<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Prensese Mektuplar &#187; guncel</title>
	<atom:link href="http://www.prensesemektuplar.com/category/guncel/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.prensesemektuplar.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Feb 2012 15:14:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
		<item>
		<title>var olabilmek için işgal!</title>
		<link>http://www.prensesemektuplar.com/2012/01/var-olabilmek-icin-isgal.html</link>
		<comments>http://www.prensesemektuplar.com/2012/01/var-olabilmek-icin-isgal.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Jan 2012 10:10:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Elif</dc:creator>
				<category><![CDATA[aktivizm]]></category>
		<category><![CDATA[guncel]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[sokak]]></category>
		<category><![CDATA[2011]]></category>
		<category><![CDATA[Anonim]]></category>
		<category><![CDATA[Arap Baharı]]></category>
		<category><![CDATA[David Graeber]]></category>
		<category><![CDATA[Indignados]]></category>
		<category><![CDATA[OWS]]></category>
		<category><![CDATA[we are 99%]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.prensesemektuplar.com/?p=5431</guid>
		<description><![CDATA[İnsan bazen tek başınayken varlığının yaşadığı toplumda epey değersiz, arzuladığı ve istediği biçimdeki hayatın &#8220;diğerleri&#8221;  için epey önemsiz olduğunu düşünür de sesini çıkartıp &#8220;ama ben böyle olsun istemiyorum ki&#8230;&#8221; demesi kolay olmaz. Ancak bu hissini &#8220;diğerleri&#8221;yle paylaştığında önemsendiğini ve &#8220;diğerleri&#8221;nin de kendisi gibi hissettiğini gördüğünde cesaret alır, özgür iradesinin kendisinde bulunan en basit yaşam hakkı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2012/01/Time-Magazines-Person-of-the-Year-Protesters.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-5437" title="Time-Magazines-Person-of-the-Year-Protesters" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2012/01/Time-Magazines-Person-of-the-Year-Protesters-225x300.jpg" alt="" width="225" height="300" /></a>İnsan bazen tek başınayken varlığının yaşadığı toplumda epey değersiz, arzuladığı ve istediği biçimdeki hayatın &#8220;diğerleri&#8221;  için epey önemsiz olduğunu düşünür de sesini çıkartıp &#8220;ama ben böyle olsun istemiyorum ki&#8230;&#8221; demesi kolay olmaz. Ancak bu hissini &#8220;diğerleri&#8221;yle paylaştığında önemsendiğini ve &#8220;diğerleri&#8221;nin de kendisi gibi hissettiğini gördüğünde cesaret alır, özgür iradesinin kendisinde bulunan en basit yaşam hakkı olduğunu fark eder ve harekete geçip gereken neyse, ne pahasına olursa olsun, denemek ister. Hele bir de bu &#8220;diğerleri&#8221; değişimin gerekliliğini damarlarında hisseden 3-5 kişi değil de aynı toplumda yaşayan binlerce, aynı gezegende yaşayan yüz binlerce kişiyse, değişim zaten başlamıştır bile.</p>
<p>2011 epey acayip bir yıldı, Prenses. Sana uzunca bir  zamandır yazmıyorsam inan istemediğimden veya paylaşacak şey bulamadığımdan değil de bildiğin apıştım kaldım dünya gündemi içindeki kendi gündemimde. Sabahları radyoyu açmaya Lost&#8217;un bir sonraki bölümünü izleyecekmişim gibi gidiyorum, Prenses, hakkaten. Sanırım geçtiğimiz yılın uygarlık tarihinde uygarlıkla ilgili çok tuhaf ve bir o kadar da basit sorular çıkartan yegane yıl oldugu konusunda hemfikiriz. Ergenlikteki varoluş krizinin toplumsal türevi gibi bir yıl&#8230; Bitmek bilmeyen değişim gerekliliği sancılarının, doğurduğu bir yıl&#8230; Yalnızlaşan, sessizleşen, adapte olan bireylerin yalnız, sessiz ve adapte olmak istemediklerini duyurduğu bir yıl&#8230; Ağzımıza pelesenk olan <em>&#8220;demokrasi&#8221;</em>nin gerçekte hiç bir zaman var olmadığını her bir gezegen sakininin fark ettiği bir yıl&#8230; 10 yıl önce eylem kelimesi ağza alınamazken, yıl sonunda &#8220;eylemci&#8221;nin Time dergisine kapak olduğu bir yıl&#8230; Geri dönüşü olmayan değişim, öze dönüşüm ateşinin nihayet el yakmaya başladığı bir yıl&#8230;</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Modern Demokrasi: &#8220;Liberal Kapitalizm&#8221;</strong></span></p>
<p>Geçtiğimiz Mart ayında Brüksel&#8217;e gelen Noam Chomsky, bugünün modern demokrasisini yani liberal kapitalizmini norm olarak kabul eden bizlere önemli ve çok basit  bir gerçeği hatırlattı: &#8220;İnsan haklarından bahsederken, son 50 yılda insanlığın nasıl büyük adımlar attığını unutmamak lazım. Bundan 50 yıl önce siyahiler, eşcinseller, şamanizm ve mistisizme ilgi duyanlar bırak kimliklerini kabul ettirmek, insandan bile sayılmazken bugün inanç, ırk, cinsel tercih yüzünden ayrımcılık yapan iş verenler yüksek mahkemelerde yargılanıyor, dünyanın bir çok ülkesinde binlerce kişinin katıldığı Gay Pride&#8217;lar (Eşcinsel Gurur Yürüyüşleri) düzenleniyor, şaman ve mistiklerle tanışmak için insanlar dünyanın öbür ucuna yolculuk ediyor. Peki neden mutlu değiliz?&#8221;</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2012/01/chomsky.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-5443" title="chomsky" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2012/01/chomsky.jpg" alt="" width="279" height="181" /></a>Bu basit soruya, başka bir soru yöneltelim: Chomsky dede, söyle bize gerçek anlamıyla demokrasi hiç var oldu mu gezegenimizde? Bence olmadı, o yüzden olmuş gibi davranmayı bırakalım öncelikle. Olmadı; ama uygarlık denilen şey içinde çıkan her soruna karşılık çözüm bulmaya çalışan bireyler sayesinde bir şeye evrildi. 68 kuşağı sayesinde insan hakları ,eşitlik, özgür irade, cinsel özgürlük kavramları ortaya çıktı. Sonra bu kavramlar manipüle edilip tarih içinde içi boşaltılmış ideolojilere oturtuldu (yani komünizm), sonra da bu ideolojiyi savunduğunu söyleyen SSCB ve Doğu Almanya&#8217;nın ortadan kalkmasıyla havada bırakıldı. Kavram dediğin havada kalır mı? Kalmaz. O zaman halihazırda mevcut olan tek yönetim  sistemi ve ekonomik düzen olan liberal kapitalizme oturtuldu. İsmi de demokrasi kondu.</p>
<p>Peki bir topluma parayla mutluluk gelir mi? Valla belki de gelir ama bunun cevabını verebilmek için aynı anda aynı toplumdaki insanların aynı orandaki paraya sahip olması gerekiyor. Bu sahip olduğu paranın borç veya yardım olarak değil de bir şeyin değiş tokuşu olarak gelmesi gerekiyor. Bu değiş tokuş karşılığında alacağı paranın değerinin, değiş tokuşu gerçekleştiren tarafından belirlenmesi gerekiyor. Bu şartlar sağlanmadığı sürece, paranın toplumdaki yeri gibi zırvaları tartışmak entellektüel saçmalamadan öteye gitmeyecektir.</p>
<p>Evet, bugün gerçeği öğrendik sevgili <a href="http://www.prensesemektuplar.com/2011/01/edebiyatin-karanlik-kahinleri-aldous-huxley.html">Aldous Huxley</a> ve gerçek bizi delirtiyor&#8230; Delirtmek derken, kafaya huni takıp kendi kendine konuşarak araba direksiyonuyla mahallede turlamaktan bahsetmiyorum ama ben. Esasında kaybedecek bir şeyi olmadığını fark eden basit insanların, kaybedecek epey çok şeyi olanlara iki kere düşünmeden özgür iradenin ne olduğunu göstermesinden bahsediyorum. Öyle bir delirdik ki esasında yalnızca değişim istiyoruz, basitçe değerlerden bahsediyoruz, gidenin arkasından neyin geleceğine kafa bile yormadan örgütlenme biçimimizle aslında neyin olmamasını istediğimizi gösteriyoruz.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>İşgal: &#8220;Indignados&#8221; + &#8220;Occupy Wall Street&#8221;</strong></span></p>
<p>2011 Ocak ayında Katalonya ve Bask Ülkesinde ekonomik kriz ve dengesiz gelir dağılımına karşı gerçekleştirilen genel grevle başlayan Indignados (indignants, les indignés<a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2012/01/adbusters_occupy-wall-street1.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-5439" title="adbusters_occupy-wall-street" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2012/01/adbusters_occupy-wall-street1-198x300.jpg" alt="" width="198" height="300" /></a> veyaTürkçe&#8217;de bıkkınlar) hareketi, işgal yöntemiyle protesto biçimiyle Mayıs ayında İspanya&#8217;nın dört bir yanına ve aynı zamanda <a href="http://www.prensesemektuplar.com/2011/06/atina-isyanda.html">Yunanistan başta</a> olmak üzere bir çok Avrupa ülkesine yayıldı.  Avrupa&#8217;daki ekonomik kriz üzerinden işsizlik, zenginin zenginleşmesi, orta sınıf ve aşağısındaki katmanların olduğundan bir alt katmana inmesiyle, bütün bu düzenden BIK-TIK diyen Avrupa&#8217;nın her bir yerindeki milyonlarca kişi toplumsal alanların işgaliyle &#8220;bizim birbirimizden başka kimsemiz yok esasında; devlet baba, hükümet ana fasa fiso&#8221; gerçeğini gözümüze soktu. Bu işgaller yalnızca bir alana el konulması olarak gerçekleşmedi de işgalci grupların aralarında organize olmasıyla kendi kendine yeter toplulukların, merkeziyetçilikten uzakta nasıl yaşayıp iş çıkartabileceğini ele güne duyurması halinde gerçekleşti.</p>
<p>Arap Baharı&#8217;ndan ilham alan bıkkınlar, Occupy Wall Street (OWS) hareketine ilham vererek <a href="http://howtooccupy.org/">taze deneyimleri</a>ni paylaştı. Ve Eylül 2011&#8242;de Manhattan&#8217;daki Wall Street binasının bulunduğu Özgürlük Meydanı&#8217;nda binlerce Amerika&#8217;lı bıkkın toplanarak Avrupa ve daha az gelişmiş ülkelerdeki eylemcilere bir selam çakarken &#8220;Sorunun başladığı yeri işgal ediyoruz, yanınızdayız!&#8221; mesajını gönderdi. Hareket anında Amerika&#8217;nın 100&#8242;den fazla kentiyle birlikte dünyanın bir çok yerine yayıldı. Sloganları: &#8220;dünyada güce sahip olan %1&#8242;in karşısındaki %99&#8242;uzuz!&#8221; Sloganı bulan da Amerika&#8217;lı tanınmış anarşist antropolog, <a href="http://www.aljazeera.com/indepth/opinion/2011/11/2011112872835904508.html">David Graeber</a>.</p>
<p>İngilizce&#8217;n idare ederse Prenses, Occupy Wall Street&#8217;in <a href="http://occupywallst.org/forum/">web sayfasındaki forum kısmı</a>na arada sırada bakmanı öneririm. Herkesin girip, okuyup, yöntem, amaçlar, örgütlenme vesaire gibi konuları tartışabileceği forumda epey ilginç tartışmalar ortaya çıkıyor bazen.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Sabotaj: &#8220;Anonim&#8221;</strong></span></p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2012/01/800px-Anonymous_at_Scientology_in_Los_Angeles.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-5440" title="800px-Anonymous_at_Scientology_in_Los_Angeles" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2012/01/800px-Anonymous_at_Scientology_in_Los_Angeles-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>2003&#8242;ten beri aktif, siber sabotaj hayatına devam eden <a href="http://www.prensesemektuplar.com/2009/05/anonim-intifada-dijital-itaatsizlik.html">Anonim hareketi</a>, 2011&#8242;de dijital itaatsizlik yöntemiyle sokağa çıkanlara ya da korkup çıkamayanlara destek ve umut verdi. Wiki Leaks&#8217;in yanında durarak %1&#8242;i korkuttu. Korkutma sebebi bu hacker arkadaşların dünyanın dört bir yanında,<br />
kimliklerinin belirsiz ve amaçlarının simultane siber ataklarla kaos yaratmak olması. Ulaştırma bakanlığı sansürleyeceğiz mi dedi, Anonim devreye girer, web sayfasını bloke eder ve altını basın açıklamasıyla doldurur. Mısır&#8217;daki halk ayaklanması başlar başlamaz Anonim devreye girer ve Mubarak indirilene kadar hükümet web sayfasını bloke eder. Wikileaks&#8217;ten sızan Tunus Devrimi belgesine sansür koyan Tunus hükümeti de Anonim sabotajıyla karşılaşmak durumundadır. Tunus&#8217;da halk ayaklanmaları devam ederken, Anonim&#8217;i temsil eden birisi Tunus hükümetinin çöktüğünü, hükümet web sayfasından anons eder. İspanya polisi, siber eylemci olduğundan şüphelendiği üç kişiyi tutuklayınca kendini siber eylem kurbanı bulur, internet siteleri Anonim tarafından bir gün kadar bloke edilir.</p>
<p>Tavrı, yöntemi, soğukkanlılığı ve kötü adamları ürkütücüğüyle sessiz sedasız yürüyen Anonim hareketine şapka çıkarıyorum huzurunda, Prenses.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Devrim: &#8220;Arap Baharı&#8221; </strong></span></p>
<p>İşgal hareketlerine ilham veren Arap Baharı, OWS ve Indignados&#8217;dan farklı olarak ekonomik kriz yüzünden başlamadı da başlarındaki diktatörler ve çakma kabinelerinden kurtulmak için başladı. Tunus&#8217;daki limon satıcısı Mohamed Bouazizi&#8217;nin paramiliter bürokrasisinde yıllardır süründürülmesinden bıkıp kendini tinerle cayır cayır yakmasıyla ateş aldı Arap baharı. &#8220;Ben yanmasam, sen yanmasan, biz yanmasak nasıl çıkar karanıklar aydınlığa?&#8221; dediydi ya Nazım Hikmet, işte Araplar da dedi ki: &#8220;tek tek kardeşlerimizin yanmasıyla, karanlıkların ortaya çıkacağı yok. Biz en iyisi tek vücut, tek yürek olalım, yanarsak birlikte yanalım&#8221;.</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2012/01/arab_spring.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-5441" title="arab_spring" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2012/01/arab_spring-300x176.jpg" alt="" width="300" height="176" /></a>Bir çoğu rantiye devleti yani üreterek değil de doğal kaynaklarını satarak zenginleşen ve zenginliğin çoğunu kendi sülalesine yediren diktatörler tarafından yönetilen Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde çıktı Arap Baharı. Dünya petrol üretiminin %90&#8242;ının bu bölgede gerçekleştiğini düşünürsek, diktatörlük yönetim biçiminin bir tesadüf olmadığını kavramamız zor olmaz Prenses. Bu diktatörlerin tesadüfen değil de belli başlı petrol müşterisi ülkeler tarafından başa getirildiğini de&#8230; Hemen &#8220;hadi len, komplo teoricisi&#8221; diye atlama, yıllardır öyle atladık meğer hepsi gerçekmiş. Bilim kurgu filmlerine palavra dedik, NATO&#8217;nun robot savaş uçakları gitti &#8220;yanlışlıkla&#8221; Pakistan&#8217;ı vurdu, Türkiye&#8217;ninkiler gitti sınırdaki Kürtleri vurdu. O yüzden aç gözlerini, kulaklarını!</p>
<p>Arap Baharı hepimize bir umut ve ilham verdiyse de kanlı diktatörlüklere kafa tutmak kolay iş değil, Prenses. <a href="http://www.prensesemektuplar.com/2011/04/bir-varmis-bir-yokmus.html">Çok kişi öldü</a> ve Suriye&#8217;de hala ölmekte&#8230;</p>
<p>Umut veren ise Arap halkının bundan sonra diktatörlüğe ve benzeri herhangi bir dayatmaya pabuç bırakmayacağı. Mesela iki hafta önce Mısır&#8217;daki eylemciler  &#8221;Ne Mubarak, ne Müslüman kardeşler. Halkın gücü, halkta artık!&#8221; yazılı bir pankart açtılar. Ve mücadele devam ediyor&#8230;</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Değişime giden yol </strong></span></p>
<p>Bu hareketlerin hepsi şiddetsiz ve doğrudan demokrasi yöntemiyle internetteki sosyal ağları kullanarak organize oldular. Birbirlerinden destek ve ilham aldılar. Arap, Amerika&#8217;lı, Yunan, İspanyol ve her yerdeki,  her basit insanın aynı küresel sistemin kölesi olmaya itildiğini gösterdiler. Ajitasyon yapmadan sivil itaatsizlikle başlamak gerektiğini gördüler.</p>
<p>Değişime ön ayak olan, kaybedecek hiç bir şeyi olmayan herkese teşekkürler!</p>
<p>Dipnot: Hatırlarsan Kojin Karatani abimiz &#8220;<a href="http://www.prensesemektuplar.com/2009/06/kojin-karatani-ve-x-faktoru-uzerine.html">Ezilenin dönüşü ve X faktörü</a>&#8220;nden bahsetmişti. Yalan söylemiyormuş&#8230;</p>
<p>İyi seneler!</p>
<p><span style="font-size: 11px;"><br />
</span></p>
Paylaş:<a rel="nofollow"   href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2012%2F01%2Fvar-olabilmek-icin-isgal.html&amp;title=var%20olabilmek%20i%C3%A7in%20i%C5%9Fgal%21%20&amp;bodytext=%C4%B0nsan%20bazen%20tek%20ba%C5%9F%C4%B1nayken%20varl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1n%20ya%C5%9Fad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20toplumda%20epey%20de%C4%9Fersiz%2C%20arzulad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20ve%20istedi%C4%9Fi%20bi%C3%A7imdeki%20hayat%C4%B1n%20%22di%C4%9Ferleri%22%20%C2%A0i%C3%A7in%20epey%20%C3%B6nemsiz%20oldu%C4%9Funu%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCn%C3%BCr%20de%20sesini%20%C3%A7%C4%B1kart%C4%B1p%20%22ama%20ben%20b%C3%B6yle%20olsun%20istemiyorum%20ki...%22%20" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/digg.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Digg" alt="Digg" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2012%2F01%2Fvar-olabilmek-icin-isgal.html&amp;title=var%20olabilmek%20i%C3%A7in%20i%C5%9Fgal%21%20" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/stumbleupon.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="StumbleUpon" alt="StumbleUpon" /></a><a rel="nofollow"   href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2012%2F01%2Fvar-olabilmek-icin-isgal.html&amp;title=var%20olabilmek%20i%C3%A7in%20i%C5%9Fgal%21%20&amp;notes=%C4%B0nsan%20bazen%20tek%20ba%C5%9F%C4%B1nayken%20varl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1n%20ya%C5%9Fad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20toplumda%20epey%20de%C4%9Fersiz%2C%20arzulad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20ve%20istedi%C4%9Fi%20bi%C3%A7imdeki%20hayat%C4%B1n%20%22di%C4%9Ferleri%22%20%C2%A0i%C3%A7in%20epey%20%C3%B6nemsiz%20oldu%C4%9Funu%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCn%C3%BCr%20de%20sesini%20%C3%A7%C4%B1kart%C4%B1p%20%22ama%20ben%20b%C3%B6yle%20olsun%20istemiyorum%20ki...%22%20" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/delicious.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="del.icio.us" alt="del.icio.us" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.facebook.com/share.php?u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2012%2F01%2Fvar-olabilmek-icin-isgal.html&amp;t=var%20olabilmek%20i%C3%A7in%20i%C5%9Fgal%21%20" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/facebook.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Facebook" alt="Facebook" /></a><a rel="nofollow"   href="http://twitter.com/home?status=var%20olabilmek%20i%C3%A7in%20i%C5%9Fgal%21%20%20-%20http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2012%2F01%2Fvar-olabilmek-icin-isgal.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/twitter.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Twitter" alt="Twitter" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&amp;bkmk=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2012%2F01%2Fvar-olabilmek-icin-isgal.html&amp;title=var%20olabilmek%20i%C3%A7in%20i%C5%9Fgal%21%20&amp;annotation=%C4%B0nsan%20bazen%20tek%20ba%C5%9F%C4%B1nayken%20varl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1n%20ya%C5%9Fad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20toplumda%20epey%20de%C4%9Fersiz%2C%20arzulad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20ve%20istedi%C4%9Fi%20bi%C3%A7imdeki%20hayat%C4%B1n%20%22di%C4%9Ferleri%22%20%C2%A0i%C3%A7in%20epey%20%C3%B6nemsiz%20oldu%C4%9Funu%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCn%C3%BCr%20de%20sesini%20%C3%A7%C4%B1kart%C4%B1p%20%22ama%20ben%20b%C3%B6yle%20olsun%20istemiyorum%20ki...%22%20" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebookmark.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Bookmarks" alt="Google Bookmarks" /></a><a rel="nofollow"   href="mailto:?subject=var%20olabilmek%20i%C3%A7in%20i%C5%9Fgal%21%20&amp;body=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2012%2F01%2Fvar-olabilmek-icin-isgal.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/email_link.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="email" alt="email" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.friendfeed.com/share?title=var%20olabilmek%20i%C3%A7in%20i%C5%9Fgal%21%20&amp;link=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2012%2F01%2Fvar-olabilmek-icin-isgal.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/friendfeed.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="FriendFeed" alt="FriendFeed" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/reader/link?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2012%2F01%2Fvar-olabilmek-icin-isgal.html&amp;title=var%20olabilmek%20i%C3%A7in%20i%C5%9Fgal%21%20&amp;srcURL=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2012%2F01%2Fvar-olabilmek-icin-isgal.html&amp;srcTitle=Prensese+Mektuplar+" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebuzz.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Buzz" alt="Google Buzz" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.tumblr.com/share?v=3&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2012%2F01%2Fvar-olabilmek-icin-isgal.html&amp;t=var%20olabilmek%20i%C3%A7in%20i%C5%9Fgal%21%20&amp;s=%C4%B0nsan%20bazen%20tek%20ba%C5%9F%C4%B1nayken%20varl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1n%20ya%C5%9Fad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20toplumda%20epey%20de%C4%9Fersiz%2C%20arzulad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20ve%20istedi%C4%9Fi%20bi%C3%A7imdeki%20hayat%C4%B1n%20%22di%C4%9Ferleri%22%20%C2%A0i%C3%A7in%20epey%20%C3%B6nemsiz%20oldu%C4%9Funu%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCn%C3%BCr%20de%20sesini%20%C3%A7%C4%B1kart%C4%B1p%20%22ama%20ben%20b%C3%B6yle%20olsun%20istemiyorum%20ki...%22%20" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/tumblr.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Tumblr" alt="Tumblr" /></a><br/><br/><img src="http://www.prensesemektuplar.com/?ak_action=api_record_view&id=5431&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.prensesemektuplar.com/2012/01/var-olabilmek-icin-isgal.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ay ışığının aydınlatamadığı bir cinayet: Hrant Dink</title>
		<link>http://www.prensesemektuplar.com/2011/09/ay-isiginin-aydinlatamadigi-bir-cinayet-hrant-dink.html</link>
		<comments>http://www.prensesemektuplar.com/2011/09/ay-isiginin-aydinlatamadigi-bir-cinayet-hrant-dink.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Sep 2011 20:17:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>A. Murat Eren</dc:creator>
				<category><![CDATA[guncel]]></category>
		<category><![CDATA[adelet]]></category>
		<category><![CDATA[hrant dink]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.prensesemektuplar.com/?p=5328</guid>
		<description><![CDATA[Sevgili Prenses, Sana bu mektubu yazarken Beethoven&#8217;ın Moonlight Sonata&#8217;sını dinliyorum. Muhtemelen ülkemin aydınlarının ve ülkemin azınlıklarının şahit oldukları adaletsizlikler karşısında yaşadıkları sıkıntı ve hüsrana en uygun fon müziği bu olurdu. Ağır çekimde yürüyen bir adam düşün Prenses. Kaldırımda yürüyor. Arkasından yaklaşıyoruz bu adama usul usul. Tam Moonlight Sonata&#8217;nın ortalarına doğru. Genciz biz. Türkiye&#8217;yiz. Arkasından yaklaştığımız [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili Prenses, Sana bu mektubu yazarken Beethoven&#8217;ın Moonlight Sonata&#8217;sını dinliyorum. Muhtemelen ülkemin aydınlarının ve ülkemin azınlıklarının şahit oldukları adaletsizlikler karşısında yaşadıkları sıkıntı ve hüsrana en uygun fon müziği bu olurdu.</p>
<p><object width="250" height="40" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="wmode" value="window" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="flashvars" value="hostname=cowbell.grooveshark.com&amp;songIDs=630215&amp;style=metal&amp;p=0" /><param name="src" value="http://grooveshark.com/songWidget.swf" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><embed width="250" height="40" type="application/x-shockwave-flash" src="http://grooveshark.com/songWidget.swf" wmode="window" allowScriptAccess="always" flashvars="hostname=cowbell.grooveshark.com&amp;songIDs=630215&amp;style=metal&amp;p=0" allowscriptaccess="always" /></object></p>
<p>Ağır çekimde yürüyen bir adam düşün Prenses. Kaldırımda yürüyor. Arkasından yaklaşıyoruz bu adama usul usul. Tam Moonlight Sonata&#8217;nın ortalarına doğru. Genciz biz. Türkiye&#8217;yiz. Arkasından yaklaştığımız bu adama karşı bir nefretle doluyuz. Karmaşık cümleleri içerisinden çıkamayıp tam olarak anlayamadığımız yazıları hakkında büyüklerimizin orada burada bu adam hakkında sarf ettiği sözler yüzünden nefret ettiğimiz birisi bu. Bir sonraki karede bu adamın sere serpe kaldırıma yattığını düşün Prenses. Ardından yakalandığımızı, ve devletin şovenizminin piyonları tarafından omuzlara alındığımızı, ve bir türlü indirilmediğimizi, ve üstünlük bahşettiğimiz hukuğun adalet vaadinin bir türlü tecelli etmediğini düşün. </p>
<p>Sonra bütün bu olanları uzaktan seyreden, benzerlerine daha önce şahit olup bir sonuç alınamadığını artık idrak etmiş, bütün bunları neredeyse kanıksamış olan, üzgün, ve kırgın, ve söylese tesiri olmayan, sussa gönlü razı kalmayan insanlar düşün. O insanların yaşadığı sıkıntıyı genç yaşında tezahür etmeni beklemek ne kadar doğru bilmiyorum, fakat bunu söylediğimde inan bana: işte o insanların sıkıntısının arkasına ancak Moonlight Sonata yakışır Prenses. Durum işte o kadar fena. </p>
<p>Türkiye&#8217;nin öldürdüğü Hrant Dink&#8217;in tabanı delik ayakkabısı ile sere serpe yattığı kaldırımda fotoğraflanışının üzerinden yıllar geçti. Açılan dava, biz yanmazsak kim yanacak diyerek kendini ateşe atan aydınların yumuşatabileceği bir vicdanı olmadığını artık öğrendiğimiz derin bürokrasi içinde boğuldu gitti. Türkiye&#8217;deki karanlık kendini yakanların alevlerine bana mısın demeyen bir karanlık. Durum işte bu kadar fena. </p>
<p>&#8230; </p>
<p>Sevgili Prenses, Türkiye&#8217;nin öldürdüğü Hrant&#8217;ın doğum günü bugün. </p>
<p>Hrant&#8217;ın Arkadaşları da bu vesileyle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;a bir mektup yazmışlar. Benim sana yazdığım gibi, hafiften adresi belli olmayan fakat kelimelere dökmesi güç sitemlerle dolu bir mektup olmuş. Hazır yeri gelmişken, tüm bunlardan habersiz büyümemen, yarın bir gün Hrant Dink ismini duyduğunda o ismin Türkiye&#8217;nin karanlığına üzülenler için ne anlam ifade ettiğini bilmen, otoritenin çevrendeki temsilcilerinin benzeri duyarsızlıklarına denk geldiğinde sessiz kalmama cesareti gösterebilmen için yazdıkları mektubu mektubuma eklemek istedim. </p>
<p>Gözlerinden öperim. </p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/09/hrant-dink.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-5347" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/09/hrant-dink.jpg" alt="" width="450" height="308" /></a></p>
<blockquote><p>Sayın Başbakan, </p>
<p>Arkadaşımız Hrant Dink’i öldürdüler.<br />
Beşinci yılına yaklaşan adalet arayışımız kadük kalmıştır.<br />
Dilekçe verdiğimiz topyekun devlet,  kendini katile yakın gördü.<br />
Zaten;  katil, polis, bayrak ve muzaffer gülümseme kahramanlık posterinde poz vermişti.<br />
Bir türlü ilamını malum edemediğiniz o kalabalık güruh, elbirliği ile kıstırmışlar, hain pusuda kurşun sıkmışlar, kaçmışlar, saklanmışlardı. </p>
<p>Şikayetçiyiz. “Namus Sözümdür Adalet” diye ölü evinde ant içtiğiniz halde, Hrant Dink’i işaret parmağıyla gösterip “bunu” diyen yardımcınızı “Meclis Başkanı”, resmi makamda, adamları resmen “yakarız canını bak” diyen valinizi “Vekil”, emanet edilen canı kollamayan, kötülerin işini kolaylaştıran Emniyet Müdürü’nüzü “Vali”, 17 yaşındaki O.S.’yi kocaman “Ogün Samast” ettiniz. </p>
<p>Kan adaletle susar, şikayetçiyiz. </p>
<p>İsim verdik soruşturun diye, İçişleri Bakanı’nız olmaz onlar bizim çocuklar dedi.<br />
Dışişleri Bakanı’nız AİHM savunmasında bu toprakların yiğit evladına “Nazi” dedi.<br />
Çevik kuvvetleriniz Rakel Dink önlerinden geçerken katillere yazılan methiye türkülerini mırıldanarak Beşiktaş Adliyesi’nde koro yapıverdiler .<br />
Katillerimizi adalet evine getiren Jandarma, cezaevi aracına “Ya sev ya terk et” diye yapıştırma asmıştı.<br />
Sayın Başbakan, nedir daha derine inmeyi engelleyen o büyük kasabanın sırrı”? Nedir sözünüzü tutmanıza mani olan? </p>
<p>Azınlıklardan gasp edilenin birazını geri vermeniz sebebiyle seslendirdiğiniz nutukta “Bu ülkede hiç kimse ruh tedirginliğiyle yaşamayacak artık.” diyordunuz Hrant’ın veda mektubuna atfen.<br />
İnanın tedirginliğimiz her zamankinden büyüktür.<br />
Sayın Başbakan, mala gelenin telafisi bulunur<br />
Cana gelene de davranınız.<br />
O  Anadolu Toprağı’ndan Hrant Dink’in payına bir metrekare toprak düştü; mezarıdır!<br />
Kamera denilen vaka-ü nüvis silinmiş, bize kalan azıcık 19 Ocak 2007 seyirliğinde 5 kişi saydık Hrant’a pusu kuranlardan. </p>
<p>Kim bunlar Sayın Başbakan? </p>
<p>Görüneni, görünmeyeni, katillerimizi istiyoruz, adalet olsun, hak hakim olsun diye.<br />
Bizim hakkımız bizde saklı duruyor, helalleşmekten başka çarenin kalmadığı savaş yorgunu memleketimizde.<br />
Suallerimiz cevapsız&#8230; Adalet nöbetçisi “Hepimiz Hrant’ız” diyen yüzbinlerin eli hâlâ vicdanında&#8230; Cevaplarımızı almadan susmayacağız, sormaya devam edeceğiz.<br />
Hrant için, Adalet için.<br />
Hrant’ın Arkadaşları</p></blockquote>
Paylaş:<a rel="nofollow"   href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F09%2Fay-isiginin-aydinlatamadigi-bir-cinayet-hrant-dink.html&amp;title=ay%20%C4%B1%C5%9F%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1n%20ayd%C4%B1nlatamad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20bir%20cinayet%3A%20Hrant%20Dink&amp;bodytext=Sevgili%20Prenses%2C%20Sana%20bu%20mektubu%20yazarken%20Beethoven%27%C4%B1n%20Moonlight%20Sonata%27s%C4%B1n%C4%B1%20dinliyorum.%20Muhtemelen%20%C3%BClkemin%20ayd%C4%B1nlar%C4%B1n%C4%B1n%20ve%20%C3%BClkemin%20az%C4%B1nl%C4%B1klar%C4%B1n%C4%B1n%20%C5%9Fahit%20olduklar%C4%B1%20adaletsizlikler%20kar%C5%9F%C4%B1s%C4%B1nda%20ya%C5%9Fad%C4%B1klar%C4%B1%20s%C4%B1k%C4%B1nt%C4%B1%20ve%20h%C3%BCsrana%20en%20uy" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/digg.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Digg" alt="Digg" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F09%2Fay-isiginin-aydinlatamadigi-bir-cinayet-hrant-dink.html&amp;title=ay%20%C4%B1%C5%9F%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1n%20ayd%C4%B1nlatamad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20bir%20cinayet%3A%20Hrant%20Dink" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/stumbleupon.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="StumbleUpon" alt="StumbleUpon" /></a><a rel="nofollow"   href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F09%2Fay-isiginin-aydinlatamadigi-bir-cinayet-hrant-dink.html&amp;title=ay%20%C4%B1%C5%9F%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1n%20ayd%C4%B1nlatamad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20bir%20cinayet%3A%20Hrant%20Dink&amp;notes=Sevgili%20Prenses%2C%20Sana%20bu%20mektubu%20yazarken%20Beethoven%27%C4%B1n%20Moonlight%20Sonata%27s%C4%B1n%C4%B1%20dinliyorum.%20Muhtemelen%20%C3%BClkemin%20ayd%C4%B1nlar%C4%B1n%C4%B1n%20ve%20%C3%BClkemin%20az%C4%B1nl%C4%B1klar%C4%B1n%C4%B1n%20%C5%9Fahit%20olduklar%C4%B1%20adaletsizlikler%20kar%C5%9F%C4%B1s%C4%B1nda%20ya%C5%9Fad%C4%B1klar%C4%B1%20s%C4%B1k%C4%B1nt%C4%B1%20ve%20h%C3%BCsrana%20en%20uy" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/delicious.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="del.icio.us" alt="del.icio.us" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.facebook.com/share.php?u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F09%2Fay-isiginin-aydinlatamadigi-bir-cinayet-hrant-dink.html&amp;t=ay%20%C4%B1%C5%9F%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1n%20ayd%C4%B1nlatamad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20bir%20cinayet%3A%20Hrant%20Dink" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/facebook.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Facebook" alt="Facebook" /></a><a rel="nofollow"   href="http://twitter.com/home?status=ay%20%C4%B1%C5%9F%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1n%20ayd%C4%B1nlatamad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20bir%20cinayet%3A%20Hrant%20Dink%20-%20http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F09%2Fay-isiginin-aydinlatamadigi-bir-cinayet-hrant-dink.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/twitter.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Twitter" alt="Twitter" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&amp;bkmk=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F09%2Fay-isiginin-aydinlatamadigi-bir-cinayet-hrant-dink.html&amp;title=ay%20%C4%B1%C5%9F%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1n%20ayd%C4%B1nlatamad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20bir%20cinayet%3A%20Hrant%20Dink&amp;annotation=Sevgili%20Prenses%2C%20Sana%20bu%20mektubu%20yazarken%20Beethoven%27%C4%B1n%20Moonlight%20Sonata%27s%C4%B1n%C4%B1%20dinliyorum.%20Muhtemelen%20%C3%BClkemin%20ayd%C4%B1nlar%C4%B1n%C4%B1n%20ve%20%C3%BClkemin%20az%C4%B1nl%C4%B1klar%C4%B1n%C4%B1n%20%C5%9Fahit%20olduklar%C4%B1%20adaletsizlikler%20kar%C5%9F%C4%B1s%C4%B1nda%20ya%C5%9Fad%C4%B1klar%C4%B1%20s%C4%B1k%C4%B1nt%C4%B1%20ve%20h%C3%BCsrana%20en%20uy" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebookmark.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Bookmarks" alt="Google Bookmarks" /></a><a rel="nofollow"   href="mailto:?subject=ay%20%C4%B1%C5%9F%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1n%20ayd%C4%B1nlatamad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20bir%20cinayet%3A%20Hrant%20Dink&amp;body=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F09%2Fay-isiginin-aydinlatamadigi-bir-cinayet-hrant-dink.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/email_link.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="email" alt="email" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.friendfeed.com/share?title=ay%20%C4%B1%C5%9F%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1n%20ayd%C4%B1nlatamad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20bir%20cinayet%3A%20Hrant%20Dink&amp;link=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F09%2Fay-isiginin-aydinlatamadigi-bir-cinayet-hrant-dink.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/friendfeed.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="FriendFeed" alt="FriendFeed" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/reader/link?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F09%2Fay-isiginin-aydinlatamadigi-bir-cinayet-hrant-dink.html&amp;title=ay%20%C4%B1%C5%9F%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1n%20ayd%C4%B1nlatamad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20bir%20cinayet%3A%20Hrant%20Dink&amp;srcURL=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F09%2Fay-isiginin-aydinlatamadigi-bir-cinayet-hrant-dink.html&amp;srcTitle=Prensese+Mektuplar+" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebuzz.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Buzz" alt="Google Buzz" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.tumblr.com/share?v=3&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F09%2Fay-isiginin-aydinlatamadigi-bir-cinayet-hrant-dink.html&amp;t=ay%20%C4%B1%C5%9F%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1n%20ayd%C4%B1nlatamad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20bir%20cinayet%3A%20Hrant%20Dink&amp;s=Sevgili%20Prenses%2C%20Sana%20bu%20mektubu%20yazarken%20Beethoven%27%C4%B1n%20Moonlight%20Sonata%27s%C4%B1n%C4%B1%20dinliyorum.%20Muhtemelen%20%C3%BClkemin%20ayd%C4%B1nlar%C4%B1n%C4%B1n%20ve%20%C3%BClkemin%20az%C4%B1nl%C4%B1klar%C4%B1n%C4%B1n%20%C5%9Fahit%20olduklar%C4%B1%20adaletsizlikler%20kar%C5%9F%C4%B1s%C4%B1nda%20ya%C5%9Fad%C4%B1klar%C4%B1%20s%C4%B1k%C4%B1nt%C4%B1%20ve%20h%C3%BCsrana%20en%20uy" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/tumblr.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Tumblr" alt="Tumblr" /></a><br/><br/><img src="http://www.prensesemektuplar.com/?ak_action=api_record_view&id=5328&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.prensesemektuplar.com/2011/09/ay-isiginin-aydinlatamadigi-bir-cinayet-hrant-dink.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Açgözlü Vendettalar</title>
		<link>http://www.prensesemektuplar.com/2011/08/acgozlu-vendettalar.html</link>
		<comments>http://www.prensesemektuplar.com/2011/08/acgozlu-vendettalar.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Aug 2011 08:00:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tuna</dc:creator>
				<category><![CDATA[aktivizm]]></category>
		<category><![CDATA[guncel]]></category>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[ingiltere]]></category>
		<category><![CDATA[isyan]]></category>
		<category><![CDATA[kundaklama]]></category>
		<category><![CDATA[londra olayları]]></category>
		<category><![CDATA[Mark Duggan]]></category>
		<category><![CDATA[totenham]]></category>
		<category><![CDATA[yağma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.prensesemektuplar.com/?p=5185</guid>
		<description><![CDATA[Açın gözü açılınca adı açgözlü oluyor zenginin lugatında. Daha fazla iste! Daha fazla tüket sloganlı tüketim toplumu kendini açgözlü olarak niteleyecek değil ya. Onlar oyunu kurallarıyla oynuyor. Oyun dışı kalan fakirler, itilmişler ve kakılmışlar kuralsızca daha fazlasını istediğinde açgözlü oluverirler. Terbiye edilmeleri gerekir nemelazım. Konumuz ingilterede çığrından çıkan şiddet olayları.Olaylar, 29 yaşındaki Mark Duggan isimli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Açın gözü açılınca adı açgözlü oluyor zenginin lugatında. Daha fazla iste! Daha fazla tüket sloganlı tüketim toplumu kendini açgözlü olarak niteleyecek değil ya. Onlar oyunu kurallarıyla oynuyor. Oyun dışı kalan fakirler, itilmişler ve kakılmışlar kuralsızca daha fazlasını istediğinde açgözlü oluverirler. Terbiye edilmeleri gerekir nemelazım.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-5189" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/08/london-on-fire-265x300.jpg" alt="" width="265" height="300" /></p>
<p>Konumuz ingilterede çığrından çıkan şiddet olayları.Olaylar, 29 yaşındaki Mark Duggan isimli siyahi bir kişinin Tottenham semtinde geçen hafta polis tarafından vurularak öldürülmesiyle başlamıştı. Sonrasında bir çok kente yayılan olaylarda yağmalama ve kundaklamalarla halk sokağa çıkamaz hale geldi. Bir süre sonra da asayiş tekrar sağlandı. Dükkanlarını savunan 3 pakistanlının yağmacılarca öldürülmesi de işleri daha da karmaşık hale getirmişti. Irkçı polis şiddetini protesto gösterilerinin, fırsatçı sokak çeteleri tarafından kötüye kullanıldığı yorumunu yapmış ingiliz başbakanı. Ülke genelinde 1500 kişi gözaltına alınırken 11-12 yaşında çocukları da içeren yağmacı güruhun çoğunlukla gettolarda yaşayan işsiz genç ergen nüfus olduğu biliniyor.</p>
<p>Bütün bu olaylar ingiltere genelinde insanları evlerinden çıkmaya korkar hale getirdi. Korkunun yanı sıra ölçüsüz, ideolojisiz ve ayrım gözetmeyen şiddetle terörize edilmiş bir durumda ingiliz toplumu. Bütün bu şiddetin “yoldan çıkmış gençlik” tarafından amaçsızca gerçekleştirilmiş olması kamuoyu gözünde her türlü meşruiyeti ortadan kaldırıyor. Olayları tamamiyle kabul edilemez bulan bir görüş hakim benim anladığım kadarıyla. Konuya ilişkin her türlü sosyopolitik analiz çabası, “bu benim de başıma gelebilirdi” ruh haliyle gölgelenmiş durumda.</p>
<p>İdeolojisiz olduğu iddia edilen genç kitlelerin; aslen korku içindeki ingiliz orta sınıfı ile aynı ideolojiyi paylaştığını iddia etmek hiç de abartı kaçmaz diye düşünüyorum. Açgözlülüğü gücün kurallarına bağlayan kapitalist ideolojiden bahsediyorum. Açgözlülüğün tek ideolojik değer olduğu bir toplumu küreselleşmiş dünya vatandaşları içselleştireli çok zaman geçti. Güce sahip olanların dolaylı kanallarla ekonomik şiddetini zayıflar üzerine yönlendirmesi ve daha çok kazanması üzerine kurulu asimetrik bir düzenden bahsediyorum. O yüzden şimdi orta sınıfın açgözlülüğe entegre olmuş hiç bir üyesi çıkıp da “kayıtsız şartsız açgözlülüğün” değer olarak yoksul gençler tarafından sahiplenilmesine ağlamasın derim.</p>
<p>Ben bu üzücü yağma ve ölüm olaylarının arkasında küresel kapitalizme karşı bir umut ışığı görüyorum ilk defa. Ne yaptığını bilmeyen kalabalıkların yağmasını küreselleşme karşıtı bir eylem olarak sunacak değilim. Tam tersine kapitalist değer sisteminin kendi içine patlaması olarak görüyorum gerçekleşenleri. solcu taklidi yapmaktan olabildiğince kaçınarak resmi gördüğüm yerden anlatmaya çalışayım. Endüstri çağı avrupası, toplumsal şiddetin yoğun olduğu, insan hakları kavramlarının ufukta görünmediği, gelir dağılımındaki uçurumun derinleştiği dengesiz bir yerdi. Ürettiklerini tüketecek bir kitleye ihtiyaç duyan kapitalistler de refahı paylaşarak zenginliklerini daha da arttırabileceklerini keşfettiler.</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/08/0004dc64-640.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-5187" title="0004dc64-640" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/08/0004dc64-640.jpg" alt="" width="562" height="316" /></a></p>
<p>Bu vesileyle batılı refah toplumları da ilk refah toplumları olarak karşımıza çıktılar. İşçi haklarının, insan haklarının, demokrasinin, asgari ücretin, sosyal devletin güçlü olduğu bir yapıdan bahsediyorum. Bütün bunların sus payı olduğu gören gözler tarafından çabucak anlaşıldı. Refaha ortak olan avrupalı işçi, bu refahın bedelini kimin ödediğine dönüp bakma ihtiyacı hissetmedi. O bedeli çok uzaklarda sömürülen üçüncü dünya ülkeleri, Çin, Hindistan, Afrikanın, Güney Amerika ve Asya’nın sanayileştirilen köylüleri, köleleri ödüyorlardı onlar adına. Gözlerden çok uzakta yaşanan toplumsal şiddet, sosyal bozulma, darbeler ve savaşlarla, batı toplumunun polis ve istihbarat güçleri olan biteni batının refahına toz kondurmadan hallediveriyordu.</p>
<p>Hammadde pazarları genişledikçe üretim arttı da arttı. Üretim fazlası mallar stokları şişirdikçe krizler geldi. Sonra bu malları satın alacak refah toplumu da yavaş yavaş genişlemeye başladı. Bu da dünyanın bir yerlerinde birilerinin çok daha pis sömürüleceği anlamına geliyordu. Dünya kaynaklarının yağmalanacağı ve gezegenin artık kontrol edilemez bir yağmaya maruz bırakılacağını müjdeliyordu.</p>
<p>Bilgisayarımızdan, televizyonumuzdan ve sahip olduğumuz hiçbir şeyden vazgeçmeye razı olmayan biz orta sınıf mensubu suç ortakları, dünyanın her yanında bu yağmaya utangaçça sırtımızı döndük. Sahip olduklarımızdan vazgeçmeye hiç niyetimiz yoktu. Hatta mümkünse daha çoğunu istiyorduk. Zaten azıcık şeyimiz vardı.</p>
