Merhaba Prenses, İstanbul Türkiye&#8217;nin her yerinden, her çeşit insana güzel görünüyor sanki. Ne dersin? Geçen sene ben de İzmir&#8217;den, üniversite sınavına hazırlanan biri olarak bakıyordum bu şehre. Onlarca İstanbul görüyordum daha 4 ay öncesine kadar. Artık İstanbul&#8217;da yaşayan biri olarak, bu İstanbulların birinden söz etmek istiyorum sana, eylemler şehri olanından.  Bu İstanbul imgesi kafamda nasıl, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!-- p { margin-bottom: 0.08in; }a:link {  } --></p>
<div id="attachment_2475" class="wp-caption alignleft" style="width: 310px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/01/artvin-de-hes-ler-protesto-edildi-2010-07-13.jpg"><img class="size-medium wp-image-2475" title="artvin-de-hes-ler-protesto-edildi-2010-07-13" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/01/artvin-de-hes-ler-protesto-edildi-2010-07-13-300x224.jpg" alt="" width="300" height="224" /></a><p class="wp-caption-text">Temmuz 2010, Artvin&#39;de HES&#39;lere karsi protesto yuruyu</p></div>
<p>Merhaba Prenses,</p>
<p>İstanbul Türkiye&#8217;nin her yerinden, her çeşit insana güzel görünüyor sanki. Ne dersin?</p>
<p>Geçen sene ben de İzmir&#8217;den, üniversite sınavına hazırlanan biri olarak bakıyordum bu şehre. Onlarca İstanbul görüyordum daha 4 ay öncesine kadar. Artık İstanbul&#8217;da yaşayan biri olarak, bu İstanbulların birinden söz etmek istiyorum sana, eylemler şehri olanından.  Bu İstanbul imgesi kafamda nasıl, ne zaman oluştu anımsamıyorum. Yine de bu imgeyi doğurmuş, güçlendirmiş olabilecek onlarca olayı tek tek saymaya gerek yok: Kara günler, kızıl günler&#8230; Senin de aklında çakıvermiştir bir çoğu.</p>
<p>Bu yıldan itibaren İstanbul&#8217;un bir de sarı günleri anılacak, anlatılacak gibi gözüküyor prenses.<span id="more-2471"></span></p>
<p>Çünkü İstanbul&#8217;da 28 gün boyunca sarı mı sarı bir direniş, bir isyan vardı: <a href="http://www.etha.com.tr/Haber/2010/12/09/yasam/sari-yazmalilar-loc-vadisi-icin-isyanda/">Sarı Yazmalılar&#8217;ın isyanı</a>. Orya Enerji&#8217;nin ve Ümran Boru&#8217;nun, Loç Vadisi&#8217;ne yapacakları HidroElektrik Santrali (HES)&#8217;ne karşı yaşamlarını savunmak için burada; Or-Ya Han&#8217;ın önünde oturma eylemi yapıyordu Sarı Yazmalılar. Saydığımca üç göbek, sayamadığım kadar çok yürek; yağmur çamur demeden sürdürüyorlardı eylemlerini. İki gününe de olsa kendimizce destek olmaya çalıştığımız bu eylemden söz etmek istiyorum sana.</p>
<p>Ben sayfalarca bilgi de aktarsam, şair olup şiir de yazsam; Habibe Teyze gibi anlatamayacağım sanki. İyisi mi önce onun nasıl dillendirdiğini oku:</p>
<p>“Benim bir mayışım da yok, bir gelirim de yok. Tek gelirim bu topraklar. Sırtımda çocuğumu taşıdım, kesip köylüye sizden taraf olsun diye dağıttığınız ağaçlarımızın altına bıraktım bebelerimi. Şimdi beton ettiğiniz yerlerden ekip biçtiklerimle büyüttüm ben onları. Şimdi bana çıkıp diyor ki miyendiz, &#8220;Senin arazin benim, paranı da yatırdım, çık git buradan!&#8217;. Ben mi sattım, ölsem satmam toprağımı, milyara değişmem toprağımı. Burada ölecektim ben, şimdi kahrımdan ölüyorum. Çekin gidin vadimizden!”</p>
<p>Loç&#8217;luların direnişi aslında pek yeni bir direniş değil prenses. Kısaca bir özetleyeyim süreci. Hukuksal sürecin geçmişi uzun, olayların kızışması ise görece yakın bir zamana rastlıyor. Aralık 2009&#8242;da HES projesinin iptali için bir dava açılıyor. Davaya bilirkişi olarak seçilen bilim insanları, üzücü bir trafik kazası geçirerek yaşamlarını yitiriyorlar. Yeni bir bilirkişi heyetinin seçilmesi, bu heyetin raporunu hazırlaması derken geçen sürede şirket hukuksuzca inşaata başlıyor, bildik memleketim senaryosu. Bunun üzerine platform gönüllüleri ve yöre insanı, Ağustos ayında vadide çadır kurarak direnişe başlıyorlar. Ağustos ayı içinde birçok topluluk dönem dönem eylemcilere destek olmak için Kastamonu&#8217;ya gidiyor. Sonbaharın kendini hissettirmesiyle eylemciler çadırlı direnişi sürdürmekte zorlanıyorlar. Şirket bunu fırsat bilerek, yine inşaata başlıyor. Bunu izleyen süreçte Loçlular direnişlerini İstanbul&#8217;da sürdürmeye karar veriyorlar.</p>
<p>Gelelim direnişe&#8230;</p>
<p>İlk gün biz masalarına yaklaşınca birkaç güler yüz bize döndü. Tanıştık, konuştuk. Loç Vadisi&#8217;nin komşuluk yaptığı kanyonun Türkiye&#8217;nin en büyük, Avrupa&#8217;nın dördüncü büyük kanyonu olan <a href="http://www.google.com/imgres?imgurl=http://www.fotokaradeniz.com/karadeniz/Valla_kanyonu_B.jpg&amp;imgrefurl=http://www.fotokaradeniz.com/blog/kastamonu/valla-kanyonu/&amp;h=439&amp;w=258&amp;sz=50&amp;tbnid=srfuzFjGSX5MwM:&amp;tbnh=293&amp;tbnw=172&amp;prev=/images%3Fq%3Dvalla%2Bkanyonu&amp;zoom=1&amp;q=valla+kanyonu&amp;usg=__I5WpCPOlAc5Ahm09vHMK1cnLhtM=&amp;sa=X&amp;ei=J6QoTb7vC9S0hAf6temyAg&amp;ved=0CBkQ9QEwAA">Valla Kanyonu</a> olduğunu; vadinin, koruma altında olan Küre Dağları Milli Parkı&#8217;na komşuluk yaptığını öğrendik. Tamamen sivil, ziyaretçilerle 20 kişiyi zar zor geçen ve içlerinde kadınların, yaşlıların bulunduğu bir gruba tam teçhizatlı 8-9 polis&#8230; Şirket binasına girip çıkıyorlardı sürekli. Çaylar &#8220;şirket&#8221;ten, anlayacağın. &#8220;Halk için emniyet. Adalet için hizmet.&#8221; İronik, değil mi prenses?</p>
<p>İkinci gün bir basın açıklaması yapıldı. Açıklamadan sonra bir ara &#8220;yazmalılar&#8221;ı boş yakalayıp sohbete başladık. &#8220;Neden &#8216;Sarı Yazma&#8217;?&#8221; diye sorduk. &#8220;E &#8216;Sarı Yazma&#8217; biziz de ondan.&#8221; diyerek açıklamaya giriştiler: &#8220;Bizi en iyi sarı yazmamız temsil eder.&#8221; demişler işin başında. Bir o aldı, bir öteki aldı sazı eline; ağız birliğiyle anlattılar. Rıfat Ilgaz da Cide&#8217;liymiş. Her sene onun anısına şenlik yapılırmış ilçede. Söz arasında bunları da öğrendik.</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/01/sariyazmalilar2.jpg"><img class="size-medium wp-image-2476 alignright" title="sariyazmalilar2" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/01/sariyazmalilar2-199x300.jpg" alt="" width="199" height="300" /></a>Dikkatimizi bir şey çekti prenses. Eylemin çekirdek kadrosunun büyük bölümü, genciyle yaşlısıyla kadınlardan oluşuyordu. Basın açıklamasını onlar yapıyor, söyleşileri onlar veriyor, sloganları onlar başlatıyor&#8230; Horon tepilecekse onu da önce onlar tepiyordu! Bir ara sorduk: &#8220;Eylemi kadınlar sahiplenmiş gibi görünüyor, neye yoralım bunu?&#8221;. Onlar yine birlikle anlattılar. &#8220;Sarı yazma kimin yazması? Kadının. Başka kim oturacaktı ya burada?&#8221; diyerek gülüştüler. Bir aralık, gençten bir kadın &#8220;E tabi erkeklerin bir kısmı da işte güçte.&#8221; diye ekleyecek oldu ama biz daha &#8220;O da doğru tabi.&#8221; diyemeden büyüklerimizden biri, &#8220;Gelin köye görün, toprağın sahibi de kadın çiftçisi de kadın.&#8221; deyiverdi.</p>
<p>Müzeyyen Teyze’nin anlattıkları Loç köylüsünün eylemler boyunca hissettiklerini yeterince iyi açıkladı: &#8220;Ben bu yaşıma kadar polise jandarmaya işi düşmüş kadın değildim! Nerden aklıma gelsin onlara karşı durmak zorunda kalacağım. Ölümü beklerdim de bunu beklemezdim! Ama işte bıçak kemiğe dayanınca kalktık buralara kadar geldik. Kazanana kadar da buradayız. İnşallah kazanacağız, umudumuz tam.&#8221; Üstelik Loç Vadisi eylemcileri İstanbul&#8217;da düzenlenen diğer eylemlere de ellerinden geldiğince katılım gösteriyorlarmış. Geçtiğimiz haftalarda Cumartesi Anneleri&#8217;ni ziyarete gitmişler örneğin.</p>
<p>İnsanın, doğrudan kendisini ilgilendiren konuda söyleyeceği söz daha anlamlı oluyor prenses. Loç Vadi&#8217;liler bu santralden üretilecek elektriğin gereksinimlerinden fazla olduğunun, asıl amacın da bu olmadığının ayırdındalardı. Çevresindeki ekosistemler için de önem taşıyan, harika bir doğa parçası olan topraklarına yazık edilsin istemiyorlar ve yargıdan adalet bekliyorlardı. Oysa şu anda Allianoi&#8217;nin sular altında kalmasına karşı durmaya çalışan insanların arkasında güçlü bir köylü desteği göremiyoruz ne yazık ki. Allianoi köylüleri için konunun, Loçlular için olduğunca yaşamsal olmaması bunun; bu da Allianoi için mücadele eden insanların seslerinin yeterince yankı bulamamasının nedeni gibi duruyor.</p>
<p>Senin de bildiğin gibi prenses, fosil yakıtlardan elde edilen enerjinin zararlarının tartışıldığı aşamayı çoktan geçtik. Peki bizlere alternatif olarak sunulan enerji üretme biçimleri ne kadar “alternatif”? Bunların insan ve doğa yaşamı üzerinde nasıl etkileri oluyor veya olabilir? Acilen bunları da tartışmaya başlamalıyız. HES&#8217;lerin kısa vadeli enerji üretimlerinin yanında yapıldıkları bölgenin ekosistemine ciddi zarar verdiği de artık tartışılmayan konulardan. Bu yüzden ulusal ve uluslararası çevre örgütleri HES&#8217;lere eskisine oranla daha temkinli yaklaşıyorlar. Rüzgar ve güneş enerjisiyle ilgili olarak da benzer tartışmaların yaşanacağına kuşku yok. Hatta çeşitli tartışmalar başladı bile.</p>
