<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Comments on: Söz uçar, yazı kalır da hep de aynı mı kalır be kardeşim?</title>
	<atom:link href="http://www.prensesemektuplar.com/2009/06/soz-ucar-yaz-kalr-da-hep-de-ayn-m-kalr.html/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.prensesemektuplar.com/2009/06/soz-ucar-yaz-kalr-da-hep-de-ayn-m-kalr.html</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Feb 2012 04:09:33 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
	<item>
		<title>By: Ayşem Mert</title>
		<link>http://www.prensesemektuplar.com/2009/06/soz-ucar-yaz-kalr-da-hep-de-ayn-m-kalr.html/comment-page-1#comment-94</link>
		<dc:creator>Ayşem Mert</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Jun 2009 21:22:21 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://prensesemektuplar.com/2009/06/soz-ucar-yazi-kalir-da-hep-de-ayni-mi-kalir-be-kardesim.html#comment-94</guid>
		<description>yazi kalir elbet ama yazi AYNI kalmaz ki. bugun (tekrar) okudugumda kafka&#039;nin donusumunu bundan 10 sene once okudugumdan farkli seyler hissediyorum, cunku dunyam degisti. Bugun tevfik fikret okudugumuzda -az bucuk ayni dili konussak da- yuzyil once okuyan ve birer birey olduklarina sasiranlar gibi hissetmemiz mumkun mu?! bence dil ayni kalmiyor. yazilan hersey her an yeniden yorumlaniyor. iyi dedigimiz yazarlarda bize tam da bu hediyeyi veriyor: degisimi mujdeliyorlar. soylem analistligim tuttu yine. &lt;br /&gt;bruksele selamlar... hazir ordaysan margitte&#039;in konuyla ilgili resimlerini kacirma derim -margitte muzesi bu ayin basinda acildi, heyecan icinde bekliyorum gidebilmeyi (the running joke is &quot;this isn&#039;t a country&quot;, belgium I mean...)&lt;br /&gt;saglicakla!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>yazi kalir elbet ama yazi AYNI kalmaz ki. bugun (tekrar) okudugumda kafka&#39;nin donusumunu bundan 10 sene once okudugumdan farkli seyler hissediyorum, cunku dunyam degisti. Bugun tevfik fikret okudugumuzda -az bucuk ayni dili konussak da- yuzyil once okuyan ve birer birey olduklarina sasiranlar gibi hissetmemiz mumkun mu?! bence dil ayni kalmiyor. yazilan hersey her an yeniden yorumlaniyor. iyi dedigimiz yazarlarda bize tam da bu hediyeyi veriyor: degisimi mujdeliyorlar. soylem analistligim tuttu yine. <br />bruksele selamlar&#8230; hazir ordaysan margitte&#39;in konuyla ilgili resimlerini kacirma derim -margitte muzesi bu ayin basinda acildi, heyecan icinde bekliyorum gidebilmeyi (the running joke is &quot;this isn&#39;t a country&quot;, belgium I mean&#8230;)<br />saglicakla!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: lady lazarus</title>
		<link>http://www.prensesemektuplar.com/2009/06/soz-ucar-yaz-kalr-da-hep-de-ayn-m-kalr.html/comment-page-1#comment-92</link>
		<dc:creator>lady lazarus</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2009 12:48:55 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://prensesemektuplar.com/2009/06/soz-ucar-yazi-kalir-da-hep-de-ayni-mi-kalir-be-kardesim.html#comment-92</guid>