<p>Birisi akılsızca, ideolojisizce, açgözlüce bir yağmadan mı bahsetti? Bu yağma küresel ölçekte her gün devam ediyor. Bu yağmanın en büyük suç ortakları da evlerinde ve dezenfekte şehirlerinde huzurla yaşayıp tüketen orta sınıf. Onlara sorsanız çokuluslu şirketleri suçlayıp gençlik çağlarında katıldıkları küreselleşme karşıtı gösterilerle vicdanlarını rahatlattıktan sonra kariyerlerine en tatlı şirketten başlayıverirler. Sonra bu açgözlü yağma kültürü, daha fazla tüketme, daha fazla kazanma döngüsü herhangi bir ahlaki kriter tanımadan temel kültürel model haline gelir. Tartşılmaz gerçeklik. İşte bu tartışılmaz gerçeklik, açgözlülük kültürüne doğan nesiller, bu açgözlülüğün merkezinde, paraları olmasa da daha fazlasını istemelerini salık veren reklamların peşinde, hakettiklerini almak için ahlaksızca bir talana girişirler Londra sokaklarında. Yaptıklarının yanlış olduğunu onlara hatırlatacak toplumsal değer yargıları çoktan çökmüştür.</p>
<p><img class="size-medium wp-image-5191 alignright" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/08/tumblr_lpo67eR82Z1r1qajlo1_400-215x300.png" alt="" width="215" height="300" /></p>
<p>Bütün bunların içinde beni umutlandıran ne? Sosyal teşvik paketleriyle kontrol altında tutulmaya çalışılan avrupa gettoları yeni kriz dalgasından ilk etkilenen, tasarruf paketlerinden ilk etkilenen grupta oldu her zaman. Ama içinde yaşadıkları avrupai değerler ve demokrasiyi, adalet kavramını ve eşitliği içselleştiren bu kitleler hak aradılar ve zaman zaman da amaçlarına ulaştılar. “Hiç kimse yağmaya ve şiddete yönelecek kadar aç değil ingilterede” diye veryansın ediyordu ingiliz bir arkadaşım; londra gettolarının açgözlü çocuklarından bahsederken. Kimse tertemiz ofislerinde çokuluslu şirketlerin talan sözleşmelerini hazırlayan avukatların, petrol, altın, elmas, gümüş, nükleer şirketlerinin londra merkezlerinin çalışanlarının tertemiz yağmacılarından bahsetmiyordu. Yolaçtıkları kan, irin ve boku uygar dünyanın sınırlarının dışında tutan güçlü ordular, gümrük duvarları ve kukla yönetimler avrupa sokaklarını tertemiz, ellerimizi de tertemiz tutmanın garantisi çünkü.</p>
<p>İşte şimdi akılsız tüketim çılgınlığının açgözlülük ideolojisinden başka ellerinde hiçbirşey olmayan ingiliz yoksul gençliği, avrupalı “uygar” toplumun huzurunu derinden sarstı. İçinde yaşadıkları ve nemalandıkları sistemin sonuçlarını doğrudan yaşayarak korkarak şahit olan avrupa orta sınıfı bana umut veriyor. Sonunda kapitalizmin açgözlü doğası kendi içine patlıyor. Önümüzdeki ayları ve yılları merakla ve heyecanla bekliyorum. Hayırlara vesile olsun.</p>
Paylaş:<a rel="nofollow"   href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F08%2Facgozlu-vendettalar.html&amp;title=A%C3%A7g%C3%B6zl%C3%BC%20Vendettalar&amp;bodytext=A%C3%A7%C4%B1n%20g%C3%B6z%C3%BC%20a%C3%A7%C4%B1l%C4%B1nca%20ad%C4%B1%20a%C3%A7g%C3%B6zl%C3%BC%20oluyor%20zenginin%20lugat%C4%B1nda.%20Daha%20fazla%20iste%21%20Daha%20fazla%20t%C3%BCket%20sloganl%C4%B1%20t%C3%BCketim%20toplumu%20kendini%20a%C3%A7g%C3%B6zl%C3%BC%20olarak%20niteleyecek%20de%C4%9Fil%20ya.%20Onlar%20oyunu%20kurallar%C4%B1yla%20oynuyor.%20Oyun%20d%C4%B1%C5%9F%C4%B1%20kalan%20fakirler%2C%20itilm" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/digg.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Digg" alt="Digg" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F08%2Facgozlu-vendettalar.html&amp;title=A%C3%A7g%C3%B6zl%C3%BC%20Vendettalar" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/stumbleupon.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="StumbleUpon" alt="StumbleUpon" /></a><a rel="nofollow"   href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F08%2Facgozlu-vendettalar.html&amp;title=A%C3%A7g%C3%B6zl%C3%BC%20Vendettalar&amp;notes=A%C3%A7%C4%B1n%20g%C3%B6z%C3%BC%20a%C3%A7%C4%B1l%C4%B1nca%20ad%C4%B1%20a%C3%A7g%C3%B6zl%C3%BC%20oluyor%20zenginin%20lugat%C4%B1nda.%20Daha%20fazla%20iste%21%20Daha%20fazla%20t%C3%BCket%20sloganl%C4%B1%20t%C3%BCketim%20toplumu%20kendini%20a%C3%A7g%C3%B6zl%C3%BC%20olarak%20niteleyecek%20de%C4%9Fil%20ya.%20Onlar%20oyunu%20kurallar%C4%B1yla%20oynuyor.%20Oyun%20d%C4%B1%C5%9F%C4%B1%20kalan%20fakirler%2C%20itilm" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/delicious.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="del.icio.us" alt="del.icio.us" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.facebook.com/share.php?u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F08%2Facgozlu-vendettalar.html&amp;t=A%C3%A7g%C3%B6zl%C3%BC%20Vendettalar" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/facebook.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Facebook" alt="Facebook" /></a><a rel="nofollow"   href="http://twitter.com/home?status=A%C3%A7g%C3%B6zl%C3%BC%20Vendettalar%20-%20http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F08%2Facgozlu-vendettalar.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/twitter.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Twitter" alt="Twitter" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&amp;bkmk=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F08%2Facgozlu-vendettalar.html&amp;title=A%C3%A7g%C3%B6zl%C3%BC%20Vendettalar&amp;annotation=A%C3%A7%C4%B1n%20g%C3%B6z%C3%BC%20a%C3%A7%C4%B1l%C4%B1nca%20ad%C4%B1%20a%C3%A7g%C3%B6zl%C3%BC%20oluyor%20zenginin%20lugat%C4%B1nda.%20Daha%20fazla%20iste%21%20Daha%20fazla%20t%C3%BCket%20sloganl%C4%B1%20t%C3%BCketim%20toplumu%20kendini%20a%C3%A7g%C3%B6zl%C3%BC%20olarak%20niteleyecek%20de%C4%9Fil%20ya.%20Onlar%20oyunu%20kurallar%C4%B1yla%20oynuyor.%20Oyun%20d%C4%B1%C5%9F%C4%B1%20kalan%20fakirler%2C%20itilm" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebookmark.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Bookmarks" alt="Google Bookmarks" /></a><a rel="nofollow"   href="mailto:?subject=A%C3%A7g%C3%B6zl%C3%BC%20Vendettalar&amp;body=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F08%2Facgozlu-vendettalar.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/email_link.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="email" alt="email" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.friendfeed.com/share?title=A%C3%A7g%C3%B6zl%C3%BC%20Vendettalar&amp;link=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F08%2Facgozlu-vendettalar.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/friendfeed.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="FriendFeed" alt="FriendFeed" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/reader/link?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F08%2Facgozlu-vendettalar.html&amp;title=A%C3%A7g%C3%B6zl%C3%BC%20Vendettalar&amp;srcURL=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F08%2Facgozlu-vendettalar.html&amp;srcTitle=Prensese+Mektuplar+" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebuzz.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Buzz" alt="Google Buzz" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.tumblr.com/share?v=3&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F08%2Facgozlu-vendettalar.html&amp;t=A%C3%A7g%C3%B6zl%C3%BC%20Vendettalar&amp;s=A%C3%A7%C4%B1n%20g%C3%B6z%C3%BC%20a%C3%A7%C4%B1l%C4%B1nca%20ad%C4%B1%20a%C3%A7g%C3%B6zl%C3%BC%20oluyor%20zenginin%20lugat%C4%B1nda.%20Daha%20fazla%20iste%21%20Daha%20fazla%20t%C3%BCket%20sloganl%C4%B1%20t%C3%BCketim%20toplumu%20kendini%20a%C3%A7g%C3%B6zl%C3%BC%20olarak%20niteleyecek%20de%C4%9Fil%20ya.%20Onlar%20oyunu%20kurallar%C4%B1yla%20oynuyor.%20Oyun%20d%C4%B1%C5%9F%C4%B1%20kalan%20fakirler%2C%20itilm" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/tumblr.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Tumblr" alt="Tumblr" /></a><br/><br/><img src="http://www.prensesemektuplar.com/?ak_action=api_record_view&id=5185&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.prensesemektuplar.com/2011/08/acgozlu-vendettalar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Norveç&#8217;deki Katliamın Sorumlusu Kim?</title>
		<link>http://www.prensesemektuplar.com/2011/07/norvecdeki-katliamin-sorumlusu-kim.html</link>
		<comments>http://www.prensesemektuplar.com/2011/07/norvecdeki-katliamin-sorumlusu-kim.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 Jul 2011 03:02:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>NazIm</dc:creator>
				<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[guncel]]></category>
		<category><![CDATA[Anders Behring Breivik]]></category>
		<category><![CDATA[birey]]></category>
		<category><![CDATA[bomba]]></category>
		<category><![CDATA[kisi]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç]]></category>
		<category><![CDATA[Reaktif tavır]]></category>
		<category><![CDATA[silahli saldiri]]></category>
		<category><![CDATA[sorumlu tutmak]]></category>
		<category><![CDATA[sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[Strawson]]></category>
		<category><![CDATA[Utøya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.prensesemektuplar.com/?p=4994</guid>
		<description><![CDATA[Norveç kana bulandı. Parlemento binasının önünde patlayan bomba ve Utøya adasındaki işçi partisi çocuk kampına yapılan saldırı 92 kisinin yaşamına maloldu. Aşırı dinci ve faşist Anders Behring Breivik saldırının faili olarak göz altında. Anders Behring için ne hissetmeliyiz? Nefret, açıma, tüm kalbimizle en açılı şekilde cezalandırılmasını arzulamak mi, yoksa öfke, olayları önceden öngörüp engeleyemedigimiz için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/anders-behring-breivik.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-4997" title="anders-behring-breivik" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/anders-behring-breivik.jpg" alt="" width="375" height="286" /></a>Norveç kana bulandı. Parlemento binasının önünde patlayan bomba ve Utøya adasındaki işçi partisi çocuk kampına yapılan saldırı 92 kisinin yaşamına maloldu. Aşırı dinci ve faşist Anders Behring Breivik saldırının faili olarak göz altında. Anders Behring için ne hissetmeliyiz? Nefret, açıma, tüm kalbimizle en açılı şekilde cezalandırılmasını arzulamak mi, yoksa öfke, olayları önceden öngörüp engeleyemedigimiz için pişmanlık, empati, merhamet mi? Çoğu insan için ilk baştaki duygular geçerli olacaktır muhtemelen, düşün ki bu insan çaresiz durumdaki çocukları hiç acımadan hedef almış, bu eylemi aylar öncesinden planlamış, eylem sırasında gayet soğukkanlı bir biçimde planlarını gerçekleştirmiş, hiç bir noktada kontrolünü kaybetmemiş, eylemini tamamladığında polise gayet güzel teslim olmuş. Ama ikinci kanatta olan insanlar da yok değil. Mesela <a href="http://meren.org/blog/">Meren</a> olaylarda bir yakınını kaybeden lifeturn nicknameli bir Norveçlinin hissetiklerini <a href="https://plus.google.com/116486142678525875639/posts/WBAApMvPEAt">paylaşmış</a>. Bu yorumu yazan Norveçli, Anders Behring&#8217;den çok, onu bunu yapmaya iten dış etmenleri olaylardan sorumlu tutuyor. Anders Behring ne kadar aşağılık birisi olursa olsun ondan nefret edemem, çünkü bizim yarattığımız bir aşağılık herif diyor. Onun yaptıkları için biz sorumluyuz diyor. Oldukça farklı bir yaklaşım, Norveç&#8217;teki diğer insanların düşüncelerine ne kadar genellenebilir tabi bilemiyorum.</p>
<p>Hangi durumlarda insanları yaptıkları şeylerden dolayı sorumlu tutarız/tutmalıyız/tutabiliriz? Mesela eve gelip çok değer verdiğiniz annenizden yadigar bir vazonun paramparça yerde yatıyor olduğunu gördüğünüzde muhtemelen öfkelinirsiniz ve bundan kimin sorumlu olduğunu ararsınız. Ama sorumlu olan şeyi bulduğunuzda, bulduğunuz şeye göre vereceğiniz tepkiler değişir. Misal açık bıraktığınız bir pencereden esen rüzgar devirdiyse, rüzgarı değil kendinizi sorumlu tutarsınız, sakar kediniz devirdiyse kedinize kızabilir öfkelenebilrisiniz ama ona gücenmezsiniz veya ondan nefret etmezsiniz. Kedidir ne yapsa yeridir sonuçta. Oysa evinize gelen art niyetli bir misafirin bilerek kırdığını öğrenirseniz vereceğiniz tepkiler çok çok başka olur. Felsefeci Strawson insanların sadece diğer insanlara uyguladığı müteşekür olma, bir haksızlıktan dolayı öfkelenme, alınma, sevgi, saygı ve affetme gibi tavırlarına reaktif tavırlar (reactive attitudes) demiş. Her toplumda insanlar birbirlerinin davranışları hakkında sürekli konuşur ve onları sürekli bir değerlendirme süzgecinden geçirir. Bu değerlendirmeler kültürel bir süzgeçten geçirilip duruma uygun reaktif tavırlara dönüşür. Hepimiz bu değerlendirmeleri, yani başka insanların bizim hakkımızda ne düşündüğünü ne dediğini acayip önemseriz, hatta çoğumuz hayatını başka insanların nasıl düşündüğü/nasıl düşüneceği üzerinden yaşar ve davranışlarını başka insanların ne diyeceği üzerine kurgular. Kısacası, oldukça içimize yerleşmiş, kolay kolay silkip atamayacağımız bir parçamız reaktif tavırlar.</p>
<p>Reaktif tavırları yanlızca kendimiz gibi kişilere uyguluyor olmamız insan ilişkilerinin doğası hakkında çok önemli bir şeye işaret ediyor: Başka kişilere ve bireylere karşı belirgin özel bir perspektif alıyoruz. Başka şahıslara duygusal olarak müdahil oluyoruz ister istemez. Daha önce <a href="http://www.prensesemektuplar.com/2010/10/tranvay-problemleri-ahlak-psikolojisi-ve-noroetik.html">tranvay problemleri</a> ekseninde bahsetmiştim, işin içinde bir insan oldu mu iş çok başka beyin için, ah insula yaktın bizi. Oysa kişi olmayan kedi, rüzgar gibi şeylere karşı çok daha objektif bir perspektiften bakabiliyoruz. Kişi olmayan şeyleri kullanılacak, faydalanılacak, manipule edilecek bir obje gibi görüp, çok daha duygulardan arınmış bir tavır geliştirebiliyoruz. İnsula rahat durdu mu, frontal loblar takır takır çalışıyor.</p>
<p>Buradan baktığımızda reaktif tavır almaya aday birisi aynı zamanda ahlaki olarak sorumlu tutulabilir diyebiliriz. Yani reaktif tavır almaya değer gördüğünüz bir kişiyi, yaptığı davranışlardan dolayı yerine göre kınayabilir yerine göre övebilirsiniz. Bu reaktif tavır alabileceğiniz birisini her hareketi için suçlamak veya övmek lazım demek değil. Bazı koşullar reaktif tavır almanızı haksız kılabilir. Bu koşullardan önemli iki tanesi bilgi eksikliği ve dış güçler. Arabanızla park ettiğiniz yerden çıkarkan arka tekerliğin önüne uzanmış siesta yapan bir kediciği ezerseniz, bundan sorumlu tutulamazsınız çünkü orda bir kedi olduğunu bilmiyordunuz. Üzerinize etkiyen dış güçler biraz daha karmaşık ve duruma göre değişiyor. Ama kabaca bir iki örnek vermek gerekirse hipnoz altında yapılan davranışlar, beyin yıkaması sonucu yapılan davranışlar, impulsive davranışlar vesaire.</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/congoun-thumb-large.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-4998" title="congoun-thumb-large" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/congoun-thumb-large.jpg" alt="" width="427" height="315" /></a>Anders Behring gibi 92 kişiyi öldüren birisi reaktif tavır almaya değer bir kişi mi? Daha önce <a href="http://www.prensesemektuplar.com/2010/10/tranvay-problemleri-ahlak-psikolojisi-ve-noroetik.html">faydacılıktan</a> (uteliterianism) bahsetmiştim. Faydacılar bir davranışın sonuçlarına bakmak lazım der. Burada alenen çoğunluğu çocuk olmak üzere 92 kisi olmuş, çok vahim sonuç, her türlü reaktif tavır müstehaktır, asın gitsin bu ucubeyi! Hepimizin faydacı bir yanı var elbet, ve hepimizin içinden bir ses bunu haykırmak istiyordur muhtemelen. Ama bu faydacı sesimizi bastıralım derim, çünkü olayın özünü ıskalayan bir yaklaşım bu. Misal Rwanda&#8217;da çocuk askerler bir sürü kişiyi öldürmüştü, ama yaptıklarından dolayı sonuçları ne olursa olsun onları sorumlu tutamayız, çünkü beyni yıkanmış küçük çocuklardı onlar, reaktif tavır alabileceğimiz sorumluluk sahibi kişiler değildiler. Anders Behring&#8217;i sorumlu tutup tutamayacağımızı anlamak için &#8220;sorumluluk sahibi&#8221; ne demek asıl ona bakmamız lazım.</p>
<p>Yıllarca felsefeciler sorumlu olmayı özgür irade sahibi olmakla açıkladılar. Başka türlü davranabilecekken, bu şekilde davranmayı mevcut durum hakkında yeterince bilgi sahibi olarak, dış bir gücün etkisinde olmadan özgür iradenle seçmişsen yaptığın şeyden sorumlusun demektir. Özgür iradeyle işin içinden çıkmak güzel de, bütün canlı ve cansız nesnelerin neden sonuç ilişkilerine tabi olduğu dünyada özgür irade nasıl mümkün olabiliyor onu açıklayabilen bir babayiğit çıkmadı ve pek bir yere varamayan determinizm(herşeyin ne olacağı belirlidir&#8217;ciler)-özgür irade tartışmaları yıllardır süregidiyor. Özgür iradeyi anmışken, Nietzsche&#8217;ye bir selam çakmamak ayıp olur. Nietzsche özgür irade fikrinin insanların ürettiği en absürd fikirlerden biri olduğunu savunur. Asıl olay özgür irade fikri ile dayatılan sorumlulukla toplumun kurallarına uymadığında cezalandırılmanı haklı çıkarmak der. Sana özgür olduğun fikri ile dayatılan bu sorumluk, seni aslında toplumun kölesi yapıyor, itaat etmeye zorluyor.</p>
<p>Strawson&#8217;in reaktif tavırlar kavramı determinizm-özgür irade açmazından sıyrılıp daha işe yarar bir yöne bakmamızı sağlıyor. Dünya deterministik olsa da olmasa da Mehmet efendi senin bir davranışından dolayı alındıysa, seni sorumluluk sahibi bir kişi olarak görüyor ve ona göre de tavrını koyuyor demektir. &#8220;Ben etmedim neden-sonuç ilişkileri etti Memet emmi&#8221; demek de pek sökmez herhalde. Belki de asıl bakmamız gereken yön insanlar arası sosyal ilişkiler ve bu ilişkiler yumağı içinde &#8220;sorumluluk sahibi kişi&#8221;, ya da birey ne demek onu anlamak. Az önce dedik misal çocukları sorumlu tutmuyoruz, çok yaşlı insanları da bazı davranışları için sorumlu tutmuyoruz, ya da zihinsel bir rahatsızlığı olanları da.</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/friends-hugging.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-5000" title="friends-hugging" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/friends-hugging.jpg" alt="" width="369" height="246" /></a>Sorumlu tuttuğumuz insanların ortak noktası sosyal bir birliktelik içine girebildiğimiz, yani muhabet edebildiğimiz, birşeyler paylaşabildiğimiz, aramızdaki sorunları tatsızlıkları çözümleyebildiğimiz, duygusal bir bağ kurabildiğimiz insanlar. Yani sosyalleşmesini belli ölçüde tamamlamış insanlar. Sosyalleşme doğası gereği davranışlarımıza bir sınırlama getiriyor(Nietzsche haklı beyler), bir çocuk her istediği olsun ister, olmadığında ağlar ortalığı birbirine katar, başka insanların başka perspektifleri, başka öncelikleri, başka zevkleri olabileceğini anlaması, birlikte yaşamak istiyorsa onların zevklerine, değerlerine, duygularına ve düşüncelerine de saygılı ve hoşgörülü olması gerektiğini anlaması zaman alır.</p>
<p>Neyse ki oldukça sosyal varlıklarız, daha doğar doğmaz başkalarına ilgimiz başlıyor ve onlardan önce konuşmayı ardına dil sayesinde içine doğduğumuz toplumun sosyal kurallarını <a href="http://www.prensesemektuplar.com/2010/01/dedikodu-dedikodu-yaptirma%E2%80%A6.html">hızla öğreniyoruz</a>. Bu sürede en büyük yardımcımız naive psychology (folk psychology de deniyor) yani naif psikoloji diye çevirebilebileceğimiz başka insanların davranışlarını düşündükleri, inandıkları, istedikleri, korkuları, umutları gibi şeyler üzerinden açıklama. Mesela, Ali Ayşe&#8217;ye kızgın çünkü Ali, Ayşe ile aralarından bir şeyler olabileceğini <em>umuyordu</em>, Ayşe de sanki ilk başta bir şeyler olmasını <em>istiyor</em> gibiydi, ama sonra arkadaşlarının Ali gibi bir çapulsuzla birlikte olursa hakkında ne düşüneceğinden <em>korkup</em> aralarındaki ilişkiyi bitirdi, Ali de haliyle <em>hayal kırıklığına</em> uğradı. Çok küçük yaşlardan itibaren bunlarla büyüyoruz, her gün çevremizdeki insanların anlam veremediğimiz davranışlarını bu tip açıklamalarla anlamlandırmaya çalışıyoruz, özellikle de arkadaş sohbetlerinde. (Kadınlar bu konuda beş adım önde beyler)</p>
<p>Naif psikojik açıklamalar insanların davranışlarını anlamlandırmanın yanında bizleri nedenlere duyarlı birer sosyal birey haline getiriyor. Bir toplum içinde hangi davranışlar hangi koşullarda mümkün olabildiğini bu naif psikojik açıklamalar sayesinde öğreniyoruz. Bir arkadaşımız naif psikolojik nedenlerle bizi ikna ettiği zaman fikrimizi veya davranışlarımızı değiştirebiliyoruz. Kendi davranışlarımızı da birisi sorduğu zaman bu tip naif psikolojik nedenlerle rasyonalize edebiliyoruz. Bu şekilde toplum içinde sosyal bağlar kurabiliyor, ortaya çıkan sorunları ve tatsızlıkları konuşarak çözümleyebiliyoruz. Naif psikojik nedenlere duyarlı olmak sosyal bir birey olmanın ön koşulu.</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/Back-to-school-bullying.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-5002" title="Back-to-school-bullying" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/07/Back-to-school-bullying.jpg" alt="" width="357" height="238" /></a>Anders Behring nedenlere duyarlı bir birey mi? Ne yazık ki değil. Başka insanlara açı çektirmenin sosyal yaşamın kuralları içerisinde kabul edilemez olduğunu hemen hemen herkes bilir. Anders Behring&#8217;in de bunu bildiğinden hiç şüphem yok. Behring&#8217;te eksik olan bu nedeni bilmemesi değil, bu nedene karşı bir duyarlılık hissetmemesi. Insulasının amygdalasının bu nedene hiçbir tepki vermemesi, bu nedene uygun hareket etmek için hiçbir motivasyonun olmaması sorun. Anders Behring gibi kişiler genellikle sosyopat olarak nitelendirilir. Sosyopatlar yapay bir cazibeye sahip, suçluluk duygusu hissetmeyen, genel olarak duyguları sığ, empati yoksunu narsisistik kişilikler. Bu kişiler genel olarak sorumsuz, impulsif ve davranış kontrolü zayıf oluyor. Bu tip insanların çok zeki olduklarına yönelik bir şehir efsanesi varsa da aslı yok. Kimisi zeki, kimisi ortalama bir zekaya sahip.</p>
<p>Asıl ayırt edici yanları uzun süreli insan ilişkileri kuramamaları ve genellikle anti-sosyal yani toplum tarafından kabul edilmeyen davranışlara yönelmeleri. Problemlerinin temeli ise doğuştan gelen duygusal bozuklukları. <a href="http://www.prensesemektuplar.com/2011/01/akil-almaz-bir-vaka-phineas-gage.html">Phieneas Gage</a>&#8216;i ve duyguların sosyal durumlara uygun karar almadaki rolünü hatırlarsın prenses. Düşün ki duyguların körelmiş, başka insanların duygularına dair hiç bir şey hissetmiyorsun. Dünyanın sesi kısılmış gibi, tüm renkler gitmiş siyah beyaz olmuş, bir sürü davranışı nedeni sonucu görüyorsun, ama anlamlandıramıyorsun. İnsanlarla konuşuyorsun ama hiçbirinin duygusal bir değeri yok, hepsi gelip geçici herhangi bir eşyadan farksız. Anders Behring böyle bir dünyada yaşıyor.</p>
<p>Belki Norveç&#8217;teki olaylardan önce Anders Behring&#8217;le tanışsan, yapay cazibesinin arkasında onunla sosyal bir ilişki kuramayacağını, bir şeylerin yerinde olmadığını anlardın. Anders Behring hiç bir şey yapmamış olsaydı da muhabbet edebileceğin, birşeyler paylaşabileceğin, duygusal bir bağ kurabileceğin birisi değildi. Hiçbir zaman da olmadı, ne senle ne de bir başkasıyla. Zaten o yüzden normal insanların duygusal yollarla edindiği ilgiyi, antisosyal davranışlarla edinmeye çalıştı. Onunla tanışsan, Anders Behring&#8217;e reaktif bir tavır almanın ne kadar anlamsız olduğunu eminim anlardın prenses. 3 Hürel&#8217;den gelsin o zaman, değmez, sana değmez…</p>
<p><object width="480" height="390" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/j_MkOT5awzs?version=3&amp;hl=en_US" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed width="480" height="390" type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.youtube.com/v/j_MkOT5awzs?version=3&amp;hl=en_US" allowFullScreen="true" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" /></object></p>
Paylaş:<a rel="nofollow"   href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F07%2Fnorvecdeki-katliamin-sorumlusu-kim.html&amp;title=Norve%C3%A7%27deki%20Katliam%C4%B1n%20Sorumlusu%20Kim%3F%20&amp;bodytext=Norve%C3%A7%20kana%20buland%C4%B1.%20Parlemento%20binas%C4%B1n%C4%B1n%20%C3%B6n%C3%BCnde%20patlayan%20bomba%20ve%20Ut%C3%B8ya%20adas%C4%B1ndaki%20i%C5%9F%C3%A7i%20partisi%20%C3%A7ocuk%20kamp%C4%B1na%20yap%C4%B1lan%20sald%C4%B1r%C4%B1%2092%20kisinin%20ya%C5%9Fam%C4%B1na%20maloldu.%20A%C5%9F%C4%B1r%C4%B1%20dinci%20ve%20fa%C5%9Fist%20Anders%20Behring%20Breivik%20sald%C4%B1r%C4%B1n%C4%B1n%20faili%20olarak%20g" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/digg.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Digg" alt="Digg" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F07%2Fnorvecdeki-katliamin-sorumlusu-kim.html&amp;title=Norve%C3%A7%27deki%20Katliam%C4%B1n%20Sorumlusu%20Kim%3F%20" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/stumbleupon.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="StumbleUpon" alt="StumbleUpon" /></a><a rel="nofollow"   href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F07%2Fnorvecdeki-katliamin-sorumlusu-kim.html&amp;title=Norve%C3%A7%27deki%20Katliam%C4%B1n%20Sorumlusu%20Kim%3F%20&amp;notes=Norve%C3%A7%20kana%20buland%C4%B1.%20Parlemento%20binas%C4%B1n%C4%B1n%20%C3%B6n%C3%BCnde%20patlayan%20bomba%20ve%20Ut%C3%B8ya%20adas%C4%B1ndaki%20i%C5%9F%C3%A7i%20partisi%20%C3%A7ocuk%20kamp%C4%B1na%20yap%C4%B1lan%20sald%C4%B1r%C4%B1%2092%20kisinin%20ya%C5%9Fam%C4%B1na%20maloldu.%20A%C5%9F%C4%B1r%C4%B1%20dinci%20ve%20fa%C5%9Fist%20Anders%20Behring%20Breivik%20sald%C4%B1r%C4%B1n%C4%B1n%20faili%20olarak%20g" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/delicious.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="del.icio.us" alt="del.icio.us" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.facebook.com/share.php?u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F07%2Fnorvecdeki-katliamin-sorumlusu-kim.html&amp;t=Norve%C3%A7%27deki%20Katliam%C4%B1n%20Sorumlusu%20Kim%3F%20" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/facebook.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Facebook" alt="Facebook" /></a><a rel="nofollow"   href="http://twitter.com/home?status=Norve%C3%A7%27deki%20Katliam%C4%B1n%20Sorumlusu%20Kim%3F%20%20-%20http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F07%2Fnorvecdeki-katliamin-sorumlusu-kim.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/twitter.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Twitter" alt="Twitter" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&amp;bkmk=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F07%2Fnorvecdeki-katliamin-sorumlusu-kim.html&amp;title=Norve%C3%A7%27deki%20Katliam%C4%B1n%20Sorumlusu%20Kim%3F%20&amp;annotation=Norve%C3%A7%20kana%20buland%C4%B1.%20Parlemento%20binas%C4%B1n%C4%B1n%20%C3%B6n%C3%BCnde%20patlayan%20bomba%20ve%20Ut%C3%B8ya%20adas%C4%B1ndaki%20i%C5%9F%C3%A7i%20partisi%20%C3%A7ocuk%20kamp%C4%B1na%20yap%C4%B1lan%20sald%C4%B1r%C4%B1%2092%20kisinin%20ya%C5%9Fam%C4%B1na%20maloldu.%20A%C5%9F%C4%B1r%C4%B1%20dinci%20ve%20fa%C5%9Fist%20Anders%20Behring%20Breivik%20sald%C4%B1r%C4%B1n%C4%B1n%20faili%20olarak%20g" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebookmark.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Bookmarks" alt="Google Bookmarks" /></a><a rel="nofollow"   href="mailto:?subject=Norve%C3%A7%27deki%20Katliam%C4%B1n%20Sorumlusu%20Kim%3F%20&amp;body=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F07%2Fnorvecdeki-katliamin-sorumlusu-kim.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/email_link.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="email" alt="email" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.friendfeed.com/share?title=Norve%C3%A7%27deki%20Katliam%C4%B1n%20Sorumlusu%20Kim%3F%20&amp;link=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F07%2Fnorvecdeki-katliamin-sorumlusu-kim.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/friendfeed.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="FriendFeed" alt="FriendFeed" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/reader/link?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F07%2Fnorvecdeki-katliamin-sorumlusu-kim.html&amp;title=Norve%C3%A7%27deki%20Katliam%C4%B1n%20Sorumlusu%20Kim%3F%20&amp;srcURL=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F07%2Fnorvecdeki-katliamin-sorumlusu-kim.html&amp;srcTitle=Prensese+Mektuplar+" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebuzz.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Buzz" alt="Google Buzz" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.tumblr.com/share?v=3&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F07%2Fnorvecdeki-katliamin-sorumlusu-kim.html&amp;t=Norve%C3%A7%27deki%20Katliam%C4%B1n%20Sorumlusu%20Kim%3F%20&amp;s=Norve%C3%A7%20kana%20buland%C4%B1.%20Parlemento%20binas%C4%B1n%C4%B1n%20%C3%B6n%C3%BCnde%20patlayan%20bomba%20ve%20Ut%C3%B8ya%20adas%C4%B1ndaki%20i%C5%9F%C3%A7i%20partisi%20%C3%A7ocuk%20kamp%C4%B1na%20yap%C4%B1lan%20sald%C4%B1r%C4%B1%2092%20kisinin%20ya%C5%9Fam%C4%B1na%20maloldu.%20A%C5%9F%C4%B1r%C4%B1%20dinci%20ve%20fa%C5%9Fist%20Anders%20Behring%20Breivik%20sald%C4%B1r%C4%B1n%C4%B1n%20faili%20olarak%20g" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/tumblr.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Tumblr" alt="Tumblr" /></a><br/><br/><img src="http://www.prensesemektuplar.com/?ak_action=api_record_view&id=4994&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.prensesemektuplar.com/2011/07/norvecdeki-katliamin-sorumlusu-kim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>10</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Atina İsyanda</title>
		<link>http://www.prensesemektuplar.com/2011/06/atina-isyanda.html</link>
		<comments>http://www.prensesemektuplar.com/2011/06/atina-isyanda.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Jun 2011 17:30:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tuna</dc:creator>
				<category><![CDATA[aktivizm]]></category>
		<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[guncel]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<category><![CDATA[15 Haziran]]></category>
		<category><![CDATA[Atina]]></category>
		<category><![CDATA[dayanışma]]></category>
		<category><![CDATA[Halk isyanı]]></category>
		<category><![CDATA[kitlesel eylem]]></category>
		<category><![CDATA[örgütlenme]]></category>
		<category><![CDATA[protesto]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal ağlar]]></category>
		<category><![CDATA[Syntagma Meydanı]]></category>
		<category><![CDATA[yunanistan]]></category>
		<category><![CDATA[Yunanistan Krizi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.prensesemektuplar.com/?p=4814</guid>
		<description><![CDATA[Sevgili Prenses, Sana yaşlı gözlerle yazıyorum. Burnumda bir sızı, genzimde yanma. Ağlamıyorum. Ağlasam sevincimden heyecanımdan ağlardım. İnsan onurunun, dayanışmasının zorbaya karşı duruşuna hislenirdim. Göz yaşlarım Atina&#8217;da Syntagma Meydanında şuursuzca atılan gaz bombalarından menkul. Memleketim polisinin güzelim biber gazı varken ben kalk Atina&#8217;da biber gazı ye. Türk polisine karşı mahcubum. Suyun öte yanı herşeyiyle bize benziyor. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili Prenses,<br />
Sana yaşlı gözlerle yazıyorum. Burnumda bir sızı, genzimde yanma. Ağlamıyorum. Ağlasam sevincimden heyecanımdan ağlardım. İnsan onurunun, dayanışmasının zorbaya karşı duruşuna hislenirdim. Göz yaşlarım Atina&#8217;da Syntagma Meydanında şuursuzca atılan gaz bombalarından menkul. Memleketim polisinin güzelim biber gazı varken ben kalk Atina&#8217;da biber gazı ye. Türk polisine karşı mahcubum. Suyun öte yanı herşeyiyle bize benziyor. Neoliberalizm markalı gaz bombaları, halkının öfkesine karşı kendini şiddetle savunan zorbaları ele veriyor. Hopa&#8217;da suyunu taşını toprağını savunurken Metin Lokumcu&#8217;yu öldüren gaz; Atina&#8217;da, Madrid&#8217;de küresel hırsızlara karşı yaşamını savunanlara atılanlarla aynı.</p>
<p>Sana Atina&#8217;dan yazıyorum prenses. Ekonomisi tamamen çökme noktasına gelen, halkının parası hortumlanan, şimdi de geleceği ve tüm varlıkları IMF, AB ve Avrupa Merkez Bankası&#8217;nın (troyka) insafına kalmış Yunanistan&#8217;dayım. İflas eden ülkenin &#8220;yardımına&#8221; koşan Troyka, devletin sahip olduğu ne var ne yoksa satacaksınız şartı koyar. Ağır kemer sıkma politikalarıyla kamu çalışanlarının maaşlarının azaltılması planlanır. Onbinlerce kişinin işten çıkartılması kağıt üstünde planlanır. Sen kemer sıkma nedir iyi bilirsin Prenses. Kodamanlar zengin olsun diye oynanan oyunlar ekonomiyi çökertince faturanın dar gelirliye nasıl çıkarıldığını da iyi bilirsin. Yunan kardeşine gönül gözünü aç da bir dinle o zaman. Bu kemer sıkma politikaları ve geleceği ipotek etme karşılığında verilen milyarca dolar paranın ise yunan bankalarını finanse etmek için kullanılması planlanıyor.</p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="480" height="390" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/QGj-3KhRlHc?version=3&amp;hl=en_US" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="480" height="390" src="http://www.youtube.com/v/QGj-3KhRlHc?version=3&amp;hl=en_US" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p>Ülkeyi 340 milyar euro  borç batağına sok. %16 olan işsizliğe ek olarak kamuda işten çıkarmaları planla. 50 milyar euro devlet malını sat. 6.5 milyar euro ek vergi getir. Çalışanların maaşlarında da indirime git. Bir krizin bütün faturası halka nasıl çıkarılır konulu dersimize hoş geldin prenses. Bu rakamlar kızgınlık ve tiksintiyle seni sokağa çıkartırmıydı acaba?</p>
<p>Yunanlıların bizden en temel farkı polis devleti ve darbeci ordu zorbalığıyla son dönemde sindirilememiş olmasında. Güçlü bir sendikal örgütlenme ve geniş katılımlı genel grevler düzenleyerek  günlük hayatı durdurabilen bir emek gücünden bahsediyorum. Hakkı için sokağa çıkmaktan korkmayan bir ülke. Bizim aman siyasete karışma diyen ana babalarımızın tersine, buradaki amcalar teyzeler kendi çocuklarından önce, çocuklarının geleceği için sokaklara çıkıyor.</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/06/atinagece.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-4829" title="atinagece" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/06/atinagece.jpg" alt="" width="365" height="244" /></a>15 Haziran&#8217;da bir genel grev yapıldı. Bu seneki üçüncü genel grev. Kamu çalışanları,hastane çalışanları, toplu taşıma çalışanları ve gazeteciler iş bıraktılar. İnsanlar bir araya gelince çok büyük bir güç ortaya çıkıyor prenses. Ama bu son grevin öncesinde çok daha ilginç bir gelişme yaşandı. Hani senin bir ara, bu internet protestolarından hiç bi cacık çıkmaz, dediğin zamanlarda yaşandı hatta. İspanya&#8217;daki işsizlik protestolarından ilham alan, herhangi bir politik eğilimi olmayan sıradan vatandaşlar &#8220;bıkkınlar&#8221; ismi altında örgütlenmeye başlar. Yaklaşık 2 hafta önce de Atina&#8217;da parlamento ve bakanlıkların orta yerindeki Syntagma Meydanı&#8217;na gelip çadırlarıyla yerleşirler. Binlerce insandan bahsediyorum prenses. Meydanda insanların sayısı her gün artmış. Ayrıca akşam işinden çıkan binlerce insan haftalardır meydana akın ediyor. Hemen bir iş bölümü başlamış. Herkese açık gruplarda, temizlik, güvenlik, yemek, iletişim, kürsü, müzik gibi bir çok alt grup oluşmuş.</p>
<p>Parlamentonun önünde, meclise inat her gün doğrudan demokrasi şiarıyla binlerce kişinin bir araya geldiği halk meclisi toplantıları yapılıyor. Günden güne yöntemlerini geliştirmişler. İsteyen herkes mikrofonu alıp konuşuyor. Ama sadece konuşmuyorlar. Aktif bir biçimde karar da alıyorlar. Deneyimlerini paylaşıyorlar. Ve birbirileriyle tanışıyorlar. Hiçbiri aynı fikirde değil. Sağcısından dincisinden solcusuna farklılıklarını konuşmak yerine birlikte ne yaparızı konuşuyorlar. Sonra bu günlük toplantıların notlarını internette herkese açık şekilde yayınlıyorlar. İşte 15 Haziran genel grev çağrısını yapan da bu halk meclisi. Demiş ki gelin arkadaşlar dört bir yandan bu parlamentoyu bloke edelim.</p>
<p>Seni bilirim, bir şüpheci  prensessin. Kim var bu halk meclisinin arkasında diyeceksin. Anlaşılan herhangi bir örgütün ne öncülüğü ne de liderliği var. Tam tersine gelişmelerden dolayı sol örgütler de oldukça şaşkın. Bundan 2500 yıl önce yunanlılar Atina&#8217;da ilk doğrudan demokrasi deneyimini gerçekleştirmişti. Yunan halkinın bilincinde ve genlerinde aynı kendi kendini yönetme isteği devam ediyor anlaşılan.</p>
<div id="attachment_4830" class="wp-caption alignleft" style="width: 360px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/06/CNBC_greek_protest_21.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4831" title="CNBC_greek_protest_2" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/06/CNBC_greek_protest_21-300x200.jpg" alt="" width="350" height="233" /></a><p class="wp-caption-text">&quot;En büyük şiddet, yoksulluktur!&quot; </p></div>
<p>Bu hareketin kendi dinamikleriyle geliştiğini gören anarşistler, daha önce kendi varlıklarının bu tür birliktelikleri zayıflatan tartışmalara yol açtığını bildiklerinden, hareketi destekleseler de birazcık kıyısında duruyorlar. Halk meclisi her türlü şiddet içeren yöntemi dışlıyor. Devlet ve Medya güçlerinin her türlü şiddeti hareketin meşruiyetini ortadan kaldırmak için kullanacağının herkes farkında. Yine de küçük ölçekli genç anarşist grupların çıkardığı birkaç olay yunan ve dünya medyasında abartılarak sunuluyor. Bu 20-30 kişiyi bahane eden polis en az 50bin kişinin üzerine ölçüsüz biçimde biber gazı bombaları atmaktan çekinmiyor. O kadar çok gaz bombası attılar ki,  gösterilerin ertesi gününde bile meydanda dolaşırken biber gazından  etkilenmemek mümkün değil. Öte yandan yunan polisinin taktikleri de senin bildiğin cinsten.</p>
<p>Eylem sırasında alanda, polis kimliği sonradan ayyuka çıkan ajan provakatörlerin sağı solu yakıp yıktığı da gelen haberler arasında. Sopaları servis edenlerin de polisler olduğu şüphesi var fotoğraflara bakınca.</p>
<p>Sağduyu ağır bassa da zaman imajlar zamanı. Mısır&#8217;da Tahrir Meydanındaki kitlesel direnişi yere göğe sığdıramayan batı medyası piyasaların ipoteği ve sansürü altında, Syntagma Meydanında doğan direniş ruhunu görmezden geliyor. Gören ve dili dönen herkesin konuşması ve anlatması boynumuzun borcu diyorum. Zira Atina&#8217;da kendi hakları için ayağa kalkan, konuşan, karar veren, örgütlenen ve birlikte hareket edebilen bir kitle var. Ve bu kitle, ne eyledikleri kadar nasıl eylediklerine, her çığlığı ve her sözü hareketin diline dahil etmeye çok önem veriyor. Çok da kararlı gözüküyorlar. Hükümeti istifa ettirdiler eylemin arkasından, Yunanistan&#8217;da devrim olur mu bilemem ama halkın bıçak kemiğe dayandıktan sonra uyanmaya başladığı kesin. Darısı bizim başımıza.</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/06/nightasssembly.jpg"><img class="alignright" title="nightasssembly" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/06/nightasssembly.jpg" alt="" width="377" height="251" /></a>Gece çekirdek çitlemeyi bilen yegane avrupa milletine mensup yunan kardeşlerimizin binlercesiyle eylem alanında sohbet halindeyken bir de ay tutulunca aha dedim vallahi devrim oluyor. Bu insanların toplu olarak bir araya geldikleri ortamlarda bambaşka bir enerji toparlanıyor sanki. Herkes bin senelik ahbapmışcasına samimi.  Geyiğin dibine vururken ben de yunanlı arkadaşlara  ergenekon meselesini anlattım. Sonra kelimenin kökenine girdim ki baktım  kimse takip edemiyor, zaten benim de kafam karışmıştı dağ mı deliniyo demir mi dövülüyo falan diye. Zaten  ay da tutuluyor. Komuşum ergenekona deyip gecenin keyfini çıkardım. Biber gazından yanan gözlerle hala halay çekebiliyorlarsa bunlar da bizden dedim içimden.</p>
<p>Son bir not eklemeden geçmek de haksızlık olacak. Yunanistan halk direnişi, İspanya&#8217;daki toplumsal hareketlilik ve eylemlerle de oldukça paralellik gösteriyor. Gelgelelim, neoliberalizmin küresel çıkmazının ve kriz döngüsünün, dünya krizlerini tüm komforuyla kendi koltuğuna yaslanıp tüm ayrıcalıklarına sıkı sıkı sarılarak izleyen ve hatta bundan beslenen  Avrupa  orta sınıfına dokunması ayrıca  ironik. Ne diyoruz o zaman. Hayden Marksist Analistler, görev başına!.. annatın bakem noluyo&#8230;.Orta sınıfı silkelemeden devrim olmuyor galiba. Meraklanma millliyetçi yurdum ortası.Bu yanna bakarken dudağının kenarındaki yunan düşmanı gülümsemeyi farketmiyorum sanma. Kriz sırası sana da gelir.</p>