<p>Teknik bilgi sunacak konumda değilim ama bana öyle geliyor ki prenses, enerji üretiminin çevre sorunlarına neden olmasını engellemek yolunda, çözüm öncelikle enerjiyi &#8220;insan gibi&#8221; tüketmeye başlamaktan geçiyor. Şimdilik yaygın tutum kar-zarar hesabı yaparak fosil yakıtların kullanımını sonlandırmak yönünde. Ancak bunun kalıcı bir çözüm olmaktan çok uzak olduğunu unutmamak gerek.</p>
<p>Not: Sana bu mektubu yazdıktan hemen sonra, iki gün içerisinde iki harika haber aldık. İlkinde  şantiyenin mühürlendiği, ikincisinde de mahkemeden yürütmeyi durdurma  kararının çıktığını öğrendik. 28 gün boyunca oturma eylemi yapan Sarı  Yazmalılar kazandı! Şimdi yeni süreci öngörebilmek için gerekçeli  kararın çıkmasını bekliyorlar.</p>
<p>İyi yıllar prenses, okumak istersen diye eylemler boyunca yaşanan önemli olaylarla ilgili haberlere bağlantılar:</p>
<p><a href="http://bianet.org/konu/loc-vadisi">http://bianet.org/konu/loc-vadisi</a><br />
<a href="http://www.karadenizgundem.com/haber/4984--loc-halkitehditlere-boyun-egmeyecegiz.html">http://www.karadenizgundem.com/haber/4984&#8211;loc-halkitehditlere-boyun-egmeyecegiz.html</a></p>
<p>İnşaatın ve yürütmenin durdurma kararıyla ilgili haberler de burada:</p>
<p><a href="http://www.ortakyasam.org/kent-guendemleri/4766-naat-durdu-hesin-ptali-muecadelesi-suerueyor">http://www.ortakyasam.org/kent-guendemleri/4766-naat-durdu-hesin-ptali-muecadelesi-suerueyor</a></p>
<p><a href="http://www.etha.com.tr/Haber/2011/01/05/yasam/yurutmeyi-durdurma-karari-loc-vadisi-nobetini-durd/">http://www.etha.com.tr/Haber/2011/01/05/yasam/yurutmeyi-durdurma-karari-loc-vadisi-nobetini-durd/</a></p>
<p>Unutmadan&#8230; Memnun oldum!</p>
<p>Oğuzhan Öğreden</p>
<p>ps: HES&#8217;lere insanların neden karşı olduğu ile ilgili bu etkileyeci filmi de izlemeden geçmeyesin prenses:</p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="400" height="225" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=19937849&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=1&amp;show_byline=1&amp;show_portrait=1&amp;color=00ADEF&amp;fullscreen=1&amp;autoplay=0&amp;loop=0" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="400" height="225" src="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=19937849&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=1&amp;show_byline=1&amp;show_portrait=1&amp;color=00ADEF&amp;fullscreen=1&amp;autoplay=0&amp;loop=0" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p><a href="http://vimeo.com/19937849">Anadolu&#8217;nun İsyanı</a> from <a href="http://vimeo.com/vermeyoz">Anadoluyu Vermeyecegiz</a> on <a href="http://vimeo.com">Vimeo</a>.</p>
Paylaş:<a rel="nofollow"   href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F01%2Fistanbul-icin-eylem-vakti.html&amp;title=%C4%B0stanbul%20i%C3%A7in%20eylem%20vakti&amp;bodytext=%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0AMerhaba%20Prenses%2C%0D%0A%0D%0A%C4%B0stanbul%20T%C3%BCrkiye%27nin%20her%20yerinden%2C%20her%20%C3%A7e%C5%9Fit%20insana%20g%C3%BCzel%20g%C3%B6r%C3%BCn%C3%BCyor%20sanki.%20Ne%20dersin%3F%0D%0A%0D%0AGe%C3%A7en%20sene%20ben%20de%20%C4%B0zmir%27den%2C%20%C3%BCniversite%20s%C4%B1nav%C4%B1na%20haz%C4%B1rlanan%20biri%20olarak%20bak%C4%B1yordum%20bu%20%C5%9Fehre.%20Onlarca%20%C4%B0stanbul%20g%C3%B6r%C3%BC" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/digg.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Digg" alt="Digg" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F01%2Fistanbul-icin-eylem-vakti.html&amp;title=%C4%B0stanbul%20i%C3%A7in%20eylem%20vakti" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/stumbleupon.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="StumbleUpon" alt="StumbleUpon" /></a><a rel="nofollow"   href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F01%2Fistanbul-icin-eylem-vakti.html&amp;title=%C4%B0stanbul%20i%C3%A7in%20eylem%20vakti&amp;notes=%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0AMerhaba%20Prenses%2C%0D%0A%0D%0A%C4%B0stanbul%20T%C3%BCrkiye%27nin%20her%20yerinden%2C%20her%20%C3%A7e%C5%9Fit%20insana%20g%C3%BCzel%20g%C3%B6r%C3%BCn%C3%BCyor%20sanki.%20Ne%20dersin%3F%0D%0A%0D%0AGe%C3%A7en%20sene%20ben%20de%20%C4%B0zmir%27den%2C%20%C3%BCniversite%20s%C4%B1nav%C4%B1na%20haz%C4%B1rlanan%20biri%20olarak%20bak%C4%B1yordum%20bu%20%C5%9Fehre.%20Onlarca%20%C4%B0stanbul%20g%C3%B6r%C3%BC" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/delicious.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="del.icio.us" alt="del.icio.us" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.facebook.com/share.php?u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F01%2Fistanbul-icin-eylem-vakti.html&amp;t=%C4%B0stanbul%20i%C3%A7in%20eylem%20vakti" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/facebook.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Facebook" alt="Facebook" /></a><a rel="nofollow"   href="http://twitter.com/home?status=%C4%B0stanbul%20i%C3%A7in%20eylem%20vakti%20-%20http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F01%2Fistanbul-icin-eylem-vakti.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/twitter.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Twitter" alt="Twitter" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&amp;bkmk=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F01%2Fistanbul-icin-eylem-vakti.html&amp;title=%C4%B0stanbul%20i%C3%A7in%20eylem%20vakti&amp;annotation=%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0AMerhaba%20Prenses%2C%0D%0A%0D%0A%C4%B0stanbul%20T%C3%BCrkiye%27nin%20her%20yerinden%2C%20her%20%C3%A7e%C5%9Fit%20insana%20g%C3%BCzel%20g%C3%B6r%C3%BCn%C3%BCyor%20sanki.%20Ne%20dersin%3F%0D%0A%0D%0AGe%C3%A7en%20sene%20ben%20de%20%C4%B0zmir%27den%2C%20%C3%BCniversite%20s%C4%B1nav%C4%B1na%20haz%C4%B1rlanan%20biri%20olarak%20bak%C4%B1yordum%20bu%20%C5%9Fehre.%20Onlarca%20%C4%B0stanbul%20g%C3%B6r%C3%BC" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebookmark.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Bookmarks" alt="Google Bookmarks" /></a><a rel="nofollow"   href="mailto:?subject=%C4%B0stanbul%20i%C3%A7in%20eylem%20vakti&amp;body=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F01%2Fistanbul-icin-eylem-vakti.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/email_link.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="email" alt="email" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.friendfeed.com/share?title=%C4%B0stanbul%20i%C3%A7in%20eylem%20vakti&amp;link=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F01%2Fistanbul-icin-eylem-vakti.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/friendfeed.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="FriendFeed" alt="FriendFeed" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/reader/link?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F01%2Fistanbul-icin-eylem-vakti.html&amp;title=%C4%B0stanbul%20i%C3%A7in%20eylem%20vakti&amp;srcURL=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F01%2Fistanbul-icin-eylem-vakti.html&amp;srcTitle=Prensese+Mektuplar+" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebuzz.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Buzz" alt="Google Buzz" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.tumblr.com/share?v=3&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F01%2Fistanbul-icin-eylem-vakti.html&amp;t=%C4%B0stanbul%20i%C3%A7in%20eylem%20vakti&amp;s=%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0AMerhaba%20Prenses%2C%0D%0A%0D%0A%C4%B0stanbul%20T%C3%BCrkiye%27nin%20her%20yerinden%2C%20her%20%C3%A7e%C5%9Fit%20insana%20g%C3%BCzel%20g%C3%B6r%C3%BCn%C3%BCyor%20sanki.%20Ne%20dersin%3F%0D%0A%0D%0AGe%C3%A7en%20sene%20ben%20de%20%C4%B0zmir%27den%2C%20%C3%BCniversite%20s%C4%B1nav%C4%B1na%20haz%C4%B1rlanan%20biri%20olarak%20bak%C4%B1yordum%20bu%20%C5%9Fehre.%20Onlarca%20%C4%B0stanbul%20g%C3%B6r%C3%BC" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/tumblr.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Tumblr" alt="Tumblr" /></a><br/><br/><img src="http://www.prensesemektuplar.com/?ak_action=api_record_view&id=2471&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.prensesemektuplar.com/2011/01/istanbul-icin-eylem-vakti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>[Haftanın Videosu] Cekirgeler</title>
		<link>http://www.prensesemektuplar.com/2010/12/haftanin-videosu-cekirgeler.html</link>