		<description>son günlerde okuduğum en irkiltici ve kafa açıcı blog girdisi olduğunu söyleyebilirim. ev arkadaşınıza da hörmet, saygı, selam, sevgilerimi iletiniz. zira, ben de kendi çapında yazan bir insan evladı olarak sürekli etrafımdan &quot;ama bunun kafiyesi, ritmi, ama neden böyle ki, vıdı vıdı..&quot; gibi eleştiriler alırım. yazınızı okuyunca &quot;evet, işte bu..&quot; dedim :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&quot;Türkçe gibi kökenleri karmakarışık olan bir dili (ki göçebe toplumların tamamının kökenleri karmakarışıktır)&quot; konusuna gelince; göçebe bir toplumdan geliyor olmak çeşitlilik, farklılıklara hoşgörü, değişik kültürlere hızlı adapte olma ve onlardan yeni şeyler üretme gibi aslında günümüzde çok ta şık duran bazı değerleri beraberinde getiriyor... getiriyor da biz bu noktada çok büyük bir yanılgıya düşüyoruz, binlerce yıldır binlerce farklı inanç, dil, kültür ve coğrafyadan geçmiş, geçerken her birinden farklı güzellikler dermiş, renkli göçebe köklerimizi milliyetçiliğe heba ediyoruz. vurgulamakta ısrar ettiğimiz &quot;türklük&quot; olgusunun mayasında ırkçılık, tektipçilik yoktur, çünkü göçebe bir toplum çokkültürlü ve açık olmak durumundadır doğal olarak, cumhuriyetin getirdiği kurumsallaşmaya, batılılaşmaya kadar biz bu çokkültürlü, birleştirici özelliğimizi koruyorduk bir ölçüde.. osmanlıcı değilim ama, ne demek istediğimi anlatabilmişimdir umarım. en zengin, en yaratıcı ve en &quot;mozazik&quot; dillerden birine sahibiz şu yeryüzünde, rengarenk bir göç kervanı gibi bir dil... &quot;kirlenmek güzeldir&quot; diyeceğim, buraya cuk oturacak... dilin sokakta oynayıp üstüne başına birşeyler bulaştırmasında ne sakınca var?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;lafı uzattıysak affola</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>son günlerde okuduğum en irkiltici ve kafa açıcı blog girdisi olduğunu söyleyebilirim. ev arkadaşınıza da hörmet, saygı, selam, sevgilerimi iletiniz. zira, ben de kendi çapında yazan bir insan evladı olarak sürekli etrafımdan &quot;ama bunun kafiyesi, ritmi, ama neden böyle ki, vıdı vıdı..&quot; gibi eleştiriler alırım. yazınızı okuyunca &quot;evet, işte bu..&quot; dedim <img src='http://www.prensesemektuplar.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>&quot;Türkçe gibi kökenleri karmakarışık olan bir dili (ki göçebe toplumların tamamının kökenleri karmakarışıktır)&quot; konusuna gelince; göçebe bir toplumdan geliyor olmak çeşitlilik, farklılıklara hoşgörü, değişik kültürlere hızlı adapte olma ve onlardan yeni şeyler üretme gibi aslında günümüzde çok ta şık duran bazı değerleri beraberinde getiriyor&#8230; getiriyor da biz bu noktada çok büyük bir yanılgıya düşüyoruz, binlerce yıldır binlerce farklı inanç, dil, kültür ve coğrafyadan geçmiş, geçerken her birinden farklı güzellikler dermiş, renkli göçebe köklerimizi milliyetçiliğe heba ediyoruz. vurgulamakta ısrar ettiğimiz &quot;türklük&quot; olgusunun mayasında ırkçılık, tektipçilik yoktur, çünkü göçebe bir toplum çokkültürlü ve açık olmak durumundadır doğal olarak, cumhuriyetin getirdiği kurumsallaşmaya, batılılaşmaya kadar biz bu çokkültürlü, birleştirici özelliğimizi koruyorduk bir ölçüde.. osmanlıcı değilim ama, ne demek istediğimi anlatabilmişimdir umarım. en zengin, en yaratıcı ve en &quot;mozazik&quot; dillerden birine sahibiz şu yeryüzünde, rengarenk bir göç kervanı gibi bir dil&#8230; &quot;kirlenmek güzeldir&quot; diyeceğim, buraya cuk oturacak&#8230; dilin sokakta oynayıp üstüne başına birşeyler bulaştırmasında ne sakınca var?</p>
<p>lafı uzattıysak affola</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