Paylaş:<a rel="nofollow"   href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fatina-isyanda.html&amp;title=Atina%20%C4%B0syanda&amp;bodytext=Sevgili%20Prenses%2C%0D%0ASana%20ya%C5%9Fl%C4%B1%20g%C3%B6zlerle%20yaz%C4%B1yorum.%20Burnumda%20bir%20s%C4%B1z%C4%B1%2C%20genzimde%20yanma.%20A%C4%9Flam%C4%B1yorum.%20A%C4%9Flasam%20sevincimden%20heyecan%C4%B1mdan%20a%C4%9Flard%C4%B1m.%20%C4%B0nsan%20onurunun%2C%20dayan%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1n%C4%B1n%20zorbaya%20kar%C5%9F%C4%B1%20duru%C5%9Funa%20hislenirdim.%20G%C3%B6z%20ya%C5%9Flar%C4%B1m%20Atina%27d" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/digg.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Digg" alt="Digg" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fatina-isyanda.html&amp;title=Atina%20%C4%B0syanda" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/stumbleupon.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="StumbleUpon" alt="StumbleUpon" /></a><a rel="nofollow"   href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fatina-isyanda.html&amp;title=Atina%20%C4%B0syanda&amp;notes=Sevgili%20Prenses%2C%0D%0ASana%20ya%C5%9Fl%C4%B1%20g%C3%B6zlerle%20yaz%C4%B1yorum.%20Burnumda%20bir%20s%C4%B1z%C4%B1%2C%20genzimde%20yanma.%20A%C4%9Flam%C4%B1yorum.%20A%C4%9Flasam%20sevincimden%20heyecan%C4%B1mdan%20a%C4%9Flard%C4%B1m.%20%C4%B0nsan%20onurunun%2C%20dayan%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1n%C4%B1n%20zorbaya%20kar%C5%9F%C4%B1%20duru%C5%9Funa%20hislenirdim.%20G%C3%B6z%20ya%C5%9Flar%C4%B1m%20Atina%27d" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/delicious.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="del.icio.us" alt="del.icio.us" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.facebook.com/share.php?u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fatina-isyanda.html&amp;t=Atina%20%C4%B0syanda" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/facebook.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Facebook" alt="Facebook" /></a><a rel="nofollow"   href="http://twitter.com/home?status=Atina%20%C4%B0syanda%20-%20http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fatina-isyanda.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/twitter.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Twitter" alt="Twitter" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&amp;bkmk=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fatina-isyanda.html&amp;title=Atina%20%C4%B0syanda&amp;annotation=Sevgili%20Prenses%2C%0D%0ASana%20ya%C5%9Fl%C4%B1%20g%C3%B6zlerle%20yaz%C4%B1yorum.%20Burnumda%20bir%20s%C4%B1z%C4%B1%2C%20genzimde%20yanma.%20A%C4%9Flam%C4%B1yorum.%20A%C4%9Flasam%20sevincimden%20heyecan%C4%B1mdan%20a%C4%9Flard%C4%B1m.%20%C4%B0nsan%20onurunun%2C%20dayan%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1n%C4%B1n%20zorbaya%20kar%C5%9F%C4%B1%20duru%C5%9Funa%20hislenirdim.%20G%C3%B6z%20ya%C5%9Flar%C4%B1m%20Atina%27d" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebookmark.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Bookmarks" alt="Google Bookmarks" /></a><a rel="nofollow"   href="mailto:?subject=Atina%20%C4%B0syanda&amp;body=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fatina-isyanda.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/email_link.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="email" alt="email" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.friendfeed.com/share?title=Atina%20%C4%B0syanda&amp;link=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fatina-isyanda.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/friendfeed.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="FriendFeed" alt="FriendFeed" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/reader/link?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fatina-isyanda.html&amp;title=Atina%20%C4%B0syanda&amp;srcURL=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fatina-isyanda.html&amp;srcTitle=Prensese+Mektuplar+" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebuzz.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Buzz" alt="Google Buzz" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.tumblr.com/share?v=3&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F06%2Fatina-isyanda.html&amp;t=Atina%20%C4%B0syanda&amp;s=Sevgili%20Prenses%2C%0D%0ASana%20ya%C5%9Fl%C4%B1%20g%C3%B6zlerle%20yaz%C4%B1yorum.%20Burnumda%20bir%20s%C4%B1z%C4%B1%2C%20genzimde%20yanma.%20A%C4%9Flam%C4%B1yorum.%20A%C4%9Flasam%20sevincimden%20heyecan%C4%B1mdan%20a%C4%9Flard%C4%B1m.%20%C4%B0nsan%20onurunun%2C%20dayan%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1n%C4%B1n%20zorbaya%20kar%C5%9F%C4%B1%20duru%C5%9Funa%20hislenirdim.%20G%C3%B6z%20ya%C5%9Flar%C4%B1m%20Atina%27d" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/tumblr.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Tumblr" alt="Tumblr" /></a><br/><br/><img src="http://www.prensesemektuplar.com/?ak_action=api_record_view&id=4814&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.prensesemektuplar.com/2011/06/atina-isyanda.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>#internetime dokunma!</title>
		<link>http://www.prensesemektuplar.com/2011/05/internetime-dokunma.html</link>
		<comments>http://www.prensesemektuplar.com/2011/05/internetime-dokunma.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 May 2011 11:53:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Caglar</dc:creator>
				<category><![CDATA[aktivizm]]></category>
		<category><![CDATA[guncel]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[sokak]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[Vitrindeki Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[5651]]></category>
		<category><![CDATA[internetime dokunma]]></category>
		<category><![CDATA[Sansür]]></category>
		<category><![CDATA[yasak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.prensesemektuplar.com/?p=4509</guid>
		<description><![CDATA[Prenses, 15 Mayıs 2011 Pazar günü Türkiye’nin bir çok yerinde İnternetime Dokunma kampanyası altında eş zamanlı olarak eylemler gerçekleştirildi. Biz de prenses ekibi olarak oradaydık elbette, sadece blog-zine yazarları olarak değil, çoluk çocuk, 7&#8242;den 70&#8242;e herkes oradaydı. 40bin kişi vardı Taksim’de! Esnafın söylediğine göre bu seneki 1 Mayıs’tan sonra İstiklal Caddesinin gördüğü en kalabalık eylemmiş. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Prenses, 15 Mayıs 2011 Pazar günü Türkiye’nin bir çok yerinde İnternetime Dokunma kampanyası altında eş zamanlı olarak eylemler gerçekleştirildi.<br />
Biz de prenses ekibi olarak oradaydık elbette, sadece blog-zine yazarları olarak değil, çoluk çocuk, 7&#8242;den 70&#8242;e herkes oradaydı. 40bin kişi vardı Taksim’de! Esnafın söylediğine göre bu seneki 1 Mayıs’tan sonra İstiklal Caddesinin gördüğü en kalabalık eylemmiş. Ben de hem aşağıdaki muhteşem videoyu paylaşmak, hem de çektiğim birkaç fotoğrafla tanıklığımızı anlatmak istedim.</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/05/7.jpg"><img class="alignnone size-large wp-image-4510" title="7" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/05/7-1024x764.jpg" alt="" width="640" height="476" /></a></p>
<p>Birbirleriyle alakası olmayan binlerce insan, farklı organizasyon, aynı odaya koysan birbirini kesebilecek kadar sevişmeyen insanlar bu sansürcü zihniyete dur demek için biraraya geldi.  Ne kavga çıktı, ne de gürültü&#8230; Diyemeyeceğim zira fazlaca gürültü vardı.</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/05/1.png"><img class="alignnone size-large wp-image-4512" title="1" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/05/1-1024x676.png" alt="" width="641" height="457" /></a></p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/05/21.jpg"><img class="alignnone size-large wp-image-4516" title="2" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/05/21-1024x764.jpg" alt="" width="640" height="476" /></a></p>
<p>Gündemdeki mevzular üzerinden göndermeler olan pankartlar vardı.</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/05/6.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-4517" title="6" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/05/6.jpg" alt="" width="612" height="612" /></a></p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/05/12.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-4518" title="12" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/05/12.jpg" alt="" width="612" height="612" /></a></p>
<p>İlginç bir şekilde (ne kadar ilginç olduğu tartışılır tabii) eylem medyada çok az yer buldu. Özellikle televizyonlarda neredeyse hiç gösterilmedi. Kimi haber sitelerinde de 200 kişinin toplandığı yazıldı. Dünyanın neresinde 40bin kişi herhangi birşey için toplansa haber olacakken bizim memleketimizde bu olamadı. Medya neredeyse konuya gözünü kapatmış durumda.</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/05/4.jpg"><img class="alignnone size-large wp-image-4520" title="4" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/05/4-1024x712.jpg" alt="" width="600" height="417" /></a></p>
<p>ve işte 200 kişi ve 200 pankart! (son fotoğraf benim değil, ama yürüyüşün simge fotoğrafların birisi oldu.)</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/05/112.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-4528" title="11" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/05/112.jpg" alt="" width="505" height="675" /></a></p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/05/f4886935f3f231261aacaaf60d92bcd3860984a61.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-4530" title="f4886935f3f231261aacaaf60d92bcd3860984a6" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/05/f4886935f3f231261aacaaf60d92bcd3860984a61.jpg" alt="" width="507" height="494" /></a></p>
<p>Ve de o güzel video. Bu yürüyüş şimdiye kadar Türkiye&#8217;de (belki dünyada da) internet için yapılmış en büyük eylemdi. Umarız 22 Ağustos&#8217;ta bu yasa yürürlüğüe girmez ve de halihazırda yasaklı olan 60bin sitenin üzerindeki yasak da kalkar.</p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="400" height="225" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=23775505&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=0&amp;show_byline=0&amp;show_portrait=0&amp;color=&amp;fullscreen=1&amp;autoplay=0&amp;loop=0" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="400" height="225" src="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=23775505&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=0&amp;show_byline=0&amp;show_portrait=0&amp;color=&amp;fullscreen=1&amp;autoplay=0&amp;loop=0" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
Paylaş:<a rel="nofollow"   href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F05%2Finternetime-dokunma.html&amp;title=%23internetime%20dokunma%21&amp;bodytext=Prenses%2C%2015%20May%C4%B1s%202011%20Pazar%20g%C3%BCn%C3%BC%20T%C3%BCrkiye%E2%80%99nin%20bir%20%C3%A7ok%20yerinde%20%C4%B0nternetime%20Dokunma%20kampanyas%C4%B1%20alt%C4%B1nda%20e%C5%9F%20zamanl%C4%B1%20olarak%20eylemler%20ger%C3%A7ekle%C5%9Ftirildi.%0D%0ABiz%20de%20prenses%20ekibi%20olarak%20oradayd%C4%B1k%20elbette%2C%20sadece%20blog-zine%20yazarlar%C4%B1%20olarak%20de%C4%9Fil" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/digg.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Digg" alt="Digg" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F05%2Finternetime-dokunma.html&amp;title=%23internetime%20dokunma%21" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/stumbleupon.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="StumbleUpon" alt="StumbleUpon" /></a><a rel="nofollow"   href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F05%2Finternetime-dokunma.html&amp;title=%23internetime%20dokunma%21&amp;notes=Prenses%2C%2015%20May%C4%B1s%202011%20Pazar%20g%C3%BCn%C3%BC%20T%C3%BCrkiye%E2%80%99nin%20bir%20%C3%A7ok%20yerinde%20%C4%B0nternetime%20Dokunma%20kampanyas%C4%B1%20alt%C4%B1nda%20e%C5%9F%20zamanl%C4%B1%20olarak%20eylemler%20ger%C3%A7ekle%C5%9Ftirildi.%0D%0ABiz%20de%20prenses%20ekibi%20olarak%20oradayd%C4%B1k%20elbette%2C%20sadece%20blog-zine%20yazarlar%C4%B1%20olarak%20de%C4%9Fil" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/delicious.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="del.icio.us" alt="del.icio.us" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.facebook.com/share.php?u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F05%2Finternetime-dokunma.html&amp;t=%23internetime%20dokunma%21" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/facebook.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Facebook" alt="Facebook" /></a><a rel="nofollow"   href="http://twitter.com/home?status=%23internetime%20dokunma%21%20-%20http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F05%2Finternetime-dokunma.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/twitter.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Twitter" alt="Twitter" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&amp;bkmk=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F05%2Finternetime-dokunma.html&amp;title=%23internetime%20dokunma%21&amp;annotation=Prenses%2C%2015%20May%C4%B1s%202011%20Pazar%20g%C3%BCn%C3%BC%20T%C3%BCrkiye%E2%80%99nin%20bir%20%C3%A7ok%20yerinde%20%C4%B0nternetime%20Dokunma%20kampanyas%C4%B1%20alt%C4%B1nda%20e%C5%9F%20zamanl%C4%B1%20olarak%20eylemler%20ger%C3%A7ekle%C5%9Ftirildi.%0D%0ABiz%20de%20prenses%20ekibi%20olarak%20oradayd%C4%B1k%20elbette%2C%20sadece%20blog-zine%20yazarlar%C4%B1%20olarak%20de%C4%9Fil" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebookmark.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Bookmarks" alt="Google Bookmarks" /></a><a rel="nofollow"   href="mailto:?subject=%23internetime%20dokunma%21&amp;body=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F05%2Finternetime-dokunma.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/email_link.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="email" alt="email" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.friendfeed.com/share?title=%23internetime%20dokunma%21&amp;link=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F05%2Finternetime-dokunma.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/friendfeed.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="FriendFeed" alt="FriendFeed" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/reader/link?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F05%2Finternetime-dokunma.html&amp;title=%23internetime%20dokunma%21&amp;srcURL=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F05%2Finternetime-dokunma.html&amp;srcTitle=Prensese+Mektuplar+" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebuzz.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Buzz" alt="Google Buzz" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.tumblr.com/share?v=3&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F05%2Finternetime-dokunma.html&amp;t=%23internetime%20dokunma%21&amp;s=Prenses%2C%2015%20May%C4%B1s%202011%20Pazar%20g%C3%BCn%C3%BC%20T%C3%BCrkiye%E2%80%99nin%20bir%20%C3%A7ok%20yerinde%20%C4%B0nternetime%20Dokunma%20kampanyas%C4%B1%20alt%C4%B1nda%20e%C5%9F%20zamanl%C4%B1%20olarak%20eylemler%20ger%C3%A7ekle%C5%9Ftirildi.%0D%0ABiz%20de%20prenses%20ekibi%20olarak%20oradayd%C4%B1k%20elbette%2C%20sadece%20blog-zine%20yazarlar%C4%B1%20olarak%20de%C4%9Fil" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/tumblr.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Tumblr" alt="Tumblr" /></a><br/><br/><img src="http://www.prensesemektuplar.com/?ak_action=api_record_view&id=4509&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.prensesemektuplar.com/2011/05/internetime-dokunma.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>bir VARmış, bir YOKmuş</title>
		<link>http://www.prensesemektuplar.com/2011/04/bir-varmis-bir-yokmus.html</link>
		<comments>http://www.prensesemektuplar.com/2011/04/bir-varmis-bir-yokmus.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 23 Apr 2011 07:00:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Elif</dc:creator>
				<category><![CDATA[guncel]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<category><![CDATA[prensesin ulkesi]]></category>
		<category><![CDATA[askeri mudahale]]></category>
		<category><![CDATA[belcika]]></category>
		<category><![CDATA[FN Harstel]]></category>
		<category><![CDATA[Kaddafi]]></category>
		<category><![CDATA[Libya]]></category>
		<category><![CDATA[nato]]></category>
		<category><![CDATA[savas ve insan]]></category>
		<category><![CDATA[silah ticareti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.prensesemektuplar.com/?p=3969</guid>
		<description><![CDATA[Brüksel&#8217;deki eski mahallemden komşum, tanıdığım, bildiğim, güler yüzlü, 27-28 yaşlarında Libya&#8217;lı bir gençti Omar. Ailesini Libya&#8217;da bırakıp Belçika&#8217;ya 15 yıl önce siyasi mülteci olarak kaçmasının sebebi ailecek Kaddafi karşıtı direniş içinde olmaları ve abisinin Kaddafi&#8217;nin fedaileri tarafından öldürülmesiydi. Son 5 yıldır, mülteci haklarının sınırlı olması sebebiylen Libya&#8217;ya gidip ailesini göremeyen Omar, Şubat ayı başında -Libya&#8217;daki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/human-bones-stop-the-war.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-4021" title="human-bones-stop-the-war" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/human-bones-stop-the-war.jpg" alt="" width="444" height="325" /></a>Brüksel&#8217;deki eski mahallemden komşum, tanıdığım, bildiğim, güler yüzlü, 27-28 yaşlarında Libya&#8217;lı bir gençti Omar. Ailesini Libya&#8217;da bırakıp Belçika&#8217;ya 15 yıl önce siyasi mülteci olarak kaçmasının sebebi ailecek Kaddafi karşıtı direniş içinde olmaları ve abisinin Kaddafi&#8217;nin fedaileri tarafından öldürülmesiydi. Son 5 yıldır, mülteci haklarının sınırlı olması sebebiylen Libya&#8217;ya gidip ailesini göremeyen Omar, Şubat ayı başında -Libya&#8217;daki kıyamet kopmadan önce- ailesini ziyaret etme hakkı kazanıp Brüksel&#8217;deki eşine dostuna &#8220;ben evlenmeye gidiyorum&#8221; bahanesini uydurarak, iki ay içinde geri geleceğini söyler ve Libya&#8217;ya gider. Bundan üç hafta önce de 4 diğer Libya&#8217;lıyla (bir tanesi erkek kardeşi) birlikte bir taksi içinde Tunus sınırından Libya&#8217;yı terk etmek isterken, sınır kapısından 3-5 metre önce Kaddafi&#8217;nin fedaileri tarafından durdurulan taksi içinden indirilir, üstü arandığında -şu anda NATO dahilinde Libya&#8217;yı bombalamakta olan ülkelerden biri olan- Belçika pasaportu bulunur ve iki saniye içinde kafasına sıkılan kurşunla aramızdan ayrılır.</p>
<p>Off mektuba ani aksiyonla girdim Prenses, dur başa alalım hemen:</p>
<!-- Begin MP3 Player for Wordpress Version "1.2.4"-->
<div align="left" id="playerMini1">
  <object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab" width="73" height="30">
    <param name="wmode" value="transparent">
    <param name="movie" value="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/mp3-player-plugin-for-wordpress/player_options/playerMini.swf" />
<param name="FlashVars" value="autoPlay=no&amp;soundPath=http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/reversetape.mp3?var1=mp3/no&amp;overColor=#1FBF26&amp;playerSkin=3"/>
<!--[if !IE]> <-->
<script type="text/javascript" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/mp3-player-plugin-for-wordpress/swfobject.js"></script>
		
<div id="flashPlayerplayerMini1">
<img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/mp3-player-plugin-for-wordpress/img/noflash.gif" alt="Flash required " />
</div>

<script type="text/javascript">
   var so = new SWFObject("http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/mp3-player-plugin-for-wordpress/player_options/playerMini.swf", "mymovie", "73", "30", "7", "#FFFFFF");  
   so.addParam("wmode", "transparent")
   so.addVariable("autoPlay","no")
   so.addVariable("overColor","#1FBF26")
   so.addVariable("playerSkin","3")
   so.addVariable("soundPath","http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/reversetape.mp3?var1=mp3/no")
   so.write("flashPlayerplayerMini1");
</script>    
<!--> <![endif]-->
</object></div>

<!-- End MP3 Player for Wordpress Version "1.2.4"-->
<p>Bir varmış bir yokmuş&#8230; Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde uçsuz bucaksız Brüksel&#8217;de Omar adında bir genç yaşarmış Prenses. Ben Omar&#8217;i ortak bir arkadaşımızın 4 yaşındaki kızı Zaule sayesinde tanıdım. Bu ortak arkadaşımızın çalıştığı günlerde bazen ben göz kulak olurdum Zaule&#8217;ye, bazen de Omar. Bilmiyordum, Zaule anlattı kendisiyle geçirdiğimiz günlerden birinde mahallede turlarken. Tutturdu illa da Omar&#8217;a uğrayalım, harika birisi diye. Kendisiyle öyle tanıştım, hikayesini hiç bir zaman anlatmadı. Arkadaşları ve komşuları olarak gerçek hikayeyi öğrenmemizin gerekçesi öldürülmüş olmasıydı. Ve maalesef kendi ağzından dinleyemedik&#8230;</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/le-Soir-24022011.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4019" title="le-Soir-24022011" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/le-Soir-24022011-193x300.jpg" alt="" width="193" height="300" /></a>Bundan 15 sene evvel abisinin Kaddafi&#8217;nin özel askerleri tarafından, rejim karşıtı olduğu gerekçesiyle öldürülmesinden sonra Belçika&#8217;ya politik ilticada bulunan Omar&#8217;in muhtemelen kendisine doğrultulan silahın ve kafasına sıkılan merminin Belçika&#8217;lı büyük silah üreticisi FN&#8217;e ait olduğundan haberi yoktu. Efendim, bu Belçika acayip bir memleket. Yıllardır bir türlü merkezi bir hükümet kurulamaması sebebiylen medya ve sivil organlarda görece bir şeffaflık ve demokrasi gözlenebiliyor. Şöyle ki Fransız kantonunun en büyük gazetesi<em> Le Soir</em>, yine Fransız kantonuna ait FN Harstel şirketinin Kaddafi sülalesini yıllardır silahladığı skandalını baş sayfadan verebiliyor.</p>
<p>Amerika liderliğinde her zamanki &#8220;demokrasi getirme&#8221; ağzıyla Libya&#8217;ya dalan NATO ve yine aynı ağızla daha şefkatli görünen Avrupa Birliği ülkelerinin bir yandan NATO dahilinde top, tüfek sivil savaşa dahil olması, diğer yandan da insani yardım götürmesi riyakarlığının arkasında esasında otoriteryen bir manyağı yıllardır silahlama hikayesi var anlayacağın Prenses.<em> Le Soir</em> gazetesinin 2009&#8242;dan beri peşini bırakmadığı ve derin araştırmalarla bulup  <a href="http://archives.lesoir.be/fn-libye-les-licences-annulees_t-20110412-01CKVP.html">anında paylaştığı gerçekler</a> şöyle: dünyanın bir numaralı &#8220;hafif&#8221; silah üreticisi FN Harstel firması 2008 yılı Temmuz ayında Kaddafi&#8217;nin 32&#8242;nci askeri taburuna 400 adet F2000 saldırı tüfeği, 367 adet tabanca ile P90 makineli tüfeği, 22,000 adetten fazla top mermisi ve 1,134 adet havantopu cephaneliği göndermiş. Tabi ki babasının hayrına değil, 5.3 milyon Euro&#8217;luk bir kontrat karşılığında. Bu kadarıyla bitse yine bir derece dersin Prenses, aradan 3 yıl geçmiş, hadi bir hataydı filan diyebilirsin. Amma ve lakin 2009 Haziran&#8217;ında Belçika&#8217;daki bölgesel seçim sonuçlarının belli olmasının hemen ertesi günü Fransız kantonunun başkan yardımcısı olarak bir kez daha seçilen Rudy Demotte, kolları sıvayıp FN şirketinin Kaddafi&#8217;ye silah ihraç etmesi iznini veren 5 yeni lisans çıkarttırır. Bu 5 yeni lisans, Belçika&#8217;nın Fransız kantonuna üzerinden kanlar damlayan 11,516 milyon Euro&#8217;luk bir kontrat şeklinde geri dönecektir. Şimdi dedim ya Prenses, bu ülkede bir türlü merkezi hükümet kuramıyorlar diye, işte bunun nedeni Valon (Fransız kantonu) tarafıyla Flemenk (Flaman kantonu) tarafı arasında yıllardır bitmek bilmeyen bir sidik yarışı olması. Istanbul kadar memleketi paylaşamıyorlar anlayacağın. Tabi yüzeyde bu sidik yarışı dil, kültür, tarih vesaire sebebiylen görünse de esasında yine para. Yani Rudy Demotte amca seçim sonuçlarının açıklanmasının ertesi günü FN firması için bu silah satış lisanslarını çıkarttırdığında muhtemelen ayna karşısına geçip &#8220;Güç bende artıııkkk!&#8221; diye zafer nağaralari attı.</p>
<p>Ne diyorduk, Omar&#8217;cık&#8230;. Olan Omar ve onun gibi özgürce ve barış içinde yaşamak isteyenlere oldu. Başta anlattığım Omar hikayesine şimdi tekrar bakalım hadi Prenses. Bu sefer dikkatimizi Omar&#8217;a değil de Belçika&#8217;ya verelim.</p>
<p>1996 yılında can havliyle Kaddafi&#8217;den kaçan Libya&#8217;lı Omar&#8217;a politik iltica izni vermiş olan Belçika devleti, yıllardır aslında bir ülkenin başından inmeyen bu manyak Gestapo&#8217;ya silah ve cephanelik satmaktadır. 2011 yılı Şubat ayında, bölgedeki diğer Arap ülkelerinde olduğu gibi Libya&#8217;da da halk ayaklanıp, otoriteryen bu rejimi devirmek isteyince Omar haberi alır ve ne pahasına olursa olsun ailesi ve sevdikleriyle birlikte olmak için, bir cebinde Belçika pasaportu, diğer cebinde Libya kimliğiyle geri döner. Bir buçuk ay kadar direniş sürer. Libya ordusu askerleri saf değiştirip halkın yanına kaymaya başlar. Kaddafi her türlü yolu kullanarak direnişe katılan halkı katletmeye devam eder. Içinde Belçika&#8217;nın da olduğu NATO dahili bir sürü devlet, son model askeri araç gereçleriyle &#8220;demokrasi&#8221; getirmek için bu katliamı desteklercesine ülkeye dalar. Artık savaşın tarafları değiştiğinden ve direnişçilerin kime direneceğine karar verememesinden dolayı az hasarlı zafer umutları azalır. Omar da cebinde taşıdığı Belçika pasaportunun dakika itibariyle kendine karşı kullanılacağını anlar ve yine can havliyle yanındaki 4 kisiyle birlikte ülkeden çıkmak ister. Çıkar ayak Kaddafi&#8217;ni fedaileri tarafından üstü aranır ve Belçika pasaportu bulunduğu anda, Belçika mahsulü bir silah ile Libya&#8217;lı biri tarafından öldürülür.</p>
<p>&#8220;Bir yerlerde bir yanlışlık var amaaa&#8230;&#8221; dediğini duyar gibiyim Prenses. Bu yanlışlık maalesef yüzyıllardır devam ediyor. Kanla <a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/peace_717335.jpg"><img class="size-medium wp-image-4046 alignright" title="peace_717335" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/peace_717335-300x292.jpg" alt="" width="265" height="257" /></a>beslenen diktatörler, para ve petrol uğruna çıkan savaşlar, sebepsiz ölen canlılar&#8230; Omar&#8217;in öldüğünü duyunca kafamdan kaynar sular döküldü ve birden kendimi Omar&#8217;in eski evinde yaklaşık 15 kişilik bir eş, dost, komşu ortamında &#8220;ne yapmak lazım?&#8221; diye yüzüme bakan üzgün, şaşkın, korkmuş gözlerin karşısında buldum. Önce dedik ki hemen mobilize olalım, ses çıkartalım, Belçika Savunma Bakanlığı önünde yüzlerce kisiyle Omar&#8217;in yasını tutalım, savaşın anlamsızlığını gösterelim. Sonra fark ettik ki durum göründüğünden karışık; zira Omar&#8217;ın tüm ailesi hala Libya&#8217;da ve hala can pahasıyla yaşamını sürdürmeye çalışmakta. Bizim burada Omar&#8217;in adı, soyadı ve fotoğrafıyla sokağa çıkmamız, öteki tarafta daha büyük acılara sebep verebilir. Bu üzüntüyü, kızgınlığı sokakta bağıramamak benim içime çok fena oturdu Prenses. Aklıma iki buçuk sene önce <a href="http://bianet.org/bianet/toplum/111489-gozumuz-polisin-ve-devletin-ustunde">Yunanistan&#8217;da polis tarafından öldürülen 16 yasındaki genç, Alexis</a> geldi. Bu çocuğun öldürülmesinden sonra milyonlarca kişi tüm dünyada sokağa taşındı, sanki bir devrim havası esti. Ee şimdi her gün Omar gibi bir sürü genç, şiddete ve bastırılmaya direndiği gerekçesiyle öldürülmekte ve biz acımızı, korkumuzu, hüznümüzü istediğimiz gibi bağıramıyoruz çünkü hayatlar pamuk ipliğine bağlı az biraz uzağımızda.</p>
<p>Senle savaşın bu en insani, en saf halini kendime dokunduğunca paylaşmak istedim. Eminim ki Omar bu şekilde öldürülen ne tek kisi, ne de son. Eğer sen de buna benzer savaşın insani tanıklık hikayelerini biliyorsan, lütfen benle paylaş. Moral bozucu olsa da bu saçmalıklar yüzünden kokunc şekillerde öldürülenlerin ruhlarının ancak hikayeleri duyuldukça huzura kavuşacağına inanıyorum.</p>
<p>Iyi yolculuklar Omar!  عمر رحلة سعيدة !</p>
Paylaş:<a rel="nofollow"   href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fbir-varmis-bir-yokmus.html&amp;title=bir%20VARm%C4%B1%C5%9F%2C%20bir%20YOKmu%C5%9F&amp;bodytext=Br%C3%BCksel%27deki%20eski%20mahallemden%20kom%C5%9Fum%2C%20tan%C4%B1d%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%2C%20bildi%C4%9Fim%2C%20g%C3%BCler%20y%C3%BCzl%C3%BC%2C%2027-28%20ya%C5%9Flar%C4%B1nda%20Libya%27l%C4%B1%20bir%20gen%C3%A7ti%20Omar.%20Ailesini%20Libya%27da%20b%C4%B1rak%C4%B1p%20Bel%C3%A7ika%27ya%2015%20y%C4%B1l%20%C3%B6nce%20siyasi%20m%C3%BClteci%20olarak%20ka%C3%A7mas%C4%B1n%C4%B1n%20sebebi%20ailecek%20Kaddafi%20kar%C5%9F%C4%B1" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/digg.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Digg" alt="Digg" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fbir-varmis-bir-yokmus.html&amp;title=bir%20VARm%C4%B1%C5%9F%2C%20bir%20YOKmu%C5%9F" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/stumbleupon.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="StumbleUpon" alt="StumbleUpon" /></a><a rel="nofollow"   href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fbir-varmis-bir-yokmus.html&amp;title=bir%20VARm%C4%B1%C5%9F%2C%20bir%20YOKmu%C5%9F&amp;notes=Br%C3%BCksel%27deki%20eski%20mahallemden%20kom%C5%9Fum%2C%20tan%C4%B1d%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%2C%20bildi%C4%9Fim%2C%20g%C3%BCler%20y%C3%BCzl%C3%BC%2C%2027-28%20ya%C5%9Flar%C4%B1nda%20Libya%27l%C4%B1%20bir%20gen%C3%A7ti%20Omar.%20Ailesini%20Libya%27da%20b%C4%B1rak%C4%B1p%20Bel%C3%A7ika%27ya%2015%20y%C4%B1l%20%C3%B6nce%20siyasi%20m%C3%BClteci%20olarak%20ka%C3%A7mas%C4%B1n%C4%B1n%20sebebi%20ailecek%20Kaddafi%20kar%C5%9F%C4%B1" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/delicious.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="del.icio.us" alt="del.icio.us" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.facebook.com/share.php?u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fbir-varmis-bir-yokmus.html&amp;t=bir%20VARm%C4%B1%C5%9F%2C%20bir%20YOKmu%C5%9F" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/facebook.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Facebook" alt="Facebook" /></a><a rel="nofollow"   href="http://twitter.com/home?status=bir%20VARm%C4%B1%C5%9F%2C%20bir%20YOKmu%C5%9F%20-%20http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fbir-varmis-bir-yokmus.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/twitter.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Twitter" alt="Twitter" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&amp;bkmk=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fbir-varmis-bir-yokmus.html&amp;title=bir%20VARm%C4%B1%C5%9F%2C%20bir%20YOKmu%C5%9F&amp;annotation=Br%C3%BCksel%27deki%20eski%20mahallemden%20kom%C5%9Fum%2C%20tan%C4%B1d%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%2C%20bildi%C4%9Fim%2C%20g%C3%BCler%20y%C3%BCzl%C3%BC%2C%2027-28%20ya%C5%9Flar%C4%B1nda%20Libya%27l%C4%B1%20bir%20gen%C3%A7ti%20Omar.%20Ailesini%20Libya%27da%20b%C4%B1rak%C4%B1p%20Bel%C3%A7ika%27ya%2015%20y%C4%B1l%20%C3%B6nce%20siyasi%20m%C3%BClteci%20olarak%20ka%C3%A7mas%C4%B1n%C4%B1n%20sebebi%20ailecek%20Kaddafi%20kar%C5%9F%C4%B1" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebookmark.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Bookmarks" alt="Google Bookmarks" /></a><a rel="nofollow"   href="mailto:?subject=bir%20VARm%C4%B1%C5%9F%2C%20bir%20YOKmu%C5%9F&amp;body=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fbir-varmis-bir-yokmus.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/email_link.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="email" alt="email" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.friendfeed.com/share?title=bir%20VARm%C4%B1%C5%9F%2C%20bir%20YOKmu%C5%9F&amp;link=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fbir-varmis-bir-yokmus.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/friendfeed.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="FriendFeed" alt="FriendFeed" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/reader/link?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fbir-varmis-bir-yokmus.html&amp;title=bir%20VARm%C4%B1%C5%9F%2C%20bir%20YOKmu%C5%9F&amp;srcURL=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fbir-varmis-bir-yokmus.html&amp;srcTitle=Prensese+Mektuplar+" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebuzz.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Buzz" alt="Google Buzz" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.tumblr.com/share?v=3&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fbir-varmis-bir-yokmus.html&amp;t=bir%20VARm%C4%B1%C5%9F%2C%20bir%20YOKmu%C5%9F&amp;s=Br%C3%BCksel%27deki%20eski%20mahallemden%20kom%C5%9Fum%2C%20tan%C4%B1d%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%2C%20bildi%C4%9Fim%2C%20g%C3%BCler%20y%C3%BCzl%C3%BC%2C%2027-28%20ya%C5%9Flar%C4%B1nda%20Libya%27l%C4%B1%20bir%20gen%C3%A7ti%20Omar.%20Ailesini%20Libya%27da%20b%C4%B1rak%C4%B1p%20Bel%C3%A7ika%27ya%2015%20y%C4%B1l%20%C3%B6nce%20siyasi%20m%C3%BClteci%20olarak%20ka%C3%A7mas%C4%B1n%C4%B1n%20sebebi%20ailecek%20Kaddafi%20kar%C5%9F%C4%B1" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/tumblr.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Tumblr" alt="Tumblr" /></a><br/><br/><img src="http://www.prensesemektuplar.com/?ak_action=api_record_view&id=3969&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.prensesemektuplar.com/2011/04/bir-varmis-bir-yokmus.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
<enclosure url="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/reversetape.mp3" length="311694" type="audio/mpeg" />
		</item>
		<item>
		<title>Futbol Sadece Futbol Değildir</title>
		<link>http://www.prensesemektuplar.com/2011/04/futbol-sadece-futbol-degildir.html</link>
		<comments>http://www.prensesemektuplar.com/2011/04/futbol-sadece-futbol-degildir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Apr 2011 09:30:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Suat Mayın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[guncel]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[Barcelona]]></category>
		<category><![CDATA[Boca Juniors]]></category>
		<category><![CDATA[Çarşı]]></category>
		<category><![CDATA[celtic]]></category>
		<category><![CDATA[derbi]]></category>
		<category><![CDATA[El Clásico]]></category>
		<category><![CDATA[everton]]></category>
		<category><![CDATA[Glasgow Rangers]]></category>
		<category><![CDATA[holigan]]></category>
		<category><![CDATA[liverpool]]></category>
		<category><![CDATA[Olympiakos]]></category>
		<category><![CDATA[Panathinaikos]]></category>
		<category><![CDATA[Real Madrid]]></category>
		<category><![CDATA[River Plate]]></category>
		<category><![CDATA[taraftar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.prensesemektuplar.com/?p=3914</guid>
		<description><![CDATA[Selam prenses, Bahar geldi ya, beden dersini salonda değil dışarda yapma zamanı. Biraz spor konuşalım dedim. Yani ana başlık olarak spor. Aslında futboldan bahsedicem sana biraz. Ama &#8220;artık önümüzdeki maçlara bakıcaz&#8221; falan gibi klişelerden değil, rekabetin kendisinden bahsetmek istiyorum. Yani bir nevi sporcudan değil taraftardan. Pele&#8217;yi Maradona&#8217;yı herkes biliyo, ama mesela la Curva&#8217;yı, Ultras&#8217;ı? Real [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/taraftara-gel.jpg"><img class="size-full wp-image-3915 alignleft" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/taraftara-gel.jpg" alt="" width="376" height="282" /></a>Selam prenses,</p>
<p>Bahar geldi ya, beden dersini salonda değil dışarda yapma zamanı. Biraz spor konuşalım dedim. Yani ana başlık olarak spor. Aslında futboldan bahsedicem sana biraz. Ama &#8220;artık önümüzdeki maçlara bakıcaz&#8221; falan gibi klişelerden değil, rekabetin kendisinden bahsetmek istiyorum. Yani bir nevi sporcudan değil taraftardan. Pele&#8217;yi Maradona&#8217;yı herkes biliyo, ama mesela la Curva&#8217;yı, Ultras&#8217;ı?</p>
<p>Real Madrid &#8211; Barcelona. Bilinen adıyla El Clásico. Dünyanın en büyük derbilerinden biri. Ve şimdi çoğunuzun bildiği gibi iki haftada (muhtemelen) 4 El Clásico oynanacak, dünya futbola doyacak. Muhtemelen diyorum çünkü ikisi kesin, diğer ikisi her iki takımın Şampiyonlar Ligi&#8217;nde turu geçmesine bağlı. Ama her iki takım da ilk maçlarını farklı kazanarak artık bu durumu neredeyse garanti hale getirdiler. Tabii klişeye girdim diye kızmazsanız, top yuvarlak ve herşey olabilir. Peki nedir derbi, nedir bu maçın önemi, nooluyo da bütün dünya bunu konuşuyor dersin prenses?</p>
<p>Futbolu icad ettiğini iddia eden (aksi iddialar da var) İngilizlerin, aynı şehrin iki takımının karşı karşıya gelmesine verdiği isim olan &#8220;derby&#8221;, artık üç düzlemde ele alınsa iyi olur:<em> şehir derbileri</em>, <em>komşu bölge derbileri</em> ve<em> rekabetler</em>. Sonuncuya karşılık bulmak zor, düşmanlık da denebilir (orijinali: &#8220;rivalry&#8221;) ve bu da onlardan biri, muhtemelen ve bence de en büyüğü.</p>
<p>Simon Kuper&#8217;in kitabının da ismi olan (saçma sapan bir çeviri, ama güzel bir laf &#8211; orijinali: &#8220;football against the enemy&#8221;) <em>Futbol Asla Sadece Futbol Değildir </em>lafını hatırlamak gerek burada. Dünyadaki önemli rekabetlere şöyle bir göz atarak durumun ciddiyeti hakkında biraz daha iyi bir fikir sahibi olabilirsin prenses. Birkaç örnek vereyim başlarken. Baştan söyleyeyim prenses, bu rekabetlerin çoğunda taraf tutuyorum, &#8220;bilgi&#8221; kısımları tarafsız olsa da &#8220;yorum&#8221; kısımları kişisel görüşlerimdir.</p>
<p>Bizde hepsine &#8220;ezeli rekabet&#8221; dense de, adı olan önemli şehir derbilerinden biri İskoçya&#8217;da yaşanır: Old Firm, yani Glasgow Rangers &#8211; Celtic. Burada sadece futbol oynanmaz, dinler çarpışır. Protestan kimliğine sahip İskoçların takımı Glasgow Rangers ile, İrlanda&#8217;dan İskoçya&#8217;ya göçmüş ve İngiliz sömürgesinden bıkmış katolik İrlandalıların kurduğu Celtic savaşır o maçta. Ayrıca bir bağımsızlık mücadelesi de var işin içinde yani. Tribünde<a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/46684397_hamburg_banner_poster.jpg"><img class="alignright" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/46684397_hamburg_banner_poster.jpg" alt="" width="387" height="248" /></a> iskoçya bayrağı pek görülmez. Bağımsızlık yanlısı ve katolik Celtic taraftarı İrlanda bayrağı açarken, protestan ve Birleşik Krallık yanlısı Glasgow Rangers taraftarı Birleşik Krallık bayrakları açar. Bu duruma uygun olarak Cetic renkleri yeşil beyazken, Rangers renkleri kırmızı mavi ve beyazdır. Dinî kısmı ateist bendenizi hiiiiç ilgilendirmese de, Bursasporlu ve özgürlükçü biri olarak bu derbide açıkça Celtic taraftarıyım prenses. Yaşasın bağımsızlık, kahrolsun sömürgeci emperyalizm. Taa uzaklardan bile taraf olunacak önemli bir mücadele bu. Taraftar da, haklı olarak öyle ateşlidir ki, katolik olduğunu gizlemeyen ve eski Celtic oyuncusu olan Mo Johnston&#8217;ın attığı golle 1-0 kazandıkları maç için, &#8220;o maç 0-0 bitti&#8221; der Rangers taraftarları.</p>
<p>İngiltere&#8217;den verecek örnek sonsuz, önemli bazıları Birmingham &#8211; Aston Villa, Liverpool &#8211; Everton, Arsenal &#8211; Tottenham olarak sayılabilir. Rekabetin kökeninde genelde önemli politik/dinî/sosyal motiflerden çok komşuluk ve sportif rekabet yatar. Liverpool  &#8211; Everton örneği özeldir, tarftar birarada oturur ve öfke/nefret düzeyi oldukça düşüktür. Keşke dünyaya örnek olsa da tüm maçlarda tribünler karma olabilse, ama nerde&#8230; İngiltere&#8217;deki tribün rekabetlerine holiganizm damga vurmakta. Chelsea&#8217;nin faşist taraftar grubu Head Hunters (isme bak, kelle avcıları!), Milwall&#8217;lu Bushwackers, Birmingham Zulu gibi holigan grupları, korkulan şiddet yanlısı grupların başında gelmektedir. Muhteşem ingiliz tribün kültürüne kötü bir yafta yapışmasına sebep olan bu ekipleri kınıyor, ne varsa Liverpool&#8217;da var diyorum. &#8220;Kop&#8221; tribününde şovlarını sürdüren ve &#8220;You&#8217;ll never walk alone&#8221; şarkısının gerçek sahibi olan Liverpool&#8217;lularla 2005&#8242;te ülkemizde oynanan Şampiyonlar Ligi finalini izlemek nasip oldu ki, hayatımın en önemli tribün deneyimlerindendir. Karşı tarafta Milan&#8217;lı Fossa dei Leoni&#8217;nin olduğunu düşünürsek, sadece maç değil tribünler de bir başka güzeldi.</p>
<p>Bir başka şehir rekabeti örneği komşudan gelsin: Panathinaikos &#8211; Olympiakos. Her ne kadar üç büyük Atinalı&#8217;dan AEK&#8217;ya haksızlık gibi görünse de, son zamanlarda Fenerbahçe &#8211; Galatasaray rekabetinin Beşiktaş&#8217;ı hafifçe de olsa konunun dışına itmesi gibi bu ikisi arasındaki rekabet en ateşlisidir Atina&#8217;da. Zengin mahallesinin takımı yeşil beyazlı Panathinaikos (yine renklere sempati beslemeden edemiyorum tabii) ile fakirlerin takımı kırmızı beyazlı Olympiakos sınıf mücadelesi verir bir çeşit. Gönül bir yandan ister istemez mazlumdan, fakirden yana kayıyor ama, 1995&#8242;ten beri şampiyonluğu sadece iki kere Pao&#8217;ya kaptıran Olympiakos&#8217;un bu ezici üstünlüğü hakkında şaibeler de uçuştuğunu belirtmeliyim. Hal böyle şaibeliyken yarım ağızla da olsa burada Panathinaikos&#8217;luyum prenses. Ayrıca ünlü Panathinaikos taraftar grubu Gate 13&#8242;ü &#8220;horto magiko&#8221; (sihirli ot) söylerken dinleyip gaza gelmeyen sporsever değildir kanımca. Sözleri ve hatta 9 dile (!) tercümesi ile şu linkte var misal:</p>
<p><object width="480" height="390"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/u0rMe2Vyb9E?fs=1&amp;hl=en_US&amp;hd=1" /><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="480" height="390" src="http://www.youtube.com/v/u0rMe2Vyb9E?fs=1&amp;hl=en_US&amp;hd=1" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p>Şehir rekabetlerinin en büyüğünden bahsetmeden geçmeyelim: Superclásico, yani Boca Juniors &#8211; River Plate. İtalya&#8217;dan gelen göçmenlerin, yani fakir kesimin takımı Boca Juniors yine gönlümü fethediyor, taraftarının lakabı &#8220;Milyonerler&#8221; olan zenginler klubü River Plate karşısında. Ayrıca rakip takım taraftarına delikanlı gibi &#8220;tavuklar&#8221; diye hitap eden Boca taraftarına karşı, Boca&#8217;lılara &#8220;çöp toplayıcıları, pis kokulu lağım fareleri&#8221; gibi aşağılık isimler takan River taraftarına pek de saygı duyabilecek gibi değilim. Zamanında efsane futbolcu Maradona, Argentinos Juniors takımında oynarken kendisine River tarafından yapılan transfer teklifini &#8220;hayalim Boca&#8217;da oynamak&#8221; diyerek reddetmişti. Bu da fikrimi destekliyor ve Boca diyorum. En önemlisi olmayabilir ama, tüm dünya bu rekabetin en ateşli derbi olduğunda hemfikir. Buenos Aires&#8217;in bu iki dev klubü öyle sert bir rekabet içindeler ki, taraftarlar aynı mezarlığa bile gömülmezler. Mezara kadar değil, daha fazlası! Bu rekabetin büyüklüğünü Observer gazetesindeki yorumla vurgulayarak sonraki rekabete geçelim: &#8220;Derbi günündeki Buenos Aires&#8217;le kıyaslanınca, Old Firm ilkokul çocuklarının mahalle maçı gibi kalıyor&#8221;.</p>
<p>İtalya&#8217;daki şehir derbileri arasında öne çıkanlar Roma &#8211; Lazio ve Milan &#8211; İnter rekabetleri. Milan &#8211; İnter arasındaki rekabette az önce saydıklarım kadar sosyal, önemli bir durum yok. Aynı stadı paylaşan bu takımlar, (İnter Guiseppe Meazza der aynı stada, Milan San Siro) stadın iki kale arkasında (Milan için curva sud, inter için curva nord) muhteşem koreografilerle takımlarını destekler. Tabii Milan&#8217;ın Fossa dei Leoni taraftar grubunun, eskiden tüm dünyada saygı gören en önemli taraftar gruplarından biri olduğu gerçeğini belirtmeliyim. Neden eskiden? Çünkü bu taraftar grubu artık yok, yani var da adı değişti. Peki neden? Pankart kaptırdılar da ondan prenses. Bak bu önemli işte. Askerde sancak kaptırmak neyse taraftar için pankart kaptırmak odur. Artık Fossa dei Leoni (aslan yatağı) yok, çünkü Milano&#8217;lu Juventus taraftar grubu Viking Juve ekim 2005&#8242;te onların pankartını çaldı ve görüntüleri yaydı. Öncü ultralardan olan Fossa dei Leoni de kendini feshetti ve kısa süre sonra Guerrieri Ultras adıyla yeni bir oluşum ortaya çıktı. Dünyanın en özenilen ve beğenilen taraftar gruplarından ve ultraların öncülerinden olan bu grubun eksikliğini İnternazionale taraftarı bile hissetmekte ve onları özlemektedir.</p>