		<comments>http://www.prensesemektuplar.com/2010/12/haftanin-videosu-cekirgeler.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Dec 2010 09:24:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Prensese Mektuplar</dc:creator>
				<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[video]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.prensesemektuplar.com/?p=2325</guid>
		<description><![CDATA[1990 yilinda Italyan animasyon ustasi Bruno Bozzetto tarafindan cekilmis &#8216;Grasshoppers/ Cekirgeler&#8217;, ayni yil En Iyi Kisa Animasyon dalinda Oscar adayi olmus ve fakat Oscar&#8217;i kapan &#8216;A Grand Day Out with Wallace and Gromit&#8217; filmi olmus. Bruno abimiz ne de guzel anlatmis insan oglunun insanlik ozelliklerini fark ettiginden beri her donemde nasil birbirini yeme arzusuna sahip [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1990 yilinda Italyan animasyon ustasi Bruno Bozzetto tarafindan cekilmis &#8216;Grasshoppers/ Cekirgeler&#8217;, ayni yil En Iyi Kisa Animasyon dalinda Oscar adayi olmus ve fakat Oscar&#8217;i kapan &#8216;A Grand Day Out with Wallace and Gromit&#8217; filmi olmus.</p>
<p>Bruno abimiz ne de guzel anlatmis insan oglunun insanlik ozelliklerini fark ettiginden beri her donemde nasil birbirini yeme arzusuna sahip oldugunu.</p>
<p>Iyi seyirler!</p>
<p>Haa bu arada cekirge filan arayarak filmden kopma Prenses, cekirgeler sonda&#8230;</p>
<p><object width="500" height="400"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/Jj2Z-secyqQ?version=3"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowscriptaccess" value="always"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/Jj2Z-secyqQ?version=3" type="application/x-shockwave-flash" width="500" height="400" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
Paylaş:<a rel="nofollow"   href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F12%2Fhaftanin-videosu-cekirgeler.html&amp;title=%5BHaftan%C4%B1n%20Videosu%5D%20Cekirgeler&amp;bodytext=1990%20yilinda%20Italyan%20animasyon%20ustasi%20Bruno%20Bozzetto%20tarafindan%20cekilmis%20%27Grasshoppers%2F%20Cekirgeler%27%2C%20ayni%20yil%20En%20Iyi%20Kisa%20Animasyon%20dalinda%20Oscar%20adayi%20olmus%20ve%20fakat%20Oscar%27i%20kapan%20%27A%20Grand%20Day%20Out%20with%20Wallace%20and%20Gromit%27%20filmi%20olmus.%0D%0A%0D%0ABruno%20abimi" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/digg.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Digg" alt="Digg" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F12%2Fhaftanin-videosu-cekirgeler.html&amp;title=%5BHaftan%C4%B1n%20Videosu%5D%20Cekirgeler" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/stumbleupon.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="StumbleUpon" alt="StumbleUpon" /></a><a rel="nofollow"   href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F12%2Fhaftanin-videosu-cekirgeler.html&amp;title=%5BHaftan%C4%B1n%20Videosu%5D%20Cekirgeler&amp;notes=1990%20yilinda%20Italyan%20animasyon%20ustasi%20Bruno%20Bozzetto%20tarafindan%20cekilmis%20%27Grasshoppers%2F%20Cekirgeler%27%2C%20ayni%20yil%20En%20Iyi%20Kisa%20Animasyon%20dalinda%20Oscar%20adayi%20olmus%20ve%20fakat%20Oscar%27i%20kapan%20%27A%20Grand%20Day%20Out%20with%20Wallace%20and%20Gromit%27%20filmi%20olmus.%0D%0A%0D%0ABruno%20abimi" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/delicious.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="del.icio.us" alt="del.icio.us" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.facebook.com/share.php?u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F12%2Fhaftanin-videosu-cekirgeler.html&amp;t=%5BHaftan%C4%B1n%20Videosu%5D%20Cekirgeler" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/facebook.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Facebook" alt="Facebook" /></a><a rel="nofollow"   href="http://twitter.com/home?status=%5BHaftan%C4%B1n%20Videosu%5D%20Cekirgeler%20-%20http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F12%2Fhaftanin-videosu-cekirgeler.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/twitter.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Twitter" alt="Twitter" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&amp;bkmk=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F12%2Fhaftanin-videosu-cekirgeler.html&amp;title=%5BHaftan%C4%B1n%20Videosu%5D%20Cekirgeler&amp;annotation=1990%20yilinda%20Italyan%20animasyon%20ustasi%20Bruno%20Bozzetto%20tarafindan%20cekilmis%20%27Grasshoppers%2F%20Cekirgeler%27%2C%20ayni%20yil%20En%20Iyi%20Kisa%20Animasyon%20dalinda%20Oscar%20adayi%20olmus%20ve%20fakat%20Oscar%27i%20kapan%20%27A%20Grand%20Day%20Out%20with%20Wallace%20and%20Gromit%27%20filmi%20olmus.%0D%0A%0D%0ABruno%20abimi" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebookmark.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Bookmarks" alt="Google Bookmarks" /></a><a rel="nofollow"   href="mailto:?subject=%5BHaftan%C4%B1n%20Videosu%5D%20Cekirgeler&amp;body=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F12%2Fhaftanin-videosu-cekirgeler.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/email_link.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="email" alt="email" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.friendfeed.com/share?title=%5BHaftan%C4%B1n%20Videosu%5D%20Cekirgeler&amp;link=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F12%2Fhaftanin-videosu-cekirgeler.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/friendfeed.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="FriendFeed" alt="FriendFeed" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/reader/link?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F12%2Fhaftanin-videosu-cekirgeler.html&amp;title=%5BHaftan%C4%B1n%20Videosu%5D%20Cekirgeler&amp;srcURL=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F12%2Fhaftanin-videosu-cekirgeler.html&amp;srcTitle=Prensese+Mektuplar+" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebuzz.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Buzz" alt="Google Buzz" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.tumblr.com/share?v=3&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F12%2Fhaftanin-videosu-cekirgeler.html&amp;t=%5BHaftan%C4%B1n%20Videosu%5D%20Cekirgeler&amp;s=1990%20yilinda%20Italyan%20animasyon%20ustasi%20Bruno%20Bozzetto%20tarafindan%20cekilmis%20%27Grasshoppers%2F%20Cekirgeler%27%2C%20ayni%20yil%20En%20Iyi%20Kisa%20Animasyon%20dalinda%20Oscar%20adayi%20olmus%20ve%20fakat%20Oscar%27i%20kapan%20%27A%20Grand%20Day%20Out%20with%20Wallace%20and%20Gromit%27%20filmi%20olmus.%0D%0A%0D%0ABruno%20abimi" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/tumblr.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Tumblr" alt="Tumblr" /></a><br/><br/><img src="http://www.prensesemektuplar.com/?ak_action=api_record_view&id=2325&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.prensesemektuplar.com/2010/12/haftanin-videosu-cekirgeler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hayvansever Hayvanlar</title>
		<link>http://www.prensesemektuplar.com/2010/11/hayvansever-hayvanlar.html</link>
		<comments>http://www.prensesemektuplar.com/2010/11/hayvansever-hayvanlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Nov 2010 01:26:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Deniz</dc:creator>
				<category><![CDATA[cevre]]></category>
		<category><![CDATA[guncel]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[av]]></category>
		<category><![CDATA[av turnuvası]]></category>
		<category><![CDATA[balık]]></category>
		<category><![CDATA[güvercin]]></category>
		<category><![CDATA[ödül]]></category>
		<category><![CDATA[şahin]]></category>
		<category><![CDATA[yaban domuzu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.prensesemektuplar.com/?p=2204</guid>
		<description><![CDATA[Aşağıdaki fotoğraflar Edirne Avcılar Derneği'nin web sayfasından alındı. Bu yaban hayatını çok seven gerçek vahşiler, esasında avcılık egolarını tatmin etmekten başka birşey yapmıyorlar. Amaçları avlanmaktan öte, spor adı altında egolarını tatmin etmek. Öldürülen hayvanların alenen sergilenmesi ne kadar can sıkıcı değil mi? [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Üst üste gelen 3 haber ve düşündürdükleri.</h3>
<div id="attachment_2235" class="wp-caption aligncenter" style="width: 499px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/11/Kümes-hayvanları-derneğine-_horoz-dövüşü_-baskını-_-Türkiye-_-Radikal-İnternet.jpg"><img class="size-full wp-image-2235" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/11/Kümes-hayvanları-derneğine-_horoz-dövüşü_-baskını-_-Türkiye-_-Radikal-İnternet.jpg" alt="" width="489" height="361" /></a><p class="wp-caption-text"> Bodrum&#39;da Kümes Hayvanlarını Koruma, Tanıtma ve Yaşatma Derneği&#39;ne ait binada HOROZ DÖĞÜŞÜ baskını. </p></div>
