Hint Sinemasında Bir Türk Mağdur

Babaannemin evinin bahçesinde bitişikteki yazlık sinemaya açılan bir kapı vardı. Sinemacı Cemal amcanın dedemle dostluklarından dolayı o kapıyı iptal etmek sözkonusu bile olmamıştı. Yazın her haftasonu sinemaya beleş girişin yanı sıra; o sıralar pek revaçta olan gazoz kapağı biriktirmek konusundaki rekabette bizim mahallenin ön sıralarında olmamı sağlardı bu ayrıcalık. O günleri gazoz ve çekirdek kokusuyla hatırlıyorum. Yüzlerce kilo çekirdeği... Devam...

Saraswati Bayramı

(ya da Hintlinin hoparlör ile imtihanı) Sevgili Prenses Karlı İstanbul’dan Güneşli Hint diyarına göçümün birinci haftasındayım. Bihar eyaletinin Hajipur şehrinde gürültüden kafamı yastıkların altına gömerek geçirdiğim gecelerin ardından ne oluyor lan dışarıda konulu araştırmamın sonuçlarını seninle de paylaşmak isterim. Meğersem ben Saraswati Bayramı denen çılgın kutlamanın kurbanıymışım. Allah jeneratör ve hoparlörü yaratırken... Devam...

Delilerin Rönesansı: Japonya

Memoirs of a geek-sha: And I’m still alive! —-varan 2—- Hiç hız kaybetmeden konuya geçen yazıda kaldığımız yerden devam ediyoruz. Nerde kalmıştık? Hmm evet biz burda bu şekilde takılırken Japon yaşıtlarımız nerelerde, ne şekillerde takılıyor? Gyaru gal’lar: Kogal – GanGuro – Yamanba Klasik Kogal Serbest kıyafetli Kogal İyice zıvanadan çıkmış Kogal Kogallara “seksi liseli kızlar” diyebiliriz. Ama kogallar... Devam...

Hayallerin Gücü Adına!

“Secret” adıyla bir film türemişti bir aralar. Hatırlar mısın prenses? Kitabı da vardı hatta. Sır manasında yani. Bize hayatın sırrını açıklıyordu. Evet işte o hiç birşeyi yokken, bir anda holding sahibi olan, bir haftada istediği arabaya kavuşan, dilediği çanta kendine hediye edilen muhteşem insanların sırrını açıklıyoruz. Artık sizde istediğiniz ata, kata, yata sahip olabilir, para içinde yüzebilir, istediğiniz güzeli tavlayabilirsiniz.... Devam...

Modern Tokyo’nun Moda Savaşçıları

Baştan söyleyeyim, bu bir kaç parçaya bölünecek uzun bir yazı dizisi olacak. (Evet biliyorum ben bu sitenin Fidel Castro’suyum.) Bu uzun yazma meselesiyle ilgili hep bir takım güzellemeler duydum. Kısaca yazarlara tembihlenen şu: “İnternet kullanıcısının odaklanma süresi çok kısa olduğundan yazıları kısa ve öz tutmalıyız.” Yoksa.. yoksa.. kuş uçar, yaprak konar. Hepimiz onca koşturmacanın içinde kısa mesajlarla ve Facebook duvarlarıyla... Devam...

Film yıldızı, müzisyen ve 7.Dan Steven Seagal

Sevgili prenses, Bak sana bu sefer hayatımın dönüm noktalarından birine imzasını atmış bir mevzuyu anlatayım. 1999 yılı ve 19 yaşımdayken başlar her şey… Hacettepe Üniversitesi kantin muhabbetlerinde bir arkadaşım bana aralıklarla Aikido hakkında bir şeyler anlatırdı. Kıyafetler, selamlar, kılıçlar, hocanın tecrübeli öğrencileri yerden yere vurma hikayeleri. Ama ne yalan söyleyeyim beni pek cezbetmiyordu. Asıl ilginç olansa bu hikayelere... Devam...

Kaya Ruhu

Günün ortasında bir anda durup etrafına bak. Şöyle birkaç kısa dakika. Hayatın keşmekeşini kenara bırak. Derin bir nefes al ve görmek için bak. Her zaman kullandığın alelacele, güdümlü bakışlarınla değil, sakin ve anlayarak bak. Ne görüyorsun? Evler, arabalar, sokaklar, ışıklar mı gördüklerin? Yanından geçen kocaman motorsiklet mi yoksa önünde yürüyen yakışıklı adam ve güzel kız mı? Bunları bir kenara bırak. Dikkatli bak. Orada, asfaltla... Devam...

Bir Zen Tapınağında 18 Ay

Çok okuyan mı bilir çok gezen mi? İnsanlık tarihinin, cevabı en meçhul sorularından birisi bu herhalde. Her iki ekolün de çok başarılı karakterlerini tanıyorsundur mutlaka. Külliyatı yemiş bitirmiş, hikayesini anlatabileceğiniz her kitabı okumuş karakterler vardır. Bir de onların yanında, kitaplarda anlatılan hayatları yaşayan, nehrin kenarında sakin sakin takılan karakterler vardır. Umurunda değildir yazılanlar. Olur da denk gelip, üstadın biri... Devam...

Yeni başlayanlar için Star Wars

Sevgili prenses, Şimdi sana, yerlere göklere sığmayan efsanevi Star Wars duble üçlemesindeki, tüm hikayenin baş kahramanı olan Jedi şövalyeleri aslında yalnızca George Lucas’ın hayal ürünü değiller, aramızda yaşıyorlar desem inanır mısın? Kimbilir kaç kez farketmeden sokakta birinin yanından geçtin, bir sith’in ışın kılıcının ucundan döndün ya da bir jedi tarafından fikrin değiştirildi, aklın alındı desem bana kafayı yemiş... Devam...