<p>Burada ultras ile ilgili bir parantez açmak isterim. Birincil amaçları karşı takım taraftarıyla kavga etmek, küfretmek ve onlara haddini bildirmek olan holiganlardan çok farklı olan ultraların önceliği takımlarını desteklemektir. Genellikle lümpen ve faşist olan holiganların aksine, ultralar endüstriyel futbola karşı tribün kültürünü ön plana çıkaran ve sosyal bir duruş sergileyen taraftar gruplarıdır.</p>
<p>Lazio &#8211; Roma arasındaki rekabette yine politik duruş farklılıkları göze çarpar. Demokrat Roma taraftarına karşı şiddet yanlısı ve faşist Lazio&#8217;lular tüm avrupanın tepkisini toplayan Mussolini yanlısı bir taraftar grubudur. Zenci oyunculara muz fırlatmak gibi ırkçı hareketler, nazi selamıyla marşlar söylemeler, ne türlü pislik ararsanız Lazio taraftarında bulabilirsiniz. Roma olimpiyat stadı dışında kişisel olarak (sadece İtalyan olmadığım için) beni tehdit ettiklerini söylersem artık iyice nefretim netleşir. Roma taraftarları araya girmese ne olurdu bilemem. Lazio kümeye!</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/500px-bjk_carsi3.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-3981" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/500px-bjk_carsi3.jpg" alt="" width="360" height="270" /></a>Gelelim bari Türkiye&#8217;ye de. Tabii ki dünyanın en büyük rekabetleri arasında gösterilen Fenebahçe &#8211; Galatasaray mücadelesinden bahsetmek gerek önce. Öne çıkan taraftar grupları UltrAslan ile Genç FB. UltrAslan bir çatı vazifesi görür, bünyesinde die for you, hell, sultans, ölümüne, tekyumruk gibi grupları barındırır. Fenerbahçe&#8217;de Genç FB&#8217;nin yanısıra kill for you, uniFeb, Esenler gibi ekipler var. Esenler grubu Aziz Yıldırım&#8217;a muhalefetiyle dikkat çekiyor.</p>
<p>Tabii Türkiye deyince Çarşı&#8217;dan bahsetmemek fena ayıp kaçar. Tüm dünyada saygı duyulan bu taraftar grubu Türkiye&#8217;nin en etkili taraftar grubudur diyebiliriz. Ultra sayılabilecek Çarşı&#8217;ya karşı en büyük direnişi ise Bursaspor&#8217;un Texas grubu gösteriyor. Yani taraftar rekabeti anlamında. Bölgesel rekabetlerin ülkemizdeki en önemli örneği olan Bursaspor &#8211; Beşiktaş rekabetinde, bir Bursasporlu olarak Çarşı&#8217;ya saygım daha büyük. Texas&#8217;a ultra demek mümkün değil çünkü. Hele ki Çarşı&#8217;nın 2-1 kazandığı Liverpool maçında (evet o maçı bence çarşı kazandı) yaptığı o muhteşem şovu tarih yazıyor. Tabii politik duruş başka, tribün şovu başka ve Texas&#8217;ı da hafife alamaz kimse. Texas &#8211; Çarşı bu konuda Fenerbahçe &#8211; Galatasaray&#8217;dan daha etkin bir rekabettir.</p>
<p>Tabii süper ligde olmadıkları için medyada çok yer almayan, ama aslında ülkenin en önemli rekabetlerinden biri olmaya hep devam edecek olan Göztepe &#8211; Karşıyaka rekabetine de değinmeliyiz. Yalı&#8217;dan isyan marşını bir dinleyin. Hangi ligde oynarsa oynasın tribünü dolduran taraftarıyla Göztepe İzmir&#8217;in önemli taraftar gruplarından. Karşılarında da Karşıyaka Çarşı var. Kendilerine 35 1/2 ismini layık gören Karşıyakalıların da pek aşağı kalır yanı yok hani. Basketbol takımlarına da sahip çıkan Karşıyakalılarla Göztepe arasındaki rekabetin süper lige taşınması en büyük dileğim. Alabileceğim tüm tepkilere rağmen tuttuğum tarafı belli etmek istiyorum. Buçuk nedir yahu, hobbit gibi yarım adam gibi? Ayrımcılığı kendisini İzmir&#8217;den soyutlayan yarım buçuklar başlatmış gibi geliyor ve bunu pek beğenmiyorum açıkçası.</p>
<p>Konuyu tribün rekabetine döndürmeden önce Gecekondu (Ankaragücü), Tatangalar (Sakaryaspor), Kızılcıklı (Eskişehirspor), 07 Gençlik (Antalyaspor), Alkaralar(Gençlerbirliği), Çılgınlar(Trabzonspor), Tarzanlar(Manisaspor) gibi önemli taraftar gruplarıyla, Sakarya &#8211; Kocaeli, Elazığ &#8211; Malatya gibi bölgesel rekabetleriyle çok renkli bir tribün kültürüne sahip bir ülkede futbol seyircisi olmaktan çok memnun olduğumu belirtmek isterim. Gecekondu &#8211; Texas, Manisa &#8211; Sakarya gibi &#8220;kardeş tribün&#8221; örnekleri ise az rastlanan güzellikler. Her Bursa maçının 6. dakikası Ankaragücü lehine tezahürat yapan Bursa taraftarı ve aynı jesti 16. dakikada Bursayı destekleyerek tekrarlayan Ankaragüçlüler tribünlerimizin en güzel renklerinden. Adanademirspor taraftarının Livorno&#8217;yla dayanışması gibi uluslararası başarılar da belirtmeden geçmemek gereken bir başka konu.</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/camp-nou.jpg"><img class="size-full wp-image-3919 aligncenter" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/camp-nou.jpg" alt="" width="508" height="302" /></a></p>
<p>Lafı çok uzattık. Önümüzdeki 4 El Clásico&#8217;dan başlamıştık, orada da bitirelim. Real Madrid &#8211; Barcelona maçı tüm dünyada en çok izlenen maçtır daima. Real Madrid faşist diktatör Franco&#8217;nun, milliyetçi/baskıcı İspanya&#8217;nın takımıdır. Barcelona ise bağımsızlık yanlısı Katalanların en büyük mutluluk kaynağı. Barcelona çok yakın zamana kadar formasına reklam almadı. Son 3-4 senedir formalarında unicef reklamı taşıyorlar ve bırakın para kazanmayı, bunun için unicefe &#8220;para ödüyorlar&#8221;. Tabii bu formada reklam fikrine alışmak ve devlet destekli züppeler Real Madrid&#8217;le mücadelede geri kalmamak için. Barcelona formasında reklam olmamasının iki farklı açıklaması var. Daha resmi olan tavır der ki &#8220;Barcelona&#8217;dan büyük marka gösterin, göğsümüze yazalım&#8221;. Gayrıresmi ifade ise daha net: &#8220;Milli takımlar reklam almaz&#8221;. Takdir edersiniz ki Katalonya milli takımı &#8220;teknik olarak&#8221; yok, pratikte ise dünyanın en iyi takımı açık ara onlar. İspanya iç savaşında Nazi Almanyası ve Mussolini&#8217;nin İtalyasından destek alan faşist Franco, sosyalist direnişçileri yendikten sonra ülkeyi 39 yıl demir yumrukla yönetirken Barcelona&#8217;yı ezmiş ve açıkça Real Madrid&#8217;i desteklemiştir. Şampiyon klüpler kupasını 5 sene üstüste kazanan kadrodaki oyuncuları kısmen zorla transfer etmesi yetmezmiş gibi, İç savaş sırasında tehdit ve baskılarla Barcelona&#8217;yı kasten yenilmeye zorlanmış, protesto için 11-1 kaybettiklerinde 8 futbolcu tutuklanmıştır.</p>
<p>Geçmişte yaşanan maça çıkmadan önce yabancı futbolcuların pasaportlarına sudan sebeplerle el konulması, Katalan dili ve kültürünün yasaklanarak yok edilmeye çalışılması gibi olaylar Barcelona&#8217;nın &#8220;bir klupten daha fazlası&#8221; sloganının haklılığını kanıtlar. Efsane futbolcu Johan Cruyff&#8217;un diktatör Franco&#8217;nun takımında asla oynamayacağını basına açıklaması Barcelona&#8217;nın gurur kaynaklarından biridir. Çok yakın tarihte de dünyanın en iyi futbolcusu olarak görülen Lionel Messi&#8217;nin de aynı tavrı gösterip &#8220;asla real için oynamayacağım, hatta futbolu bıraktıktan sonra da Barcelona&#8217;da kalacağım&#8221; açıklaması başkentlilere fena kapak oldu. Para ve baskılarla zorla elde edilmeye çalışılan başarılara rağmen, Barcelona tüm dünyanın hemfikir olduğu gibi açık ara gezegenin en iyi takımı ve ligin ilk yarısındaki maçtaki skoru (5-0, yazıyla BEŞ SIFIR) 4 maçta da tekrar etmesini umuyorum. Zamanında döktükleri paralarla kendini rezil eden los Galacticos bu maçların hepsinde yine rezil olacak ve Barcelona (İspanya&#8217;nın değil) Katalonya&#8217;nın gururu olmaya devam edecektir. Dünyanın en kendini beğenmiş futbolcusu çakma ronaldo (sevgilisi onu terk etme sebebi olarak &#8220;bana baktığından çok aynada kendine bakıyordu&#8221; demişti) ve hırs ve kibirden oluşmuş (ama hakkını yemeyelim son derece başarılı) teknik adam Mourinho bir kez daha (aslında dört kez daha) başlarını önlerine eğip evde gizli gizli ağlayacaklar. Gerçek Katalan kaptan Puyol (d. 13 nisan 1978, mutlu yıllar kaptan) ise takımının başında bir beyefendi, bir lider, bir ağabey olarak haklı gururunu yaşayacak. Haydi Aslanlar!</p>
Paylaş:<a rel="nofollow"   href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Ffutbol-sadece-futbol-degildir.html&amp;title=Futbol%20Sadece%20Futbol%20De%C4%9Fildir&amp;bodytext=Selam%20prenses%2C%0D%0A%0D%0ABahar%20geldi%20ya%2C%20beden%20dersini%20salonda%20de%C4%9Fil%20d%C4%B1%C5%9Farda%20yapma%20zaman%C4%B1.%20Biraz%20spor%20konu%C5%9Fal%C4%B1m%20dedim.%20Yani%20ana%20ba%C5%9Fl%C4%B1k%20olarak%20spor.%20Asl%C4%B1nda%20futboldan%20bahsedicem%20sana%20biraz.%20Ama%20%22art%C4%B1k%20%C3%B6n%C3%BCm%C3%BCzdeki%20ma%C3%A7lara%20bak%C4%B1caz%22%20falan%20gibi%20kli" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/digg.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Digg" alt="Digg" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Ffutbol-sadece-futbol-degildir.html&amp;title=Futbol%20Sadece%20Futbol%20De%C4%9Fildir" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/stumbleupon.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="StumbleUpon" alt="StumbleUpon" /></a><a rel="nofollow"   href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Ffutbol-sadece-futbol-degildir.html&amp;title=Futbol%20Sadece%20Futbol%20De%C4%9Fildir&amp;notes=Selam%20prenses%2C%0D%0A%0D%0ABahar%20geldi%20ya%2C%20beden%20dersini%20salonda%20de%C4%9Fil%20d%C4%B1%C5%9Farda%20yapma%20zaman%C4%B1.%20Biraz%20spor%20konu%C5%9Fal%C4%B1m%20dedim.%20Yani%20ana%20ba%C5%9Fl%C4%B1k%20olarak%20spor.%20Asl%C4%B1nda%20futboldan%20bahsedicem%20sana%20biraz.%20Ama%20%22art%C4%B1k%20%C3%B6n%C3%BCm%C3%BCzdeki%20ma%C3%A7lara%20bak%C4%B1caz%22%20falan%20gibi%20kli" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/delicious.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="del.icio.us" alt="del.icio.us" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.facebook.com/share.php?u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Ffutbol-sadece-futbol-degildir.html&amp;t=Futbol%20Sadece%20Futbol%20De%C4%9Fildir" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/facebook.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Facebook" alt="Facebook" /></a><a rel="nofollow"   href="http://twitter.com/home?status=Futbol%20Sadece%20Futbol%20De%C4%9Fildir%20-%20http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Ffutbol-sadece-futbol-degildir.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/twitter.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Twitter" alt="Twitter" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&amp;bkmk=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Ffutbol-sadece-futbol-degildir.html&amp;title=Futbol%20Sadece%20Futbol%20De%C4%9Fildir&amp;annotation=Selam%20prenses%2C%0D%0A%0D%0ABahar%20geldi%20ya%2C%20beden%20dersini%20salonda%20de%C4%9Fil%20d%C4%B1%C5%9Farda%20yapma%20zaman%C4%B1.%20Biraz%20spor%20konu%C5%9Fal%C4%B1m%20dedim.%20Yani%20ana%20ba%C5%9Fl%C4%B1k%20olarak%20spor.%20Asl%C4%B1nda%20futboldan%20bahsedicem%20sana%20biraz.%20Ama%20%22art%C4%B1k%20%C3%B6n%C3%BCm%C3%BCzdeki%20ma%C3%A7lara%20bak%C4%B1caz%22%20falan%20gibi%20kli" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebookmark.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Bookmarks" alt="Google Bookmarks" /></a><a rel="nofollow"   href="mailto:?subject=Futbol%20Sadece%20Futbol%20De%C4%9Fildir&amp;body=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Ffutbol-sadece-futbol-degildir.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/email_link.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="email" alt="email" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.friendfeed.com/share?title=Futbol%20Sadece%20Futbol%20De%C4%9Fildir&amp;link=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Ffutbol-sadece-futbol-degildir.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/friendfeed.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="FriendFeed" alt="FriendFeed" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/reader/link?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Ffutbol-sadece-futbol-degildir.html&amp;title=Futbol%20Sadece%20Futbol%20De%C4%9Fildir&amp;srcURL=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Ffutbol-sadece-futbol-degildir.html&amp;srcTitle=Prensese+Mektuplar+" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebuzz.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Buzz" alt="Google Buzz" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.tumblr.com/share?v=3&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Ffutbol-sadece-futbol-degildir.html&amp;t=Futbol%20Sadece%20Futbol%20De%C4%9Fildir&amp;s=Selam%20prenses%2C%0D%0A%0D%0ABahar%20geldi%20ya%2C%20beden%20dersini%20salonda%20de%C4%9Fil%20d%C4%B1%C5%9Farda%20yapma%20zaman%C4%B1.%20Biraz%20spor%20konu%C5%9Fal%C4%B1m%20dedim.%20Yani%20ana%20ba%C5%9Fl%C4%B1k%20olarak%20spor.%20Asl%C4%B1nda%20futboldan%20bahsedicem%20sana%20biraz.%20Ama%20%22art%C4%B1k%20%C3%B6n%C3%BCm%C3%BCzdeki%20ma%C3%A7lara%20bak%C4%B1caz%22%20falan%20gibi%20kli" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/tumblr.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Tumblr" alt="Tumblr" /></a><br/><br/><img src="http://www.prensesemektuplar.com/?ak_action=api_record_view&id=3914&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.prensesemektuplar.com/2011/04/futbol-sadece-futbol-degildir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Permakültüre Giriş</title>
		<link>http://www.prensesemektuplar.com/2011/04/permakulture-giris.html</link>
		<comments>http://www.prensesemektuplar.com/2011/04/permakulture-giris.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Apr 2011 09:00:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tuna</dc:creator>
				<category><![CDATA[cevre]]></category>
		<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[guncel]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[Bill Mollison]]></category>
		<category><![CDATA[Permakültür]]></category>
		<category><![CDATA[Permakültüre Giriş]]></category>
		<category><![CDATA[Şehir tarımcılığı]]></category>
		<category><![CDATA[Sinek Sekiz Yayınevi]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.prensesemektuplar.com/?p=3616</guid>
		<description><![CDATA[Şehrin göbeğinde baharın gelişi beton kütlelerde pek bir değişime neden olmadı. Biz de bahara ve toprağa aç bünyeler olarak azimle sıçarak betonu kırmaya karar verdik. Herkesin belini sakatlaması dışında çeşit çeşit dumurlara gark ediyoruz kendimizi. Toplucanak toprakla ilişki kurmaya karar vereli bir heyecandır gidiyor. Küçük bir bahçe bulduk şehrin göbeğinde beton kaplı. Betonu kırdık ama [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/permaculture-751102.jpg"><img class="alignleft" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/permaculture-751102.jpg" alt="" width="266" height="301" /></a>Şehrin göbeğinde baharın gelişi beton kütlelerde pek bir değişime neden olmadı. Biz de bahara ve toprağa aç bünyeler olarak azimle sıçarak betonu kırmaya karar verdik. Herkesin belini sakatlaması dışında çeşit çeşit dumurlara gark ediyoruz kendimizi. Toplucanak toprakla ilişki kurmaya karar vereli bir heyecandır gidiyor. Küçük bir bahçe bulduk şehrin göbeğinde beton kaplı. Betonu kırdık ama toprak bulmak gerekiyor. Toprak satın alma veya başka bir yerden getirme fikri ne kadar hastalıklı gözüküyor olsa da mecburi bir adım. Bir yandan ben evde ektiğim domates patlıcan biber ve bilimum tohumların günden güne büyümesini heyecanla izliyorum. Bütün bir kışı bir avokado çekirdeğinin bir ağaca doğru büyümesini izleyerek geçirmiştim zaten. İnsan çok heyecanlanıyor. Genç gürbüz avokado da en az benim kadar heyecanlı. Şimdilik saksıda 6 yaprağını geliştirdi. Tohumlar ise topraktan öyle bir arsızlıkla fışkırdı ki bana yaşam denen mucizeye hayran kalmaktan başka bir iş kalmadı. Çok mu suladım, az mı ışık alıyor kaygılarını fidelere yansıtmamaya çalışıyorum. Diğer yandan şehir tarımcılığı ile ilgili internet neşriyatını hatmekle meşgulüm. Evde semiren fideleri nisan sonu gibi küçük bahçemize dikme planlarımız var.</p>
<p>Yine bir sabah uyanıp hava çok güzel  ben en iyisi biraz beton kırayım diye küçük mekanımıza gittiğimde, matbaadan yeni çıkmış 1000 tane kitap ile hiç tanımadığım, mutluluktan gözleri parlayan insanlarla karşılaştım. Bunlar da bir nevi beton kırıcıları. 2.5 yıldır kırdıkları betonun altından türkçe’deki ilk permakültür kitabı çıkmış. Permakültür yeni bir saç modeli değilmiş. “Gıda üretimi, arazi kullanımı ve topluluk inşa etmede sürdürülebilir ve etik bir tasarım usulü kullanmak” anlamına geliyor permakültür, “kalıcı” ve “tarım” kelimelerinin birleşmesiyle. Daha yetmişlerde bir grup insan demiş ki; bizim aklımız başımızda, kafamız çalışıyor. Kaynakları kendi kendine yeten, su, yiyecek, ısınma ve barınma gibi temel ihtiyaçları çevreleriyle uyumlu olarak giderebilecek metotları tasarlayalım hadin deyu ayaklanmışlar. Bir nevi anadolu köyü deyip buna biraz daha aşağıda deyinmek üzere hikayeme devam edeceğimdir.</p>
<p>Bill Mollison tarafından yazılan “Permakültüre Giriş” kitabının türkçe çevirisinin satılan ilk kopyası bende arkadaşlar. Sonradan kimseler yok ilk ben almıştım falan demesin. Ben o gazla kitabı türkçeye kazandıran Sinek Sekiz yayınevinin sahibi İrem Çağıl’ı oturtup zorla röportaj yaptım. Çalışırken beyaz iş tulumumla ghostbusters’a benzeyen bir manyak imajı verdiğim için, İrem’in gözlerinde “kitapları buraya bırakmakla iyi mi ediyoruz!!”  sorularını görmedim değil.</p>
<p>Tuna: Oha çok kitap var burda. Ne zaman çıktı bu kitap?<br />
İrem: Matbaadan bir saat önce çıktı.<br />
Tuna: Tamam o zaman otur ilk röportajı yapalım, ben betonu sonra kırarım. ilk kopyayı da bana satarsın.</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/permakulture-giris.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-3637" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/permakulture-giris.jpg" alt="" width="222" height="321" /></a>2.5 yıldır çevirilip yayına hazırlanmasını sağladığı kitabı henüz elinde tutan bir yayıncının yüz ifadesi nasıl tasvir edilir? Bebeğini elinde tutan bir anneye benzer diyerek belki biraz abartıyorum. İrem kitabın ingilizce orijinal kopyasıyla geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz ekolojist Viktor Ananias’ın Kaz Dağları&#8217;ndaki kerpiç evinde karşılaşmış dört yıl önce.  O günlerde toprakla nasıl ilişki kurulacağına dair yüzlerce soru vardı kafamda diyor. Uzun yıllar bir mimarlık ofisinde kutu kutu evler tasarlayıp şehri beton duvarlarla kaplamaya çalışmış İrem. Herkesin kendine göre bir aydınlanma, duruma ayma hali var. İrem de atlamış bisikletine çok uzun bir yola çıkmış Barcelona’ya doğru. Yolda kas gücüyle giderken aslında hayatta kalmak ve mutlu olmak için insanın nelere ihtiyacı olduğunu uzun uzun düşünmüş. Yediği yemeklerin gün içinde ne şekilde harekete enerjisine dönüştüğünü yaşama sevinci dolu bir hareketlilikle gözlemlemiş. Satın almamız gerektiği söylenen bir çok şeye neden ihtiyacımız olmadığını farketmiş. Güneş, toprak, su ve neşeye ihtiyacım var benim demiş. Ve neşenin hayatın özüyle doğrudan ilişki kurdukça artacağına inanarak bisiklet üstünde başladığı yolculuğu doğayla ilişki kurabileceği diğer yolları araştırıp gerçekleştirerek devam etmiş.</p>
<p>İnsanlar bu kitabı niye okusun diye sorduğumda, toprakla nasıl iletişim kurulacağını öğrenmek için şeklinde cevap verdi. Toprakla nasl uzun süreli bir birliktelik, alışveriş oluşturulabileceği sorularına son derece pratik cevaplar veriyor Permakültüre Giriş kitabı. Kitabın yazarı Bill Mollison aynı zamanda Permakültür kelimesinin de isim babası. Kendi ifadesiyle “Permakültür, doğal sistemlerin gözlemine, geleneksel tarım yöntemlerinin içerdiği erdeme ve modern, bilimsel, teknolojik bilgiye dayanan bir tasarım sistemidir. Permakültürün amacı sürdürülebilir insan yerleşimleri oluşturmak, yani kendi ihtiyaçlarını karşılayan, çevresini sömürmeyen ve kirletmeyen, uzun vadeli, ekolojik anlamda sağlıklı ve ekonomik olarak da uygulanabilir sistemler yaratmaktır” demiş Bill amca. Kitapta çok pratik şekilde uygulanabilecek akıllı çözümlerle değişik yaşam alanlarından örnekler verilmiş. Apartman çatısından ev balkonuna, küçük bahçelerden tarlalara kadar hadi ben yapıyorum dediğinde enerji ve su sistemlerini doğaya uyumlu şekilde nasıl tasarlayabileceğinize dair ilginç ayrıntılar çizimleriyle beraber mevcut.</p>
<p>İrem yetmişlerde bu kitabın yazılmasının ardından yaklaşık 3 kuşağın bu bilgileri deneyimleyip üzerine yeni kitaplar yazdıklarını ve batıda permakültür ve sürdürülebilir yaşama ilişkin ciddi bir külliyat oluştuğunu anlattı. Deneyim odaklı bu paylaşımın yarattığı kültürün Türkiye’ye neden bu kadar geç ulaştığını soruyorum İrem’e. Zira Permakültüre Giriş, konuya ilişkin türkçede yayınlanan ilk kitap. Şehirleşmenin Türkiye’de batıdan çok daha geç başlamasıyla ilişki kuracakken İrem araya girip şehirleşmeyi tek başına olumsuz bir kavram olarak kullanmama karşı çıkıyor ve önemli olanın insanların nasıl bir araya gelip yaşam alanlarını nasıl düzenledikleri olduğunu belirtiyor. Toprakla ilişkinin ve binlerce yıllık tarımsal bilgi birikiminin modernizmle nasıl hızlı bir şekilde ortadan kalktığını konuşuyoruz. İnsanın doğadan bağımsız “yapma” gücünün sarhoşluğuna kapılması gerçekten çok düşündürücü bir süreç. Bu yapma eyleminin ortaya çıkardığı, doğayı dışlayan ve sömüren “yapay” ürünler, yaşamlar, şehirler, endüstriler, evler ve sistemler bizi daha “neşeli” yapmadığı gibi yaşadığımız dünyanın kaynaklarını da geri dönüşsüz şekilde hızla tüketiyor. Bu çılgınlıktan akl-ı selim ve bilgi ile geri dönmek için hala geç değil belki. İrem de bu bilgiyi olabildiğince fazla yayabilmek için Sinek Sekiz yayınevini kurup bilgiyi yaymak için bir köprü oluşturmak, insanlara ilham vermek istemiş.</p>
<p>Ben kendi adıma işin permakültür tarafına henüz gelebilmiş değilim. Bir domates fidesini tohumdan meyveye kadar gözlemlemek ve desteklemek gibi çok daha basit bir amaç edindim kendime henüz. Sürdürülebilir tarım ile ilgili değişik şehirden kaçış gruplarının maceralarını ve deneyimlerini uzaktan takip ediyorum. Betonda sıkışan şehirlilerin boş zamanlarında çeşitli vörkşoplara akın etmesini, ekecek toprak peşinde koşmasını izliyorum. Türk orta sınıfının pastoral neo-romantizmi diye tanımladık bu süreci geçende bir arkadaşımla. Kendimizi de bundan dışarıda tutmuyoruz haliyle. Ama ben oturup konuşmak, tartışmak veya eğitilmekten öte çene çalmayı bırakıp domates fidesinin, salatalığın kararlılığı ve yaşam iradesinden öğrenebileceklerimin peşindeyim. Permakültür’e giriş kitabı İrem’in de belirttiği gibi öyle oturup roman gibi okunabilecek bir kitap değil. Son derece pratik önerilerle balıkçılıktan bahçeciliğe kadar kendi kendine yeten yerleşimlerin nasıl oluşturulacağını anlatıyor. Halihazırda eyleyene rehber olsun diye.</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/macdonald1.jpg"><img class="alignleft" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/04/macdonald1.jpg" alt="" width="274" height="284" /></a>Sinek Sekiz yayınevi Ekoloji Cep Rehberi’yle başladığı yayın hayatına bu ikinci kitap ile devam ediyor. Slow Food Revolution kitabının çevirisi de neredeyse tamamlanmış ve önümüzdeki aylarda mürekkeple buluşmayı bekliyor. Yayınevi ismini garip bir hikayeler zincirinden alıyor. Şimdiye kadar yayınlanan kitapların çevirmeni Egemen Özkan’ın yıllar boyunca sinek sekizlisi oyun kağıdıyla tesadüfleri zorlayan gelişigüzel karşılaşmalarından ilham almış. Egemen ve İrem nereden ilham alıyor diye baktığımda Turgutreis’te 9 dönümlük bir mandalina bahçesinin içindeki taş evde, rustik bir hayat yaşadıklarını öğrendim. Bir yandan bahçe çapalayıp, odun kırıp, mandalina, erik, karadut reçeli yapıp, bir yandan fare kovalar, yaprak süpürür, çamur silerken bir gün İrem Çağıl  bir yayınevi kurmaya karar verir. Güzel, işe yarayacak ve zihin açacak kitaplar bulur, uğraşır, didinir. Ne iyi yapar. Bu arada Sinek Sekiz yayınevinin harika defterleri olduğunu da belirtmeden geçmeyelim.</p>
<p>Bu tür girişimlerin bir dayanışma duygusu içinde desteklenmesi gerektiği inancındayım ben naçizane. Biz Sinek Sekiz kitaplarını alalım. Onlar da bissürü bissürü güzel kitap bulup yayınlasınlar diliyorum bugünlerde şu hayattan. Dilek demişken bir de marullarım çok uzadı güçlenmeden, lütfen ölmesinler diliyorum.</p>
<p><strong>&#8220;Permakültüre Giriş&#8221; kitabını edinmek için:</strong></p>
<p>9 Nisan Cumartesi Şişli Organik Pazarı ve 10 Nisan Pazar Kartal Organik Pazarında birer stand olacak. Kitapçılara yeni dağıtım yapılıyormuş. <a href="http://www.sineksekiz.com/">www.sineksekiz.com</a> adresinden kitabı doğrudan sipariş edebilirsiniz. Yayınevinin internet sitesi ve blogu permakültür çalışmalarıyla ilgili oldukça zengin bir veri kaynağı aynı zamanda, bilginize.</p>
Paylaş:<a rel="nofollow"   href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fpermakulture-giris.html&amp;title=Permak%C3%BClt%C3%BCre%20Giri%C5%9F&amp;bodytext=%C5%9Eehrin%20g%C3%B6be%C4%9Finde%20bahar%C4%B1n%20geli%C5%9Fi%20beton%20k%C3%BCtlelerde%20pek%20bir%20de%C4%9Fi%C5%9Fime%20neden%20olmad%C4%B1.%20Biz%20de%20bahara%20ve%20topra%C4%9Fa%20a%C3%A7%20b%C3%BCnyeler%20olarak%20azimle%20s%C4%B1%C3%A7arak%20betonu%20k%C4%B1rmaya%20karar%20verdik.%20Herkesin%20belini%20sakatlamas%C4%B1%20d%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20%C3%A7e%C5%9Fit%20%C3%A7e%C5%9Fit%20dumurlara%20g" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/digg.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Digg" alt="Digg" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fpermakulture-giris.html&amp;title=Permak%C3%BClt%C3%BCre%20Giri%C5%9F" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/stumbleupon.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="StumbleUpon" alt="StumbleUpon" /></a><a rel="nofollow"   href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fpermakulture-giris.html&amp;title=Permak%C3%BClt%C3%BCre%20Giri%C5%9F&amp;notes=%C5%9Eehrin%20g%C3%B6be%C4%9Finde%20bahar%C4%B1n%20geli%C5%9Fi%20beton%20k%C3%BCtlelerde%20pek%20bir%20de%C4%9Fi%C5%9Fime%20neden%20olmad%C4%B1.%20Biz%20de%20bahara%20ve%20topra%C4%9Fa%20a%C3%A7%20b%C3%BCnyeler%20olarak%20azimle%20s%C4%B1%C3%A7arak%20betonu%20k%C4%B1rmaya%20karar%20verdik.%20Herkesin%20belini%20sakatlamas%C4%B1%20d%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20%C3%A7e%C5%9Fit%20%C3%A7e%C5%9Fit%20dumurlara%20g" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/delicious.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="del.icio.us" alt="del.icio.us" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.facebook.com/share.php?u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fpermakulture-giris.html&amp;t=Permak%C3%BClt%C3%BCre%20Giri%C5%9F" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/facebook.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Facebook" alt="Facebook" /></a><a rel="nofollow"   href="http://twitter.com/home?status=Permak%C3%BClt%C3%BCre%20Giri%C5%9F%20-%20http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fpermakulture-giris.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/twitter.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Twitter" alt="Twitter" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&amp;bkmk=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fpermakulture-giris.html&amp;title=Permak%C3%BClt%C3%BCre%20Giri%C5%9F&amp;annotation=%C5%9Eehrin%20g%C3%B6be%C4%9Finde%20bahar%C4%B1n%20geli%C5%9Fi%20beton%20k%C3%BCtlelerde%20pek%20bir%20de%C4%9Fi%C5%9Fime%20neden%20olmad%C4%B1.%20Biz%20de%20bahara%20ve%20topra%C4%9Fa%20a%C3%A7%20b%C3%BCnyeler%20olarak%20azimle%20s%C4%B1%C3%A7arak%20betonu%20k%C4%B1rmaya%20karar%20verdik.%20Herkesin%20belini%20sakatlamas%C4%B1%20d%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20%C3%A7e%C5%9Fit%20%C3%A7e%C5%9Fit%20dumurlara%20g" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebookmark.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Bookmarks" alt="Google Bookmarks" /></a><a rel="nofollow"   href="mailto:?subject=Permak%C3%BClt%C3%BCre%20Giri%C5%9F&amp;body=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fpermakulture-giris.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/email_link.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="email" alt="email" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.friendfeed.com/share?title=Permak%C3%BClt%C3%BCre%20Giri%C5%9F&amp;link=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fpermakulture-giris.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/friendfeed.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="FriendFeed" alt="FriendFeed" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/reader/link?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fpermakulture-giris.html&amp;title=Permak%C3%BClt%C3%BCre%20Giri%C5%9F&amp;srcURL=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fpermakulture-giris.html&amp;srcTitle=Prensese+Mektuplar+" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebuzz.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Buzz" alt="Google Buzz" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.tumblr.com/share?v=3&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F04%2Fpermakulture-giris.html&amp;t=Permak%C3%BClt%C3%BCre%20Giri%C5%9F&amp;s=%C5%9Eehrin%20g%C3%B6be%C4%9Finde%20bahar%C4%B1n%20geli%C5%9Fi%20beton%20k%C3%BCtlelerde%20pek%20bir%20de%C4%9Fi%C5%9Fime%20neden%20olmad%C4%B1.%20Biz%20de%20bahara%20ve%20topra%C4%9Fa%20a%C3%A7%20b%C3%BCnyeler%20olarak%20azimle%20s%C4%B1%C3%A7arak%20betonu%20k%C4%B1rmaya%20karar%20verdik.%20Herkesin%20belini%20sakatlamas%C4%B1%20d%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20%C3%A7e%C5%9Fit%20%C3%A7e%C5%9Fit%20dumurlara%20g" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/tumblr.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Tumblr" alt="Tumblr" /></a><br/><br/><img src="http://www.prensesemektuplar.com/?ak_action=api_record_view&id=3616&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.prensesemektuplar.com/2011/04/permakulture-giris.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Julian Assange&#8217;a Mektup</title>
		<link>http://www.prensesemektuplar.com/2011/01/julian-assangea-mektup.html</link>
		<comments>http://www.prensesemektuplar.com/2011/01/julian-assangea-mektup.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 10 Jan 2011 12:00:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Deniz</dc:creator>
				<category><![CDATA[aktivizm]]></category>
		<category><![CDATA[guncel]]></category>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<category><![CDATA[Arı]]></category>
		<category><![CDATA[CIA]]></category>
		<category><![CDATA[FBI]]></category>
		<category><![CDATA[Julian Assange]]></category>
		<category><![CDATA[OpenBSD]]></category>
		<category><![CDATA[taciz]]></category>
		<category><![CDATA[wikileaks]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.prensesemektuplar.com/?p=2410</guid>
		<description><![CDATA[Hey Prenses, Burada çok acayip şeyler oluyor. Burada dediğim Türkiye&#8217;de ve dünyada. Tarihte daha önce böyle birşey oldu mu bilemiyorum ama şu aralar olanlar, bildiğimiz ama bir şekilde ispat edemediğimiz, hissettiğimiz ama hissetiremediğmiz bazı şeylerin ete, kemiğe bürünmesi gibi. Olayın başrol oyuncusuna kendi bakış açıma göre bir mektup yazdım. Daha az devletin daha çok toplumla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_2414" class="wp-caption alignleft" style="width: 295px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/01/Julian-Photoshop.jpg"><img class="size-full wp-image-2414" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/01/Julian-Photoshop.jpg" alt="Julian Assange" width="285" height="299" /></a><p class="wp-caption-text">Efendi adam böyle yapmaz ama efendiliği ilk karşı taraf kaybetti. Saolasın Photoshop -)</p></div>
<p>Hey Prenses,</p>
<p>Burada çok acayip şeyler oluyor. Burada dediğim Türkiye&#8217;de ve dünyada. Tarihte daha önce böyle birşey oldu mu bilemiyorum ama şu aralar olanlar, bildiğimiz ama bir şekilde ispat edemediğimiz, hissettiğimiz ama hissetiremediğmiz bazı şeylerin ete, kemiğe bürünmesi gibi. Olayın başrol oyuncusuna kendi bakış açıma göre bir mektup yazdım. Daha az devletin daha çok toplumla varolabileceğinin kokularını aldım ilk defa hayatımda. Daha önce de almıştım ama deliliğe giden bir yol olduğunu görünce vazgeçtim. Julian Assange&#8217;a hem teşekkür, hem özür, hem de eleştri getirdiğim mektubu sana da yolluyorum. Julian Assange kim mi? <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Julian_Assange">Buradan tıklayabilir</a> ve aşağıdaki mektuba geçebilirsin.</p>
<p><span id="more-2410"></span></p>
<p>Bay Assange,</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/2010/11/julian-assange-modern-zamane-robin-hoodu.html">Modern çağın Robin Hood</a>&#8216;u gibi ortaya çıkıp bir şekilde bildiğimiz ama bir türlü ispat edemediğimiz gerçeklerin tartışmasız bir şekilde ortaya çıkmasına aracılık ettiğiniz için size teşekkür ederim. Geçmişiniz, duygusal zayıflıklarınız, aşık olduğunuz ve karşılık bulamadığınız ilişkiler ve kimi mektupları bir kısım medyanın dolaylı dayatması yüzünden okumak zorunda kaldım. Kusura bakmayın yoksa özel hayatınıza girmek gibi bir niyetim yoktu. Son zamanlarda beni heyecanlandıran Wikileaks belgeleri  yüzünden içinde Julian Assange ve Wikileaks geçen herşeyi okumaya çalıştım. Tabii ki bir çoğu konudan uzak ve alakasız yorumlar.</p>
<p>Bence Türkiye&#8217;de durum tamamen bir felaket. Ben biraz kötümserim kusura bakmayın ama tüm dünyada olduğu gibi burada çok şey konuşuluyor ama esasında kimse belgelerin içeriğini, dolayısıyla kime ne dokundurduğunu pek dile getirmek istemiyor. Sanıyorum genel olarak dünyada böyle bir durum var ama daha çok buradaki basını takip ettiğim için burası üzerine kafa yoruyorum. Sonuç olarak benim konuşmak istediğim şeyler sizin özel hayatınız ve/veya olası/olmuş art niyetleriniz değil. Özel hayatını paylaşmaya o kadar meraklı artist, manken, futbolcu v.s var ki açıkcası sizinki beni pek çekmiyor. Ayrıca ilgilensem bile ortada bir iki mektuptan ve vesikalık kadın fotoğrafından başka birşey de yok. Fotoğraflar o kadar soğuk, gündeme gelen konu ise gerçekten o kadar sıcak ki isimlerini Google&#8217;dan falan aratmadım bile. Oysa nice ünlünün bir sürü seks kasedi, fotosu v.s var. Neden sizin pantolon altıyla bu kadar ilgilendiklerini anlıyorum ve bu oyuna gelmemeye çalışıyorum. Ben magazin ihtiyacımı Hollywood ve Victoria&#8217;s Secret üzerinden karşılıyorum zaten.</p>
<p>Bu oyuna gelmemeye çalışan ve bu duruma şüpheyle yaklaşan bir o kadar daha dostum var. Oysa benim tek konuşmak istediğim ABD&#8217;nin de kabul ettiği ve belgelerin yayınlanmaya başlamasıyla resmi olarak özür dilemesiyle resmiyet kazanan bu belgelerin tartışılması. Dediğim gibi özel hayatınızda yaşadıklarınız, bir sapık ya da aziz olmanız şu aşamada beni ilgilendirmiyor.</p>
<p>Mesela ben belgelerde geçen <a href="http://www.adbusters.org/blogs/blackspot-blog/democracys-napster-moment.html">bazı başlıkların</a> muhatapları tarafından doğrulanmasını, yalanlanmasını, tartışılmasını çok istiyorum. Mesela,</p>
<p>- <a href="http://www.panna.org/media-center/press-release/beekeepers-ask-epa-remove-pesticide-linked-colony-collapse-disorder-citin">Geçen kış ABD Colarado&#8217;da kovanlarının %29&#8242;unu kaybeden arıcılar üzerine EPA (Çevre Koruma Ajansı) tarafından yazılmış gizli taslak rapora göre Bayer&#8217;in en çok satan klotinidin isimili böcek ilacı arasında bir bağlantı olması hakkında</a>,</p>
<p>- <a href="http://www.guardian.co.uk/world/2010/dec/17/cia-chief-pakistan-drone-cover">Pakistan kamuoyunda iyi bilinen bir avukatın, bir CIA istasyon şefini, sözü edilmeyen insansız hava araçlarıyla yapılan saldırılardan sorumlu tutması hakkında</a>,</p>
<p>- <a href="http://arstechnica.com/open-source/news/2010/12/fbi-accused-of-planting-backdoor-in-openbsd-ipsec-stack.ars">FBI&#8217;ın dünyanın en güvenli işletim sistemi olarak bilinen OpenBSD&#8217;nin mühendislerine sistemde açık bırakması için ödeme yapması hakkında</a>,</p>
<p>Yaşamımı borçlu olduğum arıları öldüren, kullandığım bilgisayar içine ajanların girme ihtimali ile, her an yukarıdan bombalanma riskini yaşıyor olmak fikri her düşünen insanı rahatsız etmeli. İşte bu noktada Wikileaks ekibine eleştirim bu &#8216;rahatsız olmayan&#8217; topluluğun gözüne çarpacak açıklamaların yetersiz kaldığı yönünde. Tabii ki siz kendi belirlediğiniz değerler içinde bilgilerin yayılmasına yardımcı oluyorsunuz ve bu bunları duyurmak diğer gazetecilerin işi. Ancak dünyada gazetecilik yapan gazeteci sayısı çok az, olanlar da büyük medyanın altında eziliyorlar.</p>
<p>Sonuç olarak bir kısım politikacı/gazeteci dünyanın her yerinde aynı. Hakkında çıkan &#8216;suikast çığlıkları&#8217; ile emparyalizmin varolmak için sana para akışını durdurmasını ama <a href="http://www.amazon.com/WikiLeaks-documents-foreign-conspiracies-ebook/dp/B004EEOLIU/ref=sr_1_2?ie=UTF8&amp;qid=1294064205&amp;sr=8-2">kitabını satmaya devam etmesini,</a> dünyanın titreyip bir kendisine gelmesi için kuvvetli bir adım olarak görüyor, sana ve Wikileaks&#8217;e çalışmalarında başarılar diliyorum.</p>
Paylaş:<a rel="nofollow"   href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F01%2Fjulian-assangea-mektup.html&amp;title=Julian%20Assange%27a%20Mektup&amp;bodytext=%0D%0A%0D%0AHey%20Prenses%2C%0D%0A%0D%0ABurada%20%C3%A7ok%20acayip%20%C5%9Feyler%20oluyor.%20Burada%20dedi%C4%9Fim%20T%C3%BCrkiye%27de%20ve%20d%C3%BCnyada.%20Tarihte%20daha%20%C3%B6nce%20b%C3%B6yle%20bir%C5%9Fey%20oldu%20mu%20bilemiyorum%20ama%20%C5%9Fu%20aralar%20olanlar%2C%20bildi%C4%9Fimiz%20ama%20bir%20%C5%9Fekilde%20ispat%20edemedi%C4%9Fimiz%2C%20hissetti%C4%9Fimiz%20ama%20hisseti" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/digg.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Digg" alt="Digg" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F01%2Fjulian-assangea-mektup.html&amp;title=Julian%20Assange%27a%20Mektup" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/stumbleupon.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="StumbleUpon" alt="StumbleUpon" /></a><a rel="nofollow"   href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F01%2Fjulian-assangea-mektup.html&amp;title=Julian%20Assange%27a%20Mektup&amp;notes=%0D%0A%0D%0AHey%20Prenses%2C%0D%0A%0D%0ABurada%20%C3%A7ok%20acayip%20%C5%9Feyler%20oluyor.%20Burada%20dedi%C4%9Fim%20T%C3%BCrkiye%27de%20ve%20d%C3%BCnyada.%20Tarihte%20daha%20%C3%B6nce%20b%C3%B6yle%20bir%C5%9Fey%20oldu%20mu%20bilemiyorum%20ama%20%C5%9Fu%20aralar%20olanlar%2C%20bildi%C4%9Fimiz%20ama%20bir%20%C5%9Fekilde%20ispat%20edemedi%C4%9Fimiz%2C%20hissetti%C4%9Fimiz%20ama%20hisseti" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/delicious.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="del.icio.us" alt="del.icio.us" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.facebook.com/share.php?u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F01%2Fjulian-assangea-mektup.html&amp;t=Julian%20Assange%27a%20Mektup" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/facebook.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Facebook" alt="Facebook" /></a><a rel="nofollow"   href="http://twitter.com/home?status=Julian%20Assange%27a%20Mektup%20-%20http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F01%2Fjulian-assangea-mektup.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/twitter.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Twitter" alt="Twitter" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&amp;bkmk=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F01%2Fjulian-assangea-mektup.html&amp;title=Julian%20Assange%27a%20Mektup&amp;annotation=%0D%0A%0D%0AHey%20Prenses%2C%0D%0A%0D%0ABurada%20%C3%A7ok%20acayip%20%C5%9Feyler%20oluyor.%20Burada%20dedi%C4%9Fim%20T%C3%BCrkiye%27de%20ve%20d%C3%BCnyada.%20Tarihte%20daha%20%C3%B6nce%20b%C3%B6yle%20bir%C5%9Fey%20oldu%20mu%20bilemiyorum%20ama%20%C5%9Fu%20aralar%20olanlar%2C%20bildi%C4%9Fimiz%20ama%20bir%20%C5%9Fekilde%20ispat%20edemedi%C4%9Fimiz%2C%20hissetti%C4%9Fimiz%20ama%20hisseti" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebookmark.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Bookmarks" alt="Google Bookmarks" /></a><a rel="nofollow"   href="mailto:?subject=Julian%20Assange%27a%20Mektup&amp;body=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F01%2Fjulian-assangea-mektup.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/email_link.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="email" alt="email" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.friendfeed.com/share?title=Julian%20Assange%27a%20Mektup&amp;link=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F01%2Fjulian-assangea-mektup.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/friendfeed.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="FriendFeed" alt="FriendFeed" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/reader/link?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F01%2Fjulian-assangea-mektup.html&amp;title=Julian%20Assange%27a%20Mektup&amp;srcURL=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F01%2Fjulian-assangea-mektup.html&amp;srcTitle=Prensese+Mektuplar+" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebuzz.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Buzz" alt="Google Buzz" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.tumblr.com/share?v=3&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F01%2Fjulian-assangea-mektup.html&amp;t=Julian%20Assange%27a%20Mektup&amp;s=%0D%0A%0D%0AHey%20Prenses%2C%0D%0A%0D%0ABurada%20%C3%A7ok%20acayip%20%C5%9Feyler%20oluyor.%20Burada%20dedi%C4%9Fim%20T%C3%BCrkiye%27de%20ve%20d%C3%BCnyada.%20Tarihte%20daha%20%C3%B6nce%20b%C3%B6yle%20bir%C5%9Fey%20oldu%20mu%20bilemiyorum%20ama%20%C5%9Fu%20aralar%20olanlar%2C%20bildi%C4%9Fimiz%20ama%20bir%20%C5%9Fekilde%20ispat%20edemedi%C4%9Fimiz%2C%20hissetti%C4%9Fimiz%20ama%20hisseti" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/tumblr.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Tumblr" alt="Tumblr" /></a><br/><br/><img src="http://www.prensesemektuplar.com/?ak_action=api_record_view&id=2410&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.prensesemektuplar.com/2011/01/julian-assangea-mektup.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Seks her türlü satar</title>