<p style="text-align: center;">
<p>ve<span id="more-2204"></span></p>
<div id="attachment_2237" class="wp-caption aligncenter" style="width: 486px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/11/Yanlış-anlamayın-bu-bir-kurtuluş-töreni-_-Türkiye-_-Radikal-İnternet-1.jpg"><img class="size-full wp-image-2237" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/11/Yanlış-anlamayın-bu-bir-kurtuluş-töreni-_-Türkiye-_-Radikal-İnternet-1.jpg" alt="" width="476" height="353" /></a><p class="wp-caption-text">Edirne&#39;nin düşman işgalinden kurtuluşu&#39;nun 88. yıldönümü törenleri kapsamında geçit törenine, omuzlarında tüfekler ve avladıkları yaban hayvanlarını ellerinde ve arabalarına bağlayarak katılan bir avcılık kulübü üyeleri </p></div>
<p>Aşağıdaki fotoğraflar Edirne Avcılar Derneği&#8217;nin web sayfasından alındı. Bu yaban hayatını çok seven gerçek vahşiler, esasında avcılık egolarını tatmin etmekten başka birşey yapmıyorlar. Amaçları avlanmaktan öte, spor adı altında egolarını tatmin etmek. Öldürülen hayvanların alenen sergilenmesi ne kadar can sıkıcı değil mi? İşin bana gelen garip tarafı çifte standartlı kamuoyunda bu sergileme tepki toplamaya başladı. &#8216;Nasıl olurda bu vahşiliği kamuoyu ile paylaşırsınız?&#8217; gibisinden.. Çocuklar falan öne sürülüp kanlı görüntülerin nasıl olumsuz etkileri olduğundan söz edilmeye başlandı. Öyle olsun bakalım&#8230;</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/11/Edirne-Avcılar-Derneği-domuz.jpg"><img class="size-full wp-image-2205     aligncenter" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/11/Edirne-Avcılar-Derneği-domuz.jpg" alt="" width="311" height="234" /></a></p>
<p>Peki ya buna ne demeli? Karada ve denizde yapılan &#8216;yasal&#8217; bir statüye oturtulmuş av turnuvaları. Filmlerde izlediğimizde &#8216;vay vahşiler&#8217; dediğimiz görüntüler bugün itibariyle  bira şirketlerinin sponsorluğunda turnuva olabiliyor. Tuttuğu avı ile gülümseyerek poz veren ve bununla gurur duyanların gerçekten doğaya saygı duyduğunu söyleyebilir miyiz? Doğaya saygı demek avı ile pişkin pişkin gülümsemek midir?</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/11/bal%C4%B1k-av-%C3%B6d%C3%BCl.jpg"><img class="aligncenter" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/11/bal%C4%B1k-av-%C3%B6d%C3%BCl.jpg" alt="Alaçatı 2009 Balık Avı Turnuvası'ndan" width="383" height="306" /></a></p>
<p>Bu bir spor değil sürek avıdır, bir turnuva değil katliamdır. Doğanın artık dibe vurmasıyla kalan son mallarının büyük bir eğlence ile talan edilmesidir. İsminin &#8216;spor&#8217; ya da &#8216;turnuva&#8217; olması sadece yapılan katliamın meşruluk kazanmasıdır. Sorun avlanmaya karşı olmak ya da olmamak değil. Gerçek sorun ihtiyacından daha fazlasını avlamak, bunu bir reklam aracı veya egolarını tatmin etmek için kullanmaktır.</p>
<p>Eğer avlanmak istiyors<a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/11/balik-avı-reklam.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2214" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/11/balik-avı-reklam.jpg" alt="" width="266" height="159" /></a>anız bir turnuvaya katılmaya ihtiyacınız yok. Size çok ucuza avlanma seçenekleri sunan <a href="http://www.amatorbalikavi.com/">turizm şirketleri </a> var. Katılanların da organizatörlerin de doğayı ve hayvanı sevdiğine eminim. Aile ortamında çoluk çombalak gidip öğle yemeğinizi yiyip her türlü balığı avlayabilir, o balıklarla mutluluk içinde poz verebilirsiniz. Avını yakalayınca neşe içinde gülücükler dağıtan ama kendini hiç av yerine koymayan bu insanlara nasıl yaptıklarının yanlış olduğunu anlatabiliriz?</p>
<p>Ve son haber Radikal Gazetesi&#8217;nin 11 Kasım tarihli <a href="http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&amp;ArticleID=1028539&amp;Date=11.11.2010&amp;CategoryID=79">&#8216;Şehrin ortasında vahşi kovalama&#8217; başlıklı haberi.</a> Bir güvercin ile onu beslenmek için kovalayan şahinin hüzünlü sonu. Benim için bir şahinin güvercini avlayıp yemesinde bir sorun yok. Belki de şahin avını, neslini sürdürmek için yemeğe ihtiyacı olan çocuklarına götürecekti. Kimbilir? Sıkıntım doğanın inanılmaz bütünlüğü içinde avlanmaya çalışan, yani avcı ile avın dengesini bozan şehir, onu yaratan insan ve çifte standartlı kültürü üstüne. İnsan dahil doğadaki tüm canlılar avlanarak varlığını sürdürmüşler şimdiye kadar. Oysa sadece bir tür yani insan, bütün dengeyi alt üst etmiş durumda. Egolarını tatmin etmek, hava atmak vs.. Şehrin güvenliğini sağlayan kameralar, vahşi yaşamın nasıl yok olduğunu da kaydediyor. Bundan nasıl bir sonuca varıyoruz?</p>
<p>Örnek olarak verdiğim son haberde iki ölü var. Ölenler insan olsaydı sorumlular bulunur cezalandırıldı. Peki sebepsiz yere ölen bu Şahin ile Güvercin&#8217;in katili kim? Muhtemelen dini nedenlerden dolayı yenmeyecek olan Yaban Domuzlarının katili? Ödül kazanmak için avlanan Balıkların katili kim?</p>
Paylaş:<a rel="nofollow"   href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F11%2Fhayvansever-hayvanlar.html&amp;title=Hayvansever%20Hayvanlar&amp;bodytext=A%C5%9Fa%C4%9F%C4%B1daki%20foto%C4%9Fraflar%20Edirne%20Avc%C4%B1lar%20Derne%C4%9Fi%27nin%20web%20sayfas%C4%B1ndan%20al%C4%B1nd%C4%B1.%20Bu%20yaban%20hayat%C4%B1n%C4%B1%20%C3%A7ok%20seven%20ger%C3%A7ek%20vah%C5%9Filer%2C%20esas%C4%B1nda%20avc%C4%B1l%C4%B1k%20egolar%C4%B1n%C4%B1%20tatmin%20etmekten%20ba%C5%9Fka%20bir%C5%9Fey%20yapm%C4%B1yorlar.%20Ama%C3%A7lar%C4%B1%20avlanmaktan%20%C3%B6te%2C%20spor%20ad%C4%B1%20alt%C4%B1nda%20egolar%C4%B1n%C4%B1%20tatmin%20etmek.%20%C3%96ld%C3%BCr%C3%BClen%20hayvanlar%C4%B1n%20alenen%20sergilenmesi%20ne%20kadar%20can%20s%C4%B1k%C4%B1c%C4%B1%20de%C4%9Fil%20mi%3F%20%5B...%5D" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/digg.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Digg" alt="Digg" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F11%2Fhayvansever-hayvanlar.html&amp;title=Hayvansever%20Hayvanlar" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/stumbleupon.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="StumbleUpon" alt="StumbleUpon" /></a><a rel="nofollow"   href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F11%2Fhayvansever-hayvanlar.html&amp;title=Hayvansever%20Hayvanlar&amp;notes=A%C5%9Fa%C4%9F%C4%B1daki%20foto%C4%9Fraflar%20Edirne%20Avc%C4%B1lar%20Derne%C4%9Fi%27nin%20web%20sayfas%C4%B1ndan%20al%C4%B1nd%C4%B1.%20Bu%20yaban%20hayat%C4%B1n%C4%B1%20%C3%A7ok%20seven%20ger%C3%A7ek%20vah%C5%9Filer%2C%20esas%C4%B1nda%20avc%C4%B1l%C4%B1k%20egolar%C4%B1n%C4%B1%20tatmin%20etmekten%20ba%C5%9Fka%20bir%C5%9Fey%20yapm%C4%B1yorlar.%20Ama%C3%A7lar%C4%B1%20avlanmaktan%20%C3%B6te%2C%20spor%20ad%C4%B1%20alt%C4%B1nda%20egolar%C4%B1n%C4%B1%20tatmin%20etmek.%20%C3%96ld%C3%BCr%C3%BClen%20hayvanlar%C4%B1n%20alenen%20sergilenmesi%20ne%20kadar%20can%20s%C4%B1k%C4%B1c%C4%B1%20de%C4%9Fil%20mi%3F%20%5B...%5D" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/delicious.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="del.icio.us" alt="del.icio.us" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.facebook.com/share.php?u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F11%2Fhayvansever-hayvanlar.html&amp;t=Hayvansever%20Hayvanlar" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/facebook.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Facebook" alt="Facebook" /></a><a rel="nofollow"   href="http://twitter.com/home?status=Hayvansever%20Hayvanlar%20-%20http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F11%2Fhayvansever-hayvanlar.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/twitter.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Twitter" alt="Twitter" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&amp;bkmk=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F11%2Fhayvansever-hayvanlar.html&amp;title=Hayvansever%20Hayvanlar&amp;annotation=A%C5%9Fa%C4%9F%C4%B1daki%20foto%C4%9Fraflar%20Edirne%20Avc%C4%B1lar%20Derne%C4%9Fi%27nin%20web%20sayfas%C4%B1ndan%20al%C4%B1nd%C4%B1.%20Bu%20yaban%20hayat%C4%B1n%C4%B1%20%C3%A7ok%20seven%20ger%C3%A7ek%20vah%C5%9Filer%2C%20esas%C4%B1nda%20avc%C4%B1l%C4%B1k%20egolar%C4%B1n%C4%B1%20tatmin%20etmekten%20ba%C5%9Fka%20bir%C5%9Fey%20yapm%C4%B1yorlar.%20Ama%C3%A7lar%C4%B1%20avlanmaktan%20%C3%B6te%2C%20spor%20ad%C4%B1%20alt%C4%B1nda%20egolar%C4%B1n%C4%B1%20tatmin%20etmek.%20%C3%96ld%C3%BCr%C3%BClen%20hayvanlar%C4%B1n%20alenen%20sergilenmesi%20ne%20kadar%20can%20s%C4%B1k%C4%B1c%C4%B1%20de%C4%9Fil%20mi%3F%20%5B...%5D" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebookmark.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Bookmarks" alt="Google Bookmarks" /></a><a rel="nofollow"   href="mailto:?subject=Hayvansever%20Hayvanlar&amp;body=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F11%2Fhayvansever-hayvanlar.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/email_link.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="email" alt="email" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.friendfeed.com/share?title=Hayvansever%20Hayvanlar&amp;link=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F11%2Fhayvansever-hayvanlar.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/friendfeed.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="FriendFeed" alt="FriendFeed" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/reader/link?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F11%2Fhayvansever-hayvanlar.html&amp;title=Hayvansever%20Hayvanlar&amp;srcURL=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F11%2Fhayvansever-hayvanlar.html&amp;srcTitle=Prensese+Mektuplar+" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebuzz.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Buzz" alt="Google Buzz" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.tumblr.com/share?v=3&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F11%2Fhayvansever-hayvanlar.html&amp;t=Hayvansever%20Hayvanlar&amp;s=A%C5%9Fa%C4%9F%C4%B1daki%20foto%C4%9Fraflar%20Edirne%20Avc%C4%B1lar%20Derne%C4%9Fi%27nin%20web%20sayfas%C4%B1ndan%20al%C4%B1nd%C4%B1.%20Bu%20yaban%20hayat%C4%B1n%C4%B1%20%C3%A7ok%20seven%20ger%C3%A7ek%20vah%C5%9Filer%2C%20esas%C4%B1nda%20avc%C4%B1l%C4%B1k%20egolar%C4%B1n%C4%B1%20tatmin%20etmekten%20ba%C5%9Fka%20bir%C5%9Fey%20yapm%C4%B1yorlar.%20Ama%C3%A7lar%C4%B1%20avlanmaktan%20%C3%B6te%2C%20spor%20ad%C4%B1%20alt%C4%B1nda%20egolar%C4%B1n%C4%B1%20tatmin%20etmek.%20%C3%96ld%C3%BCr%C3%BClen%20hayvanlar%C4%B1n%20alenen%20sergilenmesi%20ne%20kadar%20can%20s%C4%B1k%C4%B1c%C4%B1%20de%C4%9Fil%20mi%3F%20%5B...%5D" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/tumblr.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Tumblr" alt="Tumblr" /></a><br/><br/><img src="http://www.prensesemektuplar.com/?ak_action=api_record_view&id=2204&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.prensesemektuplar.com/2010/11/hayvansever-hayvanlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Poliamoria bir nedir?</title>
		<link>http://www.prensesemektuplar.com/2010/11/poliamoria-bir-nedir.html</link>
		<comments>http://www.prensesemektuplar.com/2010/11/poliamoria-bir-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Nov 2010 13:00:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Prensese Mektuplar</dc:creator>
				<category><![CDATA[aktivizm]]></category>
		<category><![CDATA[eglenceli]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[prensesin ulkesi]]></category>
		<category><![CDATA[çok aşklılık]]></category>
		<category><![CDATA[çok eşlilik]]></category>
		<category><![CDATA[escinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[heteroseksüelizm]]></category>
		<category><![CDATA[polyamory]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.prensesemektuplar.com/?p=1881</guid>
		<description><![CDATA[Memleket ve dünya gündemi sinir bozucu bir ton haberle doluyken, Sevgili Prenses, haftasonun renklensin diye seni yeni bir sosyal (ve &#8220;poli&#8221;tik?!) hareket olan Poliamoria&#8217;yla tanıştımak istedim. Poliamor: Poli yani &#8220;çok&#8221; ve amor yani &#8220;aşk&#8221; kelimelerinin birlesiminden oluşmus bir kavram. Sanırım bu açıklama sana biraz fikir vermiştir. Evet, çok aşklılık hareketi, yani Poliamoria. Aklımda uzun süredir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Memleket ve dünya gündemi sinir bozucu bir ton haberle doluyken, Sevgili Prenses, haftasonun renklensin diye seni yeni bir sosyal (ve &#8220;poli&#8221;tik?!) hareket olan Poliamoria&#8217;yla tanıştımak istedim.</p>
<p>Poliamor: Poli yani &#8220;çok&#8221; ve amor yani &#8220;aşk&#8221; kelimelerinin birlesiminden oluşmus bir kavram. Sanırım bu açıklama sana biraz fikir vermiştir. Evet, çok aşklılık hareketi, yani Poliamoria.</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/07/poliamor11.jpg"><img class="size-medium wp-image-1887 alignleft" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/07/poliamor11-300x240.jpg" alt="" width="300" height="240" /></a></p>
<p>Aklımda uzun süredir dolanıp duran, ütopya olarak tanımladığım kişisel bir hayalden yola çıkarak kendimi Madrid&#8217;de aralarında bulduğum Poliamor Madrid topluluğunun toplantılari ve onlarla yaptığım röportajlar sonucu bu konuda epey bilgi edindim ve bunları seninle paylaşmaya karar verdim.</p>
<p>Öncelikle  sana biraz  Poliamoria hareketinin tarihinden söz etmek istiyorum. Daha önce de bahsettiğim gibi kökenleri Özgür Aşk &#8221; Free Love&#8221; kavramı yani 70&#8242;lerin hippi hareketinden gelse de aslında Poliamor adını alması 1990&#8242;da gerçeklemiş. Poliamor adını aldıktan sonra da özgür aşk hareketinden ayrılmaya ve birden çok sekse dayalı ilşkinin aynı anda yaşanabilmesi olarak tanımlanarak, sadece aşkın tadını çıkarmak ile bağlantılı olan özgür aşk hareketinden ayırmış kendisini. Aslında 1970&#8242;lerde kabul edilen &#8220;open marriage&#8221; yani açık evlilik kavramından geliyor. Bu kavram evli çiftlerin başka ilişkilere de girebilme haklarının bulunduğu bir yapı. 1990&#8242;lardan itibaren de kendisini evlilik kurumundan ayırarak Poliamor adı altında bir yaşam şekli ve hareket olarak kabul edilmiş.<span id="more-1881"></span></p>
<p>Son yıllarda yapılan Poli web sitesi ve Londra&#8217;da düzenlenen Poli haftası ile de sesini duyurmaya başladı. Şimdilerde internetin de yardımıyla insanlar birbirlerini bulup daha kolayca örgütlenebiliyor ve özellikle Avrupa ve ABD&#8217;nin farklı yerlerinde lokal gruplar oluşturarak piknikler, buluşmalar ve benzeri aktiviteler düzenliyorlar. Etikçi monogamistlerin (tutucu tek eşlilik yanlılarından bahsediyorum, hepsinden değil) karşı çıkışına ve toplumun genel önyargılarına başkaldırmaya da devam ediyorlar. Poli haftası dışında Gay ve Lezbiyen hareketi ve Feminist hareketten de besleniyor Poliamor hareketi. Ortak eylemlere katılıyor, birbirleriyle fikir alışverişinde bulunuyorlar. Polimor hareketinin de hedefinde toplumun değer yargları ve baskın olan heteroseksüelist, erkek merkezli, tek eşli aile kalıbı olduğu için benzer çizgilerde yürüyorlar esasında. İnternet teknolojisinden de diğer yeni sosyal hareketlerde olduğu gibi oldukça faydalanıyorlar. Forumlar, chatroomlar, hatta ilişki kurma siteleri olan Date site&#8217;lar aracılığı ile birbirlerini tanıyor, birbirlerinin nasihatlarını dinleyip deneyimlerini paylaşırken cinsel politikalar hakkında tartışabiliyolar.</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/07/poliamor2.jpg"><img class="alignright" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/07/poliamor2-199x300.jpg" alt="" width="199" height="300" /></a>Şimdilerde 26 Eylül, Londra&#8217;da kutlanan Poli gününde (Polyday) Poliamorus kardeşler biraraya geliyor, workshoplara katılıyor, konuşuyor, konferanslar veriyor ve Seks-free kabare  izliyorlar. Son zamanlarda ortaya çıkan CAAN (the Consenting Adult Action Network), yetişkin insanların hükümet politikalarından bağımsız olarak kendi cinsel tercihlerini yapabilmeleri için kampanya düzenliyor ve poli protestocularını eyleme çağırıyor. İngiltere&#8217;deki polilerin ABD&#8217;dekilerden çok daha politik oldukları da bir gerçek. ABD&#8217;de daha çok cinsellik ve pratik sorunlar konuşulurken İngiltere&#8217;deki toplantılar, politik aktivizm havasında geçiyor ve tartışılan konular da feminizm ve eşcinsel hareketi de harekete dahil eden cinsellik politikaları oluyor. Hatta İngiltere&#8217;deki poli aktivisterden bir kısmı kendisini &#8220;Relationship anarchists&#8221;  yani ilişki anarşistleri olarak tanımlıyor ve bunu bir dünya görüşü olarak tanımlıyor. Oldukça radikal bir duruş tabii. Toplumun içindeki güç hiyerarşilerini kırmaya inanıyor ve bunu hayatlarında uygulamaya girişiyorlar. Nasıl Queer kavramı hetero/homo, kadın/erkek olmanın ötesine geçiyorsa poliamoruslar da tek eşli/çok eşli olmanın ötesine geçiyorlar. Bu haraket henüz gay-lezbiyen haraketi içinde veya feminist hareket içinde yeterince saygı görmüyor ne var ki. Yani halen elle tutulur bir çoğunluk olarak varolamadıkları gibi, bu diğer cinsiyet odaklı hareketler içinde de varlıklarını kabul ettirebilmiş değiller. Öncelikle kabul görmekle başlayacak bir yardım ve kabullenme, cinsellik veya cinsiyetçiliğin ötesine geçip kavramlara uzaktan bakabilme kapasitesini getirecektir. Çünkü poliamor olmak da aynı şekilde insanların hayatlarını, yaptıkları işleri, aileleri tarafından toplum tarafından kabul edilebilirliklerini etkiliyor ve bu yüzden çoğu poliamorus, kapalı olarak bunu yaşayabiliyor. Aynen eşcinsllerin büyük çoğunluğunda olduğu gibi. Ayrıca bu hareket üçüncü dalga feminizmin sonucunda ortaya çıkmış olması ve yazılan 5 kitabın da kadınlar tarafından yazılması ile de feminist harekete yakınlaşıyor.</p>