		<link>http://www.prensesemektuplar.com/2011/01/seks-her-turlu-satar.html</link>
		<comments>http://www.prensesemektuplar.com/2011/01/seks-her-turlu-satar.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 Jan 2011 15:38:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tuna</dc:creator>
				<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[guncel]]></category>
		<category><![CDATA[akademik ozgurluk]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi universitesi]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[greenpeace]]></category>
		<category><![CDATA[peta]]></category>
		<category><![CDATA[porno skandali]]></category>
		<category><![CDATA[seninki kac santim]]></category>
		<category><![CDATA[sexist]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.prensesemektuplar.com/?p=2433</guid>
		<description><![CDATA[Sevgili Prenses, Sen daha taze bir gelincik olduğun için hani bil diye, aklımın aldığı ve almadığı kadarıyla bu ülkede cinselliği anlatmak istedim sana. Bir gün aşık olup sevişeceksin. Ama daha bunu yapmadan çok çok önce cinsellikle ilgili kabaran merakının sadece sana has olmadığını anlayacaksın. Etrafındaki herkes merak, tatmin ve tüketim hisleriyle, cinsellik dolu görsel ürünlere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/01/zu_trail_destruction_1preview.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2436" title="zu_trail_destruction_1preview" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/01/zu_trail_destruction_1preview.jpg" alt="" width="266" height="360" /></a>Sevgili Prenses,</p>
<p>Sen daha taze bir gelincik olduğun için hani bil diye, aklımın aldığı ve almadığı kadarıyla bu ülkede cinselliği anlatmak istedim sana. Bir gün aşık olup sevişeceksin. Ama daha bunu yapmadan çok çok önce cinsellikle ilgili kabaran merakının sadece sana has olmadığını anlayacaksın. Etrafındaki herkes merak, tatmin ve tüketim hisleriyle, cinsellik dolu görsel ürünlere istemeden yönelecek, yönlendirilecek. Birbirilerine dokunmaları yasak olan, sevişmek hakkında konuşmanın tabu olduğu bu ülkede herkes o suçluluk duygusuyla porno izleyecek. Filmlerde kadınlar erkekleri cezbetmek için neler yapıyor izleyecek. Reklamlardaki cinsel içerikli her türlü temaya karşı istemsiz bir yönelim hissedecek. Birisi sevişmekten bahsederken kulak kesilecek. Kafasında hep karşı cins için daha tercih edilir ve cezbedici olmak için nasıl davranması gerektiğini içten içe soracak. Ama sorulursa da öyle mutaasıp bir tavırla konuşacak ki; dinleyenler sevişmek denen eylemin sadece galapagos adalarında iguanalar tarafından yapıldığını düşünecek.<span id="more-2433"></span></p>
<p>Son günlerde Bilgi Üniversitesi&#8217;nde kopartılan yaygarayı duymuşsundur belki. Akl-ı evvel bir görsel iletişim tasarımı öğrencisi ödev projesinde bir porno film çekmeye karar verir. Akademik özgürlüğün bayraktarı olduğu düşünülen bu naçizane okulumuzun hocası da, öğrencilerin yaratıcılıklarına müdahale etmemeye kararlıdır. Projeyi kabul eder. İçerik değil teknik açıdan değerlendirdiği projeye D verip hayatına devam eder. Öğrencinin kafasında tam ne olduğu ve yapılan iş net olmamakla beraber, akademik özgürlün sınırlarını keşfe çıkmış bir kaşif edasıyla konuştuğu aşikar. Misal:</p>
<blockquote><p>Bir yaşlının hazin hikâyesi, kedinin sevimli patileri, eski çağda kadın, yeni çağda zaman gibi konuların beni motive etmediğini fark ettim. Öyle bir şey yapayım ki, senelerdir kafamıza sokulan akademik özgürlüğün sınırlarını göreyim istedim. Çünkü üniversite demek, kullanılmayan müthiş bir özgürlük alanı demek. İleride porno yönetmeni olmayacağıma göre, -zaten istesem de olmaz; çünkü ticari olarak porno çekmek yasal değil- bunu yapabileceğim tek yer okuldu. Burada, kimseye zarar vermiyorsan her şey akademik koruma içindedir. Sınırların nereye dayanacağını merak ettim; hem beni, hem ekibi, hem hocaları, hem üniversiteyi, hem de özgürlüğün limitlerini zorlayacak olanın da porno olduğuna karar verdim.</p></blockquote>
<p>diyor. Kendisinin bir gerzek olduğunu iddia edenler de var. İşin niteliği ve kalitesini tartışmıyoruz tabii ki. Ama yaptığı iş ile kimseye zarar vermeyi düşünmediği ve akademik çerçevede bence oldukça kabul edilebilir bir çalışma olduğunu teslim etmek gerekiyor.</p>
<p>Ne var ki tempo dergisinin haşin muhabiri bu elemanı bulup derginin ocak sayısında <a href="http://www.tempomag.com.tr/haberdetay/57343.aspx">bir röportaj</a> yayınlayana kadar. Bunu takiben de kendisini internet gazeteciliğinin yeni rak starı (törkiş rak) ilan etme arayışındaki gazeteci meseleyi kendi gazete köşesine ve internet sitesine taşıyor. Bu adamın sansasyon ile rating arayışına katkıda bulunmamak için anahtar isim ve kelimeleri yazmak istemiyor bu deli gönül. Sonuçta Bilgi Üniversitesi&#8217;nin kaygılı velilerinin e-postalarına, okul stüdyosunda çekilen pornonun yasadışı niteliği üniversite yönetiminin paniğe kapılması için yeterli oluyor. Başlayan cadı avı <a href="http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&amp;ArticleID=1034997&amp;Date=04.01.2011&amp;CategoryID=77">üç akademisyeni işinden ederken</a> bölüm bilgisayarları polis gözetiminde incelemeye alınıyor. Giriş çıkışlar yasaklanıyor. İnternette komik ve bol ünlemli başlıklar var durumla ilgili, öğrenciyi <a href="http://www.magazinsel.com/Magazin/21785/ISTE-BILGI-UNIVERSITESI-NDEKI-PORNO-FILM-SKANDALININ-BAS-MIMARI-DENIZ-OZGUN;-PEKI-AMA-FILM-NEREDE-/">üniversiteki skandalın başkahramanı</a> yapmak mı dersin, öğretim görevlilerinin işlerinden atılmasına sebep olmakla suçlanmak mı dersin, oyuncu kızımız zorla oynatılmış gibi davranılması mı dersin..</p>
<p>Cinselliğin tabu olduğu bir ülkede bu yazı da dahil olmak üzere cinsellikle ilgili herşeyin satacağına şüphe yok.  Cadı avının başlatılmasına vesile olup bundan nemalanan gazetecinin yazıları altında yeralan internet reklamlarına işaret etmiş bir kısım okuyucu. Meme büyütme ve geciktirici ürün reklamlarının yazının içeriğiyle oluşturduğu tezat, cinselliğe ilişkin iki yüzlülüğümüzü gösterebilecek iyi bir izlek.  Toplumsal tabuların mevzubahis olduğu her konuda, bu tür bir ikiyüzlülük oldukça sıradan. “Porno” anahtar kelimesinden hareketle gelişigüzel yerleştirilen reklam algoritmaları komik bir şekilde toplumsal bilinçaltımızın matematiğini ifşa ediyor sanki. Çünkü internet okuyucusu da aynı anlık güdüyle başlığında porno ve üniversite geçen yazıya tıklıyor.</p>
<p>Pornonun toplumsal olarak kabul edilebilirliğine hiç girmeden, başka bir konuya dikkat çekmek istiyorum. Akademik özgürlük alanı denen şey, özgürlük alanlarının kıyasıya bastırıldığı bir ülkede küçük bir hava baloncuğundan ibarettir. Bu baloncukta nefes alan bireyler, düşünce özgürlüğünün varolduğu bu küçük cepte yaşar ve kendisi bu alanda varolduğu sürece bu konudaki toplumsal tutulmaya kafa yormaz. Mücadele etmez. Bu baloncuktan sorumlu otorite (bu örnekte rektör, ya da dekan), özgürlüğün sorumluluğu ve gözyumulabilirliğine ilişkin bir perde veya mutabakat yaratır. Bu mutabakat, alanı yaratan otoritenin gücüyle orantılıdır. Sessiz bir konsensustan ibarettir ve bana kalırsa oldukça riyakardır. Niye? Çünkü Bilgi Üniversitesi ve daha birçok üniversitedeki özgür düşünce alanları kazanılmış değil iliştirilmiş alanlardır. Temel toplumsal eğilimleri besleyen polis, devlet ve daha her türlü otorite bu alanlara bakar. Bunlar çok güçlü. Sesleri solukları da çıkmıyor. Kendi  hallerinde takılıyorlar ellemeyelim der. Millet de kendini özgür sanar.</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/01/freedom-for-all.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2438" title="freedom-for-all" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/01/freedom-for-all.jpg" alt="" width="500" height="375" /></a></p>
<p>Eğer üniversite yönetimi, paniğe kapılmayıp yarattığı özgürlük alanının arkasında dursaydı, bu nefes alma alanı toplumsal dönüşümü tetikleyebilecek bir mücadele alanına dönüşebilirdi. Sansasyon yaratan projenin niteliği, kalitesi ve tabu olup olmaması bu tartışmadan tamamen bağımsızdır. Ama böyle bir adım atmak için de insanın kocaman topları olması gerekir diyor gavurlar. Durumun şu haliyle İran&#8217;daki underground rave partilerinden, ya da Suudi şeyhlerinin şehvetli partilerinden farkı yoktur. Zira yaptığı işin arkasında duramayan, özgürlük promosyonuyla paralı öğrenci toplamaya çalışan bir ticarethaneden bahsediyoruz.  Bütün bunları yazarken varetmeye çalıştıkları akademik özgürlük ortamı için bile ne büyük özveriler gösterdiklerini söyleyerek bu yönetimi savunacaklar çıkabilir. O zaman lütfen bana otoriteden yılışık bir dalkavuklukla aşırılan, gözden ırak tutulan ayrıcalıklar ile mücadeleyle kazanılan özgürlükler arasındaki farkı bir zahmet anlatın.</p>
<p>Pazarlama ve reklamcılık sektörü varolduğundan beri cinsellik bu sektörün en temel, bir o kadar da tehlikeli araçlarından biri değil mi? Tabuları kaşıyan risk alır ama karşılığındaki kazanç da büyük olur. Bilgi&#8217;deki porno projesini üreten şahsiyetin de bilinçli ya da bilinçsiz nemalanacağı bir kazanç ortaya çıkmıştır şu an itibariyle. Bu kazanç toplumsal bir tabunun ve özgürlük anlayışının tartışmaya açılmasıysa ben varım bu işe. Öte yandan reklamcılar ve modacılar, kadın ve erkek arasındaki ilişki normunu tanımlar. İdeal erkek ve kadın vücuduna karar verir. Bu yaratılan modele ulaşabilmek için tasarlanan ürünlerin tüketimi de asıl pazarı oluşturur. Daha büyük memeler, daha büyük penis, daha uzun cinsel ilişki, daha zayıf bir beden ve hep daha fazlası için her türlü ürünü şuursuz bir bilinçaltıyla tüketmeye mahkum ediliriz. Porno yıldızları gibi sevişmek isteriz. Kendi hayatımızdaki cinsel tabulara ve toplumsal çıkmazlara baktıkça da her türlü arzu nesnesini sanal olarak tüketerek yalnızlığımızı bir nebze olsun unutmaya çalışırız. Demem o ki bu cinsellik maşası el yakan bir maşadır. Dikkatli kullanmak lazım. Kullanırken bütün bu sektörü ve yaşam tarzını dolaylı da olsa olumladığımızı unutmamak lazım.</p>
<p>Amaca yönelik her yol mübahtır anlayışıyla cinselliği, cinsellik imasını ya da pornografiyi değişik biçimlerde yöntemlerine iliştirenlere de bir göz atmadan bu yazı eksik kalacak diye düşündüm. Son dönemde “Seninki kaç santim?” sloganıyla yarattığı cinsel ima ile aslen küçük boyutlu balıkların tüketimini engellemeyi amaçlayan Greenpeace Türkiye ofisi bu açıdan sıradan bir örnek. Kampanya balık koktuğu kadar reklam ajansı da kokuyor. Onu bir teslim etmek lazım öncelikle. Ama biz dosdoğru bir bakış açısıyla bakalım. Kampanya dikkat çekti. Geniş kitlelere ulaştı. (Özellikle abaza olmak üzere) insanların denizlerimizde tükenen balık türleri ile ilgili bilinçlenmesini sağladı.  Tabii ki bir kısım cık cık cıkçı mutaasıp olduğunu iddia eden kitle tarafından da kınandı. Ama birisi lütfen bu yöntemlerin ilgi çekmek için bu ülkede kullanabilecek en ucuz yöntemler olduğunu kendilerine iletsin. Kendileri daha yaratıcı olabilmişti geçmişte.</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/01/peta.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2437" title="Pamela Anderson shows she's still got her sizzling bikini body in this banned new ad for PETA." src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2011/01/peta.jpg" alt="" width="468" height="345" /></a></p>
<p>Aynı eksende devam edersek dünya çapında oldukça aktif hayvan hakları örgütü PETA da  bir çok eyleminde seksi ve çıplak kadınları kullanarak mesajlarını birinci sayfadan gündeme sokmayı başarıyor. Sonuçta kurtarılacak hayvanları gözönüne alınca, hayvansever aktivist ablalar için güzel vücutlarını medyatik dolaşıma sokmak çok da ağır bir bedel gibi gözükmüyor. Çevreci – hayvansever duyarlılığının orta sınıf değerleri olduğu ve bu tür aktivitelerin orta sınıfın geniş bir tabana yayıldığı ülkelerde yapıldığı aşikar. Aynı orta sınıf ahlakının cinselliğe bakışı da bu tür çıkışları kaldırabilecek düzeyde. Sonuçta ben PETA&#8217;nın Pakistan&#8217;da bir eylemini de görmedim açıkçası.</p>
<p>Daha da kuzeye gidersek, sponsorlara ve prodüktörlere domalmak yerine porno prodüktörlüğü yaparak kazandığı parayı projelerine aktaran Lars Von Trier de kendi başına bir vaka zaten. Bütün bu örneklerin kabul edilebilirliği hangi ülkeden nasıl bir sosyokültürel altyapıyla baktığınıza bağlı olarak değişiyor. Ben bu konularda bu iyidir bu kötüdür demek yerine yöntem-amaç-etki arasındaki dengeyi her örnek bazında gözden geçirmeyi tercih ediyorum. Bilgi&#8217;nin yürekli öğrencilerine de buradan bir selam çakıyorum.</p>
Paylaş:<a rel="nofollow"   href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F01%2Fseks-her-turlu-satar.html&amp;title=Seks%20her%20t%C3%BCrl%C3%BC%20satar&amp;bodytext=Sevgili%20Prenses%2C%0D%0A%0D%0ASen%20daha%20taze%20bir%20gelincik%20oldu%C4%9Fun%20i%C3%A7in%20hani%20bil%20diye%2C%20akl%C4%B1m%C4%B1n%20ald%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20ve%20almad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20kadar%C4%B1yla%20bu%20%C3%BClkede%20cinselli%C4%9Fi%20anlatmak%20istedim%20sana.%20Bir%20g%C3%BCn%20a%C5%9F%C4%B1k%20olup%20sevi%C5%9Feceksin.%20Ama%20daha%20bunu%20yapmadan%20%C3%A7ok%20%C3%A7ok%20%C3%B6nce%20cinsel" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/digg.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Digg" alt="Digg" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F01%2Fseks-her-turlu-satar.html&amp;title=Seks%20her%20t%C3%BCrl%C3%BC%20satar" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/stumbleupon.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="StumbleUpon" alt="StumbleUpon" /></a><a rel="nofollow"   href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F01%2Fseks-her-turlu-satar.html&amp;title=Seks%20her%20t%C3%BCrl%C3%BC%20satar&amp;notes=Sevgili%20Prenses%2C%0D%0A%0D%0ASen%20daha%20taze%20bir%20gelincik%20oldu%C4%9Fun%20i%C3%A7in%20hani%20bil%20diye%2C%20akl%C4%B1m%C4%B1n%20ald%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20ve%20almad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20kadar%C4%B1yla%20bu%20%C3%BClkede%20cinselli%C4%9Fi%20anlatmak%20istedim%20sana.%20Bir%20g%C3%BCn%20a%C5%9F%C4%B1k%20olup%20sevi%C5%9Feceksin.%20Ama%20daha%20bunu%20yapmadan%20%C3%A7ok%20%C3%A7ok%20%C3%B6nce%20cinsel" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/delicious.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="del.icio.us" alt="del.icio.us" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.facebook.com/share.php?u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F01%2Fseks-her-turlu-satar.html&amp;t=Seks%20her%20t%C3%BCrl%C3%BC%20satar" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/facebook.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Facebook" alt="Facebook" /></a><a rel="nofollow"   href="http://twitter.com/home?status=Seks%20her%20t%C3%BCrl%C3%BC%20satar%20-%20http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F01%2Fseks-her-turlu-satar.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/twitter.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Twitter" alt="Twitter" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&amp;bkmk=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F01%2Fseks-her-turlu-satar.html&amp;title=Seks%20her%20t%C3%BCrl%C3%BC%20satar&amp;annotation=Sevgili%20Prenses%2C%0D%0A%0D%0ASen%20daha%20taze%20bir%20gelincik%20oldu%C4%9Fun%20i%C3%A7in%20hani%20bil%20diye%2C%20akl%C4%B1m%C4%B1n%20ald%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20ve%20almad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20kadar%C4%B1yla%20bu%20%C3%BClkede%20cinselli%C4%9Fi%20anlatmak%20istedim%20sana.%20Bir%20g%C3%BCn%20a%C5%9F%C4%B1k%20olup%20sevi%C5%9Feceksin.%20Ama%20daha%20bunu%20yapmadan%20%C3%A7ok%20%C3%A7ok%20%C3%B6nce%20cinsel" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebookmark.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Bookmarks" alt="Google Bookmarks" /></a><a rel="nofollow"   href="mailto:?subject=Seks%20her%20t%C3%BCrl%C3%BC%20satar&amp;body=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F01%2Fseks-her-turlu-satar.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/email_link.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="email" alt="email" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.friendfeed.com/share?title=Seks%20her%20t%C3%BCrl%C3%BC%20satar&amp;link=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F01%2Fseks-her-turlu-satar.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/friendfeed.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="FriendFeed" alt="FriendFeed" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/reader/link?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F01%2Fseks-her-turlu-satar.html&amp;title=Seks%20her%20t%C3%BCrl%C3%BC%20satar&amp;srcURL=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F01%2Fseks-her-turlu-satar.html&amp;srcTitle=Prensese+Mektuplar+" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebuzz.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Buzz" alt="Google Buzz" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.tumblr.com/share?v=3&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2011%2F01%2Fseks-her-turlu-satar.html&amp;t=Seks%20her%20t%C3%BCrl%C3%BC%20satar&amp;s=Sevgili%20Prenses%2C%0D%0A%0D%0ASen%20daha%20taze%20bir%20gelincik%20oldu%C4%9Fun%20i%C3%A7in%20hani%20bil%20diye%2C%20akl%C4%B1m%C4%B1n%20ald%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20ve%20almad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20kadar%C4%B1yla%20bu%20%C3%BClkede%20cinselli%C4%9Fi%20anlatmak%20istedim%20sana.%20Bir%20g%C3%BCn%20a%C5%9F%C4%B1k%20olup%20sevi%C5%9Feceksin.%20Ama%20daha%20bunu%20yapmadan%20%C3%A7ok%20%C3%A7ok%20%C3%B6nce%20cinsel" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/tumblr.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Tumblr" alt="Tumblr" /></a><br/><br/><img src="http://www.prensesemektuplar.com/?ak_action=api_record_view&id=2433&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.prensesemektuplar.com/2011/01/seks-her-turlu-satar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aptal, Sıradan ve Suçlu</title>
		<link>http://www.prensesemektuplar.com/2010/12/aptal-siradan-ve-suclu.html</link>
		<comments>http://www.prensesemektuplar.com/2010/12/aptal-siradan-ve-suclu.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Dec 2010 15:26:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tuna</dc:creator>
				<category><![CDATA[guncel]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Ceren Ercan]]></category>
		<category><![CDATA[Çirkin İnsan Yavrusu]]></category>
		<category><![CDATA[Elif Ürse]]></category>
		<category><![CDATA[Feminizm]]></category>
		<category><![CDATA[Gülce Uğurlu]]></category>
		<category><![CDATA[Kadına Yönelik Şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlık Halleri]]></category>
		<category><![CDATA[Maral Ceranoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun Deposu]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Yelda Baskın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.prensesemektuplar.com/?p=2338</guid>
		<description><![CDATA[“Türkiye&#8217;de kadın olmak&#8230;” şeklinde başlayan bir yazı yazmayı bırak, bu başlıkla bir panel ya da yazı görsem kaçacak yer ararım kendime. Feminist hareketin öz savunma refleksinden kaynaklı suçlayıcılığı, sadece erkek olmaktan dolayı beni yargılıyormış gibi gelir bana. Merhaba dünyalı ben dostum demeye kalmadan, asla anlayamayacağımı yüzüme vurdukları baskının mağdurları tarafından ötekileştirildiğimi hissederim. Bana atfedilen suçluluk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!-- p { margin-bottom: 0.08in; } -->“Türkiye&#8217;de kadın olmak&#8230;” şeklinde başlayan bir yazı yazmayı bırak, bu başlıkla bir panel ya da yazı görsem kaçacak yer ararım kendime. Feminist hareketin öz savunma refleksinden kaynaklı suçlayıcılığı, sadece erkek olmaktan dolayı beni yargılıyormış gibi gelir bana. Merhaba dünyalı ben dostum demeye kalmadan, asla anlayamayacağımı yüzüme vurdukları baskının mağdurları tarafından ötekileştirildiğimi hissederim. Bana atfedilen suçluluk duygusunu boynuma asmadıkça da feminist sularda yüzmek, düşünmek, okumak ya da konuşmak mümkün  gözükmez. Ben de hiç bulaşmam. Nüfusun diğer yarısı, kendi sorunlarını gündeme getirmek için bana ihtiyaç duymaz diye kestirip atarım.</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/12/Preview.jpg"><img class="aligncenter size-large wp-image-2359" title="Preview" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/12/Preview-1024x682.jpg" alt="" width="603" height="401" /></a></p>
<p>Geçenlerde bir oyun izledim. Oyunun agresif manipülatif yapısı, tiyatro salonundan kafamı öne eğerek çıkamayacak kadar beni ajite ettiği için, bir kelam etmeden rahatlayamayacağımı farkettim. Üç kadının nevrotik diyalog ve monologlarından oluşuyor bu oyun. Bu üç kadın, anlattıkları kadınsal hallerin, konunun hassassiyetinden dolayı seyirciyi duygusal olarak silkelemeden ifade edilemeyeceğini anlamışlar sanırım. O yüzden bir yanda anlatılan duygu ve izlenimlerin dozu sertleşirken, oyuncular, gerilen seyirciyi, içine çektikleri gülünesilik ve hafife alma tuzağına planlı olarak sürüklüyorlar. Ama bu bir şaka değil ve seyircinin beklediği rahatlatıcı kreşendo asla gelmiyor. Tam tersi, hafifleme gafletine düşen seyirciyi gerçekle yüzyüze bırakıp, yükseldiği yerden tepe üstü yere çakan bir kurguyla tasarlanmış oyun.<span id="more-2338"></span></p>
<p>“Aptal, Sıradan ve Suçlu” isimli temsil, “Oyun Deposu” tarafından sahneye koyulmuş. Ekim 2007’de dansçı ve koreograf Maral Ceranoğlu, dramaturg Ceren Ercan ve oyuncular Yelda Baskın, Gülce Uğurlu ve Elif Ürse tarafından kurulan oyun deposu, &#8220;Türkiye’de güncel olanın tiyatro sahnesinde karşılığını bulamaması sıkıntısıyla yola çıktı&#8221; diye anlatmış bu güzel insanlar kendilerini. Henüz çok genç bir tiyatro topluluğu olan oyun deposu, ilk oyunları “Çirkin İnsan Yavrusu” ile Türkiye’de siyasi zeminde oluşan/oluşturulan kutuplaşmaların gündelik hayattaki izlerini sürmeyi seçti. Çirkin İnsan Yavrusu&#8217;nun topladığı takdir ve başarının arkasından gelen grubun ikinci oyunu, yüksek beklentilerin karşılığını fazlasıyla veriyor.</p>
<p>Neredeyse bir yıllık hazırlıkla oluşan “Aptal, Sıradan ve Suçlu”, grubun kendi kişisel deneyimlerinden yola çıktığı, oldukça zor bir kollektif yaratım süreci sonucunda ortaya çıkmış. Oyunu izledikten sonra siz de farkedeceksiniz ki; derinlemesine bir iç sorgulamadan geçmeden böyle bir oyun ne yazılabilir ne de oynanabilir.  Kendi duygusal derinliklerine nefeslerini  tutarak daldıktan sonra, ellerini boy vermek için seyirciye doğru uzatan bu genç kadınların, bu sürecin sonunda nasıl tekrar nefes alacaklarını gerçekten merak ediyorum.</p>
<p>Sorular çok basit. Bir kadın, evinin kapısından dışarı adım atmadan önce aklından neler geçer? Bir erkeğin günlük hayatında asla karşılaşmayacağı gündelik “olağan” taciz durumlarına kendini nasıl hazırlar? Karşı cinsin herhangi bir üyesine, sürekli umulan cinsel mesajları vermediğinden nasıl emin olur? Bakışları, davranışları, giyinişi ve duruşu ile pasif bir savunma durumunu nasıl içselleştirir? Bu savunma halini nasıl kendinden önceki kadın kuşağından devralır, çevresindeki diğer kadınlara -onların yararı için- dayatır? Erkek egemen baskıcı toplum yapısında, kendine atfedilen savunma rolünü üzerinde taşımanın kaçınılmazlığına nasıl isyan eder? Bütün bu karmaşada, kadın nasıl ve ne zaman bu içselleştirilmiş rolden soyunup kendini cinsel anlamda özgürce ifade eder?  Bir kadın bu ülkede kendi cinselliğiyle nasıl barışır?</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/12/od5.JPG.jpg"><img class="aligncenter size-large wp-image-2361" title="od5.JPG" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/12/od5.JPG-1024x672.jpg" alt="" width="624" height="409" /></a></p>
<p>Bu soruların cevapları entellektüel bir safsata olmanın ötesine geçmeyebilirdi. Türkiye&#8217;de değil tabii ki. Otobüste, takside, yolda,  gece ve gündüz, evde ve yatakta, işte ve sokakta sürekli bir tehdit ve taciz altında  yaşıyor nüfusun yarısı. Peki ya mutfakta? Geleneksel kadınlık temsiliyetinin gömüldüğü mutfağın içinde beraber eğlenen üç kadın, teori ve pratiğin arasındaki ayrımda tüm tutarsız görünen, boş anlarıyla sahne üzerinde var olma cesaretini sınarlar. “Hiç biri bugüne kadar böyle eğlenmemişti.”  Tarihin, sanatın ve oyun metinlerinin kaydetmediği gündelik, boş bir sohbetin içindeler. Popüler imgeler, şarkılar ve tiratlar zaman zaman bu gündelik konuşmaya eşlik eder. Biz hala bu baskıcı yapının gerçekliğini ve varlığını mı tartışmak zorundayız? Oyuncular da tartışmıyor zaten. Hatta tartışmamak için ellerinden geleni yapıyorlar. Kahkaha, histeri ve nevrozla oyun boyunca kaçınılan bütün bu sorular, izleyicinin kafasına küstah bir misafir edasıyla yerleşiyor.</p>
<p>Kadınlara yönelik baskının gerçekliğini farkedemeyen empati özürlü bir erkek olmak kadar basit değil mesele. Hastalıklı bir kadın paradigmasının toplumsal bilinçaltında kök salmış uzantılarının sizi yıldırması kaçınılmaz. Bir kadın olarak bu baskıyı otokontrole dönüştürerek içselleştirdiniz, peki tamam. Eğer erkekseniz de, egemenliğiniz altına aldığınız, korumanız ve kollamanız gereken kadınları seçerek maço kodlarla çok iyi formülize edilmiş davranış kalıplarını toplumsal olarak sergilersiniz. İlk başta, sadece toplumsal cinsiyet algısı sizi buna zorladığı için yaparsınız bunu. Ardından kimlik olarak benimseyip geri kalanlara dayatırsınız. Ve bu paradigma, bireylerin ilişkilerinden kendini besleyerek güçlü bir toplumsal algı oluşturur. Dışarıdan bakınca garip gözükür. Ama içinde kurban kadın ve şahit erkek olarak varolmak zorunda olduğunuz durumun histerisine ve saçmalığına gözlerinizi açmaktansa, zihinsel olarak normalleştirmek tek mümkün yoldur. Çünkü vicdan- sağduyu- adalet duyguları tarafından sabahtan akşama sürekli uyarılarak yaşamak hiç pratik değildir. Ama yanlış anlamayın. Kadına yönelik şiddet dendiğinde tabii ki cık cık cık korosuna katılacaksınız.</p>
<p>Bu kaçınılmaz şiddet ve baskı mekanizmalarının ilişkilerinizde ve günlük akışta nasıl üretildiğine kafa yormak Türkiye&#8217;de yaşayan akl-ı selimler için pek makul gözükmüyor. O yüzden siz en iyisi bu tiyatro oyunundan uzak durun. Hele ki bir kadın olarak içselleştirdiğiniz ve kendiniz sandığınız bütün davranış kalıplarının dayandığı toplumsal çürümüşlüğü ve yenikliği kabullenmek istemiyorsanız hiç bulaşmayın bu oyuna. Ya da gidin,  kadın halleri komedisi izlediğinizi sanıp, oyun sonunda suratınızda taşıdığınız gergin gülümsemeyi sevgilinizden saklamaya çalışın. Ama size kötü haberlerim var. Bu akşam kimseyle sevişemeyeceksiniz&#8230; (burada dizi kahkahası giriyor)</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/12/aptal.jpg"><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/12/aptal.jpg" alt="" width="599" height="426" /></a></p>
<p><!-- p { margin-bottom: 0.01in; } --><strong>APTAL, SIRADAN ve SUÇLU</strong></p>
<p><strong>Salon:</strong> Çıplak Ayaklar Stüdyosu<br />
<strong>Tarih: </strong>8-9-10 ocak saat:20:00<br />
<strong>Adres:</strong> Çukurcuma cd. No:6 Dükkan 3 Beyoğlu Tophane (Hamam yanı)<br />
Telefon: 212 252 30 13</p>
<p><strong>Salon: </strong>Kumbaracı 50<br />
<strong>Tarihler: </strong>26 Ocak Çarşamba Saat: 20:30<br />
<strong>Telefon:</strong> 0212 243 50 51<br />
<strong>Adres: </strong>İstiklal Cad. Kumbaracı Yokuşu, No:50 Kat: 2 Taksim, Beyoğlu İstanbul</p>
<p><strong>Yaratıcı ekip</strong> – oyun deposu Yönetmen – Maral Ceranoğlu<br />
<strong>Oyuncular </strong>– Yelda Baskın, Gülce Uğurlu, Elif Ürse<br />
<strong>Müzik</strong> – Okan Kaya<br />
<strong>Işık Tasarımı</strong> – Cem Yılmazer<br />
<strong>Dış Ses, Destek ve Teknik Uygulama</strong> – Duygu<br />
<strong>Fotoğraf – Afiş </strong>– Ezgi Kaplan</p>
Paylaş:<a rel="nofollow"   href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F12%2Faptal-siradan-ve-suclu.html&amp;title=Aptal%2C%20S%C4%B1radan%20ve%20Su%C3%A7lu&amp;bodytext=%E2%80%9CT%C3%BCrkiye%27de%20kad%C4%B1n%20olmak...%E2%80%9D%20%C5%9Feklinde%20ba%C5%9Flayan%20bir%20yaz%C4%B1%20yazmay%C4%B1%20b%C4%B1rak%2C%20bu%20ba%C5%9Fl%C4%B1kla%20bir%20panel%20ya%20da%20yaz%C4%B1%20g%C3%B6rsem%20ka%C3%A7acak%20yer%20arar%C4%B1m%20kendime.%20Feminist%20hareketin%20%C3%B6z%20savunma%20refleksinden%20kaynakl%C4%B1%20su%C3%A7lay%C4%B1c%C4%B1l%C4%B1%C4%9F%C4%B1%2C%20sadece%20erkek%20olmakta" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/digg.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Digg" alt="Digg" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F12%2Faptal-siradan-ve-suclu.html&amp;title=Aptal%2C%20S%C4%B1radan%20ve%20Su%C3%A7lu" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/stumbleupon.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="StumbleUpon" alt="StumbleUpon" /></a><a rel="nofollow"   href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F12%2Faptal-siradan-ve-suclu.html&amp;title=Aptal%2C%20S%C4%B1radan%20ve%20Su%C3%A7lu&amp;notes=%E2%80%9CT%C3%BCrkiye%27de%20kad%C4%B1n%20olmak...%E2%80%9D%20%C5%9Feklinde%20ba%C5%9Flayan%20bir%20yaz%C4%B1%20yazmay%C4%B1%20b%C4%B1rak%2C%20bu%20ba%C5%9Fl%C4%B1kla%20bir%20panel%20ya%20da%20yaz%C4%B1%20g%C3%B6rsem%20ka%C3%A7acak%20yer%20arar%C4%B1m%20kendime.%20Feminist%20hareketin%20%C3%B6z%20savunma%20refleksinden%20kaynakl%C4%B1%20su%C3%A7lay%C4%B1c%C4%B1l%C4%B1%C4%9F%C4%B1%2C%20sadece%20erkek%20olmakta" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/delicious.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="del.icio.us" alt="del.icio.us" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.facebook.com/share.php?u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F12%2Faptal-siradan-ve-suclu.html&amp;t=Aptal%2C%20S%C4%B1radan%20ve%20Su%C3%A7lu" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/facebook.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Facebook" alt="Facebook" /></a><a rel="nofollow"   href="http://twitter.com/home?status=Aptal%2C%20S%C4%B1radan%20ve%20Su%C3%A7lu%20-%20http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F12%2Faptal-siradan-ve-suclu.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/twitter.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Twitter" alt="Twitter" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&amp;bkmk=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F12%2Faptal-siradan-ve-suclu.html&amp;title=Aptal%2C%20S%C4%B1radan%20ve%20Su%C3%A7lu&amp;annotation=%E2%80%9CT%C3%BCrkiye%27de%20kad%C4%B1n%20olmak...%E2%80%9D%20%C5%9Feklinde%20ba%C5%9Flayan%20bir%20yaz%C4%B1%20yazmay%C4%B1%20b%C4%B1rak%2C%20bu%20ba%C5%9Fl%C4%B1kla%20bir%20panel%20ya%20da%20yaz%C4%B1%20g%C3%B6rsem%20ka%C3%A7acak%20yer%20arar%C4%B1m%20kendime.%20Feminist%20hareketin%20%C3%B6z%20savunma%20refleksinden%20kaynakl%C4%B1%20su%C3%A7lay%C4%B1c%C4%B1l%C4%B1%C4%9F%C4%B1%2C%20sadece%20erkek%20olmakta" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebookmark.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Bookmarks" alt="Google Bookmarks" /></a><a rel="nofollow"   href="mailto:?subject=Aptal%2C%20S%C4%B1radan%20ve%20Su%C3%A7lu&amp;body=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F12%2Faptal-siradan-ve-suclu.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/email_link.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="email" alt="email" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.friendfeed.com/share?title=Aptal%2C%20S%C4%B1radan%20ve%20Su%C3%A7lu&amp;link=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F12%2Faptal-siradan-ve-suclu.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/friendfeed.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="FriendFeed" alt="FriendFeed" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/reader/link?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F12%2Faptal-siradan-ve-suclu.html&amp;title=Aptal%2C%20S%C4%B1radan%20ve%20Su%C3%A7lu&amp;srcURL=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F12%2Faptal-siradan-ve-suclu.html&amp;srcTitle=Prensese+Mektuplar+" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebuzz.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Buzz" alt="Google Buzz" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.tumblr.com/share?v=3&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F12%2Faptal-siradan-ve-suclu.html&amp;t=Aptal%2C%20S%C4%B1radan%20ve%20Su%C3%A7lu&amp;s=%E2%80%9CT%C3%BCrkiye%27de%20kad%C4%B1n%20olmak...%E2%80%9D%20%C5%9Feklinde%20ba%C5%9Flayan%20bir%20yaz%C4%B1%20yazmay%C4%B1%20b%C4%B1rak%2C%20bu%20ba%C5%9Fl%C4%B1kla%20bir%20panel%20ya%20da%20yaz%C4%B1%20g%C3%B6rsem%20ka%C3%A7acak%20yer%20arar%C4%B1m%20kendime.%20Feminist%20hareketin%20%C3%B6z%20savunma%20refleksinden%20kaynakl%C4%B1%20su%C3%A7lay%C4%B1c%C4%B1l%C4%B1%C4%9F%C4%B1%2C%20sadece%20erkek%20olmakta" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/tumblr.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Tumblr" alt="Tumblr" /></a><br/><br/><img src="http://www.prensesemektuplar.com/?ak_action=api_record_view&id=2338&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.prensesemektuplar.com/2010/12/aptal-siradan-ve-suclu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hayvansever Hayvanlar</title>
		<link>http://www.prensesemektuplar.com/2010/11/hayvansever-hayvanlar.html</link>
		<comments>http://www.prensesemektuplar.com/2010/11/hayvansever-hayvanlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Nov 2010 01:26:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Deniz</dc:creator>
				<category><![CDATA[cevre]]></category>
		<category><![CDATA[guncel]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[av]]></category>
		<category><![CDATA[av turnuvası]]></category>
		<category><![CDATA[balık]]></category>
		<category><![CDATA[güvercin]]></category>
		<category><![CDATA[ödül]]></category>
		<category><![CDATA[şahin]]></category>
		<category><![CDATA[yaban domuzu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.prensesemektuplar.com/?p=2204</guid>
		<description><![CDATA[Aşağıdaki fotoğraflar Edirne Avcılar Derneği'nin web sayfasından alındı. Bu yaban hayatını çok seven gerçek vahşiler, esasında avcılık egolarını tatmin etmekten başka birşey yapmıyorlar. Amaçları avlanmaktan öte, spor adı altında egolarını tatmin etmek. Öldürülen hayvanların alenen sergilenmesi ne kadar can sıkıcı değil mi? [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Üst üste gelen 3 haber ve düşündürdükleri.</h3>
<div id="attachment_2235" class="wp-caption aligncenter" style="width: 499px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/11/Kümes-hayvanları-derneğine-_horoz-dövüşü_-baskını-_-Türkiye-_-Radikal-İnternet.jpg"><img class="size-full wp-image-2235" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/11/Kümes-hayvanları-derneğine-_horoz-dövüşü_-baskını-_-Türkiye-_-Radikal-İnternet.jpg" alt="" width="489" height="361" /></a><p class="wp-caption-text"> Bodrum&#39;da Kümes Hayvanlarını Koruma, Tanıtma ve Yaşatma Derneği&#39;ne ait binada HOROZ DÖĞÜŞÜ baskını. </p></div>
<p style="text-align: center;">
<p>ve<span id="more-2204"></span></p>
<div id="attachment_2237" class="wp-caption aligncenter" style="width: 486px"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/11/Yanlış-anlamayın-bu-bir-kurtuluş-töreni-_-Türkiye-_-Radikal-İnternet-1.jpg"><img class="size-full wp-image-2237" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/11/Yanlış-anlamayın-bu-bir-kurtuluş-töreni-_-Türkiye-_-Radikal-İnternet-1.jpg" alt="" width="476" height="353" /></a><p class="wp-caption-text">Edirne&#39;nin düşman işgalinden kurtuluşu&#39;nun 88. yıldönümü törenleri kapsamında geçit törenine, omuzlarında tüfekler ve avladıkları yaban hayvanlarını ellerinde ve arabalarına bağlayarak katılan bir avcılık kulübü üyeleri </p></div>
<p>Aşağıdaki fotoğraflar Edirne Avcılar Derneği&#8217;nin web sayfasından alındı. Bu yaban hayatını çok seven gerçek vahşiler, esasında avcılık egolarını tatmin etmekten başka birşey yapmıyorlar. Amaçları avlanmaktan öte, spor adı altında egolarını tatmin etmek. Öldürülen hayvanların alenen sergilenmesi ne kadar can sıkıcı değil mi? İşin bana gelen garip tarafı çifte standartlı kamuoyunda bu sergileme tepki toplamaya başladı. &#8216;Nasıl olurda bu vahşiliği kamuoyu ile paylaşırsınız?&#8217; gibisinden.. Çocuklar falan öne sürülüp kanlı görüntülerin nasıl olumsuz etkileri olduğundan söz edilmeye başlandı. Öyle olsun bakalım&#8230;</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/11/Edirne-Avcılar-Derneği-domuz.jpg"><img class="size-full wp-image-2205     aligncenter" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/11/Edirne-Avcılar-Derneği-domuz.jpg" alt="" width="311" height="234" /></a></p>
<p>Peki ya buna ne demeli? Karada ve denizde yapılan &#8216;yasal&#8217; bir statüye oturtulmuş av turnuvaları. Filmlerde izlediğimizde &#8216;vay vahşiler&#8217; dediğimiz görüntüler bugün itibariyle  bira şirketlerinin sponsorluğunda turnuva olabiliyor. Tuttuğu avı ile gülümseyerek poz veren ve bununla gurur duyanların gerçekten doğaya saygı duyduğunu söyleyebilir miyiz? Doğaya saygı demek avı ile pişkin pişkin gülümsemek midir?</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/11/bal%C4%B1k-av-%C3%B6d%C3%BCl.jpg"><img class="aligncenter" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/11/bal%C4%B1k-av-%C3%B6d%C3%BCl.jpg" alt="Alaçatı 2009 Balık Avı Turnuvası'ndan" width="383" height="306" /></a></p>
<p>Bu bir spor değil sürek avıdır, bir turnuva değil katliamdır. Doğanın artık dibe vurmasıyla kalan son mallarının büyük bir eğlence ile talan edilmesidir. İsminin &#8216;spor&#8217; ya da &#8216;turnuva&#8217; olması sadece yapılan katliamın meşruluk kazanmasıdır. Sorun avlanmaya karşı olmak ya da olmamak değil. Gerçek sorun ihtiyacından daha fazlasını avlamak, bunu bir reklam aracı veya egolarını tatmin etmek için kullanmaktır.</p>
<p>Eğer avlanmak istiyors<a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/11/balik-avı-reklam.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2214" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/11/balik-avı-reklam.jpg" alt="" width="266" height="159" /></a>anız bir turnuvaya katılmaya ihtiyacınız yok. Size çok ucuza avlanma seçenekleri sunan <a href="http://www.amatorbalikavi.com/">turizm şirketleri </a> var. Katılanların da organizatörlerin de doğayı ve hayvanı sevdiğine eminim. Aile ortamında çoluk çombalak gidip öğle yemeğinizi yiyip her türlü balığı avlayabilir, o balıklarla mutluluk içinde poz verebilirsiniz. Avını yakalayınca neşe içinde gülücükler dağıtan ama kendini hiç av yerine koymayan bu insanlara nasıl yaptıklarının yanlış olduğunu anlatabiliriz?</p>
<p>Ve son haber Radikal Gazetesi&#8217;nin 11 Kasım tarihli <a href="http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&amp;ArticleID=1028539&amp;Date=11.11.2010&amp;CategoryID=79">&#8216;Şehrin ortasında vahşi kovalama&#8217; başlıklı haberi.</a> Bir güvercin ile onu beslenmek için kovalayan şahinin hüzünlü sonu. Benim için bir şahinin güvercini avlayıp yemesinde bir sorun yok. Belki de şahin avını, neslini sürdürmek için yemeğe ihtiyacı olan çocuklarına götürecekti. Kimbilir? Sıkıntım doğanın inanılmaz bütünlüğü içinde avlanmaya çalışan, yani avcı ile avın dengesini bozan şehir, onu yaratan insan ve çifte standartlı kültürü üstüne. İnsan dahil doğadaki tüm canlılar avlanarak varlığını sürdürmüşler şimdiye kadar. Oysa sadece bir tür yani insan, bütün dengeyi alt üst etmiş durumda. Egolarını tatmin etmek, hava atmak vs.. Şehrin güvenliğini sağlayan kameralar, vahşi yaşamın nasıl yok olduğunu da kaydediyor. Bundan nasıl bir sonuca varıyoruz?</p>
<p>Örnek olarak verdiğim son haberde iki ölü var. Ölenler insan olsaydı sorumlular bulunur cezalandırıldı. Peki sebepsiz yere ölen bu Şahin ile Güvercin&#8217;in katili kim? Muhtemelen dini nedenlerden dolayı yenmeyecek olan Yaban Domuzlarının katili? Ödül kazanmak için avlanan Balıkların katili kim?</p>