<p>Tabii ki akıllarda kavram karmaşaları var. Mesela hepimizin aklından poligami ve poliamor arasinda ne fark var ki sorusu geçmiştir. Önce bu konuya bir açıklık getirip sonra açık ilişki kavramına değineceğim.</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/07/poliamor3.jpg"><img class="alignleft" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/07/poliamor3-300x199.jpg" alt="" width="300" height="199" /></a>Aradaki en büyük fark poligami kavramının sosyal olarak kabul edilmiş bir yapı olmasında. Mesela Sarmansuyu köyündeki Ahmet Efendi&#8217;nin dört karısının olması sosyal olarak bulunduğu toplumda kabul edilmiş birşey. İkincisi bu kadınların hiçbir seçme şansı yok. Buna mecburlar çünkü sosyal yapı bunu gerektiriyor. Özgürlük söz konusu değil. Poliamor da ise tüm taraflar için sonsuz bir özgürlük söz konusu. Poliamor&#8217;un bazı ilkeleri de var. Bunlar öncelikle taraflar arasında konsensus sağlanmış olması, ki Poligami&#8217;de bu söz konusu bile degil. Tıpkı monogamide olduğu gibi sosyal olarak dayatılmakta. Bunun yanında Poliamor da yüzde yüz bir şeffaflik söz konusu. Yani dürüstlük en önemli ilkelerden birisi. Monogamik görünüp de başkalarıyla birlikte olan bir çiftten poliamorus bir çiftin temelde ayrıldığı noktalardan birisi bu işte. Fakat Poliamor&#8217;dan kasıt açık ilişki de değil. Çünkü açık ilişkide bir hiyerarsi söz konusu. &#8220;Yani bir sevgilim var ve diğerleriyle de cinsel anlamda birlikteliklerim oluyor ama sadece bir tane sevgilim var&#8221; gibi. Bu bağlamda açık ilişki monogamik bir yapı oluyor. Burada da dürüstlük söz konusu ancak yine tek eşli bir ilişki bu.</p>
<p>Poliamorda aşk söz konusu, birden fazla kişiye aşık olmak ve hisler ön planda. Akla geldiği gibi sadece cinsellikle ilgili bir kavram değil.</p>
<p>Kavramları netleştirdikten sonra sıra akla gelen bazı problemlere ve çözümlere değinmeye geldi. Çünkü poliamor teoride ideal görünse de pratikte problemli olması çok beklenir bir sonuç. Tabii aynı şey monogamik ilişkiler için de geçerli.</p>
<p>Poli toplantılarından birinde yaptığım röportajdan bir kesit:</p>
<blockquote><p><strong>Sizce en büyük sorun ne?</strong></p>
<p>&#8220;Öncelikle en büyük sorun havada kalan meseleler. Olaylar netleştirilmediği sürece yani havada kaldıkları sürece daha tehlikeli bir hale geliyorlar. Herşeyi netleştirip konuşmak, çözüm üretmek gerekiyor.</p>
<p>En önemli unsur ise aşk ve güven meselesi. Bunları konuşmak gerekiyor. Yani Poliamorda en önemli şeylerden biri güven duygusu. Sandığımızın aksine güven tek eşlilikle ilgili bir kavram değil sadece. Güven vermek ve bağlılık söz konusu.&#8221;</p>
<p><strong>Taraflar arasında nasıl bir iletişim söz konusu?</strong></p>
<p>&#8220;Benim üç tane sevgilim var. Oturup konuşuruz birini daha aramıza almak istiyorsak.&#8221;</p>
<p>&#8220;Herkesin poliamoru yaşayışı farklı. Benim tüm sevgililerim birbirlerini tanıyorlar ama illa da böyle olması gerekmiyor. Anlaşamıyor ya da tanışmak istemiyor olabilirler. Herkesin kendi yasayış şekli vardır poliamoru.&#8221;</p>
<p><strong>Topluluk olarak aktiviteleriniz oluyor mu? Amaç nedir?</strong></p>
<p>&#8220;Biz Poliamoruslar için partiler, kamplar, film gösterimleri ve toplantılar düzenliyoruz. Böylece bu hareketin görünürlüğünü arttırarak sosyal yaşanırlığına işaret ediyoruz. Bir yandan da pratik sorunlarımıza çözümler arıyoruz. İnsanlara bu hareketi tanıtıyor ve kendilerini özgürleştirebileceklerini onlara kanıtlıyoruz.&#8221;</p>
<p>&#8220;Bu aktivitelere ne kadar çeşit insan gelirse görünürlüğümüz o kadar artıyor. Sosyal çeşitlilik çok önemli.&#8221;</p>
<p>&#8221; İnsanların aşka olan korkularını yenmelerini sağlamaya çalışıyoruz.&#8221;</p>
<p>&#8220;Poliamor rekabet yerine güveni ve dayanışmayı koyuyor.&#8221;</p>
<p><strong>Mogamik insanlar da poliamor ilişkisi yaşayanlarla birlikte oluyorlar mı?</strong></p>
<p>&#8220;Bazen monogamik insanlarla poliamor ilişkisi yaşıyorum. Onlar kabul ettiği ve birbirimizin seçimine saygı duyduğumuz sürece sorun olmuyor.&#8221;</p>
<p><strong>Kafadaki tabuları ve kalıplaşmış düşünceleri yenebiliyorlar mı insanlar?</strong></p>
<p>&#8220;Bazıları ilk başta anlayışlı fakat sonradan sorun çıkarıyorlar. Kafalarının bir kenarında &#8220;Gerçekten aşık olursa diğerlerini bırakır.&#8221; fikri var. Bu düşünce kafalardan atılmadıkça poliamor ilişki mümkün olmaz.&#8221;</p>
<p><strong>Peki ya kıskançlık?</strong></p>
<p>&#8220;Ben poliamorusum ama sevgililerimden birisi başka birine aşık olunca rahatsiz oluyorum. Kıskançlık hissediyorum. Bu duyguyu yenmem gerekiyor ve bunu konuşarak hallediyorum. Bu bir gelişim süreci. Hep tek olmak istiyoruz. Bu bir yanılgı; evrimleşmeliyiz.&#8221;</p>
<p>Bence en büyük sorun kıskançlık ve benimsemeyle başlıyor işte. Bu sorunun çözümü duyguların sorumluluğunu almakla mümkün. Yani en önemli şey kişisel gelişim ve evrimleşme. Örneğin arkadaşlar arasında da kıskançlık söz konusu. Ancak sosyal olarak kabul edilmediği için insanlar bu duygularını kontrol etmekte zorlanmıyorlar. Aşk ilişkisinde bize dayatılan tek olmak olduğu için bu duygumuzu kontrol altına almıyoruz. Oysa bu irrasyonel bir duygu; ne kadar insanca olsa da. Ve bizi rekabete itiyor. Bu duyguyu yenmek pratik hayatta uygulamalarla mümkün. Duygularımızla yüzleşmeli ve bunu öğrenmeliyiz. Poliamorda kıskançlık oluyor ve bunun en önemli nedeni insanların ilgi gösterme konusunda eşitsiz davranmaları. Tarafların bu konuda dikkatli ve hassas olması gerekiyor anladığım kadarıyla.</p>
<p>&#8220;İnsanlar ilişkilerini sahiplenme ve korku üzerine kuruyor. Onu bana tercih etti, başkasına benden daha çok önem veriyor kelimeleri sıkça duydugumuz monogamik sorunlar aynı zamanda. &#8220;</p>
<p>&#8220;Poligamide sahiplenme yok. Taraflardan ötekisi, bir cisim olarak algılanmaz. Ama kıskançlık duygusu söz konusu oluyor.&#8221;</p>
<p><strong>Peki ya ben ona ihtiyaç duyduğumda o başkasıyla birlikte ise ne olacak?</strong></p>
<p>&#8220;Bu sorun en büyük sorun olacak gibi görünüyor. Fakat aslında aynı sorun monogamik ilişkide de söz konusu. Ya ben ona ihtiyaç duyduğumda o annesiyle olmayi tercih ediyorsa? Ya da en yakın arkadaşıyla?</p>
<p>Yani sorunun temelinde poliamor ilişkisi yaşamak yatmıyor. Bu her ilişkide en önemli paradoks. Poliamorda başka bir önemli sorun adaletsiz davranmanın getirdiği suçluluk duygusu. Bunu konuşup yenmek gerekiyor. Nasıl kıskanan taraf kıskançlığının sorumluluğunu üstleniyorsa karşı taraf da bundan etkilenip suçluluk duyarsa bu duygusunun sorumluluğunu üstlenmeli.&#8221;</p>
<p>&#8220;Sevgililerimden birisinin babası ölmüştü ve diğeri de çok kötü bir olay yaşamıştı. Sorumluluk hissedip ikisiyle de uyumadım. Seçim yapmadım. Suçluluk hissetmek istemedim ve kanepede yanlız uyudum.&#8221;</p>
<p>&#8221; O kadar kıskancım ki bazen uyurken kulaklarıma tıkaç takıyorum. Diğer sevgiliyle seslerini duymamak için.&#8221;</p>
<p>&#8220;Ben sevgilim diğer sevgilisiyle olduğunda ona bu şansı verdiğim için mutlu oluyorum. Onu daha mutlu edebildiğim için. Kendimi bu yüzden özel hissediyorum. Ben onun için çok özelim.&#8221;</p>
<p>&#8220;Aynı anda gelirlerse birini seçmek zorundasındır. Ve seçimini yaparsın. Diğerinin de bunu anlayıp saygı duyması gerekir.&#8221;</p>
<p>&#8221; Günüme bağlı olarak sevgilim başka bir sevgilisiyleyken kızdığım da oldu, hoşuma gidip kendi kendime tatmin olduğum da&#8230;&#8221;</p>
<p>&#8220;Bu anlayış ilişkiyi başka bir boyuta taşıyor. Poliamordaki problemler sosyal kabul edilirliği olmadığı için göze batıyor.&#8221;</p>
<p><strong>Özel günleri nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p>
<p>&#8221; Noel, doğum günü, tatil geçirme gibi ortak seçimler iyi bir organizasyon ile aşılabilir.&#8221;</p>
<p>&#8220;Ben birisiyle birlikte yaşadığım için diğeriyle tatile çıkıyorum&#8221;</p>
<p>&#8220;Çocuklara ortak bakılıyor. Bu çocuk için çok sağlıklı. Tek bir anne baba modeli olmuyor önünde&#8221;.</p>
<p><strong>Eşcinseller ile heteroseksüeller arasında poliamoru yaşayışta farklar var mı?</strong></p>