Paylaş:<a rel="nofollow"   href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F11%2Fhayvansever-hayvanlar.html&amp;title=Hayvansever%20Hayvanlar&amp;bodytext=A%C5%9Fa%C4%9F%C4%B1daki%20foto%C4%9Fraflar%20Edirne%20Avc%C4%B1lar%20Derne%C4%9Fi%27nin%20web%20sayfas%C4%B1ndan%20al%C4%B1nd%C4%B1.%20Bu%20yaban%20hayat%C4%B1n%C4%B1%20%C3%A7ok%20seven%20ger%C3%A7ek%20vah%C5%9Filer%2C%20esas%C4%B1nda%20avc%C4%B1l%C4%B1k%20egolar%C4%B1n%C4%B1%20tatmin%20etmekten%20ba%C5%9Fka%20bir%C5%9Fey%20yapm%C4%B1yorlar.%20Ama%C3%A7lar%C4%B1%20avlanmaktan%20%C3%B6te%2C%20spor%20ad%C4%B1%20alt%C4%B1nda%20egolar%C4%B1n%C4%B1%20tatmin%20etmek.%20%C3%96ld%C3%BCr%C3%BClen%20hayvanlar%C4%B1n%20alenen%20sergilenmesi%20ne%20kadar%20can%20s%C4%B1k%C4%B1c%C4%B1%20de%C4%9Fil%20mi%3F%20%5B...%5D" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/digg.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Digg" alt="Digg" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F11%2Fhayvansever-hayvanlar.html&amp;title=Hayvansever%20Hayvanlar" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/stumbleupon.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="StumbleUpon" alt="StumbleUpon" /></a><a rel="nofollow"   href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F11%2Fhayvansever-hayvanlar.html&amp;title=Hayvansever%20Hayvanlar&amp;notes=A%C5%9Fa%C4%9F%C4%B1daki%20foto%C4%9Fraflar%20Edirne%20Avc%C4%B1lar%20Derne%C4%9Fi%27nin%20web%20sayfas%C4%B1ndan%20al%C4%B1nd%C4%B1.%20Bu%20yaban%20hayat%C4%B1n%C4%B1%20%C3%A7ok%20seven%20ger%C3%A7ek%20vah%C5%9Filer%2C%20esas%C4%B1nda%20avc%C4%B1l%C4%B1k%20egolar%C4%B1n%C4%B1%20tatmin%20etmekten%20ba%C5%9Fka%20bir%C5%9Fey%20yapm%C4%B1yorlar.%20Ama%C3%A7lar%C4%B1%20avlanmaktan%20%C3%B6te%2C%20spor%20ad%C4%B1%20alt%C4%B1nda%20egolar%C4%B1n%C4%B1%20tatmin%20etmek.%20%C3%96ld%C3%BCr%C3%BClen%20hayvanlar%C4%B1n%20alenen%20sergilenmesi%20ne%20kadar%20can%20s%C4%B1k%C4%B1c%C4%B1%20de%C4%9Fil%20mi%3F%20%5B...%5D" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/delicious.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="del.icio.us" alt="del.icio.us" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.facebook.com/share.php?u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F11%2Fhayvansever-hayvanlar.html&amp;t=Hayvansever%20Hayvanlar" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/facebook.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Facebook" alt="Facebook" /></a><a rel="nofollow"   href="http://twitter.com/home?status=Hayvansever%20Hayvanlar%20-%20http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F11%2Fhayvansever-hayvanlar.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/twitter.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Twitter" alt="Twitter" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&amp;bkmk=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F11%2Fhayvansever-hayvanlar.html&amp;title=Hayvansever%20Hayvanlar&amp;annotation=A%C5%9Fa%C4%9F%C4%B1daki%20foto%C4%9Fraflar%20Edirne%20Avc%C4%B1lar%20Derne%C4%9Fi%27nin%20web%20sayfas%C4%B1ndan%20al%C4%B1nd%C4%B1.%20Bu%20yaban%20hayat%C4%B1n%C4%B1%20%C3%A7ok%20seven%20ger%C3%A7ek%20vah%C5%9Filer%2C%20esas%C4%B1nda%20avc%C4%B1l%C4%B1k%20egolar%C4%B1n%C4%B1%20tatmin%20etmekten%20ba%C5%9Fka%20bir%C5%9Fey%20yapm%C4%B1yorlar.%20Ama%C3%A7lar%C4%B1%20avlanmaktan%20%C3%B6te%2C%20spor%20ad%C4%B1%20alt%C4%B1nda%20egolar%C4%B1n%C4%B1%20tatmin%20etmek.%20%C3%96ld%C3%BCr%C3%BClen%20hayvanlar%C4%B1n%20alenen%20sergilenmesi%20ne%20kadar%20can%20s%C4%B1k%C4%B1c%C4%B1%20de%C4%9Fil%20mi%3F%20%5B...%5D" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebookmark.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Bookmarks" alt="Google Bookmarks" /></a><a rel="nofollow"   href="mailto:?subject=Hayvansever%20Hayvanlar&amp;body=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F11%2Fhayvansever-hayvanlar.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/email_link.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="email" alt="email" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.friendfeed.com/share?title=Hayvansever%20Hayvanlar&amp;link=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F11%2Fhayvansever-hayvanlar.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/friendfeed.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="FriendFeed" alt="FriendFeed" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/reader/link?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F11%2Fhayvansever-hayvanlar.html&amp;title=Hayvansever%20Hayvanlar&amp;srcURL=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F11%2Fhayvansever-hayvanlar.html&amp;srcTitle=Prensese+Mektuplar+" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebuzz.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Buzz" alt="Google Buzz" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.tumblr.com/share?v=3&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F11%2Fhayvansever-hayvanlar.html&amp;t=Hayvansever%20Hayvanlar&amp;s=A%C5%9Fa%C4%9F%C4%B1daki%20foto%C4%9Fraflar%20Edirne%20Avc%C4%B1lar%20Derne%C4%9Fi%27nin%20web%20sayfas%C4%B1ndan%20al%C4%B1nd%C4%B1.%20Bu%20yaban%20hayat%C4%B1n%C4%B1%20%C3%A7ok%20seven%20ger%C3%A7ek%20vah%C5%9Filer%2C%20esas%C4%B1nda%20avc%C4%B1l%C4%B1k%20egolar%C4%B1n%C4%B1%20tatmin%20etmekten%20ba%C5%9Fka%20bir%C5%9Fey%20yapm%C4%B1yorlar.%20Ama%C3%A7lar%C4%B1%20avlanmaktan%20%C3%B6te%2C%20spor%20ad%C4%B1%20alt%C4%B1nda%20egolar%C4%B1n%C4%B1%20tatmin%20etmek.%20%C3%96ld%C3%BCr%C3%BClen%20hayvanlar%C4%B1n%20alenen%20sergilenmesi%20ne%20kadar%20can%20s%C4%B1k%C4%B1c%C4%B1%20de%C4%9Fil%20mi%3F%20%5B...%5D" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/tumblr.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Tumblr" alt="Tumblr" /></a><br/><br/><img src="http://www.prensesemektuplar.com/?ak_action=api_record_view&id=2204&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.prensesemektuplar.com/2010/11/hayvansever-hayvanlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Demokratik Müzik, Arabesk Referandum</title>
		<link>http://www.prensesemektuplar.com/2010/08/demokratik-muzik-arabesk-referandum.html</link>
		<comments>http://www.prensesemektuplar.com/2010/08/demokratik-muzik-arabesk-referandum.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Aug 2010 15:00:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>NazIm</dc:creator>
				<category><![CDATA[guncel]]></category>
		<category><![CDATA[muzik]]></category>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<category><![CDATA[Popüler]]></category>
		<category><![CDATA[ali nazik]]></category>
		<category><![CDATA[arabesk]]></category>
		<category><![CDATA[değer]]></category>
		<category><![CDATA[Fazıl Say]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim tatlıses]]></category>
		<category><![CDATA[iş bölümü]]></category>
		<category><![CDATA[muhsin bey]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[turgut özal]]></category>
		<category><![CDATA[yozlaşma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.prensesemektuplar.com/?p=1978</guid>
		<description><![CDATA[St.Louis’e dönerken Müslüm Gürses dinliyordum uçakta. Altımda serili uçsuz bucaksız Kuzey Amerika kıtası, Müslüm babanın dertli nameleri ile inledi yeminlen. Savulun lan hostes tayfası, dünya tersine dönse vazgeçmem anladın mı diyesim geldi çok feci, ama bir kültür şoku durumuna mahal vermemek için sesimi kıstım. Rakı da servis etmiyorlar bu gavur uçaklarında. Halbu ki Seattle’a giderken Fikret Kızılok nameleri eşlik etmişti de Rocky dağlarını bizim  [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>St.Louis&#8217;e dönerken Müslüm Gürses dinliyordum uçakta. Altımda serili uçsuz bucaksız Kuzey Amerika kıtası, Müslüm babanın dertli nameleri ile inledi yeminlen. Savulun lan hostes tayfası, dünya tersine dönse vazgeçmem anladın mı diyesim geldi çok feci, ama bir kültür şoku durumuna mahal vermemek için sesimi kıstım. Rakı da servis etmiyorlar bu gavur uçaklarında. Halbu ki Seattle&#8217;a giderken Fikret Kızılok nameleri eşlik etmişti de Rocky dağlarını bizim Toroslara benzetip memleket hasreti depreştirmiştim. Geçen gün <a href="http://video.cnnturk.com/2010/programlar/8/26/5n1k-24-08-2010">5N1K programında Fazıl Say</a>&#8216;a denk gelince aklıma ilk bu geldi. Klasik Müziği severek sıklıkla dinlememe karşı, Müslüm babanın damardaki yeri ve zamanı başka, Bethoven&#8217;in Bach&#8217;in yeri ve zamanı başka.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/08/muhsin_beyy.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2009" title="muhsin_beyy" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/08/muhsin_beyy.jpg" alt="" width="505" height="250" /></a></p>
<p>Ama arabesk tartışması ve yozlaşma diyince aklıma gelen ikinci şey Muhsin Bey filmi oldu. Köyden kente göç etmiş Ali Nazik&#8217;in, şehir de müzisyen olup kolay yoldan para ün kadın arayışına karşılık, Muhsin Bey iyi bir müzisyen olmak için notasıyla şöfejiyle çalışmayı, emeği, hakketmeyi, değerleri savunur. Filmin tüm olayının özeti çatıdaki intihar sahnesindedir. Ölmekten başka seçeneği kalmadığını düşünen Ali Nazik, çatıdan kendini atmak ister, ama korkusuna yenik düşer. Muhsin Bey gelir yanına, ikisi de yüksekten korkuyor, ikisinin de gözleri kapalı. &#8220;Sesime gel&#8221; der Ali Nazik, ve bu çağrıya kulak verir Muhsin Bey. İkisi de birbirine sarılmış, dans eder gibi, bir iki bir iki adımları sayarak çekilirler yüksekten: &#8220;Şimdi ben geri gidiyorum, sen ileri adım atıyorsun&#8221; diye diye değerleri temsil eden Muhsin Bey, kurtulmakdan başka hiç bir şeyi umursamayan Ali Nazik&#8217;i çeker alır ölümün eşiğinden. Bir kültür geriye giderken, başka bir kültür ileriye gider. Ve işte tam da orda, Ali Nazik&#8217;in, arabeskin, göçün getirdiklerinin yükselişi başlar bir ülkenin semalarında. Muhsin Bey&#8217;in ve önün taşıdığı değerlerin, kentli insanın, dürüstlük, erdem gibi değerlerin de düşüşü&#8230;<span id="more-1978"></span></p>
<p>Hepimizin bildiği, Tanzimattan bu yana tekrarlanan bir hikaye var: Batılı fikirlerle donanmış aydınlar halkına yabancılaşmıştır. Halkını iyiliğe götürmek istese de halkın isteklerinden ve zevklerinden habersizdir. Bu argümanı öne sürenler ardına popülist sloganlar atmaktan da kaçınmazlar. Halka soralım bir! Halk bunu istiyor! Halkın sevdiği şeyleri hiçe sayamazsınız!</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/08/specialize-labor.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-2011" title="specialize-labor" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/08/specialize-labor.jpg" alt="" width="269" height="250" /></a>Soralım tabi eyvallah, her şeyi halka danışalım icabında Antik Yunan&#8217;daki gibi, ama toplumda bir de iş bölümü diye bir şey var. İş bölümünün niye ortaya çıktığı da çok belli, işlerin daha etkili bir şekilde yürümesi için. Herkes her şeyi kabaca yapacağına, herkes belli bir alanda uzmanlaşın, ürettiğimiz şeyleri değiş tokuş edelim, herkes kazansın. Sonra, bu değiş tokuşun da çok etkili olmadığını anladık, hadi bunun yerine para diye bir şey koyalım ortaya, herkes malının değerini belirlesin, ona göre alıp-satalım ürettiklerimizi. Bir kaç bin yıl ileri sar bandı, al sana karmaşık ekonomik ve sosyo-politik ilişkileri ile bügün yaşadığımız dünya. Tabi, sistem karmasiklastıkca uzmanlaşma ve ona paralel olarakta uzun bir eğitim de yanında geliyor. Sonuçta, en basit iş bile belli bir eğitim gerektiriyor, yapılan iş karmaşıklaştıkça o eğitimin süresi de uzuyor. Ne biliyim bugün bir tip eğitimin 6 yıl, turizm-otelcilik eğitimin ise 2 yıl olması, eğitim zorluklarının ise karşılaştırılamaz olması yapılan işlerin karmaşıklığıyla paralel.</p>
<p>Şimdi tıbbi bir problemim olsa gider bir doktora danışırım, hizmetinin karşılığı da parasıyla veririm. Doktor da ne sebze ne meyve yetiştirmekden anlamamasına rağmen, gider benim verdiğim parayla marketten yiyecek alışverişini yapabilir. Hukuki bir problemim olduğunda gider bir avukata, ekonomik bir konuda gider bir iktisatçıya, ev yaptırırken mimara mühendise danışırım di mi? Benim mesleğim neyse onda da insanlar bana danışır, ben de onlara verdiğim hizmet sayesinde ekmeğimi kazanırım. Toplumda iş bölümü dediğin böyle bir güzellik. Herkes belli bir alanda eğitim alıp belli bir foksiyonu yerine getiriyor olmasına rağmen, bütün diğer fonksiyonlardan da faydalanır.</p>
<p>Tabi pratikte işler biraz daha karmaşık. Bir kere çalışma hayatı sıkıcı olabiliyor ve birilerinin günlük ritmin sıkıcılığından bizi kurtarması yaratıcı eserlerle duygularımızı harekete geçirmesi gerekiyor. Burada sanat dünyası devreye giriyor. Bulunduğumuz yaşam koşullarının daha iyi hale getirilmesi gerekiyor burada bilim ve teknoloji devreye giriyor. Haklılık haksızlıklardan doğan çatışmaların düzenlenmesi gerekiyor. Burada anayasa, hukuk devreye giriyor. Herkesin can ve mal güvenliğinin sağlanması gerekiyor burada polis devreye giriyor. Ülkenin olası dış saldırılarından korunması gerekiyor ki vatandaşlar huzur içinde yaşayabilsin, burada ordu devreye giriyor. Bunların her biri de başka iş bölümleri ve başka eğitim süreçlerini gerektiriyor. Bir de bütün bu ülke içi ve ülke dışı işlerin çekip çevrilmesi işi var ki orada meclis ve siyasetçiler devreye giriyor.</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/08/commons.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2012" title="commons" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/08/commons.jpg" alt="" width="320" height="260" /></a>Şimdi bütün bu adamlar belli eğitimlerden geçmiş, belli işleri yapmaya vakıf olmuş insanlar. Herkes kendi işine baksa, herkes kedi işini en iyi şekilde yapsa, işler tıkır tıkır yürüycek. Boşa kalan vaktinde de başkalarının keyfini kaçırmadan ne yaparsan yap, iste alsana çillop toplum. Tabı, gerçekte işler böyle olmuyor. Özellikle çıkarlarımız konusunda o kadar ipleri başkasına kaptırma taraftarı değiliz. Bir devlet çatısı altında bir toplum içinde yaşamak kendi yakınlarımızla kabile halinde yaşamakdan daha avantajlı, ama yine de insan dediğin herşeyden çok kendisini ve yakınlarını düşünen bir mahlukat (bkz. <a href="http://www.prensesemektuplar.com/2009/06/ortak-mulklerin-trajedyasi.html">ortak mülklerin trajedyası</a>). Normalde toplum yapısı, insanların bu fevri bencil hareketlerini, toplumun genel çıkarına ters düşeceği için kontrol altında tutma yönündedir. Politik bir gücü eline geçiren kafasına göre takılmaya başlayabilir, toplum burda devreye girip höt der. Ne biliyim, herkes kolay yoldan para kazanıp yan gelip yatmaya eğilimlidir, ama herkes kolay yoldan para kazanır yan gelir yatarsa, kısa zamanda toplumda üretim azalacağı için herkes kaybeder. O yüzden toplum kolay yoldan para kazanmayı yan gelip yatmayı kontrol altında tutar. Ürettiğin kadar tüketmelisin. Bu ürettiğin domates olur, fındık olur, apartman olur, sağlık olur, hizmet olur, para olur, müzik olur, resim olur, araştırma olur, yönetim olur vs. vs. Bu uretim tüketim kantarının ayarını kaçırdın mi, hangi ülke olursan ol batarsın, bak misal Amerika&#8217;da ki ekonomik krize.</p>
<p>Kritik olan konu bu üretilen şeylerin bir birleri ile olan ilişkisi, yani bir birlerine kıyasla değerleri. Domates yetiştirmekle ile sağlık hizmeti aynı şey değil, bir diğerinden daha değerli. Dedik ya, eskiden takas ediyorduk, ne biliyim 5 domates 1 kilo buğday ediyor, ve bunu yaparken de üretilen şeyleri yetiştirme zorlukları ve maliyetlerine bakıyorduk. Tabı, ne kadar ürettildiği ve ne kadar insanın onları tüketmek istediği de önemli. Meyve sebzede iş nisbeten kolay olsa da, biraz daha karmaşık üretimlere geldiğimizde karşılaştırmak da giderek zorlaşıyor. Şimdi bir saatlık sağlık hizmeti, kaç saatlık otel hizmetine bedel? Ne biliyim. Ya da üç saatlık polislik görevi, kaç saatlık hudut nöbetine bedel? İşler karmaşıklıp göz kararı değer tespiti yapmak zorlaştıkça başka parametreler devreye giriyor. Mesela, maliyet. Bir sağlık hizmetinin maliyeti nedir: Hastene masrafları, araştırma geliştirme masrafları, o doktorun aldığı uzun eğitimin maliyeti, bir hatanın yol açacağı masraflar vs. Buna karşılık bir otelcinin eğitim ve otel masraflarını koyuyoruz. İkinci önemli bir nokta, sağlık hizmeti vermeye hevesli ve doktor olmaya yeterli zihinsel donanıma sahip insan sayısını, sağlık hizmetine ihtiyacı olan insan sayısına (hemen hemen herkes) orani, öte yanda otelci olmaya hevesli insan saysını otel hizmetine ihtiyacı olan insan sayısına oranlıyoruz. Sonuçta, doktorluk hem çok daha yüksek maliyetli, yetiştirilmesi zor, buna rağmen hem de çok daha fazla insana hizmet ettiği için, daha düşük maliyetli, yetiştirilmesi kolay ve çok daha az insana hizmet eden otelcilikten daha değerli. Genel olarak, bir şeyin üretimi ne kadar zorsa ve buna paralel olarak topluma katkısı ne kadar büyükse, o kadar fazla toplumsal değeri oluyor.</p>
<p>Burada yapılan çok kritik bir hata toplumsal hizmet ve değer ilişkisinden çoğunluğun sevdiği değerli olur ilişkisini çıkarmak. Topluma doktorluk gibi direk bire bir hizmet sağlayanları genellikle toplum da sever, doktorları, avukatları, mühendisleri severiz hatta kızlarımızı da veririz seve seve o derece. Ama onları değerli yapan toplumdaki bireylerin onları sevmesi değildir. Yani, bireylerin bir şeye verdiği değerlerin toplami, o şeyi bir toplumsal değer yapmaz. Yemek-içmek hepimiz için çok değerlidir ama yemek-içmek bir toplumsal değer değildir çünkü toplum yapısına artı veya eksi bir şey katmaz (ha bireyler için çok önemlidir o ayrı). Toplumdaki insanlar bir hizmeti sevmese bile, o üretilen şey toplumdaki insanların genelinin hayatlarını daha iyi bir hale getiriyorsa değerlidir. Toplumsal değerin tanımı budur. Doktorları sevmeseydik de doktorluk hizmeti yine de değerli olacaktı. Avukatları değerli yapan insanların onları sevmesi değil, toplumsal hak ve hukuku sağlamaları. Sanatçıları yazarların düşünürlerin değerli yapan yapan insanların onları sevip sevmemesi değil, insanlığın ufkunu ileriye taşımaları. Kaç kişi Kant&#8217;tı Wittgenstein&#8217;i okur tanır bilir sever, onlar sevmeyince Kant&#8217;in Wittgenstein&#8217;in insanlığın düşün dünyasına kattığı değer azalır mi? İnsanlar sevdi diye Ayn Rand değerli bir filozof mu olur?</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/08/6a00d83451c1db69e200e54f08b8618833-640wi.jpg"><img class="size-full wp-image-2013 alignright" title="6a00d83451c1db69e200e54f08b8618833-640wi" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/08/6a00d83451c1db69e200e54f08b8618833-640wi.jpg" alt="" width="282" height="271" /></a>Peki, hayatımı daha iyi bir hale getiriyorsa neden sevmeyeyim? Mevcut kısa vadeli çıkarlarına ters düştüğü için ve uzun vadede hayatını daha iyi bir hale getirdiğini bulunduğun bireysel noktadan göremediğin için. Sana direk sunulan hizmetlerin değerini tartabilirsin, ama sana dolayli yoldan sunulan hizmetlerin değerini görmek o kadar kolay değil. Dedik ya, birey olarak çok daha kısa vadeli ve yakın çevremizi düşünüyoruz. Oysa, toplumsal değer dediğin, uzun vadeli ve toplumun geneline yayılan bir şey. Çok bilindik bir örnek, Atatürk cumhuriyeti kurduğunda reformları ardına ardına yaptığında kimsenin hoşuna gitmemişti, ama bu Atatürk&#8217;un bu ülkeye yaptığı hizmeti değersiz kılmaz, ki zamanla da ne kadar değerli olduğu anlaşıldı. Anlaşılmasaydı da değerli olucaktı. Bir çok toplumsal değer, insanlara direk değil dolayli yoldan uzun vadeli ve genele yayılan bir hizmet götürür, birey olarak bazen kaybetsekte, toplum olarak kazançlı çıkarız. (bkz <a href="http://www.prensesemektuplar.com/2009/11/mahpuslarin-acmazi.html">mahpusların açmazı</a>) Bazen polis sana ceza keser, mahkemede haksız bulunursun tepen atar, mühendise mimara para kaptırırsın, ama uzun vadede bu kurum ve kişilerin olması senin hayatını daha yaşanılabilir bir hale getirir.</p>
<p>Şimdi, arabesk mevzusuna dönersek. Arabesk müzik ve getirdiği kültür ve yaşam felsefesi, toplumdaki insanların yaşamını daha iyi bir yere götürmedi ve götürmez. Bu çok açık. Köyden kente göç eden, kültür şoku yaşayan, ekonomik olarak ezilen bir kitleyi, ne şehirli yaptı ne köylü kültürünü korudu. Ortaya koyduğu yeni karma kültür, ne göç edenlerin yaşamını iyileştirdi, ne de şehirdekilerin yaşamını iyileştirdi. Bu kültür köylü kökenli olmayan insanlara da yayıldıkça toplumun genel yapısını da tehdit etmeye başladı. Arabesk insanları daha iyi bir yaşama götüren, eğitim alması, ekonomik olarak daha iyi bir yere gelmesi, toplumun ürettiği nimetlerden faydalanması, kendi kültürünü geliştirmesinin yerine, yerinde durması, ezilmişliğini kabullenmesi, fırsatçı ve laubali olması, kendi çıkarından başkasını düşünmemesini, yeri gelince hak hukuk tanımaması gibi fikirleri aşıladı. Dikkat ederseniz, arabeskin aşıladığı fikirler fevri ve bencildir, tam da toplumun genel çıkarlarına zıt fikirler. Bireyler arasında bu kadar popüler olması, bireylerin zaten buna doğuştan eğilimli olmasından kaynaklanıyor. Dedik ya, bireyler zaten kendi çıkarlarını ve yakınlarını herşeyin üstünde tutma eğilimindeler.</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/08/arabesk.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-2014" title="arabesk" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/08/arabesk.jpg" alt="" width="575" height="432" /></a></p>
<p>Arabesk kültürü bizi insanlar arasında iş bölümü olan bir devlette hak ve özgürlere sahip uzun vadede herkesin kabile yaşantısına göre kazançlı çıktığı vatandaş olmakdan, güçlü olanın güçsüzü ezdiği kabile topluluğuna götürür. 5000-10.000 yıl önce insanlar gayet arabesk bir dünyada yaşıyorlardı aslında, hak hukuğun olmadığı, güçlü olanın güçsüzü ezdiği, ezilenin gayet boynu bükük oturduğu, yapabilecek başka bir şeyi olmadığı için mevcut durumunu kabullendiği, kendi çıkarı için fırsat kolladığı, efkardan cigara tellendirdiği bir tarihden geliyoruz. Bak mağara insanlarına hepsi arabesk fikirlerle yaşıyorlardı. Hatta sempanzelerin ve baboonların dünyası çok daha arabesk, güçlü olan erkek baboon 2-3 dışı baboonu koluna takar haremine götürür. Diğer erkek baboonları iter kakar, itilen kakılan alt sınıf baboonlarda ise koşar, akşamları efkarlanıp ince belli bardaktan raki yudumlarlar, ne yapsın gariplerim ne kadın var ne ekmek elde, lider baboonu devirmek için bir zayıf bir anını kollarlardı falan  filan.</p>
<p>Buradan bakınca arabesk kültürün yavsaklığı ayyuka çıkıyor. Bu kültür resmen açık açık maymunların dünyasına geri dönelim diyor, hem de altında şehir yaşamının tüm nimetleri ile. Arabesk kültürü savunanların altlarında arabası, evlerinde televizyonu, marketten aldığı yicek ve içecekleri, polisi can ve mal güvenliğini sağlar, doktoru yarasına bakar, askeri ülkesini kollar, bu hizmetlerin sağlanması için insanlar uzun eğitimlerden geçer, o rakısını yudumlar, sigarasını tellendirir kendi işine geleni kullanır, işine gelmeyeni hiçe sayar. Toplumsal iş bölümünün nimetlerinden faydalınır ve hak ve özgürleri devlet tarafından korunur, ama o kendi çıkarlarına ters düşenleri yok sayma hakkını kendinde görür. Belki toplumun üst kesimlerinde ki insanlar kadar bu hizmetlerden faydalanamıyor çoğu, ama onlara isyan edicem derken oturduğun dalı kesiyorsun. Eğer gerçekten bu düzenden memnun değilsen, kabile hayatına hak hukugun olmadığı bir yaşantıya dönmek istiyorsan şehir yaşamının nimetlerini de bırak, işin düşünce doktora gitmeyi de bırak, bir sorunun olduğunda mahkemeye gitmeyi de bırak, bilim ve teknolojinin nimetlerini de bırak vs. Ama hem bunları kullanıp, hem de bunların altını kazarsan bunun adı yavsaklıktır.</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/08/1986_turgut_ozal_basbakan.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-2015" title="1986_turgut_ozal_basbakan," src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/08/1986_turgut_ozal_basbakan.jpg" alt="" width="618" height="410" /></a></p>
<p>Arabesk müziğe karşı olduğum anlamı çıkmasın tabi, müzikte herkes istediğini dinler. Ama insan beyninin ne kadar esnek bir yapı olduğunu, sevdiğimiz beğendiğimiz şeylerin nasıl yaşam deneyimlerimiz sonucunda şekillendiği anlatmaya sayfalar yetmez. Düşünün ki normalde beynin sol yarım küresinde olması gereken dil bölgesi, o bölgede doğuştan bir sorun olduğunda beynin sağ yarım küresine geçebiliyor. Düşünün ki beyin kanaması sonucu beynin bir yarım küresini ameliyatla aldığınızda, tek kalan diğer yarım küre alınan yarım kürenin foksiyonlarını devralabiliyor. Ki bunlar karmaşık bilişsel fonksiyonlar, öyle çikolatıyı ve muzu sevmek, bamyadan nefretmekten gibi basit ilişkilerdirmelerden bahsetmiyoruz. Yani diyorum ki arabesk müzikteki 80&#8242;lerden sonraki patlamanın, sadece müzikte zevklerle ilgili olduğunu sanıyorsanız, sade koyden kente gocle ilgili oldugunu saniyorsaniz aldanıyorsunuz. İbrahim Tatlıses&#8217;ı Turgut Özal&#8217;dan ayrı düşünemezsiniz, kültürel yozlaşmayı 12 Eylül&#8217;den ayrı düşünemezsiniz. Müzik sade boş vakitlerinizde dinlediğiniz bir şey değildir. 60&#8242;larda patlayan Rock müzik sadece müzik değildi, bir kültürel değişimdi aynı zamanda. Bu değişimlerin özgürleştirici ileriye götüren değişimler mi olduğu, yoksa bizi maymunların dünyasına kendi eğitilmemiş doğamıza götüren değişimler mi olduğu, toplumsal yaşamı, birlikte özgürce yaşamayı ne şekilde etkilediğinden belli olur. Herkes arabesk fikirleri benimserse, toplumda hak hukuk kalmaz, herkes bir birinin kuyusunu kazdığından toplumsal güven kaybolur, adam kayırmaca, torpil, rüşvet alır basını gider, herkes kolay yoldan para peşinde koştuğundan toplumsal üretim azalır, kimse uzun sancılı eğitimle uğraşmaz, araştırma sanat kültür gibi direk para getirmeyen şeylere önem verilmez vs. Ki hepimizin bildiği bunlar 80&#8242;lerden bu yana Türkiye&#8217;de olan şeyler.</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/08/evren_12_eylul.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2020" title="evren_12_eylul" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/08/evren_12_eylul.jpg" alt="" width="335" height="239" /></a>Şimdi bir de anayasa referandumu furyası var. Güya 80&#8242;lerle, 12 Eylül anayasasıyla yüzleşiyoruz, güya anayasayı halkın oyuna açıp çok demokratik bir şekilde sağlıycaz bu dönüşümü. İnsanlar yeterince yazdı çizdi çok fazla detayına girmeye gerek yok, ama böyle saçma sapan bir yaklaşım daha olamaz. Sen toplum düzenini sağlaması gereken bir belgeyi, bireyleri fevri ve bencil çıkar ilişkilerinden çıkarıp demokratik bir toplumda bir vatandaş yapan bir belgeyi, o bireysel çıkarlarından ötesini göremeyen sen ben gibi insanalara oylattırıyorsun. Ben ne anlarım abi anayasadan, bana niye soruyorsun, bunca avukat, hukukçu, siyasetçi, şu bu boşuna mı okudu boşuna mı para alıyor. İnsanlara sorarsan kendi tuttuğu takım ne diyorsa ona oy atar, başka ne yapıcak. En mantıklısı hayır demek ya da ciddi bir kitleye ulaşacağını düşünüyorsan boykot etmek ki bu soruyu soran bana böyle saçma sapan sorularla gelme demek istediğini anlasın. Git bilenlere danış, git onlarla çöz bunu. Halk oyuyla demokratik bir anasaya kavuşmak mucize olur, tarihte bunun eşi benzeri yok. Olamaz da. Demokratik anayasalar bu konuda eğitim almış alanında uzmanlaşmış kişiler ile halkın oyuyla halkı temsil eden partiler arasında, tartışarak uzlaşarak yapılır (ya da bunu yapmış ülkelerden kopya çekerek). Anayasayı askerde yapsa, bir parti de yapsa, anayasa mahkemesi de yapsa, bu iki bileşen (halkı temsil eden partiler ve konunun uzmanı kurumlar) sağlanmadıkça ne demokratik bir anasaya olur, ne de anasaya demokratik bir şekilde yapılmış olur. Halka sorunca her şey demokratik oluyor sanılıyor hep, o zaman kanser tedavisini de halka soralım o da halkı ilgilendiriyor daha demokratik olur tedaviler, uzaya nasıl gidicez onu da halka soralim, memleketi nasıl koruycaz onu da halka soralım vs. Halkı ilgilendiren kararlar uzmanlaşmış bilgi gerektiriyorsa halka değil, halkı temsil eden partiler tarafindan bu konuda uzman kişilere sormali, sonrada kendi aralarında uzlaşmalı. Uzlaşamıyorsa, erken seçime gidip halkın kendi aralarında uzlaşabilecek başka partileri seçmelerine izin verilmeli.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu günden bu yana bir kendini kurtarma telaşında. Bu devamlı tehdit, bu devamlı başka ülkeler ve kültürler arasında ezilmişlik halinden efkarlanıyoruz, çaresiz hissediyoruz, kendimizi kurtarmak için ne olursa yaparız diyoruz, yeter ki şu durumdan bir kurtulalım, biz de rahata kavuşalım, dünyada bizi de adam yerine koysunlar. Muhsin Bey filminin final sahnesini aklıma getiriyor bu, köyünden gelen saf ve ezik Ali Nazik yüzünden hapse düşen Muhsin Bey, Ali Nazik&#8217;i çalıştığı gazinoda ziyarete gider. Ali Nazik türkü söylemeyi bırakmış, arabeskle ünlü olmuş, bağır açık, elde viski, boynunda altın kolye, üzerinde rüküş bir takım elbise özrünü yineler:</p>
<p>-agam kusura kalma kendimi kurtarmam gerekti<br />
-&#8230;kurtardın mı bari?</p>
<p>NazIm</p>
Paylaş:<a rel="nofollow"   href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F08%2Fdemokratik-muzik-arabesk-referandum.html&amp;title=Demokratik%20M%C3%BCzik%2C%20Arabesk%20Referandum&amp;bodytext=St.Louis%E2%80%99e%20d%C3%B6nerken%20M%C3%BCsl%C3%BCm%20G%C3%BCrses%20dinliyordum%20u%C3%A7akta.%20Alt%C4%B1mda%20serili%20u%C3%A7suz%20bucaks%C4%B1z%20Kuzey%20Amerika%20k%C4%B1tas%C4%B1%2C%20M%C3%BCsl%C3%BCm%20baban%C4%B1n%20dertli%20nameleri%20ile%20inledi%20yeminlen.%20Savulun%20lan%20hostes%20tayfas%C4%B1%2C%20d%C3%BCnya%20tersine%20d%C3%B6nse%20vazge%C3%A7mem%20anlad%C4%B1n%20m%C4%B1%20diyesim%20geldi%20%C3%A7ok%20feci%2C%20ama%20bir%20k%C3%BClt%C3%BCr%20%C5%9Foku%20durumuna%20mahal%20vermemek%20i%C3%A7in%20sesimi%20k%C4%B1st%C4%B1m.%20Rak%C4%B1%20da%20servis%20etmiyorlar%20bu%20gavur%20u%C3%A7aklar%C4%B1nda.%20Halbu%20ki%20Seattle%E2%80%99a%20giderken%20Fikret%20K%C4%B1z%C4%B1lok%20nameleri%20e%C5%9Flik%20etmi%C5%9Fti%20de%20Rocky%20da%C4%9Flar%C4%B1n%C4%B1%20bizim%20%20%5B...%5D" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/digg.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Digg" alt="Digg" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F08%2Fdemokratik-muzik-arabesk-referandum.html&amp;title=Demokratik%20M%C3%BCzik%2C%20Arabesk%20Referandum" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/stumbleupon.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="StumbleUpon" alt="StumbleUpon" /></a><a rel="nofollow"   href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F08%2Fdemokratik-muzik-arabesk-referandum.html&amp;title=Demokratik%20M%C3%BCzik%2C%20Arabesk%20Referandum&amp;notes=St.Louis%E2%80%99e%20d%C3%B6nerken%20M%C3%BCsl%C3%BCm%20G%C3%BCrses%20dinliyordum%20u%C3%A7akta.%20Alt%C4%B1mda%20serili%20u%C3%A7suz%20bucaks%C4%B1z%20Kuzey%20Amerika%20k%C4%B1tas%C4%B1%2C%20M%C3%BCsl%C3%BCm%20baban%C4%B1n%20dertli%20nameleri%20ile%20inledi%20yeminlen.%20Savulun%20lan%20hostes%20tayfas%C4%B1%2C%20d%C3%BCnya%20tersine%20d%C3%B6nse%20vazge%C3%A7mem%20anlad%C4%B1n%20m%C4%B1%20diyesim%20geldi%20%C3%A7ok%20feci%2C%20ama%20bir%20k%C3%BClt%C3%BCr%20%C5%9Foku%20durumuna%20mahal%20vermemek%20i%C3%A7in%20sesimi%20k%C4%B1st%C4%B1m.%20Rak%C4%B1%20da%20servis%20etmiyorlar%20bu%20gavur%20u%C3%A7aklar%C4%B1nda.%20Halbu%20ki%20Seattle%E2%80%99a%20giderken%20Fikret%20K%C4%B1z%C4%B1lok%20nameleri%20e%C5%9Flik%20etmi%C5%9Fti%20de%20Rocky%20da%C4%9Flar%C4%B1n%C4%B1%20bizim%20%20%5B...%5D" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/delicious.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="del.icio.us" alt="del.icio.us" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.facebook.com/share.php?u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F08%2Fdemokratik-muzik-arabesk-referandum.html&amp;t=Demokratik%20M%C3%BCzik%2C%20Arabesk%20Referandum" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/facebook.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Facebook" alt="Facebook" /></a><a rel="nofollow"   href="http://twitter.com/home?status=Demokratik%20M%C3%BCzik%2C%20Arabesk%20Referandum%20-%20http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F08%2Fdemokratik-muzik-arabesk-referandum.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/twitter.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Twitter" alt="Twitter" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&amp;bkmk=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F08%2Fdemokratik-muzik-arabesk-referandum.html&amp;title=Demokratik%20M%C3%BCzik%2C%20Arabesk%20Referandum&amp;annotation=St.Louis%E2%80%99e%20d%C3%B6nerken%20M%C3%BCsl%C3%BCm%20G%C3%BCrses%20dinliyordum%20u%C3%A7akta.%20Alt%C4%B1mda%20serili%20u%C3%A7suz%20bucaks%C4%B1z%20Kuzey%20Amerika%20k%C4%B1tas%C4%B1%2C%20M%C3%BCsl%C3%BCm%20baban%C4%B1n%20dertli%20nameleri%20ile%20inledi%20yeminlen.%20Savulun%20lan%20hostes%20tayfas%C4%B1%2C%20d%C3%BCnya%20tersine%20d%C3%B6nse%20vazge%C3%A7mem%20anlad%C4%B1n%20m%C4%B1%20diyesim%20geldi%20%C3%A7ok%20feci%2C%20ama%20bir%20k%C3%BClt%C3%BCr%20%C5%9Foku%20durumuna%20mahal%20vermemek%20i%C3%A7in%20sesimi%20k%C4%B1st%C4%B1m.%20Rak%C4%B1%20da%20servis%20etmiyorlar%20bu%20gavur%20u%C3%A7aklar%C4%B1nda.%20Halbu%20ki%20Seattle%E2%80%99a%20giderken%20Fikret%20K%C4%B1z%C4%B1lok%20nameleri%20e%C5%9Flik%20etmi%C5%9Fti%20de%20Rocky%20da%C4%9Flar%C4%B1n%C4%B1%20bizim%20%20%5B...%5D" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebookmark.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Bookmarks" alt="Google Bookmarks" /></a><a rel="nofollow"   href="mailto:?subject=Demokratik%20M%C3%BCzik%2C%20Arabesk%20Referandum&amp;body=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F08%2Fdemokratik-muzik-arabesk-referandum.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/email_link.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="email" alt="email" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.friendfeed.com/share?title=Demokratik%20M%C3%BCzik%2C%20Arabesk%20Referandum&amp;link=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F08%2Fdemokratik-muzik-arabesk-referandum.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/friendfeed.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="FriendFeed" alt="FriendFeed" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/reader/link?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F08%2Fdemokratik-muzik-arabesk-referandum.html&amp;title=Demokratik%20M%C3%BCzik%2C%20Arabesk%20Referandum&amp;srcURL=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F08%2Fdemokratik-muzik-arabesk-referandum.html&amp;srcTitle=Prensese+Mektuplar+" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebuzz.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Buzz" alt="Google Buzz" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.tumblr.com/share?v=3&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F08%2Fdemokratik-muzik-arabesk-referandum.html&amp;t=Demokratik%20M%C3%BCzik%2C%20Arabesk%20Referandum&amp;s=St.Louis%E2%80%99e%20d%C3%B6nerken%20M%C3%BCsl%C3%BCm%20G%C3%BCrses%20dinliyordum%20u%C3%A7akta.%20Alt%C4%B1mda%20serili%20u%C3%A7suz%20bucaks%C4%B1z%20Kuzey%20Amerika%20k%C4%B1tas%C4%B1%2C%20M%C3%BCsl%C3%BCm%20baban%C4%B1n%20dertli%20nameleri%20ile%20inledi%20yeminlen.%20Savulun%20lan%20hostes%20tayfas%C4%B1%2C%20d%C3%BCnya%20tersine%20d%C3%B6nse%20vazge%C3%A7mem%20anlad%C4%B1n%20m%C4%B1%20diyesim%20geldi%20%C3%A7ok%20feci%2C%20ama%20bir%20k%C3%BClt%C3%BCr%20%C5%9Foku%20durumuna%20mahal%20vermemek%20i%C3%A7in%20sesimi%20k%C4%B1st%C4%B1m.%20Rak%C4%B1%20da%20servis%20etmiyorlar%20bu%20gavur%20u%C3%A7aklar%C4%B1nda.%20Halbu%20ki%20Seattle%E2%80%99a%20giderken%20Fikret%20K%C4%B1z%C4%B1lok%20nameleri%20e%C5%9Flik%20etmi%C5%9Fti%20de%20Rocky%20da%C4%9Flar%C4%B1n%C4%B1%20bizim%20%20%5B...%5D" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/tumblr.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Tumblr" alt="Tumblr" /></a><br/><br/><img src="http://www.prensesemektuplar.com/?ak_action=api_record_view&id=1978&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.prensesemektuplar.com/2010/08/demokratik-muzik-arabesk-referandum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sansürden daha kötü bir şey&#8230;</title>
		<link>http://www.prensesemektuplar.com/2010/07/sansurden-daha-kotu-bir-sey.html</link>
		<comments>http://www.prensesemektuplar.com/2010/07/sansurden-daha-kotu-bir-sey.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Jul 2010 16:00:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>NazIm</dc:creator>
				<category><![CDATA[aktivizm]]></category>
		<category><![CDATA[guncel]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Sansür]]></category>
		<category><![CDATA[youtube]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.prensesemektuplar.com/?p=1846</guid>
		<description><![CDATA[Prenses, Türkiye&#8217;de sansür aldı başını gidiyor biliyorsun. Yasaklı site sayısı 6000&#8242;in üzerinde, Youtube iki yıldır yasaklı. Önce Emniyet Müdürlüğüne sonra da Diyanet İşleri Başkanlığına içerik denetleme yetkisi verildi. Gelişmelerin kısa bir özetini şurada okuyabilirsin. Bu trend devam ederse yakında bütün bakanlıklara, valiliklere, belediye başkanlarına, muhtarlara vs. bilimum erk sahibi kurum ve kişiye insanların neleri okuyup [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/07/penguen.jpg"><img class="size-full wp-image-1847 alignleft" title="penguen" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/07/penguen.jpg" alt="" width="304" height="382" /></a>Prenses, Türkiye&#8217;de sansür aldı başını gidiyor biliyorsun. Yasaklı site sayısı 6000&#8242;in üzerinde, Youtube iki yıldır yasaklı. Önce <a onclick="javascript:pageTracker._trackPageview('/outbound/article/ekonomi.haberturk.com');" href="http://ekonomi.haberturk.com/teknoloji/haber/530693-wwwpoliscaniistersekapatircom" target="_blank">Emniyet Müdürlüğüne</a> sonra da <a onclick="javascript:pageTracker._trackPageview('/outbound/article/privacy.cyber-rights.org.tr');" href="http://privacy.cyber-rights.org.tr/?p=1135" target="_blank">Diyanet İşleri Başkanlığına</a> içerik denetleme  yetkisi verildi. Gelişmelerin kısa bir özetini <a href="http://loker.radiobrecht.org/2010/07/sansur-hikayesinin-hizli-bir-ozeti-ve-sezon-finali/">şurada</a> okuyabilirsin. Bu trend devam ederse yakında bütün bakanlıklara, valiliklere, belediye başkanlarına, muhtarlara vs. bilimum erk sahibi kurum ve kişiye insanların neleri okuyup neleri okuyamayacaklarına, yani neleri dünüşüp neleri düşünemeyeceklerine karar verme yetkisi verilecek. Ancak baskıcı rejimlerde görülebilecek bir düzeyde yetkiler devletin kurumlarına veriliyor, ve böyle bir yetkinin yanlış kullanılmayacağının da hiçbir garantisi yok. Bugün Atatürk&#8217;e hakaret, çocuk pornosu en popüler sebepler, ama bunun altında islami örf ve adetlere uygun olmadığı gerekçesiyle başka dinlerin ve düşünüş biçimlerinin yasaklanması, devlet düzenini tehdit ettiği gerekçesiyle başta siyasi parti ve oluşumların yasaklanması, daha ilerde haddini aşıp kendi düşüncelerine aykırı bulduğu şeyleri de yasaklayacaktır.</p>
<p>Ama sansürden daha kötü bir şey varsa prenses, o da sansürün bir toplumda normalleşmesi, haklı görülmesi ve ona ses çıkarılmaması. Sansür uygulayan zihniyet, kendi iktidarı ve gücüne zarar gelmemesi için insanları bilgiden mahrum ederek uyutmak amacı güder. Sansürün normalleştiği bir toplum ise bu zihniyettin başarıya ulaştığını tesciller. İktidarından bir korkusu olmayanın sansüre ihtiyacı da yoktur. Eğer ki kafan karışıksa prenses ben söyleyeyim: Devletin insanların neleri okuyup okuyamayacağına karışmak gibi bir yetkisi yoktur. Demokrasilerde devletin varoluş amacı insanların mutlu ve huzurlu bir şekilde yaşayıp üretebileceği koşulları sağlamaktır ve bu da iç ve dış güvenlik, altyapı, enerji kaynaklarının yönetimi ve vatandaşlar arası anlaşmazlıkları düzenleyen hukuksal yapıdır. Avrupa, Kuzey Amerika ve bilimum başka daha sağlıklı işleyen demokrasilerde devletin bunun ötesinde vatandaşının hayatına ve beynine müdehale hakkı yoktur. Çocukların zihinsel ve fiziksel gelişimini kollamak devletin işi değildir, bu anne ve babalarının, okulda öğretmenlerinin görevidir. Belli sembollere başka insanların nasıl davrandığını denetlemek devletin işi değildir, o semboller eğer bir ülke için önemliyse o sembollerin temsil ettiği değerleri kollamak bütün vatandaşların görevidir. Voddoo bebeklerini kollar gibi sadece sembollü kollamak o değerleri ne yaşatır ne de yüceltir.</p>
<p>Giderek artan miktarda insanlar internette devlet sansürüne karşı seslerini yükseltmeye çalışıyorlar ve sen yoksan bir kişi eksikler prenses. Sansüre ve sansürün normalleştirilmesine karşı ses çıkarmak asıl bir vatandaşlık görevidir. Yarın öbür gün prensese mektuplar&#8217;ın veya sevdiğin takip ettiğin bir çok başka blogun, sitenin de kapatılmasını istemiyorsan bugün daha fazla geç olmadan sesini çıkartmaya başla, ses çıkaranların çalışmalarını yılmadan üşenmeden paylaş, çevrendeki insanlara sansüre neden ses çıkarılması gerektiğini anlat. Hemen şimdi yapabileceklerin:<a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/07/300x250.jpg"><img class="alignright webcbqiypoghccrxuent webcbqiypoghccrxuent webcbqiypoghccrxuent webcbqiypoghccrxuent webcbqiypoghccrxuent webcbqiypoghccrxuent webcbqiypoghccrxuent webcbqiypoghccrxuent webcbqiypoghccrxuent webcbqiypoghccrxuent xkywsvkrloakhombhykc" title="300x250" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/07/300x250.jpg" alt="" width="208" height="173" /></a></p>
<ul>
<li>17 Temmuz Cumartesi günü saat 17.00′de İstanbul Taksim Meydanındaki yürüyüşe katılın: <a href="http://www.sansurekarsiyuruyus.com/">http://www.sansurekarsiyuruyus.com/</a> (bu haftasonu!)</li>
<li>Sansüre Karşı Ortak Platform Deklarasyonuna imza atın: <a href="http://www.sansursuzinternet.org.tr/internette-sansure-karsi-ortak-platform-deklarasyonu-bireysel-imzalar/">http://www.sansursuzinternet.org.tr/</a></li>
<li>“Sansür: Elim Sende!” projesine katılın: <a href="http://elimsende.info/">http://elimsende.info/</a></li>
<li>Bu girişimleri Facebook’ta, Twitter’da, İnternet günlüğünüzde  ve/veya diğer sosyal platformlarda duyurarak arkadaş çevrenizin  aydınlanmasında rol oynayın.</li>
</ul>