<p>&#8220;Eşcinseller de heteroseksüeller kadar kıskanç. Arada fark yok. Özellikle lezbiyen ilişkide dengeler çok hassas oluyor.&#8221;</p>
</blockquote>
<p>Böyle işte Prenses, alıntılar yaparak konuşulanları ve izlenimlerimi özetlemeye çalıştım. Sen bu &#8220;çokaşklılık&#8221; hareketini sindiresin diye yanına The Blues Brothers&#8217;dan &#8220;Everybody Needs Somebody to Love &#8221; veriyorum iki doz.</p>
<p>Afiyet olsun&#8230;</p>
<div id="gsWidget"><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="250" height="40" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="wmode" value="window" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="flashvars" value="hostname=cowbell.grooveshark.com&amp;songID=23899701&amp;style=undefined" /><param name="src" value="http://listen.grooveshark.com/songWidget.swf" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="250" height="40" src="http://listen.grooveshark.com/songWidget.swf" flashvars="hostname=cowbell.grooveshark.com&amp;songID=23899701&amp;style=undefined" allowscriptaccess="always" wmode="window"></embed></object></div>
Paylaş:<a rel="nofollow"   href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F11%2Fpoliamoria-bir-nedir.html&amp;title=Poliamoria%20bir%20nedir%3F&amp;bodytext=Memleket%20ve%20d%C3%BCnya%20g%C3%BCndemi%20sinir%20bozucu%20bir%20ton%20haberle%20doluyken%2C%20Sevgili%20Prenses%2C%20haftasonun%20renklensin%20diye%20seni%20yeni%20bir%20sosyal%20%28ve%20%22poli%22tik%3F%21%29%20hareket%20olan%20Poliamoria%27yla%20tan%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1mak%20istedim.%0D%0APoliamor%3A%20Poli%20yani%20%22%C3%A7ok%22%20ve%20amor%20yani%20%22a%C5%9Fk%22%20ke" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/digg.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Digg" alt="Digg" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F11%2Fpoliamoria-bir-nedir.html&amp;title=Poliamoria%20bir%20nedir%3F" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/stumbleupon.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="StumbleUpon" alt="StumbleUpon" /></a><a rel="nofollow"   href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F11%2Fpoliamoria-bir-nedir.html&amp;title=Poliamoria%20bir%20nedir%3F&amp;notes=Memleket%20ve%20d%C3%BCnya%20g%C3%BCndemi%20sinir%20bozucu%20bir%20ton%20haberle%20doluyken%2C%20Sevgili%20Prenses%2C%20haftasonun%20renklensin%20diye%20seni%20yeni%20bir%20sosyal%20%28ve%20%22poli%22tik%3F%21%29%20hareket%20olan%20Poliamoria%27yla%20tan%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1mak%20istedim.%0D%0APoliamor%3A%20Poli%20yani%20%22%C3%A7ok%22%20ve%20amor%20yani%20%22a%C5%9Fk%22%20ke" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/delicious.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="del.icio.us" alt="del.icio.us" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.facebook.com/share.php?u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F11%2Fpoliamoria-bir-nedir.html&amp;t=Poliamoria%20bir%20nedir%3F" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/facebook.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Facebook" alt="Facebook" /></a><a rel="nofollow"   href="http://twitter.com/home?status=Poliamoria%20bir%20nedir%3F%20-%20http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F11%2Fpoliamoria-bir-nedir.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/twitter.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Twitter" alt="Twitter" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&amp;bkmk=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F11%2Fpoliamoria-bir-nedir.html&amp;title=Poliamoria%20bir%20nedir%3F&amp;annotation=Memleket%20ve%20d%C3%BCnya%20g%C3%BCndemi%20sinir%20bozucu%20bir%20ton%20haberle%20doluyken%2C%20Sevgili%20Prenses%2C%20haftasonun%20renklensin%20diye%20seni%20yeni%20bir%20sosyal%20%28ve%20%22poli%22tik%3F%21%29%20hareket%20olan%20Poliamoria%27yla%20tan%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1mak%20istedim.%0D%0APoliamor%3A%20Poli%20yani%20%22%C3%A7ok%22%20ve%20amor%20yani%20%22a%C5%9Fk%22%20ke" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebookmark.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Bookmarks" alt="Google Bookmarks" /></a><a rel="nofollow"   href="mailto:?subject=Poliamoria%20bir%20nedir%3F&amp;body=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F11%2Fpoliamoria-bir-nedir.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/email_link.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="email" alt="email" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.friendfeed.com/share?title=Poliamoria%20bir%20nedir%3F&amp;link=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F11%2Fpoliamoria-bir-nedir.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/friendfeed.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="FriendFeed" alt="FriendFeed" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/reader/link?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F11%2Fpoliamoria-bir-nedir.html&amp;title=Poliamoria%20bir%20nedir%3F&amp;srcURL=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F11%2Fpoliamoria-bir-nedir.html&amp;srcTitle=Prensese+Mektuplar+" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebuzz.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Buzz" alt="Google Buzz" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.tumblr.com/share?v=3&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F11%2Fpoliamoria-bir-nedir.html&amp;t=Poliamoria%20bir%20nedir%3F&amp;s=Memleket%20ve%20d%C3%BCnya%20g%C3%BCndemi%20sinir%20bozucu%20bir%20ton%20haberle%20doluyken%2C%20Sevgili%20Prenses%2C%20haftasonun%20renklensin%20diye%20seni%20yeni%20bir%20sosyal%20%28ve%20%22poli%22tik%3F%21%29%20hareket%20olan%20Poliamoria%27yla%20tan%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1mak%20istedim.%0D%0APoliamor%3A%20Poli%20yani%20%22%C3%A7ok%22%20ve%20amor%20yani%20%22a%C5%9Fk%22%20ke" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/tumblr.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Tumblr" alt="Tumblr" /></a><br/><br/><img src="http://www.prensesemektuplar.com/?ak_action=api_record_view&id=1881&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.prensesemektuplar.com/2010/11/poliamoria-bir-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kaya Ruhu</title>
		<link>http://www.prensesemektuplar.com/2010/09/kaya-ruhu.html</link>
		<comments>http://www.prensesemektuplar.com/2010/09/kaya-ruhu.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Sep 2010 14:39:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ou-san</dc:creator>
				<category><![CDATA[dogu]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[yazinsal]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[zen]]></category>
		<category><![CDATA[zihin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.prensesemektuplar.com/?p=2048</guid>
		<description><![CDATA[Günün ortasında bir anda durup etrafına bak. Şöyle birkaç kısa dakika. Hayatın keşmekeşini kenara bırak. Derin bir nefes al ve görmek için bak. Her zaman kullandığın alelacele, güdümlü bakışlarınla değil, sakin ve anlayarak bak. Ne görüyorsun? Evler, arabalar, sokaklar, ışıklar mı gördüklerin? Yanından geçen kocaman motorsiklet mi yoksa önünde yürüyen yakışıklı adam ve güzel kız [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Günün ortasında bir anda durup etrafına bak. Şöyle<a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/09/resimportnet-231.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-2049" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/09/resimportnet-231-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a> birkaç kısa dakika. Hayatın keşmekeşini kenara bırak. Derin bir nefes al ve görmek için bak. Her zaman kullandığın alelacele, güdümlü bakışlarınla değil, sakin ve anlayarak bak. Ne görüyorsun? Evler, arabalar, sokaklar, ışıklar mı gördüklerin? Yanından geçen kocaman motorsiklet mi yoksa önünde yürüyen yakışıklı adam ve güzel kız mı? Bunları bir kenara bırak. Dikkatli bak. Orada, asfaltla kaldırım taşının arasından, birkaç yaprağını güneşe uzatmış küçük bir bitki var.</p>
<p>Sonra kapat gözlerini, sesleri dinle. İnsanlar, konuşmalar, kornalar, kavgalar. Hayır hayır bize keskin bir zihin lazım. Tüm bunların altında rüzgarın sesi var. Duy. Durduğun yerin hemen yanında ya da hergün arabana doğru yürürken önünden geçtiğin ve dönüp selam vermediğin bir ağaç var. Yaprakları rüzgarla dünyanın en güzel senfonisini sunuyor, sen arabanın yağını değiştirmeyi düşünürken.<span id="more-2048"></span></p>