Paylaş:<a rel="nofollow"   href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F07%2Fsansurden-daha-kotu-bir-sey.html&amp;title=Sans%C3%BCrden%20daha%20k%C3%B6t%C3%BC%20bir%20%C5%9Fey...%20&amp;bodytext=Prenses%2C%20T%C3%BCrkiye%27de%20sans%C3%BCr%20ald%C4%B1%20ba%C5%9F%C4%B1n%C4%B1%20gidiyor%20biliyorsun.%20Yasakl%C4%B1%20site%20say%C4%B1s%C4%B1%206000%27in%20%C3%BCzerinde%2C%20Youtube%20iki%20y%C4%B1ld%C4%B1r%20yasakl%C4%B1.%20%C3%96nce%20Emniyet%20M%C3%BCd%C3%BCrl%C3%BC%C4%9F%C3%BCne%20sonra%20da%20Diyanet%20%C4%B0%C5%9Fleri%20Ba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1na%20i%C3%A7erik%20denetleme%20%20yetkisi%20verildi.%20Ge" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/digg.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Digg" alt="Digg" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F07%2Fsansurden-daha-kotu-bir-sey.html&amp;title=Sans%C3%BCrden%20daha%20k%C3%B6t%C3%BC%20bir%20%C5%9Fey...%20" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/stumbleupon.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="StumbleUpon" alt="StumbleUpon" /></a><a rel="nofollow"   href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F07%2Fsansurden-daha-kotu-bir-sey.html&amp;title=Sans%C3%BCrden%20daha%20k%C3%B6t%C3%BC%20bir%20%C5%9Fey...%20&amp;notes=Prenses%2C%20T%C3%BCrkiye%27de%20sans%C3%BCr%20ald%C4%B1%20ba%C5%9F%C4%B1n%C4%B1%20gidiyor%20biliyorsun.%20Yasakl%C4%B1%20site%20say%C4%B1s%C4%B1%206000%27in%20%C3%BCzerinde%2C%20Youtube%20iki%20y%C4%B1ld%C4%B1r%20yasakl%C4%B1.%20%C3%96nce%20Emniyet%20M%C3%BCd%C3%BCrl%C3%BC%C4%9F%C3%BCne%20sonra%20da%20Diyanet%20%C4%B0%C5%9Fleri%20Ba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1na%20i%C3%A7erik%20denetleme%20%20yetkisi%20verildi.%20Ge" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/delicious.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="del.icio.us" alt="del.icio.us" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.facebook.com/share.php?u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F07%2Fsansurden-daha-kotu-bir-sey.html&amp;t=Sans%C3%BCrden%20daha%20k%C3%B6t%C3%BC%20bir%20%C5%9Fey...%20" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/facebook.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Facebook" alt="Facebook" /></a><a rel="nofollow"   href="http://twitter.com/home?status=Sans%C3%BCrden%20daha%20k%C3%B6t%C3%BC%20bir%20%C5%9Fey...%20%20-%20http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F07%2Fsansurden-daha-kotu-bir-sey.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/twitter.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Twitter" alt="Twitter" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&amp;bkmk=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F07%2Fsansurden-daha-kotu-bir-sey.html&amp;title=Sans%C3%BCrden%20daha%20k%C3%B6t%C3%BC%20bir%20%C5%9Fey...%20&amp;annotation=Prenses%2C%20T%C3%BCrkiye%27de%20sans%C3%BCr%20ald%C4%B1%20ba%C5%9F%C4%B1n%C4%B1%20gidiyor%20biliyorsun.%20Yasakl%C4%B1%20site%20say%C4%B1s%C4%B1%206000%27in%20%C3%BCzerinde%2C%20Youtube%20iki%20y%C4%B1ld%C4%B1r%20yasakl%C4%B1.%20%C3%96nce%20Emniyet%20M%C3%BCd%C3%BCrl%C3%BC%C4%9F%C3%BCne%20sonra%20da%20Diyanet%20%C4%B0%C5%9Fleri%20Ba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1na%20i%C3%A7erik%20denetleme%20%20yetkisi%20verildi.%20Ge" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebookmark.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Bookmarks" alt="Google Bookmarks" /></a><a rel="nofollow"   href="mailto:?subject=Sans%C3%BCrden%20daha%20k%C3%B6t%C3%BC%20bir%20%C5%9Fey...%20&amp;body=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F07%2Fsansurden-daha-kotu-bir-sey.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/email_link.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="email" alt="email" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.friendfeed.com/share?title=Sans%C3%BCrden%20daha%20k%C3%B6t%C3%BC%20bir%20%C5%9Fey...%20&amp;link=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F07%2Fsansurden-daha-kotu-bir-sey.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/friendfeed.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="FriendFeed" alt="FriendFeed" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/reader/link?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F07%2Fsansurden-daha-kotu-bir-sey.html&amp;title=Sans%C3%BCrden%20daha%20k%C3%B6t%C3%BC%20bir%20%C5%9Fey...%20&amp;srcURL=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F07%2Fsansurden-daha-kotu-bir-sey.html&amp;srcTitle=Prensese+Mektuplar+" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebuzz.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Buzz" alt="Google Buzz" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.tumblr.com/share?v=3&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F07%2Fsansurden-daha-kotu-bir-sey.html&amp;t=Sans%C3%BCrden%20daha%20k%C3%B6t%C3%BC%20bir%20%C5%9Fey...%20&amp;s=Prenses%2C%20T%C3%BCrkiye%27de%20sans%C3%BCr%20ald%C4%B1%20ba%C5%9F%C4%B1n%C4%B1%20gidiyor%20biliyorsun.%20Yasakl%C4%B1%20site%20say%C4%B1s%C4%B1%206000%27in%20%C3%BCzerinde%2C%20Youtube%20iki%20y%C4%B1ld%C4%B1r%20yasakl%C4%B1.%20%C3%96nce%20Emniyet%20M%C3%BCd%C3%BCrl%C3%BC%C4%9F%C3%BCne%20sonra%20da%20Diyanet%20%C4%B0%C5%9Fleri%20Ba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1na%20i%C3%A7erik%20denetleme%20%20yetkisi%20verildi.%20Ge" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/tumblr.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Tumblr" alt="Tumblr" /></a><br/><br/><img src="http://www.prensesemektuplar.com/?ak_action=api_record_view&id=1846&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.prensesemektuplar.com/2010/07/sansurden-daha-kotu-bir-sey.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hava muhalefet partisi</title>
		<link>http://www.prensesemektuplar.com/2010/04/hava-muhalefet-partisi.html</link>
		<comments>http://www.prensesemektuplar.com/2010/04/hava-muhalefet-partisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Apr 2010 10:30:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Elif</dc:creator>
				<category><![CDATA[cevre]]></category>
		<category><![CDATA[guncel]]></category>
		<category><![CDATA[prensesin ulkesi]]></category>
		<category><![CDATA[chemtrail]]></category>
		<category><![CDATA[Eyjafjallajökull]]></category>
		<category><![CDATA[izlanda]]></category>
		<category><![CDATA[komplo teorisi]]></category>
		<category><![CDATA[volkan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.prensesemektuplar.com/?p=1224</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz Çarşamba günü otobüsteyim, Prenses, İngiltere&#8217;den Belçika&#8217;ya geri dönüyorum. Azıcık akşamdan kalmalık, bir uyuklama hali ki sorma. Telefonum çaldı, arayan annem. Öylesine hal hatır sormaca sandım da telefonda şımarayım diyorum azıcık. Anneme daha aloğğ derken endişeli bi telden, &#8220;İyi misin? Her şey yolunda mı?&#8221; diye soruyor. Tabi annemin sesini böyle duyunca en mayışık tarafından kafamda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçtiğimiz Çarşamba günü otobüsteyim, Prenses, İngiltere&#8217;den Belçika&#8217;ya geri dönüyorum. Azıcık akşamdan kalmalık, bir uyuklama hali ki sorma. Telefonum çaldı, arayan annem. Öylesine hal hatır sormaca sandım da telefonda şımarayım diyorum azıcık. Anneme daha aloğğ derken endişeli bi telden, &#8220;İyi misin? Her şey yolunda mı?&#8221; diye soruyor. Tabi annemin sesini böyle duyunca en mayışık tarafından kafamda hızlıca bir sorguluyorum ne olmuş olabilir diye. Hani sesini duyan sanar ki depremler, seller, volkanlar almış götürmüş de benim haberim yok&#8230;. &#8220;İyiyim anne, ne oldu? Hayırdır?&#8221; diyorum, &#8220;ee&#8221; diyor &#8220;depremler, seller, volkanlar aldı götürdü gezegeni de senin haberin mi yok??</p>
<p>Haydaa&#8230; Uyan Elif&#8230; Gözünü aç&#8230; Hayır, zaten Britanya&#8217;dan kıta Avrupa&#8217;sına geçmek için kullanmamız gereken feribot şirketinin çalışanları grevde olduğundan şu allahın belası Eurotunnel&#8217;e bineceğiz diye yusufluyorum&#8230; Sorma, Prenses, bu Eurotunnel denen şey aracınla içine girdiğin (ki benim durumumda istikameti Budapeşte olan bir otobüs, içindeki curcunayı artık sen hayal et) raylı bir mekik işlevi gören metal bir tüp. Otobüsle daracık tüpe giriyorsun, her araç ayrı bi kapalı kompartmanda dışarıyı filan da göremiyorsun. Yan taraftaki ufak ekranlardan sürekli yazılar geçiyor &#8220;Kontağınızı kapatıp, havalandırma camlarını açın ve gerisini bize bırakın&#8221;, yok efendim &#8220;endişelenecek bir şey yok, kontrol bizde, Eurotunnel&#8230;&#8221; filan gibi bilim kurgu filmlerini andıran yazılar. Otobüsün içinde birileri uyukluyor, tırsan grup da böyle birbirine bakıyor tuhaf tuhaf zira bu Eurotunnel içinde yangın vukuatları filan olmuş zamanında. Aman neyse, annem ne diyordu? Deprem, sel, volkan&#8230;.  Deprem, sel evet biliyoruz Şili, Çin, Haiti, Türkiye filan ulan bi deprem daha mı oldu Türkiye&#8217;de?? Volkan dedi bi de&#8230; Ne volkanı be? &#8220;Ha, anne yok yoldayım Brüksel&#8217;e dönüyorum. Ne oldu? Ne vol&#8230;&#8221; derken annem başlıyor anlatmaya İzlanda&#8217;da patlayan volkandan çıkan kül ve duman, tamamen durudurulan Avrupa hava trafiği vesaire vesaire&#8230;<span id="more-1224"></span></p>
<p>Eve döner dönmez ne olmuş diye bakıyorum. Güney İzlanda&#8217;daki adını tellafuz etmeye üşendiğim Eyjafjallajökull volkanik buzul dağı patlamış. Normalde şöyle olan İzlanda&#8217;nın en küçük buzul dağlarından biri:</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/04/288px-Eyjafjallajökull.jpeg"><img class="size-full wp-image-1229 alignnone" title="288px-Eyjafjallajökull" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/04/288px-Eyjafjallajökull.jpeg" alt="" width="288" height="193" /></a></p>
<p>Patlayınca böyle olmuş:<br />
<object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="398" height="240" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/WfQ1y2Oe-RQ&amp;hl=en_US&amp;fs=1&amp;" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="398" height="240" src="http://www.youtube.com/v/WfQ1y2Oe-RQ&amp;hl=en_US&amp;fs=1&amp;" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object><br />
<span> </span> <span> </span> <span> </span> <span> </span></p>
<p>Çok acayip di mi yanan buzul görmek?? Efendim 2009 sonunda sismik hareketlenme gözlenen bu volkanik buzul dağında geçtiğimiz buzul çağından beri olan bu beşinci patlamaymış. Diğer dördü sırasıyla 920, 1612 yıllarında ve 1821-1823 yılları arasında arada bir olmak üzere lav püskürtmüş. Her neyse bunun detaylarını eminim wikipedia&#8217;dan vesaire okursun hatta <a href="http://tr.euronews.net/tag/volkan-patlamasi/">türkçe </a>ve <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Iceland_volcanic_eruption">ingilizce</a> olarak buraya linkleri vereyim de merak edersen tıklayıver. Benim bahsetmek istediğim mevzu son bir haftadır Avrupa halkını en çok endişelendiren şu hava trafiği mevzusu. Her gün yazılı basında hava trafiğinin halinden, Paskalya tatiline gittikleri yerlerde &#8220;mahsur&#8221; kalan turistlerden, işadamlarından filan bahsediliyor. Hani oturup araştırmasan volkanik patlamadan pek bi haberin olmayacak, o derece diyeyim. Belçika&#8217;nın en popüler gazetesi Le Soir&#8217;ın bugünkü baskısında 4 sayfa ayırmışlar bu hava trafiğinin durmasının nelere mal olduğuyla ilgili. Bugün kısmen açıldı ya, bi tane de tam sayfa Alman bir mutlu aile resmi koymuşlar havaalanından çıkan&#8230; la havleeğğ diyesi geliyor insanın. Pazar günü de bir arkadaşla pazara gittik, bak dedi hatun görüyo musun sebze-meyvanın üstündeki külü. Yav toz olmasın? Hani pazar hengamesi filan, yamurda yağmıyor epeydir? Yok yok, kül&#8230; Haa peki madem.</p>
<p>Ben bu gündem yaratarak gezegenimizin sakinleri nasıl çıldırtılır konusuna takıldım işte. Şu küreselleşme zamanında spekülasyon yaratmak çok kolay biliyorsun Prenses. Bunun çok kolay olduğunu da herkes bildiği halde nasıl olur da her yaratılan spekülasyon bir felakete yol açar ve bu felaketin hep de maddi bilançosunun çıkarılması ardından ekonomik dengelerle millet galyana getirilir? Tamam demiyorum ki volkan patlamasını birisi uydurdu, herkes de yedi. Spekülasyon denilen şey  gerçeklere dayanarak yaratılan bir kurgu ve medyanın acayip önem taşıdığı günümüzde bir gündem yaratma mekanizması aynı zamanda. Şimdi bu volkan, kül, duman olayını açalım. İzlanda&#8217;da aktif bir yanardağ olduğu biliniyor. Zaten İzlanda Üniversite&#8217;sinde kocaman volkanik araştırmalar departmanını boşuna kurmamış adamlar. 2009&#8242;un sonundan beri de buzulda sismik hareketlerin artışı gözleniyor. Şimdi sismik hareketlerin artışı gözlendiğinde kabaca denebilir ki bu volkanın aktive olması ihtimali epey yüksek di mi? E bunun nelere mal olacağını kestirmek de pek zor değil, zira en bilimsel olmayan kaynağımız wikipedia&#8217;da bile baktığında 1823 yılındaki aktivasyon sonrasında kül ve dumanın atmosferde nasıl yayıldığının fotoğraflarını bulabiliyorsun. Yani bazı kişilerde olan bu bilimsel veri ve buna dayanan öngörüler bir yerlerde saklı tutuluyor ve önlem alınmıyor. Sonra 2010 yılı Nisan ayında sanki çok büyük sürpriz, beklenmeyen felaket gibi volkanın aktifleşmesini şaşkınlıkla izliyoruz gezegence. Uçakla seyahat eden birileri bir yerlerde mahsur kalıyor filan.</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/04/havamuhalefeti.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1262" title="Germany Iceland Volcano" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/04/havamuhalefeti-300x196.jpg" alt="" width="255" height="166" /></a>Benim bir şikayetim yok valla şu ara uçak kullanmadığım için. Ohhh bir hafta boyunca gökyüzünde bulutlardan başka bir şey görmedik. Havaalanına yakıın oturan arkadaşlar, rahat rahat uyudular geceleri. Dün gazetede okuduğum kadarıyla bu bir haftalık &#8220;hava muhalefeti&#8221;  sonucunda sudan ucuz uçak bileti alabildiğin Ryanair şirketi günde 6 milyon euroluk zarara uğramış. Air France-KLM için bu rakkam günde 35 milyon euroymuş. Şimdi tabi bu durumda yolcuların paraları da yandı. Tahmin edersin ki böyle bir zararla bir de iptal edilen uçuşların geri ödemesini yapmayacak bu şirketler. Offf ama düşünsene Prenses bu yolcuların hepsi paralarını geri alamadıkları için havayolu şirketlerini  dava edip davayı kazansa bu şirketler ne hale gelir. Çok acayip dengeler işte bunlar. Gazetede 4 sayfa havayolları şirketlerinin nasıl zarar uğradıklarını anlatma ihtiyacı da işte bundan. Hani<em> volkan patladı hem yolcular hem havayolu şirketleri mağdur oldu. Seni gidi volkan, ne gereği vardı şimdi patlayıp düzenimizi bozacak</em> tribi.</p>
<p>Şimdi bu gündem yaratma ve spekülasyon davasına, her yerde olayların nelere sebep olduğunu duyuyoruz -hele de bu olaylar Wall Street borsasını etkiliyorsa- ama bu olaylara neden olan şeyleri bir türlü göremiyoruz. İsviçre&#8217;li bilimadamları kesin araştırmışlardır ama bize anlatmadıklarından gündem, gerçeklerin serpiştirildiği yapay haberlerle donatılmış vaziyette. Millet de işte hafiften çıldırıyor, bu benim arkadaşın pazardaki tozlanmış elmaların volkan külüyle kaplı olduğunu düşünmesi gibi. Bu gerçeklerin hep bir şekilde üstünün volkan külüyle kaplanmış olması da komplo teorilerini ortaya çıkartıyor. İnternet dünyası ç<a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/04/chemtrail.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1289" title="chemtrail" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/04/chemtrail-300x224.jpg" alt="" width="300" height="224" /></a>ok eğlenceli bir halde tabi. Ee hani olayların gerçeğine ulaşma imkanın olmadığından, komplo teorilerini okurken neden olmasın diyorsun. En popüler komplo teorilerinden biri de Chemtrail. Ekşi Sözlük&#8217;ten bir arkadaş bunu güzelce şöyle özetlemiş:<em> &#8220;iddialara gore gokyuzunun cok yuksek noktalarina cikan ucaklar, halki  aptallastirmak (bkz: <a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=zeitgeist">zeitgeist</a>),  hava olaylarini kontrol altina almak, nufusun azaltilmasi vs. amaclarla  biyolojik gazlardan olusan bir bulutumsuyu havaya salmaktadir. bulutlara  cok benzemelerine ragmen isigin kirilma noktasina gore renk  degistirmeleri ve bir bulutta gorulemeyecek ilginc sekillere sahip  olmalari ( buyuk bir x isareti gibi ) insanlarin dikkatini cekmis, talk  showlarda bu konudan bahsedilmeye baslaninca amerika&#8217;da program  yapimcisina konunun aciklanmasi icin binlerce fax yagmistir. ilk defa  &#8217;96 senesinde amerikan hava kuvvetlerinin, mutakiben ingiltere ve kanada  saglik bakanliginin boyle kimyasal bir ilaclamanin soz konusu  olmadigini soylemesine ragmen bu teoriye inanan insan sayisi gitgide  artmaktadir.&#8221;(<a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=mouse+sanitary+pad">mouse  sanitary pad</a>, 11.08.2009 05:52)</em></p>
<p>Bu teoriye inananlara &#8220;yok artık!&#8221; demek senin elinde Prenses ama sismik hareketlenme halindeki bir volkanın aktive olmasıyla milyonlarca dolar kaybeden şirketler hikayesine de &#8220;yok artık!&#8221; demek senin elinde. Yani neyin gerçek, neyin yalan olduğunu bilmek çok zor. Eminim bu teorinin araştırması için bir bilim adamı güzel paralar alıp araştırmalar yaparsa ve sağlık bakanlığında da amcoğlu çalışıyorsa, ertesi gün medyada bunu bir şok şok şok haber olarak görebilir ve her birimiz buna gayet inanabiliriz. Sismik hareketlenmelerin son zamanlarda tüm dünyada artıyor olmasının sebeplerinden biri olarak da Chemtrail teorisi gösteriliyor birileri tarafından. Tabi başkaları kıyametin yaklaşmasını sebep olarak gösterdiği için Chemtrail teorisi görece daha rasyonel ve ispat edilebilir kalıyor. İnternette, youtube ortamlarında konuyla ilgili videolar sebil, Prenses. İşinin gücünün olmadığı bir zamanda bak, eğlen derim. Arada ben kendimi sınıyorum mesela. Böyle  komplo teorilerini görüp &#8220;Saççççmalama!&#8221; demeden önce &#8220;gerçek olabilir mi acaba?&#8221; diyerek bi zorluyorum kafayı. Mesela bu volkanın patlamasına sebep olarak Chemtrail göstermişler ya, benim de aklıma sebep olmuş olmasa bile hava trafiğinin bir an önce açılması yolunda medya destekli kampanyalar yapılması, açılmazsa zarar eden havayolu şirketleri ve turizm işletmeleri sebebiyle küresel ekonominin çökeceği spekülasyonları esasında jet uçaklarının Chemtrail&#8217;a devam etmesi için olabilir mi acaba sorusu geldi. Yok yok delirmedim Prenses, bu teorinin savunucusu filan da değilim ama hani zorlarsan inanırsın diyorum. Gerçeği bilmeyen<em> sokaktaki adam</em> olarak bir şeylere inanmam hiç de zor değil. En temizi kendi doğrularını bulmak bence, bulamadığın yerde de inanmamak. Hani inanacak bir şey ararken, aptal yerine konmaktan iyidir&#8230;</p>
<p>Mektubu, Prenses&#8217;e yazanlar ve çevresi olarak sevdiğimiz İzlanda&#8217;lı grup Sigur Ros&#8217;tan Hoppipola şarkısının video klibiyle  bitiriyorum:</p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="550" height="416" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=3986821&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=1&amp;show_byline=0&amp;show_portrait=0&amp;color=00ADEF&amp;fullscreen=1" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="550" height="416" src="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=3986821&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=1&amp;show_byline=0&amp;show_portrait=0&amp;color=00ADEF&amp;fullscreen=1" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
Paylaş:<a rel="nofollow"   href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F04%2Fhava-muhalefet-partisi.html&amp;title=Hava%20muhalefet%20partisi&amp;bodytext=Ge%C3%A7ti%C4%9Fimiz%20%C3%87ar%C5%9Famba%20g%C3%BCn%C3%BC%20otob%C3%BCsteyim%2C%20Prenses%2C%20%C4%B0ngiltere%27den%20Bel%C3%A7ika%27ya%20geri%20d%C3%B6n%C3%BCyorum.%20Az%C4%B1c%C4%B1k%20ak%C5%9Famdan%20kalmal%C4%B1k%2C%20bir%20uyuklama%20hali%20ki%20sorma.%20Telefonum%20%C3%A7ald%C4%B1%2C%20arayan%20annem.%20%C3%96ylesine%20hal%20hat%C4%B1r%20sormaca%20sand%C4%B1m%20da%20telefonda%20%C5%9F%C4%B1maray%C4" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/digg.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Digg" alt="Digg" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F04%2Fhava-muhalefet-partisi.html&amp;title=Hava%20muhalefet%20partisi" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/stumbleupon.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="StumbleUpon" alt="StumbleUpon" /></a><a rel="nofollow"   href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F04%2Fhava-muhalefet-partisi.html&amp;title=Hava%20muhalefet%20partisi&amp;notes=Ge%C3%A7ti%C4%9Fimiz%20%C3%87ar%C5%9Famba%20g%C3%BCn%C3%BC%20otob%C3%BCsteyim%2C%20Prenses%2C%20%C4%B0ngiltere%27den%20Bel%C3%A7ika%27ya%20geri%20d%C3%B6n%C3%BCyorum.%20Az%C4%B1c%C4%B1k%20ak%C5%9Famdan%20kalmal%C4%B1k%2C%20bir%20uyuklama%20hali%20ki%20sorma.%20Telefonum%20%C3%A7ald%C4%B1%2C%20arayan%20annem.%20%C3%96ylesine%20hal%20hat%C4%B1r%20sormaca%20sand%C4%B1m%20da%20telefonda%20%C5%9F%C4%B1maray%C4" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/delicious.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="del.icio.us" alt="del.icio.us" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.facebook.com/share.php?u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F04%2Fhava-muhalefet-partisi.html&amp;t=Hava%20muhalefet%20partisi" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/facebook.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Facebook" alt="Facebook" /></a><a rel="nofollow"   href="http://twitter.com/home?status=Hava%20muhalefet%20partisi%20-%20http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F04%2Fhava-muhalefet-partisi.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/twitter.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Twitter" alt="Twitter" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&amp;bkmk=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F04%2Fhava-muhalefet-partisi.html&amp;title=Hava%20muhalefet%20partisi&amp;annotation=Ge%C3%A7ti%C4%9Fimiz%20%C3%87ar%C5%9Famba%20g%C3%BCn%C3%BC%20otob%C3%BCsteyim%2C%20Prenses%2C%20%C4%B0ngiltere%27den%20Bel%C3%A7ika%27ya%20geri%20d%C3%B6n%C3%BCyorum.%20Az%C4%B1c%C4%B1k%20ak%C5%9Famdan%20kalmal%C4%B1k%2C%20bir%20uyuklama%20hali%20ki%20sorma.%20Telefonum%20%C3%A7ald%C4%B1%2C%20arayan%20annem.%20%C3%96ylesine%20hal%20hat%C4%B1r%20sormaca%20sand%C4%B1m%20da%20telefonda%20%C5%9F%C4%B1maray%C4" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebookmark.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Bookmarks" alt="Google Bookmarks" /></a><a rel="nofollow"   href="mailto:?subject=Hava%20muhalefet%20partisi&amp;body=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F04%2Fhava-muhalefet-partisi.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/email_link.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="email" alt="email" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.friendfeed.com/share?title=Hava%20muhalefet%20partisi&amp;link=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F04%2Fhava-muhalefet-partisi.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/friendfeed.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="FriendFeed" alt="FriendFeed" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/reader/link?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F04%2Fhava-muhalefet-partisi.html&amp;title=Hava%20muhalefet%20partisi&amp;srcURL=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F04%2Fhava-muhalefet-partisi.html&amp;srcTitle=Prensese+Mektuplar+" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebuzz.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Buzz" alt="Google Buzz" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.tumblr.com/share?v=3&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F04%2Fhava-muhalefet-partisi.html&amp;t=Hava%20muhalefet%20partisi&amp;s=Ge%C3%A7ti%C4%9Fimiz%20%C3%87ar%C5%9Famba%20g%C3%BCn%C3%BC%20otob%C3%BCsteyim%2C%20Prenses%2C%20%C4%B0ngiltere%27den%20Bel%C3%A7ika%27ya%20geri%20d%C3%B6n%C3%BCyorum.%20Az%C4%B1c%C4%B1k%20ak%C5%9Famdan%20kalmal%C4%B1k%2C%20bir%20uyuklama%20hali%20ki%20sorma.%20Telefonum%20%C3%A7ald%C4%B1%2C%20arayan%20annem.%20%C3%96ylesine%20hal%20hat%C4%B1r%20sormaca%20sand%C4%B1m%20da%20telefonda%20%C5%9F%C4%B1maray%C4" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/tumblr.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Tumblr" alt="Tumblr" /></a><br/><br/><img src="http://www.prensesemektuplar.com/?ak_action=api_record_view&id=1224&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.prensesemektuplar.com/2010/04/hava-muhalefet-partisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dikkat! Memlekette atom bombası var!</title>
		<link>http://www.prensesemektuplar.com/2010/04/incirlikteki-nukleer-silahlar-uzerine.html</link>
		<comments>http://www.prensesemektuplar.com/2010/04/incirlikteki-nukleer-silahlar-uzerine.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Apr 2010 14:00:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kivilcim</dc:creator>
				<category><![CDATA[aktivizm]]></category>
		<category><![CDATA[guncel]]></category>
		<category><![CDATA[prensesin ulkesi]]></category>
		<category><![CDATA[amerikan ussu]]></category>
		<category><![CDATA[atom bombasi]]></category>
		<category><![CDATA[b61]]></category>
		<category><![CDATA[incirlik]]></category>
		<category><![CDATA[nato]]></category>
		<category><![CDATA[nukleer silahsizlanma]]></category>
		<category><![CDATA[obama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.prensesemektuplar.com/?p=1117</guid>
		<description><![CDATA[Burnumuzun dibinde 90 tane nükleer silahla yaşıyoruz desem ne derdin prenses? Evet, İncirlik Amerikan askeri üssünde tam 90 tane nükleer silah var biliyor muydun? İncirlik Üssü bulundurduğu bu silahlarla Avrupa&#8217;da en fazla nükleer silah bulunduran Amerikan üssü olarak da tarihe geçti. ABD, Britanya’daki Lakenheath Üssü’nde bulundurduğu 110 adet B61 nükleer silahını geri çekince, İncirlik bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Burnumuzun dibinde 90 tane nükleer silahla yaşıyoruz desem ne derdin prenses? Evet, İncirlik Amerikan askeri üssünde tam 90 tane nükleer silah var biliyor muydun? İncirlik Üssü bulundurduğu bu silahlarla Avrupa&#8217;da en fazla nükleer silah bulunduran Amerikan üssü olarak da tarihe geçti. ABD, Britanya’daki Lakenheath Üssü’nde bulundurduğu 110 adet B61 nükleer silahını geri çekince, İncirlik bir numaralı nükleer depo oldu. ABD yönetimi, yoğun protestolar üzerine 2001’de Yunanistan, 2005’te Almanya Ramstein Üssü’nden nükleer silahlarını çekmişti.</p>
<p>Lafı fazla uzatmadan son zamanlardaki gelişmelere geçeyim ki bu mektubu neden yazdığım da anlaşılsın bir an önce. Şimdi Amerika Birleşik Devletleri başkanı Obam<a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/04/azaltmayoket.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1125" title="azaltmayoket" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/04/azaltmayoket.jpg" alt="" width="220" height="175" /></a>a 8 Nisan&#8217;da Rusya ile yaptığı START anlaşması ile nükleer silahların indirimine gideceğini de imza altına alırken, tam da Amerikan Büyük Elçiliği önünde eylem yapmaya hazırlanan bizler bu haberle bir yandan umutlanırken bir yandan da ister istemez &#8220;du bakalım altından ne çıkacak&#8221; demekten kendimizi alamadık. Eh ne de olsa muhatabımız ABD kesin altında bir hinlik var diye düşünürken nitekim, bunun Türkiye&#8217;deki İncirlik üssünde herhangi bir nükleer silahsızlanma demek olmadığını da idrak ettik. Bu anlaşma &#8220;eh en azından indirime gidiyolar&#8221; diye biraz rahatlatmış görünse de ben bir çeşit Green Wash olduğunu düşünmekten alamıyorum kendimi. Nitekim The Times&#8217;ın da belirttiğine göre Belçika, Hollanda, Almanya gibi NATO ülkelerinin, “bunları gerekli kılan şartların ortadan kalkması nedeniyle” bombaları artık istemediğini bildirirken uçaktan atılan B61 tipi nükleer bombalar hariç diğer nükleer silahların kalkması için &#8221; gerekli şartlar&#8221; halen ortadan kalkmamış görünmekte ve elimdeki kaynaklara göre bu şartların gerekli olup olmaması durumuna ancak ve ancak NATO karar verebiliyor.<span id="more-1117"></span></p>
<p>Olay bu kadar önemliyken biz de geneli Ankara&#8217;lı olan (ayağının tozuyla İstanbul&#8217;dan gelen bir arkadaşımızı atlamak istemedim) bir grup insan bir araya gelip İncirlik&#8217;teki 90 nükleer silahı &#8220;hatırlatmak&#8221; için nükleer başlıklı füzelerini Amerikan Büyük Elçiliği&#8217;ne teslim etmeye karar verdik ve teslim ettik de&#8230;</p>
<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/04/nuksilahsizlanma.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1126" title="nuksilahsizlanma" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/04/nuksilahsizlanma.jpg" alt="" width="279" height="182" /></a>Bundan sonraki gelişmeleri hep birlikte göreceğiz sevgili prenses. Bakalım yeni yaptıkları bu START anlaşması ne kadar gerçekçi, ne kadar kapsayıcı olacak ve bakalım İncirlik&#8217;te, Almanya&#8217;da, Belçika&#8217;da bulunan, İngiltere&#8217;de yenilenmesi için milyarlarca sterlin harcanan bu  patlamaya hazır nükleer silahları artık tasfiye edecekler mi?</p>
<p>Haydi buna izleyici kalmayalım Prenses. Tam da bu noktada sahneye çıkmak gerek. Toplayabildiğimiz kadar insanla, Ankara&#8217;da, Adana&#8217;da, Sinop&#8217;ta, Mersin&#8217;de Nükleerin silahına da enerjisine de HAYIR  diyebilmek lazım artık. Hep birlikte!</p>
Paylaş:<a rel="nofollow"   href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F04%2Fincirlikteki-nukleer-silahlar-uzerine.html&amp;title=Dikkat%21%20Memlekette%20atom%20bombas%C4%B1%20var%21&amp;bodytext=Burnumuzun%20dibinde%2090%20tane%20n%C3%BCkleer%20silahla%20ya%C5%9F%C4%B1yoruz%20desem%20ne%20derdin%20prenses%3F%20Evet%2C%20%C4%B0ncirlik%20Amerikan%20askeri%20%C3%BCss%C3%BCnde%20tam%2090%20tane%20n%C3%BCkleer%20silah%20var%20biliyor%20muydun%3F%20%C4%B0ncirlik%20%C3%9Css%C3%BC%20bulundurdu%C4%9Fu%20bu%20silahlarla%20Avrupa%27da%20en%20fazla%20n%C3%BCkleer%20silah%20b" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/digg.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Digg" alt="Digg" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F04%2Fincirlikteki-nukleer-silahlar-uzerine.html&amp;title=Dikkat%21%20Memlekette%20atom%20bombas%C4%B1%20var%21" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/stumbleupon.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="StumbleUpon" alt="StumbleUpon" /></a><a rel="nofollow"   href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F04%2Fincirlikteki-nukleer-silahlar-uzerine.html&amp;title=Dikkat%21%20Memlekette%20atom%20bombas%C4%B1%20var%21&amp;notes=Burnumuzun%20dibinde%2090%20tane%20n%C3%BCkleer%20silahla%20ya%C5%9F%C4%B1yoruz%20desem%20ne%20derdin%20prenses%3F%20Evet%2C%20%C4%B0ncirlik%20Amerikan%20askeri%20%C3%BCss%C3%BCnde%20tam%2090%20tane%20n%C3%BCkleer%20silah%20var%20biliyor%20muydun%3F%20%C4%B0ncirlik%20%C3%9Css%C3%BC%20bulundurdu%C4%9Fu%20bu%20silahlarla%20Avrupa%27da%20en%20fazla%20n%C3%BCkleer%20silah%20b" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/delicious.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="del.icio.us" alt="del.icio.us" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.facebook.com/share.php?u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F04%2Fincirlikteki-nukleer-silahlar-uzerine.html&amp;t=Dikkat%21%20Memlekette%20atom%20bombas%C4%B1%20var%21" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/facebook.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Facebook" alt="Facebook" /></a><a rel="nofollow"   href="http://twitter.com/home?status=Dikkat%21%20Memlekette%20atom%20bombas%C4%B1%20var%21%20-%20http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F04%2Fincirlikteki-nukleer-silahlar-uzerine.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/twitter.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Twitter" alt="Twitter" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&amp;bkmk=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F04%2Fincirlikteki-nukleer-silahlar-uzerine.html&amp;title=Dikkat%21%20Memlekette%20atom%20bombas%C4%B1%20var%21&amp;annotation=Burnumuzun%20dibinde%2090%20tane%20n%C3%BCkleer%20silahla%20ya%C5%9F%C4%B1yoruz%20desem%20ne%20derdin%20prenses%3F%20Evet%2C%20%C4%B0ncirlik%20Amerikan%20askeri%20%C3%BCss%C3%BCnde%20tam%2090%20tane%20n%C3%BCkleer%20silah%20var%20biliyor%20muydun%3F%20%C4%B0ncirlik%20%C3%9Css%C3%BC%20bulundurdu%C4%9Fu%20bu%20silahlarla%20Avrupa%27da%20en%20fazla%20n%C3%BCkleer%20silah%20b" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebookmark.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Bookmarks" alt="Google Bookmarks" /></a><a rel="nofollow"   href="mailto:?subject=Dikkat%21%20Memlekette%20atom%20bombas%C4%B1%20var%21&amp;body=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F04%2Fincirlikteki-nukleer-silahlar-uzerine.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/email_link.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="email" alt="email" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.friendfeed.com/share?title=Dikkat%21%20Memlekette%20atom%20bombas%C4%B1%20var%21&amp;link=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F04%2Fincirlikteki-nukleer-silahlar-uzerine.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/friendfeed.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="FriendFeed" alt="FriendFeed" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/reader/link?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F04%2Fincirlikteki-nukleer-silahlar-uzerine.html&amp;title=Dikkat%21%20Memlekette%20atom%20bombas%C4%B1%20var%21&amp;srcURL=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F04%2Fincirlikteki-nukleer-silahlar-uzerine.html&amp;srcTitle=Prensese+Mektuplar+" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebuzz.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Buzz" alt="Google Buzz" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.tumblr.com/share?v=3&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F04%2Fincirlikteki-nukleer-silahlar-uzerine.html&amp;t=Dikkat%21%20Memlekette%20atom%20bombas%C4%B1%20var%21&amp;s=Burnumuzun%20dibinde%2090%20tane%20n%C3%BCkleer%20silahla%20ya%C5%9F%C4%B1yoruz%20desem%20ne%20derdin%20prenses%3F%20Evet%2C%20%C4%B0ncirlik%20Amerikan%20askeri%20%C3%BCss%C3%BCnde%20tam%2090%20tane%20n%C3%BCkleer%20silah%20var%20biliyor%20muydun%3F%20%C4%B0ncirlik%20%C3%9Css%C3%BC%20bulundurdu%C4%9Fu%20bu%20silahlarla%20Avrupa%27da%20en%20fazla%20n%C3%BCkleer%20silah%20b" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/tumblr.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Tumblr" alt="Tumblr" /></a><br/><br/><img src="http://www.prensesemektuplar.com/?ak_action=api_record_view&id=1117&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.prensesemektuplar.com/2010/04/incirlikteki-nukleer-silahlar-uzerine.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TEKEL İşçileri ve Direniş</title>
		<link>http://www.prensesemektuplar.com/2010/02/tekel-iscileri-ve-direnis.html</link>
		<comments>http://www.prensesemektuplar.com/2010/02/tekel-iscileri-ve-direnis.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Feb 2010 19:27:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>A. Murat Eren</dc:creator>
				<category><![CDATA[aktivizm]]></category>
		<category><![CDATA[guncel]]></category>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<category><![CDATA[direnis]]></category>
		<category><![CDATA[Evren Özesen]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf]]></category>
		<category><![CDATA[tekel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.prensesemektuplar.com/?p=691</guid>
		<description><![CDATA[Bu seferki konuk fotoğrafçım Evren Özesen, konu ise TEKEL İşçileri ve Direniş. TEKEL işçilerinin, bu yazının kaleme alındığı tarih itibarı ile 61. gününü doldurmakta olan eylemlerine ışık tutmaya çalışmak, bu hadiseyi görmezden gelmeyip daha geniş bir kitleye ulaştırmaya çalışmak temel bir sorumluluk gibi. Bununla beraber Evren Özesen&#8217;in fotoğrafları eşliğinde bu konuyu ele almaya karar verdiğimde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu seferki <a href="http://meren.org/blog/category/konuk-fotografci/">konuk fotoğrafçı</a>m Evren Özesen, konu ise TEKEL İşçileri ve Direniş. TEKEL işçilerinin, bu yazının kaleme alındığı tarih itibarı ile 61. gününü doldurmakta olan eylemlerine ışık tutmaya çalışmak, bu hadiseyi görmezden gelmeyip daha geniş bir kitleye ulaştırmaya çalışmak temel bir sorumluluk gibi.</p>
<p>Bununla beraber Evren Özesen&#8217;in fotoğrafları eşliğinde bu konuyu ele almaya karar verdiğimde bu fotoğrafların altını hak ettikleri şekilde dolduramayacağımın farkında idim (Türkiye&#8217;deki eğitim anlayışının kendisine emanet edilen gençlere attığı kazıkların en sağlamlarından birisi olduğuna inandığım <em>Fenci-Sosyalci</em> ayrımı yüzünden, iş toplumsal mevzulara geldiğinde dut yemiş bülbüle dönen tek <em>Fenci</em>&#8216;nin ben olmadığımı da biliyorum (yetiştirdiği nesillerin analitik düşünme araçları ile donatılacak olan kısmını, sosyal problemlerden hiç anlamayacak şekilde eğitmeyi seçen bir ülkenin buna karar verirken olsa olsa başlama çizgisinin hemen gerisinde iki ayakkabısını da bağcıkları ile sıkıca birbirine bağlamaya karar veren bir maratoncu kadar ileri görüşlü olduğunu düşünüyorum)).</p>
<p>Bu konunun ve bu konuya dair fotoğrafların benim vizyonsuzluğuma kurban gitmesine müsaade etmemek, bu mevzuyu sizlere medyada çıkan ve duymaktan artık sıkıldığınız basmakalıp haberlerden ve birbirinin aynısı köşe yazılarından edinilmiş fikirler ile iletmemek adına fikrine ve duruşuna güvendiğim kişi ve topluluklardan bu konuya dair özgün yorumlarını benimle paylaşmalarını rica etmeye karar verdim. Yazı boyunca sizlere Özesen&#8217;in objektifinden TEKEL işçileri ile beraber işte bu görüşler ve düşünceler eşlik edecek.</p>
<p>Dolayısıyla, birbirinden farklı perspektiflere yer verip <em>benim gibiler</em> için küçük bir kaynak oluşturmak da bu yazının amaçları arasında sayılabilir.</p>
<table border="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td align="center"><img src="http://lh4.ggpht.com/_x7Afx6WcB1c/S3XgEMKuPHI/AAAAAAAAH-U/I52gJR5jT0k/s576/01.jpg" alt="" /><br />
<em>© Evren Özesen</em></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Ankara&#8217;lı bir fotoğrafçı olan Evren Özesen TEKEL işçilerinin direnişini 33. gününden beri belgeliyor ve fotoğraflarını <a href="http://tekeldirenisi.blogspot.com/">http://tekeldirenisi.blogspot.com/</a> adresindeki günlüğünde yayınlıyor. Sadece fotoğraf çekmekle kalmayıp olan bitenin iç yüzünü yazılarıyla da aktarmaya çalışarak &#8220;<em>belgelemek</em>&#8221; fiilinin içini iyice doldurmuş bence. <span id="more-691"></span>Şimdiye kadar yaptığı en kapsamlı belgesel fotoğraf çalışması TEKEL direnişi günlüğü olmuş, fakat profesyonel fotoğrafçılık kariyerinin bir parçası olmasını istediği belgesel fotoğrafçılığı hayatının sonuna kadar sürdürmek gibi bir niyeti var. Evren Özesen, gönderdiği e-posta içerisinde bu çalışma ile ilgili şöyle demiş:</p>
<blockquote><p>Yaklaşık bir aydır işim olmadığı zamanlarda orada zaman geçiriyorum. Birçok Ankaralı&#8217;nın Anadolu&#8217;nun her yerinden gelmiş bu insanlarla çok ciddi dostluklar kurduğunu, birçok konuda fikir alışverişinde bulunduğunu gözlemledim. Bu gözlem orada bulunmayan birçok insana sıradan gelebilir ama hiç de öyle değil. Direnişin sürdüğü bölge gündüz ve gece geç saatlere kadar işlek olan bir bölge. Resmi dairelerden, mağazalardan, lokantalardan, birahane ve barlardan çıkan insanlar günün ve gecenin her saati bu yolu kullanıyor. Duraklayıp sohbet edenler, çeşitli yardımlarla gelenler, sarhoş naraları atanlar&#8230; Hepsi bir şekilde bu insanlarla orada iletişime geçiyor. Aradan kimi güçlerin çekilip salt insanların, iklimin ve sokağın sözünün geçtiği bir yerde her şeyin gerçekten sorunsuz devam edebildiğini görmek insanı gerçekten umutlandırıyor. &#8220;<em>Esnaf rahatsız oluyor, halk tedirgin</em>&#8221; gibi kimi ara bozucu lafların orada nasıl ters yüz edildiğini görmekten de ayrıca haz duyuyorum.</p></blockquote>
<p>Özesen&#8217;e tekrar döneceğim. Fakat onun da e-postasında dile getirdiği gibi işçi sınıfının başlattığı bu harekete dair söylenecek çok şey var.</p>
<table border="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td align="center"><img src="http://lh4.ggpht.com/_x7Afx6WcB1c/S3XgEMxSXWI/AAAAAAAAH-Y/KawvlooQsv8/s576/02.jpg" alt="" /><br />
<em>© Evren Özesen</em></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><a href="http://loker.radiobrecht.org/">Koray Löker</a> bu konuda söyleyecekleri olanlardan ilki. Medya ve Görsel Araştırmalar üzerine yüksek lisans yapmış Bilkent Üniversitesi mezunu bir tiyatro yönetmeni olan Koray, aynı zamanda Irak Dünya Mahkemesi&#8217;nde medya koordinatörlüğü, Uluslararası Af Örgütü&#8217;ne gönüllü bilişim danışmanlığı yapmış olan bir aktivist de. Görüşlerine başvurduğum, kendisinden olan bitenin bir çerçevesini çizmesini istediğim ilk kişi idi. Bana aşağıdaki mektubu yazmış:</p>
<blockquote><p>TEKEL işçilerinin Ankara günlerini izlemek&#8230;</p>
<p>Televizyonu sahtekarca, gazeteleri birbirinin kopyası olarak gören, bildik haber kaynaklarına küsen, İnternet&#8217;te dolaşırken gördüklerinden sonuçlar çıkaran, alternatif haber kaynaklarına kulak vermeye eğilimli bir arkadaş grubunun ortasında yaşarken bazen gündem kayar. Memleketi yerinden oynattığına inanılan olaylara tanık olunur ve sokakta hiçbir yansımasıyla karşılaşılmaz. Kimi zaman da memleket yerinden oynar (Ajdar yeni bir şarkı söylemiştir, Hülya Avşar bacağını kırmıştır, ordu darbe yapacak iddialarına bir yenisi eklenmiştir) ve ne kulağınız ne ruhunuz duyar. Gündem nedir, kimin gündemi memleketin gündemidir? İletişim kuramından, sosyolojiye bir çok alanda önemli bir soru bu herhalde. Gündelik yaşamda ise çoğunlukla kayıp gidiyor dikkatten.</p>
<p>2010 yılının başları bu sorunun herkes için yanıtlarını birbirine benzeten bir olaya denk geldi. Türkiye&#8217;nin birçok şehrinde TEKEL&#8217;e bağlı işletmelerde, atölyelerde çalışan işçiler, özelleştirme sonucunda maruz bırakıldıkları şartlara isyan ederek Ankara&#8217;da toplandılar.</p>
<p>Önce kitlesel bir basın açıklamasına polisin sert müdahalesi düştü haberlerin arasına. Basın açıklamasının yapıldığı parkın havuzlarına atılan, düşen, kaçmak zorunda kalan işçiler. Sert kışın dondurucu soğuğunda sırılsıklam olmuş, biber gazı ve coplarla kovalanırken haklarını aramaya çalışıyorlardı.</p>
<p>Türkiye bu görüntülere yabancı değildi. Bir basın açıklaması ya da gösteride sert tepkilerle karşılaşan insanlardı muhalif olanlar. Hatta bu durum zaman zaman sadece polis müdahalesi gibi yasal olduğu iddia edilen formlarda değil, vatandaşın linç girişimlerinde, linç aktörlerinin para aldığı ortaya çıkan durumlarda bile sahneleniyordu.</p>
<p>Değişik olanın, bıçak kemiğe dayanınca, aslanın ağzına kafasını sokmak zorunda kalan işçiler olduğu anlaşıldı kısa sürede. İşçiler ne o parkı ne de mücadeleyi terk etmediler. Gün oldu, kendilerine sahip çıkmayan sendikalarının binalarını bastılar. Mitinglerde kürsüye çıkıp &#8220;<em>mücadele bizim, biz konuşacağız</em>&#8221; dediler. Gün oldu, sendika başkanlarıyla birlikte sabahladılar. Ama ne kavgalarını, ne umutlarını başkalarına devretmediler. Nöbetleşe, Türkiye&#8217;nin her yanından gelip Ankara&#8217;daki sendika binasının önünde uzun soluklu bir oturma eylemine başladılar. Naif, basit bir inatçılıktı onların tavrı. Sorun çözülene kadar evlerine dönmeyecek, sorunun onlar için ne kadar yaşamsal bir öneme sahip olduğunu göstereceklerdi.</p>
<p>Böyle de oldu. Yıllardır gerçek gücün emekten doğacağını tekrar eden solcular heyecanlandı, hükumet muhalifleri, işçileri sahiplenerek iktidara karşı bir koz olarak kullanmayı denedi, sendikalar eski parlak günlerinin hasretini direniş çadırlarında andı ama sokaktaki insan, halk, baş rolde hep TEKEL işçisini gördü. Belki de bu fark önemliydi.</p>
<p>Gerçi bu fark uzun zamandır ilk kez ortaya çıkıyor değil. Geçtiğimiz yıllarda benzeri şekillerde nice işçi direnişine sahne oldu Türkiye. Tek başına direnen bir kadının iş yerini dize getirişini izledik Desa&#8217;da. Paşabahçe benzerlerini yaşadı. Doğru adreslere bakanlar, birkaç yıldır artan bir ivmeyle memleket gündemini kuşatan mikro direnişleri görüyordu zaten. Belki de bu kez gerçekten farklı olan, hem eylemin kendiliğindenliği hem de içerdiği yoğun ironiydi.</p>