<p>Düşünmek demişken bazen bu görünen manzarının altını düşünmek gerek. Üzerini tonlarca betonla, petrolle, dertle tasayla kaplamış olsakta, o küçük bitkiyle sakin yaşlı ağacımızın köklerinin uzandığı başka bir gerçeklik altımızda yatıyor aslında. Dünyanın hala alev alev yanan çekirdeğinin etrafında öylece duran kayalar ve onların üzerine bize yaşamı armağan eden topraklar ve sular var.</p>
<p>Fırsat buldukça şehirlerden kaçıp kendimizi doğaya dağa taşa atmamızın sebebi de bu olsa gerek. Sonrada kendi ellerimizle yarattığımız dünyanın altındaki gerçekleri gözle görülür hale getirmeye çabalamıyor muyuz? Karmaşanın içinde sadece ayrıntıları algılayabilen gözlere takılan güzellikler, bir dağ başına çadırını kurduğunda gözden kaçamaz hale gelmiyor mu?</p>
<p>İşte o anlarda oturup düşünüyorum; özellikle bir takım uzak doğu disiplinleriyle ya da savaş sanatlarıyla uğraşsan bizlerin ağzımıza sakız ettiğimiz bir cümlemiz var. Aslında önemli olan insanın başka birini alt etmesi değil, kendi egosunu yenmesidir. Haklıyım, öyledir değil mi? Peki nasıl olur bu iş? Egonu yenmelisin çocuğum. Oldu üstad, iki uçan tekme bi kroşe tamamdır. Söylemesi kolay. Ama uygulama zor. Hele ki her gününü bu manzarının içinde yaşıyorsan daha da zor. Etrafını tamamen insan icadı, insan yapımı bir dünya sarmışken, teknolojik başarılar almış gitmişken, insanoğlu aya çıkmışken bu ego şişmesin de ne yapsın? Evet bunların hiçbirini belki kişisel bir başarı olarak algılamıyor olabilirim ama insan olmaktan kaynaklı bir pay çıkarıyorum zihnimin derinliklerinde. Bu çok anlamlı yazıları bile süper bir icadımız olan minik bilgisayarımda yazıyorum. Ne yapabilirim ki, insan evladı olarak üstümüze yok. Yapamacağımız alet, aşamayacağım engel yok. Doğayı bile dize getiriyoruz. Ne muhteşem varlıklarız biz.</p>
<p>Ne zaman kendime bir fırsat yaratıp dağa, taşa kaçsam bunları düşünmüşümdür. Çadırımın önünde çayımı yudumlarken çevreme bakarım. Uçsuz bucaksız bir gökyüzü ve sonsuz yıldızlar. Her taraf bembeyaz kar. Ayışığı aydınlatıyor küçük detayları. Sonra karşımda binlerce metre yüksekliğinde (en uzunumuzun boyu belki 2m&#8217;dir) dağlar&#8230; Ben şu kadarcık ömrüme bir koşturmaca, bir mücadele halinde birşeyler sığdırmaya çabalarken, onlar orada, binlerce yıldır öylece duruyorlar. Üzerimdeki teknolojik ceketime, su geçirmez botlarıma, uyku tulumuma, bilimum malzemelerime bakıp gülümsüyorlar. Malzemelerim olmadan ne kadar hayatta kalabilirim ki onların dünyasında. Şehrin sokaklarındaki dimdik yürüyüşüm, icatlarım, çözümlerim o kadar küçük ki. İçlerinde küçük bir gülümsemeyle izliyorlar benim hayatın anlamı üzerine döktürdüğüm teranelerimi. Yaşamaya istekli bir amatörden başka ne olabilirim. Ustalarsa öylece duruyorlar orada. Ne depremler, ne fırtınalar gelip geçiyor, gerekeni yapıyorlar ve yine de duruyorlar orada. Öylece izliyorlar bizi. Ben de çayımdan bir yudum içip derin derin içime çekiyorum onların nefesini.</p>
<p>Sonra bu manzarayı geride bırakıp şehrin kalabalığına geri döndüğünde herşey çok farklı görünüyor gözüme. Koşturmacalar daha bir basit oluyor, yoldaki serseriye daha kolay yol veriliyor. Binalar daha küçük, arabalar minicik, insan kalabalıkları hızla devinen bir karınca sürüsü. Aralarına girerken hep aklımda tutmaya çalışıyorum dağların duruşunu. Öylece durup, olup bitenleri izlerken, sadece varolmaya devam edebilir miyim? Tepkilerimi bir kaya gibi eğitip, her nefesimde daha da küçülebilir miyim? Nehrin içinde yuvarlanarak giderken, kafamı dışarı çıkarıp kayaların ruhunu soluyabilir miyim?</p>
Paylaş:<a rel="nofollow"   href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F09%2Fkaya-ruhu.html&amp;title=Kaya%20Ruhu&amp;bodytext=G%C3%BCn%C3%BCn%20ortas%C4%B1nda%20bir%20anda%20durup%20etraf%C4%B1na%20bak.%20%C5%9E%C3%B6yle%20birka%C3%A7%20k%C4%B1sa%20dakika.%20Hayat%C4%B1n%20ke%C5%9Fmeke%C5%9Fini%20kenara%20b%C4%B1rak.%20Derin%20bir%20nefes%20al%20ve%20g%C3%B6rmek%20i%C3%A7in%20bak.%20Her%20zaman%20kulland%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%20alelacele%2C%20g%C3%BCd%C3%BCml%C3%BC%20bak%C4%B1%C5%9Flar%C4%B1nla%20de%C4%9Fil%2C%20sakin%20ve%20anlayarak%20ba" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/digg.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Digg" alt="Digg" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F09%2Fkaya-ruhu.html&amp;title=Kaya%20Ruhu" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/stumbleupon.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="StumbleUpon" alt="StumbleUpon" /></a><a rel="nofollow"   href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F09%2Fkaya-ruhu.html&amp;title=Kaya%20Ruhu&amp;notes=G%C3%BCn%C3%BCn%20ortas%C4%B1nda%20bir%20anda%20durup%20etraf%C4%B1na%20bak.%20%C5%9E%C3%B6yle%20birka%C3%A7%20k%C4%B1sa%20dakika.%20Hayat%C4%B1n%20ke%C5%9Fmeke%C5%9Fini%20kenara%20b%C4%B1rak.%20Derin%20bir%20nefes%20al%20ve%20g%C3%B6rmek%20i%C3%A7in%20bak.%20Her%20zaman%20kulland%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%20alelacele%2C%20g%C3%BCd%C3%BCml%C3%BC%20bak%C4%B1%C5%9Flar%C4%B1nla%20de%C4%9Fil%2C%20sakin%20ve%20anlayarak%20ba" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/delicious.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="del.icio.us" alt="del.icio.us" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.facebook.com/share.php?u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F09%2Fkaya-ruhu.html&amp;t=Kaya%20Ruhu" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/facebook.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Facebook" alt="Facebook" /></a><a rel="nofollow"   href="http://twitter.com/home?status=Kaya%20Ruhu%20-%20http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F09%2Fkaya-ruhu.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/twitter.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Twitter" alt="Twitter" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&amp;bkmk=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F09%2Fkaya-ruhu.html&amp;title=Kaya%20Ruhu&amp;annotation=G%C3%BCn%C3%BCn%20ortas%C4%B1nda%20bir%20anda%20durup%20etraf%C4%B1na%20bak.%20%C5%9E%C3%B6yle%20birka%C3%A7%20k%C4%B1sa%20dakika.%20Hayat%C4%B1n%20ke%C5%9Fmeke%C5%9Fini%20kenara%20b%C4%B1rak.%20Derin%20bir%20nefes%20al%20ve%20g%C3%B6rmek%20i%C3%A7in%20bak.%20Her%20zaman%20kulland%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%20alelacele%2C%20g%C3%BCd%C3%BCml%C3%BC%20bak%C4%B1%C5%9Flar%C4%B1nla%20de%C4%9Fil%2C%20sakin%20ve%20anlayarak%20ba" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebookmark.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Bookmarks" alt="Google Bookmarks" /></a><a rel="nofollow"   href="mailto:?subject=Kaya%20Ruhu&amp;body=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F09%2Fkaya-ruhu.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/email_link.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="email" alt="email" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.friendfeed.com/share?title=Kaya%20Ruhu&amp;link=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F09%2Fkaya-ruhu.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/friendfeed.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="FriendFeed" alt="FriendFeed" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/reader/link?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F09%2Fkaya-ruhu.html&amp;title=Kaya%20Ruhu&amp;srcURL=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F09%2Fkaya-ruhu.html&amp;srcTitle=Prensese+Mektuplar+" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebuzz.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Buzz" alt="Google Buzz" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.tumblr.com/share?v=3&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F09%2Fkaya-ruhu.html&amp;t=Kaya%20Ruhu&amp;s=G%C3%BCn%C3%BCn%20ortas%C4%B1nda%20bir%20anda%20durup%20etraf%C4%B1na%20bak.%20%C5%9E%C3%B6yle%20birka%C3%A7%20k%C4%B1sa%20dakika.%20Hayat%C4%B1n%20ke%C5%9Fmeke%C5%9Fini%20kenara%20b%C4%B1rak.%20Derin%20bir%20nefes%20al%20ve%20g%C3%B6rmek%20i%C3%A7in%20bak.%20Her%20zaman%20kulland%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%20alelacele%2C%20g%C3%BCd%C3%BCml%C3%BC%20bak%C4%B1%C5%9Flar%C4%B1nla%20de%C4%9Fil%2C%20sakin%20ve%20anlayarak%20ba" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/tumblr.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Tumblr" alt="Tumblr" /></a><br/><br/><img src="http://www.prensesemektuplar.com/?ak_action=api_record_view&id=2048&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.prensesemektuplar.com/2010/09/kaya-ruhu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