<p>Tokat&#8217;ta bir park&#8230; Üç dört kadın, ellerinden sıkıca tuttukları çocuklarını neredeyse sürükleyerek bir araya geliyorlar. Sonra başkaları ekleniyor onlara, sonra kalabalık gruplar. Kendi kendine bir miting havası doğuyor bir anda. Oysa basit bir buluşma bu. Yakınları Ankara&#8217;da direnişte olanlar, onları nasıl destekleyeceklerini konuşmak üzere sokakta buluşuyor. Ankara&#8217;da direnenlerin kimi zaman kocaları, kimi zamansa karıları oluyor buluşanlar&#8230; Kadın ve erkek birlikte, kardeşçe, eşit şekilde direnirken yeni deneyimler de kazanılıyor. Birçok kentte tekrar ediyor manzara. Serdar Kayaoğlu, &#8220;<em>Sakarya caddesi Ankara&#8217;nın midesi gibidir, işçiler bu kez Ankara&#8217;nın midesine oturdu</em>&#8221; diyordu bir söyleşide. <em>Ankara&#8217;nın midesine oturanlar</em> direnişi, özel bir kampanyaya gerek duymadan ülke çapında yaymış oluyorlar.</p>
<p>Ülkenin bir çok ayrı cenahında aynı konuyu konuşan insanlar, haber ağlarına ve medyaya gerçek anlamda alternatif bir haberleşme ağı haline geldiler. Üstelik ne İnternet ne de gelişen yeni medya teknolojileri yaptı bunu. Öyle Twitter üzerinden yaşanan bir başka devrim falan değil, bayağı eski usül, telefondan gurbetteki eşin sesini, koyvermemeye zorlanan gözyaşlarının eşliğinde duymak vardı işin içinde. Ne Twitter ne de Facebook bu hale getirdi bu direnişi. Direnenlerin gerçekten de kaybedecekleri bir şeyleri kalmamış olması ve bu hale gelene kadar hep güvendiklerinden yedikleri kazıklar nedeniyle kararlı ve şüpheci tavırları onları farklı kıldı.</p>
<p>Havuza atılmış, soğuk ve titreyen bir işçi, polislere &#8220;<em>siz benim oğlumun adını biliyor musunuz?</em>&#8221; diye bağırıyor. Kendince önemli birinin babasına vurduğunu sanan polis, gamsız. Görevini yapmanın ve egemen ideolojinin bekçiliğinin pervasızlığı var. &#8220;<em>Ne fark eder, oğlunun kim olduğu, kim olursa olsun!</em>&#8221; diye yanıtlıyor. Polis, işçinin &#8220;<em>iki yaşındaki oğlumun adını Tayyip koydum ben. Bu hükumet benim oyumla geldi iktidara</em>&#8221; yanıtına ne tepki verdi, göremedik. Görüntü dondu kaldı babanın suratında&#8230;</p>
<p>PKK tarafından yönlendirilmekle de suçlandılar, sendikaların hesaplarına alet edilmekle de&#8230; İş güvencesi, sosyal haklar ve bugüne kadar sundukları emeklerinin karşılığını almak isteyen işçiler, hükumet tarafından yılda on ay çalışabilecekleri, iki ay ücretsiz kalacakları, emeklilik birikimlerinin gasp edildiği bir sözleşmeye razı edilemeyince hemen düşmanlaştırıldılar. Ama oyuna gelmediler.</p>
<p>Memleketin etnik çatışmalarla bölünmek için çaba sarf edildiği, ırkçılığın tırmandığı günlerde her etnik kökenden insanın emekle ortaklaştığını görmek insanın içini ferahlatıyor. Giresun, Denizli ve Batman&#8217;dan işçiler, Kürt, Türk, Laz demeden bir arada haklarını arayabiliyor. Onlarla birlikte üşüyen, bekleyen, mücadelelerine omuz verenlerle tanıştıkça değişiyor işçiler. Oğlunun adını Tayyip koyan işçi tam nerededir bilinmez, ama toplumun ortalama eğilimlerini taşıyan bir çok insan yaşadıklarını yaşamışlarla, paylaşım üzerinden tanıştıkça başka insanlar oluyor. &#8220;<em>Bundan böyle travesti diye kimsenin aşağılanmasına izin vermeyeceğim</em>&#8221; diyor bir işçi. Kendisi de uzun yıllar böyle direnişler vermiş, hala veren işçi arkadaşlarıyla dayanışan, uzun yıllardır sendikalı bir cam işçisi alanda şunları söylüyor bir arkadaşıma: &#8220;<em>En azından bir solcu linç edildiğinde ya müdahale edecekler veya lince katılmayacaklar</em>&#8220;. Oysa bu insanlar 1 Mayıs&#8217;a katılanları dövmenin fena bir fikir olmadığını düşündüklerini anlatmaktan da çok çekinmiyorlar. Tabii geçmişte kalmış. Şimdi bu sene 1 Mayıs için randevulaşırken hatırlanıyor bu detay.</p>
<p>Ankara&#8217;da TEKEL direnişini izlemek, memleketin dönüşümündeki bir çok kırılma noktasını bir tiyatro oyunu gibi, bir küçük sahne içinde belirli bir zaman dilimine sıkıştırılmış olarak izlemeyi düşündürüyor. Hayat bir oyun, bizler de oyuncuyuz diye düşünerek. Bu perdenin mutlu sonla bitmesini umarak.</p></blockquote>
<p style="text-align: center;">***</p>
<table border="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td align="center"><img src="http://lh5.ggpht.com/_x7Afx6WcB1c/S3XgEfEyWTI/AAAAAAAAH-c/TQq4oe6425Y/s576/03.jpg" alt="" /><br />
<em>© Evren Özesen</em></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bu arada duydunuz mu bilmiyorum, fakat <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Noam_Chomsky">Noam Chomsky</a> de TEKEL işçilerinin direnişine dair bir açıklama yapmış ve şöyle <a href="http://yesilgazete.org/2010/02/11/noam-chomskyden-tekel-direnisine-mesaj/">demiş</a>:</p>
<blockquote><p>Dünya&#8217;nın birçok yerinde çalışan insanların haklarına yapılan sert müdahalelerin yaşandığı bu zamanda, TEKEL işçileri ve ailelerinin temel hakları için verdikleri bu mücadele ve cesareti görmek hayranlık verici.</p></blockquote>
<p>İşçilerin başlattıkları bu hareketin yankı getirdiğini görmek çok güzel. Bununla beraber başbakan dün yaptığı bir açıklamada yine önümüzdeki günlerde &#8220;<em>işçilere müdahale edeceklerini, çadırları kaldıracaklarını</em>&#8221; söylemiş. Ankaralı bu duruma ne der kestirmesi kolay değil. Başbakan bu gün yaptığı bir başka açıklamada da fok balıkları için ayağa kalkan insanlığın, Gazze&#8217;de öldürülen çocukları görmediğinden yakınarak &#8220;<em>Ey insanlık, neredesin</em>?&#8221; <a href="http://www.ntvmsnbc.com/id/25057304/">demiş</a>. İnsanlığın nerede olduğunu tespit etmek benim haddime değil, fakat işçilerin yanında olmadığı da aşikar sanki.</p>
<p>İnsanlığın tanımı, nerede olduğu, nerede olmadığı, kimin haklı, kimin haksız olduğu. Ankara soğuk, işçiler çadırlarda bekleşiyor. Siyaset dediğimiz geniş bir ova, politikacılar çelişki ve ironilerine binmiş at koşturuyorlar.</p>
<table border="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td align="center"><img src="http://lh3.ggpht.com/_x7Afx6WcB1c/S3XgErZvl0I/AAAAAAAAH-k/za5rf22PWe0/s576/05.jpg" alt="" /><br />
<em>© Evren Özesen</em></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Devlet ve otorite kavramı ile alıp vermediği en çok olan anarşist hareketin içinden gelen <a href="http://icmihrak.blogspot.com/">iç-mihrak</a>&#8216;ın duruşunun da çok önemli ve aydınlatıcı olacağını tahmin ettiğim için kendilerinin fikrini sordum. Gönderdikleri mektup Türkiye&#8217;deki liberal anlayış, sendikalar, Sol ve hükumet perspektifinden işçilerin eyleminin nasıl göründüğünü tartışıyor:</p>
<blockquote><p>Önce Türkiye&#8217;deki anlamı bağlamında &#8216;liberal&#8217; siyasetin yüzeysel bakış açısından, olayların gündelik görünümlerinden, &#8216;neden&#8217;e doğru yapılan aceleci sıçramadan söz edelim. Bu düşünce tarzına göre, TEKEL özelleştirildikten sonra, TEKEL depolarında yapılacak bir iş kalmamıştır. Buralarda çalışan işçiler fiilen çalışmamaktadırlar ve neoliberal bir bakış açısıyla, çalışmayan kişilerin istihdam edilmesi doğru değildir. Devlet aklı, bu işçilere iki seçenek sunacak kadar yüce gönüllüdür; hatta cömertlikle <em>malul</em>dür: kıdem tazminatınızı alın ve hayatınızın kalanında kendinizi özel sektörün şefkatli kucağına bırakın veya devlete ait başka işletmelerde sözleşmeli olarak (yani kamu sektöründe geleneksel olarak alışkın olunan iş garantisinden yoksun olarak) çalışmaya devam ederek bir işe yaradığınızı hem bize hem de kendinize kanıtlayın&#8230; Elbette işçilerin direnişi bu bakışla tamamıyla amaçsız, haddini aşmış bir eylem, bir nankörlük olarak görülür.</p>
<p>Sendikal mantık açısından bakıldığında, sendika denen ve devlete göbek bağıyla (formel hukuki bağlarla ve yöneticilerinin enformel çıkar bağlarıyla) bağlı olan bu <em>temsili</em> işçi örgütleri, kendilerini çoktan kaptırmış oldukları ekonomist rehavet çerçevesinde, kendilerini bu direnişi, en azından <em>spektaküler</em> tarafıyla desteklemek zorunda hissediyorlar. Hatta işi, bir genel grev örgütlemeye çabalama görüntüsü yaratmaya kadar götürüyorlar. Ancak farklı konfederasyonların devlet örgütü nezdindeki farklı çıkarları nedeniyle, bu genel grev elbette örgütlenemedi. Bu sayede bu &#8216;sarı&#8217; sendikalar da kendilerini devletle girişilecek ve büyük ihtimalle mağlubiyetle, yönetsel altüst olmayla neticelenecek bir unvan müsabakasından kurtulmuş buldular. Sendikalarda çalışan nice sendika emekçisine söylenecek bir şey yok, onların samimiyetleri elbette sorgulanmaz ancak böyle bir yönetsel organizasyonda nasıl sendikacılık yapılabileceği usanmadan tartışılmalıdır. Bu sendikaların öngörülemez biçimde, direnen işçileri yüzüstü bırakacak çeşit çeşit uzlaşmalara girmeleri mümkündür, hatta kendi mantıkları içinde neredeyse zorunludur.</p>
<p>Türkiye solundan bahsetmeyi çok isterdik. Ancak böyle bir mefhumun bile, en azından kitlesel bir <em>parti</em> olarak, varlığı son derece şüphelidir. Küçük sektler halinde örgütlenmiş Türkiye solu dışında, özellikle sosyal demokrat hareketin liderliğine talip olduğunu tasavvur eden CHP bile, bu direnişe mevcut hükumeti zora sokma, askeri bir müdahale ile yıkılması başarılamayan hükumeti, ülkedeki huzur olduğunu düşündükleri şeyi bozarak ortadan kaldırma imkanı olarak bakıyor. İşçilerin direnişi, kemalist tahakkümü yeniden inşa etmenin bir aracı olarak kullanılmaya çalışılıyor. Oysa bu &#8216;kurucu&#8217; parti, sadece bu kuruculuk sıfatından gelen saiklerle bile, işçi hareketi ile kanlı bıçaklı olmak, en azından pasif agresif metotlarla işçi hareketinin çevresinden dolanmak zorundadır. Kemalizm kesinlikle siyasal bir rakibe tahammül edebilecek bir düşünce değildir çünkü; hele bu rakip popüler bir emek muhalefetinden köken alıyorsa&#8230;</p>
<p>Hükumetin bakış açısı ise ülkedeki liberal siyaset çerçevesine kısmen otursa da, bundan daha fazlasını içeriyor. Kendisine direnen bu odaktan rahatsızlığı had safhaya çıkmış olan hükumet, işi bu direniş hareketinin dış odaklarca, hatta adlı adınca PKK tarafından provoke ediliyor olduğunu söylemeye kadar vardırıyor. Direnen işçilere sunulan seçenekleri kendi cömertlikleri olarak, bir bahşetme eylemi olarak görüyorlar; oysa siyasal mücadeleleri vicdan açısından değerlendirmek yer yer faydalı da olsa, oldukça tehlikelidir. Kemalist odaklar tarafından (sivil ve askeri) kuşatılmış hisseden hükumet, elbette bu direnişi de bir karalama, hal etme projesinin bir parçası olarak görüyor.</p>
<p>Pekala, direnen işçiler tüm bu kapışmanın neresinde duruyorlar? İslami-neoliberal bir hükumet tarafından karmakarışık (yerel/evrensel/vicdani/siyasal vs.) nedenlerle itilmiş, kurucu ideoloji tarafından bir kurtuluş söylencesini hayata geçirmek için kullanılmış, sendika konfederasyonları tarafından kandırılmış, (her iki kanattan) basın tarafından bir ajitasyon aracına indirgenmiş durumdalar. Siyah bantları ile halen direniyorlar. Belki de devletin sağladığı iş güvencesi için direnmeleri bazı <em>pürist</em> anarşistler tarafından ihanet olarak değerlendirilecektir fakat her türlü bakış açısından, halen direniyor olmaları bile saygı ve destekle karşılanmalıdır. iç-mihrak, direnen TEKEL işçilerine naçizane destek verebilmek için kendisinden istenen her şeyi yapmaya hazırdır. Yeter ki (umalım ki)<em> işçilerin iradesi </em>gerçekleşebilsin&#8230;</p></blockquote>
<p style="text-align: center;">***</p>
<table border="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td align="center"><img src="http://lh4.ggpht.com/_x7Afx6WcB1c/S3XgKlBUlXI/AAAAAAAAH-o/-X6XrwpE2LY/s576/06.jpg" alt="" /><br />
<em>© Evren Özesen</em></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Aşağıdaki fotoğraf ne kadar güçlü bir fotoğraf. Belgesel fotoğrafın neden &#8220;geçerken çekilerek&#8221; yapılamayacağını gösteriyor bana. Televizyonda konuşan milletvekilinin ne dediğini duymak mümkün olmasa da kendisini izleyen yüzlerden ne demediğini okumak neredeyse mümkün.</p>
<table border="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td align="center"><img src="http://lh3.ggpht.com/_x7Afx6WcB1c/S3XgK0kOQRI/AAAAAAAAH-s/BhxkIcbB-d8/s576/07.jpg" alt="" /><br />
<em>© Evren Özesen</em></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>TEKEL işçilerinin direnişi üzerine bir mektup da <a href="http://burakavci.blogspot.com/">Burak Avcı</a>&#8216;dan, kendisi sosyal medyada &#8220;<em>siz de görüşlerinizi gönderin</em>&#8221; çağrıma kulak veren bir öğrenci:</p>
<blockquote><p>Son yıllarda Türkiye gündemini işgal eden konuların başında laiklik geliyor. Bu tartışma, &#8220;<em>yapay</em>&#8221; bir sorun değildir; tarihsel ve siyasal anlamda önemli bir arka plana sahiptir, fakat ülkemizin laiklik sorunundan daha önemli sorunları olmasına rağmen, siyasetçilerin mevcut ülke şartlarını &#8220;<em>halı altına süpürme</em>&#8221; taktiğine uygun olarak uzun yıllardır gündemin üst sıralarındaki yerini korumaktadır. Bu durum, Rıza Türmen&#8217;in &#8220;<em>Türkiye&#8217;de partilerin politikalarını seçmenler yönlendirmiyor; partiler seçmenlerin politik görüşlerini yönlendiriyor</em>&#8221; tezine pararel olarak toplumsal zeminde karşılık bulmakta; insanların &#8220;<em>laiklik</em>&#8221; üzerinden kendilerini konumlandırmalarına neden olmaktadır. İş güvencesi olmadan, açlık sınırının çok altında bir maaşla &#8220;<em>merdiven altı</em>&#8221; bir işletmede çalışan türbanlı bir kızın, ekonomik anlamda çözüm vaad eden bir siyasi oluşuma destek vermesi beklenirken, başına taktığı türbanla kendini politik arenada tanımlaması ve siyasi bağlamdaki tartışma türban üstünden yapıldığı için kendini muhafazakar partilere yakın görmesi Türmen&#8217;in tezinin en somut örneğidir. TEKEL işçilerinin direnişi bu bağlamda çok önemlidir.  İşçiler sosyoekonomik düzlemdeki sorunları dile getirmekte ve bu sorunlar ülke gündeminde hak ettiği yeri almaktadır. TEKEL işçilerinin eylemi, politik gündemi yönlendiren dinamiklerin siyasetçilerin tekelinden çıkıp toplumsal bir zemine oturmasın bir işaretidir. TEKEL işçilerinin emek-sermaye çelişkisine dikkat çekerek yürüttükleri bu eylem, bireylerin kendilerine siyasetçiler tarafından dayatılan siyasi konumlandırmalara karşı çıktıklarının güzel bir örneğidir. Bir anlamda halkın ülke gündemine yaptığı bir balans ayarıdır. &#8220;<em>Merdiven altı</em>&#8221; işletmede çalışan o türbanlı kızın insanca bir yaşam için, hakkını aramak için sokağa çıkmasıdır. Bu direnişten, toplumun sosyal demokrat politikalara ne kadar muhtaç olduğunu görerek, &#8220;<em>sol bitti sağa kayıyoruz</em>&#8221; diyen (sosyal demokrat) partilerin önemli dersler çıkarması gerekiyor. Umudumuz, TEKEL işçileriyle başlayan &#8220;<em>tekel kırma</em>&#8221; girişiminin toplumun tüm katmanlarına yayılarak ülkemizi &#8220;<em>halk tekelinde bir demokrasiye</em>&#8221; kavuşturması.</p></blockquote>
<p style="text-align: center;">***</p>
<table border="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td align="center"><img src="http://lh3.ggpht.com/_x7Afx6WcB1c/S3XgK9qGcRI/AAAAAAAAH-w/KjbE7fw03Kk/s576/08.jpg" alt="" /><br />
<em>© Evren Özesen</em></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><br class="blank" /></p>
<table border="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td align="right"><img src="http://lh6.ggpht.com/_x7Afx6WcB1c/S3XgLFYMGkI/AAAAAAAAH-0/a3gFUMbj96U/s400/09.jpg" alt="" /><br />
<em>© Evren</em></td>
<td align="left"><img src="http://lh6.ggpht.com/_x7Afx6WcB1c/S3XgLLvA8SI/AAAAAAAAH-4/ZTYUKI8GYmE/s400/10.jpg" alt="" /><br />
<em>Özesen</em></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kapısını çaldığım gruplardan bir diğeri de bilim, sanat, kültür ve aktivizm insanlarını bünyesinde barındıran <a href="http://www.prensesemektuplar.com/">Prensese Mektuplar</a> ekibi. Prensese Mektuplar&#8217;ın mektubu şöyle:</p>
<blockquote><p>Sevgili Prenses,</p>
<p>TEKEL direnişini neden desteklemek lazım sence?</p>
<p>Herkes kendi görüşüne yakın bir destek noktası bulacaktır muhakkak. Mesela kimisi devrimin proletaryanın harekete geçmesiyle geleceğine inandığı için destekleyecektir. Kimisi &#8220;yaşasın otonom grupların kendi hakları için mücadelesi&#8221; diyecek, kimisi sırf iktidar partisi yıpranıyor diye desteklerken, kimisi ekmek derdinde olduğundan ve sıranın kendisine de geleceğini bildiğinden destekliyor olacaktır. Kimisi devletçi olduğundan, özelleştirmeye karşı olduğundan, kimisi işçilerin haklarının yenmesini kaldıramadığından destekliyor olacaktır&#8230;</p>
<p>Karşı çıkanlar da olabilir elbet, kimisi &#8220;<em>4/C&#8217;ye bile eyvallah diyecek milyonlarca işsiz var</em>&#8221; derken, kimisi AKP sempatisi yüzünden &#8220;<em>direnmesinler</em>&#8221; isteyebilir. Kimisi &#8220;<em>bizim vergimizi TEKEL işçilerine kaptırmayın</em>&#8221; derken, kimisi sermayedar olduğu için, o paranın kendi cebinden çıkacağını bildiği için huysuzlanabilir&#8230;</p>
<p>Ama Prenses, TEKEL direnişi sırf böyle bir farklı görüş spekturumu yarattığı için ve uzun zamandır ilk kez işsizlik, ekmek, yaşam güvencesi, özelleştirme, haklar, haksızlıklar gibi seni, beni, bu ülkenin vatandaşların bire bir etkileyen çok önemli ve tartışılması gereken konuları kamuoyunda tartışmaya açtığı için bile desteklenmeye değerdir. En azından, yıllardır Ergenekondu, baş örtüsüydü, İslamdı, laiklikti, kesik baş cinayetiydi,  domuz gribi dehşetiydi, Fenerbahçeydi, Galatasaraydı derken oluşturulan suni gündem bu direnişle delindiği için desteklenmelidir.</p>
<p>Bu direnişin sonunun nereye bağlanacağını bu gün itibarı ile görmek zor olabilir. Fakat hayatımızı etkileyen somut konuları somut bir şekilde tartışmazsak, masallarla, suni tartışmalarla, yarışma programlarıyla, pembe dizilerle uyumaya devam eder, haklarımıza sahip çıkmazsak, ne olmaz onu biliyoruz: Cacık olmaz. Evet, haklarımıza sahip çıkmazsak, bizden cacık bile olmaz!</p></blockquote>
<p style="text-align: center;">***</p>
<table border="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td align="center"><img src="http://lh6.ggpht.com/_x7Afx6WcB1c/S3XgQC1MtzI/AAAAAAAAH_E/WL7UNnrgMFw/s576/13.jpg" alt="" /><br />
<em>© Evren Özesen</em></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><br class="blank" /></p>
<table border="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td align="center"><img src="http://lh6.ggpht.com/_x7Afx6WcB1c/S3XgP-s1u8I/AAAAAAAAH-8/glpp2JNgRw8/s576/11.jpg" alt="" /><br />
<em>© Evren Özesen</em></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bitirirken fotoğrafları ile bize ne olup bittiğini aktaran Evren Özesen&#8217;e bir daha dönmek istiyorum. Fotoğrafa olan ilgisi Ankara Üniversitesi&#8217;nde Arkeoloji okuduğu yıllarda başlamış. 2006 yılından beri de profesyonel anlamda fotoğrafçılık yapıyor, reklam, tanıtım fotoğrafları çekiyormuş. Özel gün fotoğrafçılığı da yaptığını, diğerleri ile kıyaslayınca bunu yapmaktan daha çok keyif aldığını belirtmiş. Sebebi de gerçek insanlarla, gerçek mekanlarda, gerçek ışık koşullarında, mükemmeliyet kaygısı olmadan fotoğraf çekmenin ona daha anlamlı geliyor olmasıymış. Bu seçkideki fotoğraflara bakınca söylediği daha çok anlam ifade ediyor.</p>
<p>Küçük bir teknik bilgi: Burada yer alan ve günlüğünde yayınladığı fotoğraflarının tümünü full-frame olmayan fotoğraf makinesine takılı 24mm&#8217;lik bir lens ile, flaş kullanmadan çekmiş. Gönderdiği e-postada değindiği ayrıntılardan birisi de sabit odak uzaklıklı lens kullanmanın fotoğraflarda bir bütünlük ve dil ortaklığı oluşturmak açısından kendisine ne kadar yardımcı olduğu.</p>
<table border="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td align="center"><img src="http://lh5.ggpht.com/_x7Afx6WcB1c/S3XgP9qEtRI/AAAAAAAAH_A/nGJOkC4mXAE/s576/12.jpg" alt="" /><br />
<em>© Evren Özesen</em></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bu yazının yayınlandığı tarih itibarı ile gelecekte ne olacağı belirsiz. Fakat dilerim TEKEL işçileri sahneyi sessizce terk edip gitmezler ve haklarını arayan insanların kararlılığı ve adanmışlığı başkentten başlayarak Türkiye&#8217;nin her yanına yayılır.</p>
<blockquote><p><em>Not: Bu günlük girdisi <a href="http://meren.org/blog/">Meren&#8217;in Fotoğraf Günlüğü</a> ile eş zamanlı olarak yayınlamaktadır.</em></p></blockquote>
Paylaş:<a rel="nofollow"   href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F02%2Ftekel-iscileri-ve-direnis.html&amp;title=TEKEL%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7ileri%20ve%20Direni%C5%9F&amp;bodytext=Bu%20seferki%20konuk%20foto%C4%9Fraf%C3%A7%C4%B1m%20Evren%20%C3%96zesen%2C%20konu%20ise%20TEKEL%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7ileri%20ve%20Direni%C5%9F.%20TEKEL%20i%C5%9F%C3%A7ilerinin%2C%20bu%20yaz%C4%B1n%C4%B1n%20kaleme%20al%C4%B1nd%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20tarih%20itibar%C4%B1%20ile%2061.%20g%C3%BCn%C3%BCn%C3%BC%20doldurmakta%20olan%20eylemlerine%20%C4%B1%C5%9F%C4%B1k%20tutmaya%20%C3%A7al%C4%B1%C5%9Fmak%2C%20bu%20hadiseyi%20g%C3%B6rme" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/digg.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Digg" alt="Digg" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F02%2Ftekel-iscileri-ve-direnis.html&amp;title=TEKEL%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7ileri%20ve%20Direni%C5%9F" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/stumbleupon.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="StumbleUpon" alt="StumbleUpon" /></a><a rel="nofollow"   href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F02%2Ftekel-iscileri-ve-direnis.html&amp;title=TEKEL%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7ileri%20ve%20Direni%C5%9F&amp;notes=Bu%20seferki%20konuk%20foto%C4%9Fraf%C3%A7%C4%B1m%20Evren%20%C3%96zesen%2C%20konu%20ise%20TEKEL%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7ileri%20ve%20Direni%C5%9F.%20TEKEL%20i%C5%9F%C3%A7ilerinin%2C%20bu%20yaz%C4%B1n%C4%B1n%20kaleme%20al%C4%B1nd%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20tarih%20itibar%C4%B1%20ile%2061.%20g%C3%BCn%C3%BCn%C3%BC%20doldurmakta%20olan%20eylemlerine%20%C4%B1%C5%9F%C4%B1k%20tutmaya%20%C3%A7al%C4%B1%C5%9Fmak%2C%20bu%20hadiseyi%20g%C3%B6rme" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/delicious.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="del.icio.us" alt="del.icio.us" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.facebook.com/share.php?u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F02%2Ftekel-iscileri-ve-direnis.html&amp;t=TEKEL%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7ileri%20ve%20Direni%C5%9F" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/facebook.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Facebook" alt="Facebook" /></a><a rel="nofollow"   href="http://twitter.com/home?status=TEKEL%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7ileri%20ve%20Direni%C5%9F%20-%20http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F02%2Ftekel-iscileri-ve-direnis.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/twitter.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Twitter" alt="Twitter" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&amp;bkmk=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F02%2Ftekel-iscileri-ve-direnis.html&amp;title=TEKEL%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7ileri%20ve%20Direni%C5%9F&amp;annotation=Bu%20seferki%20konuk%20foto%C4%9Fraf%C3%A7%C4%B1m%20Evren%20%C3%96zesen%2C%20konu%20ise%20TEKEL%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7ileri%20ve%20Direni%C5%9F.%20TEKEL%20i%C5%9F%C3%A7ilerinin%2C%20bu%20yaz%C4%B1n%C4%B1n%20kaleme%20al%C4%B1nd%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20tarih%20itibar%C4%B1%20ile%2061.%20g%C3%BCn%C3%BCn%C3%BC%20doldurmakta%20olan%20eylemlerine%20%C4%B1%C5%9F%C4%B1k%20tutmaya%20%C3%A7al%C4%B1%C5%9Fmak%2C%20bu%20hadiseyi%20g%C3%B6rme" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebookmark.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Bookmarks" alt="Google Bookmarks" /></a><a rel="nofollow"   href="mailto:?subject=TEKEL%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7ileri%20ve%20Direni%C5%9F&amp;body=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F02%2Ftekel-iscileri-ve-direnis.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/email_link.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="email" alt="email" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.friendfeed.com/share?title=TEKEL%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7ileri%20ve%20Direni%C5%9F&amp;link=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F02%2Ftekel-iscileri-ve-direnis.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/friendfeed.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="FriendFeed" alt="FriendFeed" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/reader/link?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F02%2Ftekel-iscileri-ve-direnis.html&amp;title=TEKEL%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7ileri%20ve%20Direni%C5%9F&amp;srcURL=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F02%2Ftekel-iscileri-ve-direnis.html&amp;srcTitle=Prensese+Mektuplar+" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebuzz.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Buzz" alt="Google Buzz" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.tumblr.com/share?v=3&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F02%2Ftekel-iscileri-ve-direnis.html&amp;t=TEKEL%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7ileri%20ve%20Direni%C5%9F&amp;s=Bu%20seferki%20konuk%20foto%C4%9Fraf%C3%A7%C4%B1m%20Evren%20%C3%96zesen%2C%20konu%20ise%20TEKEL%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7ileri%20ve%20Direni%C5%9F.%20TEKEL%20i%C5%9F%C3%A7ilerinin%2C%20bu%20yaz%C4%B1n%C4%B1n%20kaleme%20al%C4%B1nd%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20tarih%20itibar%C4%B1%20ile%2061.%20g%C3%BCn%C3%BCn%C3%BC%20doldurmakta%20olan%20eylemlerine%20%C4%B1%C5%9F%C4%B1k%20tutmaya%20%C3%A7al%C4%B1%C5%9Fmak%2C%20bu%20hadiseyi%20g%C3%B6rme" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/tumblr.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Tumblr" alt="Tumblr" /></a><br/><br/><img src="http://www.prensesemektuplar.com/?ak_action=api_record_view&id=691&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.prensesemektuplar.com/2010/02/tekel-iscileri-ve-direnis.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ben eylemin doğrudanını severim&#8230;</title>
		<link>http://www.prensesemektuplar.com/2010/02/ben-eylemin-dogrudanini-severim.html</link>
		<comments>http://www.prensesemektuplar.com/2010/02/ben-eylemin-dogrudanini-severim.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Feb 2010 13:07:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ou-san</dc:creator>
				<category><![CDATA[aktivizm]]></category>
		<category><![CDATA[guncel]]></category>
		<category><![CDATA[eylem]]></category>
		<category><![CDATA[greenpeace]]></category>
		<category><![CDATA[meclis]]></category>
		<category><![CDATA[mersin]]></category>
		<category><![CDATA[nukleer enerji]]></category>
		<category><![CDATA[nukleer santral]]></category>
		<category><![CDATA[sinop]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.prensesemektuplar.com/?p=651</guid>
		<description><![CDATA[Sevgili prenses, Hiç durgun bir suya taş atıp dalgaları seyrettin mi? Attığın taş minicik bir çakıl parşası da olsa dalgalar tek bir noktadan başlayıp genişleyerek yollarına devam ederler. Kıyıya ulaşıncaya kadar&#8230; Sonra o çakıl gözden kaybolsa da yitip gitmemiştir aslında. Suyun dibinde bir yer tutmaktadır artık. Üstelik aynı çakılı karlı bir yamaçtan salıverirsen, ne olduğunu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili prenses,</p>
<p>Hiç durgun bir suya taş atıp dalgaları seyrettin mi? Attığın taş minicik bir çakıl parşası da olsa dalgalar tek bir noktadan başlayıp genişleyerek yollarına devam ederler. Kıyıya ulaşıncaya kadar&#8230; Sonra o çakıl gözden kaybolsa da yitip gitmemiştir aslında. Suyun dibinde bir yer tutmaktadır artık. Üstelik aynı çakılı karlı bir yamaçtan salıverirsen, ne olduğunu anlamadan kocaman bir çığa dönüşür, saraylarının üzerine çöküverir. Söylemedi deme dikkat et şu minik çakıl taşlarına&#8230;</p>
<p>Çakıl taşları falan dedik ama mevzu büyük. Memleketin bir türlü ders almayan nükleer sevdası. Hem de ne ders almamak! İptal edilen son ihalenin  2 milyon dolara mal olması bir yanda, ihaleye giren yegane şirketin 14centten (normalden 5kat daha pahalı) başlayan fiyatlarla sana elektrik satmayı planlaması bir yanda. Çernobil ve hala radyasyonun etkilerini yaşayan insanlar bir yanda, çözümsüz nükleer atıklar ve silahlar bir yanda.. Şöyle bir tabloya bakınca, tekdirle uslanmayanın hakkı kötekdir diyesim gelse de  umutluyum birilerinin birşeyleri anlayacağından. Çünkü benim gibi umutlu insanlar, üşenmeden, ertelemeden, unutmadan ve vazgeçmeden ses çıkarmaya devam ediyorlar.<br />
.<a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/02/onucuncu_mersin_milletvekili.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-655" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/02/onucuncu_mersin_milletvekili-300x171.jpg" alt="" width="300" height="171" /></a><br />
Bakınız geçen hafta AKP grup toplantısına giren <a href="http://nukleer.greenpeace.org/?p=924">Aslı Olcay</a>. Kötek yerine küçük bir el pankartıyla nükleer inadından vazgeç diyen Aslı, içeridekileri çok korkutmuş olsa gerek ki 10 tane siyah giyen adam üstüne çullanıp ağzını kapatmaya çalıştılar. Ama güçleri, bu ufak tefek kızın, nükleerin ölümcüllüğünü, pahalılığını ve kendisinin de barışcıl biz kız olduğunu söylemesini engelleyemedi.<span id="more-651"></span></p>
<p>Dedim ya çığ bir kere başladı mı önüne çıkanı alıp götürmeden durmaz. Bu hafta aynı mekanda farklı insanların sesleri yükseldi. Bu kez siyah giyen adamlar, hep beraber Gülşah Gözek&#8217;i susturmaya çalışırken,  <a href="//nukleer.greenpeace.org/?p=1171&amp;text3">Bahadır Rıza Çam</a> pankartını meclis salonunun balkonundan, başbakanın gördüğünden emin oluncaya kadar salladı. Öyle kararlıydı ki duruşu, 13. Mersin milletvekili olarak anılmasına şaşmamak gerekir.</p>
<p>Şimdi bu güzel arkadaşlar seslerini duyururken, birkez daha yurdumun bir gerçeğiyle yüzleşmiş olduk. Meclis, torunlarımızın bile geleceğini ektileyecek kararlar verme çabasındayken, üstüne üstlük bunu yasadışı ve kar amaçlı ihalelerle yapmaya çalışırken, insanların seslerini duyurmalarını ve bunun için barışçıl doğrudan eylem yolunu seçmelerini garipseyen, buna sinirlenen bir başbakana sahibiz. Keza paçavra olarak nitelediği, okuması ve anlaması gereken  pankartlarda, kitlelerin düşünceleri yazıyordu. “Mersin ve Sinop nükleer istemiyor”  ve “Nükleer şeytana uyma” mesajlarını anlamak zor olmasa gerek.<br />
<a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/02/greenpeace.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-652" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/02/greenpeace-300x168.jpg" alt="" width="300" height="168" /></a><br />
Uzun saçlı, kot pantolonlusundan, takım elbiseli doktoruna kadar çeşit çeşit insan sokakları boyamaktan, meclisin kapısını çalmaya kadar çeşit çeşit yöntemi uyguluyor. Bu insanlar bazen paçavralarıyla, bazen imzalarıyla ama her zaman sarsılmayan ruhlarıyla yaşamlarının sorumluluğunu alıyor. Ama birileri, onları sorumsuzluk ve bilgisizlikle suçlayıp mesajları örtbas etmeye çabalıyor. Bu arada başbakan da aktivisti öcü sanıyor. Sağlıklı bir demokraside insanların barışcıl yollarla seslerini duyurmalarından doğal ne olabilir ki ? Peki mesaj yerine ulaştı mı?  Yerinin gözüne gözüne ulaştı ama gözünün gerisine ne kadar ulaştı onu zaman gösterecek sanırım.</p>
<p>Ou-san</p>
Paylaş:<a rel="nofollow"   href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F02%2Fben-eylemin-dogrudanini-severim.html&amp;title=Ben%20eylemin%20do%C4%9Frudan%C4%B1n%C4%B1%20severim...&amp;bodytext=Sevgili%20prenses%2C%0D%0A%0D%0AHi%C3%A7%20durgun%20bir%20suya%20ta%C5%9F%20at%C4%B1p%20dalgalar%C4%B1%20seyrettin%20mi%3F%20Att%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%20ta%C5%9F%20minicik%20bir%20%C3%A7ak%C4%B1l%20par%C5%9Fas%C4%B1%20da%20olsa%20dalgalar%20tek%20bir%20noktadan%20ba%C5%9Flay%C4%B1p%20geni%C5%9Fleyerek%20yollar%C4%B1na%20devam%20ederler.%20K%C4%B1y%C4%B1ya%20ula%C5%9F%C4%B1ncaya%20kadar...%20Sonra%20o%20%C3%A7a" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/digg.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Digg" alt="Digg" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F02%2Fben-eylemin-dogrudanini-severim.html&amp;title=Ben%20eylemin%20do%C4%9Frudan%C4%B1n%C4%B1%20severim..." ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/stumbleupon.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="StumbleUpon" alt="StumbleUpon" /></a><a rel="nofollow"   href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F02%2Fben-eylemin-dogrudanini-severim.html&amp;title=Ben%20eylemin%20do%C4%9Frudan%C4%B1n%C4%B1%20severim...&amp;notes=Sevgili%20prenses%2C%0D%0A%0D%0AHi%C3%A7%20durgun%20bir%20suya%20ta%C5%9F%20at%C4%B1p%20dalgalar%C4%B1%20seyrettin%20mi%3F%20Att%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%20ta%C5%9F%20minicik%20bir%20%C3%A7ak%C4%B1l%20par%C5%9Fas%C4%B1%20da%20olsa%20dalgalar%20tek%20bir%20noktadan%20ba%C5%9Flay%C4%B1p%20geni%C5%9Fleyerek%20yollar%C4%B1na%20devam%20ederler.%20K%C4%B1y%C4%B1ya%20ula%C5%9F%C4%B1ncaya%20kadar...%20Sonra%20o%20%C3%A7a" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/delicious.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="del.icio.us" alt="del.icio.us" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.facebook.com/share.php?u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F02%2Fben-eylemin-dogrudanini-severim.html&amp;t=Ben%20eylemin%20do%C4%9Frudan%C4%B1n%C4%B1%20severim..." ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/facebook.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Facebook" alt="Facebook" /></a><a rel="nofollow"   href="http://twitter.com/home?status=Ben%20eylemin%20do%C4%9Frudan%C4%B1n%C4%B1%20severim...%20-%20http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F02%2Fben-eylemin-dogrudanini-severim.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/twitter.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Twitter" alt="Twitter" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&amp;bkmk=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F02%2Fben-eylemin-dogrudanini-severim.html&amp;title=Ben%20eylemin%20do%C4%9Frudan%C4%B1n%C4%B1%20severim...&amp;annotation=Sevgili%20prenses%2C%0D%0A%0D%0AHi%C3%A7%20durgun%20bir%20suya%20ta%C5%9F%20at%C4%B1p%20dalgalar%C4%B1%20seyrettin%20mi%3F%20Att%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%20ta%C5%9F%20minicik%20bir%20%C3%A7ak%C4%B1l%20par%C5%9Fas%C4%B1%20da%20olsa%20dalgalar%20tek%20bir%20noktadan%20ba%C5%9Flay%C4%B1p%20geni%C5%9Fleyerek%20yollar%C4%B1na%20devam%20ederler.%20K%C4%B1y%C4%B1ya%20ula%C5%9F%C4%B1ncaya%20kadar...%20Sonra%20o%20%C3%A7a" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebookmark.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Bookmarks" alt="Google Bookmarks" /></a><a rel="nofollow"   href="mailto:?subject=Ben%20eylemin%20do%C4%9Frudan%C4%B1n%C4%B1%20severim...&amp;body=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F02%2Fben-eylemin-dogrudanini-severim.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/email_link.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="email" alt="email" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.friendfeed.com/share?title=Ben%20eylemin%20do%C4%9Frudan%C4%B1n%C4%B1%20severim...&amp;link=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F02%2Fben-eylemin-dogrudanini-severim.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/friendfeed.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="FriendFeed" alt="FriendFeed" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/reader/link?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F02%2Fben-eylemin-dogrudanini-severim.html&amp;title=Ben%20eylemin%20do%C4%9Frudan%C4%B1n%C4%B1%20severim...&amp;srcURL=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F02%2Fben-eylemin-dogrudanini-severim.html&amp;srcTitle=Prensese+Mektuplar+" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebuzz.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Buzz" alt="Google Buzz" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.tumblr.com/share?v=3&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F02%2Fben-eylemin-dogrudanini-severim.html&amp;t=Ben%20eylemin%20do%C4%9Frudan%C4%B1n%C4%B1%20severim...&amp;s=Sevgili%20prenses%2C%0D%0A%0D%0AHi%C3%A7%20durgun%20bir%20suya%20ta%C5%9F%20at%C4%B1p%20dalgalar%C4%B1%20seyrettin%20mi%3F%20Att%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%20ta%C5%9F%20minicik%20bir%20%C3%A7ak%C4%B1l%20par%C5%9Fas%C4%B1%20da%20olsa%20dalgalar%20tek%20bir%20noktadan%20ba%C5%9Flay%C4%B1p%20geni%C5%9Fleyerek%20yollar%C4%B1na%20devam%20ederler.%20K%C4%B1y%C4%B1ya%20ula%C5%9F%C4%B1ncaya%20kadar...%20Sonra%20o%20%C3%A7a" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/tumblr.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Tumblr" alt="Tumblr" /></a><br/><br/><img src="http://www.prensesemektuplar.com/?ak_action=api_record_view&id=651&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.prensesemektuplar.com/2010/02/ben-eylemin-dogrudanini-severim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Grevdeyiz</title>
		<link>http://www.prensesemektuplar.com/2010/02/grevdeyiz.html</link>
		<comments>http://www.prensesemektuplar.com/2010/02/grevdeyiz.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Feb 2010 05:25:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Prensese Mektuplar</dc:creator>
				<category><![CDATA[aktivizm]]></category>
		<category><![CDATA[guncel]]></category>
		<category><![CDATA[politika]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.prensesemektuplar.com/?p=587</guid>
		<description><![CDATA[tekel işçilerine ithafen..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/02/17458_323389123227_683408227_4986230_558039_n.jpg"><img class="size-medium wp-image-586 alignnone" title="17458_323389123227_683408227_4986230_558039_n" src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/uploads/2010/02/17458_323389123227_683408227_4986230_558039_n-300x300.jpg" alt="" width="300" height="300" /></a></p>
Paylaş:<a rel="nofollow"   href="http://digg.com/submit?phase=2&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F02%2Fgrevdeyiz.html&amp;title=Grevdeyiz&amp;bodytext=tekel%20i%C5%9F%C3%A7ilerine%20ithafen.." ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/digg.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Digg" alt="Digg" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.stumbleupon.com/submit?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F02%2Fgrevdeyiz.html&amp;title=Grevdeyiz" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/stumbleupon.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="StumbleUpon" alt="StumbleUpon" /></a><a rel="nofollow"   href="http://delicious.com/post?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F02%2Fgrevdeyiz.html&amp;title=Grevdeyiz&amp;notes=tekel%20i%C5%9F%C3%A7ilerine%20ithafen.." ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/delicious.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="del.icio.us" alt="del.icio.us" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.facebook.com/share.php?u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F02%2Fgrevdeyiz.html&amp;t=Grevdeyiz" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/facebook.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Facebook" alt="Facebook" /></a><a rel="nofollow"   href="http://twitter.com/home?status=Grevdeyiz%20-%20http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F02%2Fgrevdeyiz.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/twitter.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Twitter" alt="Twitter" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=edit&amp;bkmk=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F02%2Fgrevdeyiz.html&amp;title=Grevdeyiz&amp;annotation=tekel%20i%C5%9F%C3%A7ilerine%20ithafen.." ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebookmark.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Bookmarks" alt="Google Bookmarks" /></a><a rel="nofollow"   href="mailto:?subject=Grevdeyiz&amp;body=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F02%2Fgrevdeyiz.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/email_link.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="email" alt="email" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.friendfeed.com/share?title=Grevdeyiz&amp;link=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F02%2Fgrevdeyiz.html" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/friendfeed.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="FriendFeed" alt="FriendFeed" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.google.com/reader/link?url=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F02%2Fgrevdeyiz.html&amp;title=Grevdeyiz&amp;srcURL=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F02%2Fgrevdeyiz.html&amp;srcTitle=Prensese+Mektuplar+" ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/googlebuzz.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Google Buzz" alt="Google Buzz" /></a><a rel="nofollow"   href="http://www.tumblr.com/share?v=3&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.prensesemektuplar.com%2F2010%2F02%2Fgrevdeyiz.html&amp;t=Grevdeyiz&amp;s=tekel%20i%C5%9F%C3%A7ilerine%20ithafen.." ><img src="http://www.prensesemektuplar.com/wp-content/plugins/sociable-30/images/default/16/tumblr.png" class="sociable-img sociable-hovers" title="Tumblr" alt="Tumblr" /></a><br/><br/><img src="http://www.prensesemektuplar.com/?ak_action=api_record_view&id=587&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.prensesemektuplar.com/2010/02/grevdeyiz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

